Ankara BAM 20. HD 2024/921 E. 2024/1077 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/921
2024/1077
4 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/921 - 2024/1077
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/921
KARAR NO : 2024/1077
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/03/2024
NUMARASI : 2023/990 E. - 2024/220 K.
DAVACILAR
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/03/2024 tarih ve 2023/990 E. - 2024/220 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, davalılardan ...'ın, davacı şirketteki hisselerini bedeli karşılığında 18/11/2019 tarihinde müvekkili ...'a devretmek suretiyle şirketten ayrıldığını, hisse devirleri gerçekleştirildikten bir müddet sonra 11/01/2021 tarihinde davalı ... Ltd.Şti.'ni kurmak suretiyle faaliyete başladığını, müvekkilleri çalışanlarından olan ve 22/02/2021 tarihinde işten ayrılan ...'yi ve yine 24/03/2021 tarihinde işten ayrılan ...'yu, müvekkili şirkette çalıştıkları dönemde görüşüp, kendi kurmuş olduğu şirketine transfer ettiğini, bu arada müşteri pörtföyünü kendi firmalarına aktardığını, müvekkili şirketi, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde, başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirerek, müvekkili şirket ile yıllardır ticari ilişkide bulunduğu firmaların elinden alınıp, haksız kazanç elde edildiğini ve edilmeye de devam edildiğini ileri sürerek, davalılar tarafından meydana getirilen haksız rekabetin tespiti ile men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, şimdilik 10.000 TL maddi ile 50.000 TL manevi tazminatın, haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hisse devri konusunda taraflar arasındaki ihtilafın yargı mercileri önünde devam etmekte olup, usulüne uygun olarak yapılmış bir devir işleminin bulunmadığını, davanın TTK'nın 60. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacı ile ticari ilişkide bulunulduğu iddia edilen toplam 27 firmadan 10 tanesiyle müvekkili şirketin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, kalan firmalarla ise teklif usulü çalışılmakta olup, müvekkili şirketle birlikte onlarca şirketin bahsi geçen firmalara teklif verdiğini, verilen tekliflerden en uygun olanının değerlendirmeye alındığını, bir haksız rekabetten bahsetmenin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece TTK'nun 60. maddesi uyarınca 56. maddedeki davaların, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her halde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, davalı şirketin 11/01/2021 tarihinde kurulduğu ve davacı şirkette çalışıp da davalı şirkete transfer olan kişilerin işten ayrılış tarihlerinin 24/03/2021 olduğu, işbu davada da müşterilerin ve yanında çalışan işçilerin elinden alınıp, haksız kazanç elde edilmesinin davaya sebep olarak gösterildiği, davacı şirketten en son ayrılan kişinin 24/03/2021 tarihinde ayrıldığı dikkate alındığında, dava hakkının doğum tarihinin bu tarih olduğu kabul edilse dahi davanın bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, ayrıca dosya kapsamında ceza zamanaşımının uygulanabileceği somut bir delilin de sunulamadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalılar tarafından kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirerek, müvekkilimiz şirketler ile yıllardır ticari ilişkide bulunduğu dava dilekçesinde yazılı firmalar haksız rekabet sonucunda müşterileri ve yanında çalışan işçileri elinden alınıp, haksız kazanç elde edildiğini ve edilmeye de devam edildiğini, davalıların ekonomik çıkar sağlamak amacıyla bir kısım yanlış ve yanıltıcı tekliflerle bu işlerin gerçekleştirildiğini, ancak mahkeme tarafından hiçbir inceleme yapılmaksızın ilk celsede davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1- Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tespit, men, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece her ne kadar yazılı şekilde davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de TTK'nın 60 ncı maddesi uyarınca, 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur. Anılan maddede belirtilen haksız rekabete uğrayan kişinin dava hakkını öğrenmesinden amacın, zararın ve failin öğrenilmesi olduğu açıktır. Zararı öğrenme tarihi ise zararın niteliği ve esaslı unsurları hakkında yeterli bilgiye sahip olunmasıdır. Mahkemece somut uyuşmazlıkta davalı şirketin kurulduğu veya davacı şirkette çalışıp da davalı şirkete transfer olan kişilerin işten ayrıldığı tarihlerin, davacı şirketin zararın niteliğini ve esaslı unsurlarını öğrendiği tarih olarak kabul edilmesi, Dairemizce doğru görülmemiştir.
Ayrıca davacılar vekilince sunulan dava dilekçesinde, müvekkili şirketin uğradığı zararın tek nedeninin, işten ayrılan çalışanları olduğu belirtilmemiş, bunun yanında davalıların müşteri pörtföyünü kendi firmalarına aktardığı, müvekkili şirketi, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde, başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirerek, müvekkili şirket ile yıllardır ticari ilişkide bulunduğu firmaların elinden alınıp, haksız kazanç elde edildiği ve edilmeye devam edildiği de ileri sürülmüştür. Mahkemece davacıların bu iddiaları konusunda ise hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Kaldı ki dava dilekçesinde davalıların haksız rekabet fillerinin halen devam ettiği bildirilmekte ve davalıların haksız rekabet fiillerinin tespiti ve önlenmesi de talep edilmektedir. Haksız rekabet fiilinin devam ettiği veya etkilerini devam ettirdiği müddetçe (TMK 25.m.), tespit davasının açılabileceği tabiidir. (Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan, Haksız Rekabet Hukuku, 1. Baskı, s:460 vd.)
Dolayısıyla Dairemizce ilk derece mahkemesinin, davanın zaman aşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın zaman aşımı süresi içinde açıldığı kabul edilerek tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturduğundan, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2. Kabule göre de Yargıtay 11. HD.'nin 31.10.2016 tarih ve 2016/9938 E.. 8528 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere "6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi ile de haksız rekabet davalarında kimlerin davacı olabileceği düzenlenmiş, buna göre, haksız rekabet sebebiyle zarar gören veya zarar görme tehlikesi bulunan kişilere dava açma hakkı tanındığı gibi, ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşterilerin de dava açabileceği, ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumların da bir kısım davaları açabileceği kabul edilmiştir. Kanun ile dava açma hakkı, ekonomik çıkarları yönünden zarara uğrayan ya da zarar görme tehlikesine maruz kalan kimselere tanınmış olduğundan, tüzel kişilerde doğrudan zarara uğraması söz konusu olmayan ortakların ve yönetim kurulu üyelerinin şahsen dava açmaya hakkı yoktur. (Arkan, Sabih; Ticari İşletme Hukuku, 22. Bası, s. 339 vd.)".
Somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça, davalıların haksız rekabeti nedeniyle uğradığını iddia ettiği tüm zararlar, davacı gerçek kişinin, diğer davacı şirketin ortağı olmasından kaynaklanan zararlarıdır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı ...'un, diğer davacı şirketin uğradığını ileri sürdüğü haksız rekabet iddiasına dayalı olarak açılan işbu davada, aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması da doğru görülmemiştir.
Zira HGK'nın 18.02.2020 tarih, 2017/851 esas, 2020/177 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere sıfat (husumet), dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavram (Tanrıver, S.: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512) olduğundan, dava şartı değildir. Bu nedenle husumet dava şartı olmayıp, mahkemece resen göz önüne alınması gereken bir itiraz olduğundan, Dairemizce de davacı ... yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kabulü ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 14/03/2024 gün ve 2023/990 E. . 2024/220 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Davacı şirket ve davacı şahıs tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60'ar. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davacılara ayrı ayrı iadesine,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/06/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45