Ankara BAM 20. HD 2021/1752 E. 2023/1710 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1752
2023/1710
22 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/1752 - 2023/1710
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1752
KARAR NO : 2023/1710
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2020
NUMARASI : 2019/249 E. - 2020/549 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Hizmet Alım Sözleşmesine Dayalı Rücuen Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/10/2020 tarih ve 2019/249 E. - 2020/549 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı idare ile müvekkili şirket arasında çöp toplama ve taşıma hizmet alımına ait sözleşme imzalandığını, söz konusu işin ifasında çalıştırılan personellerin bir kısmının müvekkili şirketten önceki alt yükleniciden zımni işyeri devri gereği devralınan işçiler olduğunu, düzenlenen sözleşme ile dava dışı işçilerin kıdem tazminatlarının davalı idarenin yükümlülüğünde bulunan bir maliyet olarak belirlendiğini, müvekkilince çalışanlara kıdem tazminatı olarak toplam 242.908,57-TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 61.763,98-TL alacağın ödeme tarihinden, kabul edilmezse temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili belediye ile davacı şirket arasında yapılan ihalenin tek başına personel çalıştırılmasına dayalı ya da yaklaşık maliyetin % 70'lik kısmı asgari işçilik maliyetini aşan bir sözleşme olmadığını, bu nedenle davacı şirketin uhdesinde çalışan işçilerin kıdem tazminatı vs. haklarından dolayı müvekkili belediyenin sorumlu tutulması ve bu yönde talepte bulunulmasının hukuki olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında 2010, 2012, 2014 ve 2016 yıllarında hizmet alımına ilişkin sözleşmelerin akdedildiği, bu sözleşmelerin 22. maddesinde yüklenicinin sözleşmeyi yerine getirirken çalıştıracağı personel bakımından sorumlulukları hususunda Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin altıncı bölümüne atıf yapıldığı, Genel Şartname'nin altıncı bölüm 38. maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin işi yapmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bir iş için mevzuatta kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme ile veya mevzuatla tesbit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tesbit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.” hükmünün bulunduğu, buna göre çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden yüklenicinin sorumlu olduğunun açıkça belirtildiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayıldığı, bu açıklamalara göre davacının ödemiş olduğu kıdem tazminatını davacıdan rucü hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın açıldığı tarihte geçerli olan Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin içtihatlarına aykırı karar verildiğini, bu içtihatlara göre yüklenici tarafından ödenen kıdem tazminatının yarısının idare tarafından karşılanması gerektiğini, % 50 sorumluluk hususunun Kamu Denetçiliği Kurumu kararları ile kamu İhale Kurumu ve Sayıştay kararlarında da vurgulandığını, Yargıtay işbölümü değişikliği gerçekleşmese ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin içtihatları olmasa davanın kabulüne karar verileceğini, somut olayda yeni görevli Daire ile önceki görevli Daire arasında farklı ve çelişkili içtihatlar ortaya çıktığını, bu durumun bireysel başvuruya konu olması halinde hak ihlali kararı verilmesiyle sonuçlanacağını, İş Kanunu'nun 2/VI. maddesine göre asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede kıdem tazminatından kimin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığını, şartnamedeki "yan ödeme" kavramının kıdem tazminatını kapsamadığını, müvekkilince ödenen tutarın tamamından idare sorumlu ise de, müvekkilinin iyiniyet göstererek ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin içtihatlarını dikkate alarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tutarın yarısını talep ettiğini, tümüyle reddedilen maddi tazminat talebi için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, hizmet alım sözleşmelerinin ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmeler olduğu, bu sözleşme türünde yüklenicinin ediminin, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin ediminin ise sözleşme bedelinin ödenmesi olduğu, sözleşme kapsamında yapılması gereken işin yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirileceği, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetimi dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde sözleşme hukukunun temel ilkelerine göre taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede davalı işverenin yüklenici işçilerin kıdem tazminatından sorumlu olduğuna ilişkin bir hüküm de bulunmadığı, buna göre dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatından davacı yüklenicinin sorumlu olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2. Ancak, davacının tazminat talebi tümden reddedilmiş ve davalı lehine reddedilen tazminat miktarı üzerinden nispi oranda hesaplanan vekalet ücreti takdir edilmiştir. Oysa, 22.10.2020 karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Bu itibarla, davalı taraf lehine nispi oranda hükmedilen vekalet üceri doğru olmamıştır.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan Tarife hükümleri dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/10/2020 gün ve 2019/249 E. . 2020/549 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;
3. Davanın REDDİNE,
4. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL'nin peşin alınan 1.054,78 TL'den mahsubu ile bakiye 784,93 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca 3.400 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7. Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 264,00 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/12/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 20/01/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15