SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/1911 E. 2024/109 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1911

Karar No

2024/109

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2021/1911 - 2024/109

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1911

KARAR NO : 2024/109

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/12/2020

NUMARASI : 2019/49 E. - 2020/280 K.

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2020 Tarih ve 2019/49 Esas - 2020/280 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Şirketi ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkiline ait “...” markasının ... tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkilinin “...” ibaresini ilk olarak 2007 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, müvekkiline ait markalar ile dava konusu markanın ibarelerinin ve emtialarının karıştırılmaya yetecek derecede benzer olduğunu ve markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait markaya yalnızca ayırt edici niteliği son derece düşük “...” sözcüğünün eklenmesi ile oluşturulan "..." ibaresinden oluştuğunu, dava konusu markanın ... marka serisinin devamı olduğu izlenimi uyandıracağını, davaya konu markanın tescil başvurusunda 29 ve 30. sınıfta yer alan emtiaların birebir aynı olduğunu ve 5.sınıfın ise çok benzediğini, davalı yanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı ...’in 07.12.2018 tarihli ve 2018-M-10671 sayılı YİDK kararının iptaline, diğer davalı adına ... nezdinde 2018/07231 sayı ile tescil başvurusu yapılan “...” ibareli markanın 29 ve 30. sınıflarda bulunan tüm emtialar ile 05. sınıfın 2. alt sınıfında bulunan emtialar yönünden iptaline, tescili halinde hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davaya konu marka başvurusu ile davacı markası arasında karıştırılacak derecede benzerlik bulunmadığını, iki markanın fonetik, okunuş, genel intiba olarak da benzemediğini, bu nedenle müşteri kitlesi tarafından iki marka arasında bağlantı kurma ve karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, davacı yanın itiraza mesnet gösterdiği markalarda yer alan “...” ibaresinin tescili talep olunan mallar bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, yapılan itirazın mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin iştigal alanının kilo kaybı ve kontrolü sağlama amacı güden hedef kitle için toz şeklinde öğün yerine geçen gıda ürünü üretimi, pazarlama ve satışı olduğunu, müvekili şirketin davacı yanın itibarını zedelemek gibi bir gayesinin bulunmadığını, müvekkili şirketin ürettiği ürünlerin tanıtım, satış ve pazarlama ağının sosyal medyanın yanı sıra, şirketin sigortalı personeli olan diyetisyenler tarafından cevaplanan Whatsapp destek hattı ve yetkili eczaneler ile ecza depoları üzerinden gerçekleştirdiğini, yine müvekkili şirketin üretmiş olduğu hiçbir ürünün süpermarket zincirlerinde, bakkallarda ya da büfeler gibi perakende satış noktalarında satışının söz konusu olmadığını, “...” ibaresinin ait olduğu mal ve hizmet sektörü bakımından vasıf birdiren bir kelime olduğunu ve davacı yanın tekeline bırakılamayacağını, söz konusu ifadenin ayırt ediciliğinin yüksek olmadığını, içinde bulunan sektörde sıkça kullanılan ve orijinal olmayan bir kelime olduğunu, öncelik ya da üstünlük iddiasında bulunulmasının mümkün olmadığını, müvekkiline ait ürünlerin hedef kitlesinin tam da davacı şirketin üretim ve satışını yaptığı ürünleri tüketmekten kaçınma gayesi güden kişilerden oluştuğunu, ürünlerin dağıtım kanallarının, kullanım yöntemlerinin ve hedeflenen kesimin farklılık gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tarafların emtia gruplarına bakıldığında; "..." ibareli davacı markası ile 2018/07231 sayılı “...” ibareli davalı marka başvurusu arasında, çekişme konusu tüm mallar (05/02 alt grubu ile 29 ve 30. sınıflar) bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğu, iltibas tehlikesinin bulunması ve emtia listelerinin aynı/benzer olması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) ve (9) numaralı fıkrasının tartışma alanı bulamayacağı gerekçesiyle, davanın tümden kabulü ile TPE YİDK'nın 2018-M-10671 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2018/07231 kod nolu ''..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin kilo verme amaçlı enerjisi kısıtlanmış gıda ürünü üretimi, satış ve pazarlama işi ile iştigal ettiğini, davacı şirketin markalarının bulunduğu süpermarket zincirleri ve tüketicinin daha kolay ürüne ulaşabileceği satış mecralarında satış yapmadığını, dolayısıyla davacı taraf ile müvekkili şirketin ürünlerinin kullanımının, tüketicinin ürünlere ulaşabileceği pazar yerlerinin, hatta tüketici kitlesinin benzerlik göstermediğini, ilk derece mahkemesinin kararına gerekçe olarak gösterilen SMK’nın 6/1 maddesinde geçen hususların söz konusu ihtilafta bir arada bulunmadığını savunarak, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalıya ait 2018/07231 başvuru numaralı “...” ibareli marka ile davacı adına tescilli “...” ibaresini içeren markalar arasında benzerliğin söz konusu olmadığını, başvuru konusu marka ile itiraz gerekçesi markaların ortak unsurunun zayıf bir ibare olan “...” ibaresi olduğunu, davalı markası ile davacı markaları arasında SMK.m.6/1 anlamında herhangi bir benzerlik de bulunmadığını, davalı markasında “...” ibaresinin ön plana çıkarılmadığını, dava konusu markanın görsel, işitsel, anlamsal ve biçimsel yönden tüketici gözünde bütünü itibariyle bıraktığı etkinin davacıya ait mesnet olduğu iddia edilen markalara benzemediğini, malın veya hizmetin hitap ettiği tüketici guruplarının farklı olduğunu, markalar arasında Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi anlamında herhangi bir iltibas (karıştırılma) durumunun söz konusu olmadığını savunarak, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının başvurusuna konu 2018/07231 numaralı "..." markası ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asli unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Bu durumda önemli olan, halkın işaretler arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir nedenle bağlantı kurma ihtimali olup, buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelimedir ve şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ile bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir (Yargıtay HGK, 15/11/2013 Tarih, 2013/11-202, 2013/1587).

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta da davalının başvurusuna konu ibarenin “...” olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685-2022/6319 E/K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu hususlar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 Esas, 2015/59 Karar sayılı ilamında da kabul edilmiştir. Buna göre dava konusu başvuruda da "..." ibaresi tek başına değil, bir bütün olarak "..." şeklinde yazılmıştır. Markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Zira davacının daha baştan zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "..." ibaresini markasına koyarken, sonradan üçüncü kişiler tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği kanaatine varılmıştır. O halde ilk derece mahkemesince, her ne kadar marka kapsamlarında yer alan bir kısım mallar arasında benzerlik bulunmakta ise de, marka işaretleri yukarıda açıklanan nedenlerle benzer görülmediğinden, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü gerekirken, aksi yönde değerlendirme yapılması doğru olmamış, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları yerinde bulunmuştur.

Taraf marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmaları da başvurunun tesciline engel değildir. Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddialarını ispata elverişli delil de öne sürülmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı ... Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 08/12/2020 gün ve 2019/49 Esas .  2020/280 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın REDDİNE,

3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40. TL harcın mahsubu ile bakiye 383,2‬0. TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4. Davalı ... Şirketi ile davalı ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine,

5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6. Davalı ... Şirketi tarafından yatırılan 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

7. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 49,00. TL posta masrafı ile 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 211,1‬0. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

9. Davalı ... Şirketi tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının, kesinleştiğinde ve talebi halinde anılan davalıya iadesine,

10-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,

11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafdavacıdereceİlgiligerekçeMarkasebepleriİlekararınınKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim