Ankara BAM 20. HD 2022/951 E. 2024/1087 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/951
2024/1087
10 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2022
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2022 tarih ve 2021/143 E. - 2022/74 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ..... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-2423 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, “...” ibaresi müvekkilinin çatı markası olduğundan inceleme sırasında arka planda bırakılması gerektiğini, "ayrıcalıklı, ..." anlamlarına gelen “...” kelimesinin Türkiye'de yaygın olarak kullanıldığını, başvurunun esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğunu, markanın tescili halinde müvekkiline ait elektronik alanında tanınmış markanın ayırt ediciliğinin zarar göreceğini, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanlara benzer mal ve hizmetler açısından da iltibas ihtimali bulunduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmış olması sebebiyle SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-2423 sayılı kararının iptaline ve davaya konu 2019/86016 başvuru sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, markalar arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunmadığını, karşılaştırılan markaların farklı mal-hizmet sektöründe kullanılacağını, kötü niyet ve iltibasın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu markanın başvuru sınıfı
olan 17. sınıfta yer alan emtiaların nihai tüketicilere yönelik nihai ürünler olmadıkları, özel satış ve dağıtım
kanallarına sahip olan, bilinçli tüketicilere hitap eden geniş perspektifte inşaat başta olmak
üzere sanayiinin çeşitli alanlarında kullanılan ham maddeler oldukları, davacıya ait markalar ise 09.
sınıfta tescilli olup, tamamen farklı sektörlere hitap eden, yine özel satış ve dağıtım kanallarına
sahip olan genişi perspektifte teknolojik malzemeler oldukları, dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar ile davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan emtiaların benzer ihtiyaçları karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunmadığı, birbirleri yerine ikâme ya da tamamlayıcı ürün olmadıkları, dağıtım kanallarının farklı olduğu, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılmadıkları, aynı toptancılarda satılmadıkları sonucuna ulaşılmakla bu emtialar bakımından SMK'nın 6/1. maddesi bağlamında mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olma şartının sağlanmadığı, davacının "..." ibaresine bilinirlik kazandırdığı akıllı telefon emtiaları ile dava konusu marka kapsamında yer alan 17. sınıftaki emtiaların birbirinden oldukça uzak emtialar olması sebebiyle, SMK'nın 6/5. maddesi hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının aynı olmasının iltibas tehlikesine etkisinin değerlendirilmediğini, markaların benzer olduğunun YİDK aşamasında kesinleştiğini, müvekkili markasının tanınmışlığının karıştırılma ihtimalini artıran bir husus olarak dikkate alınması gerektiğini, başvurunun emtia grubu ile müvekkili markasının tanınmış olduğu sektörün ilişkisinin incelenmediğini, başvurunun kötüniyetle yapılığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunmakta ise de, başvuru kapsamındaki 17. sınıf mallarla, davacı markalarının tescilli olduğu 09. emtia sınıfı kapsamında yer alan mallar arasında bir benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/1. Maddesindeki emtia benzerliği şartının oluşmadığı, söz konusu malların birbirine uzak olması nedeniyle SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının da gerçekleşmediği, başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25