SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2023/1652 E. 2023/1679 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1652

Karar No

2023/1679

Karar Tarihi

15 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1652

KARAR NO : 2023/1679

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/01/2023

NUMARASI : 2016/93 E. - 2023/7 K.

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Eser Sahipliğinin Tespiti, Tecavüzün Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2016/93 Esas - 2023/7 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin coğrafya öğretmeni ve ders kitabı yazarı olduğunu, davalı Şirket ile 10.10.2009 tarihli telif haklarının devrine ilişkin sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşmenin konusunu, müvekkilinin yazarı bulunduğu ve tüm Türkiye'de MEB müfredatında okutulan ortaöğretim 9-10-11-12. sınıflar Coğrafya ders kitaplarının oluşturduğunu, MEB Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği uyarınca ders kitaplarının Talim Terbiye Kurulu incelemesinden geçirildikten sonra ders kitabı olarak okutulduğunu, Yönetmeliğin 11. maddesi gereği, ders kitapları için incelemenin yılda Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere iki defa yapıldığını, aynı Yönetmeliğin 21. maddesi gereğince, Talim Terbiye Kurulu'nun kabul kararından sonra uygunluk süresinin beş öğretim yılı olduğunu, müvekkilinin yazarı bulunduğu kitaplardan 9-10 ve 11. sınıf coğrafya ders kitaplarının davalı Şirket tarafından Talim Terbiye Kurulu'na sunulduğunu ve uygun görülerek kabul edildiğini, ancak 12. sınıf coğrafya kitabı ile ilgili olarak davalı tarafından müvekkiline hiçbir bilgi verilmediğini ve ders kitabı olarak okutulmadığını, müvekkilinin bu kitap ile ilgili maddi ve manevi haklarını kullanamadığını, telif bedelinin de davalı tarafından 6 yıl boyunca ödenmediğini, müvekkili tarafından 19 Ocak 2015 tarihinde davalıya gönderilen ihtarnamede, sözleşmede belirtilen bedelin kendisine ödenmediğinin, ihtarname tarihine kadar eserin incelenmek üzere Talim Terbiye Kurulu'na verilmediğinin, bu sebeple 31 Ocak 2015 tarihine kadar gerekli başvurunun yapılmasının, fazlaya ilişkin talep ve hakları ve sözleşme gereği cezai şart talebi saklı kalmak kaydı ile sözleşme ile kararlaştırılan 20.000,00 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, davalının 29.01.2015 tarihli cevabi ihtarnamede, 12. sınıf coğrafya kitabı ile ilgili olarak 3 kez Talim Terbiye Kurulu'na başvurduğunu ve sürecin devam ettiğini bildirdiğini, sözleşme tarihinden itibaren 29.01.2015 tarihine kadar kitabın Kurul'a 10 kez sunulması gerektiği halde keyfi olarak 3 kez sunulduğunu, davalı tarafından yapılan bu 3 başvuruda, davalının kusuru ile kitap editörünün yanlış yazılması vs. sebeplerle Kurul onayının alınamadığını, gelişmeler hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, yine müvekkilinin bilgisi dışında kitapta değişiklikler yapıldığını, bu süreçte müvekkiline 12. sınıf coğrafya kitabına ilişkin telif bedeli ödenmediği gibi müvekkilinin haklarının maddi ve manevi açılardan zarara uğratıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya gönderilen 30.06.2015 tarihli ihtarnamede, 12. sınıf coğrafya ders kitabının Kurul'a 9 kez sunulabilecek iken 3 kez sunulması ve buna dair bir mazeret bildirilmemesi, müvekkilinin eser sahibi olarak muhatap alınmaması sebebiyle sözleşmeden caydığını, kitapta değişiklik yapılıp yapılmadığı konusunda kendisine bilgi verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğradığı zararlardan dolayı bir hafta içinde 12. sınıf coğrafya ders kitabının telif ücreti de dahil olmak üzere 100.000,00 TL yatırmasını, aksi halde yasal haklarını kullanacağını ihtar ettiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen 07.07.2015 tarihli cevabi ihtarnamede, teknik ve maddi nedenlerden dolayı eserin Kurul'a 9 kez sunulamadığını, düzeltme ile ilgili olarak ihtar eden vekiline ulaşılamadığını ve eserin başka uzmanlara düzelttirildiğini, eserin 2015 yılı Haziran ayında ders kitabı olarak kabul ettirildiğini, Kasım ve Aralık ayında iki eşit taksit halinde ödeme yapılacağının bildirildiğini, böylece davalının eserin Kurul'a sadece 3 kez sunulduğunu kabul ettiğini ve müvekkilinin cayma hakkını kullanması ile ilgili herhangi bir itirazda bulunmadığını, kitapta yapılacak değişiklikler için müvekkiline ulaşılamadığı beyanının gerçek dışı olduğunu, 31.12.2015 tarihinde müvekkilin hesabına davalı tarafından 40.000,00 TL gönderildiğini, müvekkilinin bu meblağın davalı tarafından 12. sınıf ders kitabı ile ilgili olarak talep ettiği 100.000,00 TL'nin bir kısmı olarak düşündüğünü, ancak sonrasında gönderim ayrıntısına baktığında davalının bu ödemeyi 11. sınıf 20.000,00 TL, 12. sınıf 20.000,00 TL açıklaması ile gönderdiğini farkettiğini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin cayma hakkını kullanmasına rağmen ve 11. sınıf ile ilgili yeni bir sözleşme hükmü olmamasına rağmen 5 yıllığına okutulan kitabı müvekkilinin bilgisi dışında 5 yıl sonra yeniden kurula vererek ders kitabı olarak geçirttiğini ileri sürerek, 12. sınıf coğrafya kitabı ile ilgili olarak şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın 19.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine, 11. sınıf coğrafya ders kitabı ile ilgili olarak ise şimdilik 500,00 TL telif tazminatının davalı tarafından kitabın izinsiz olarak Talim Terbiye Kurulu'na verildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Şirket vekili, taraflar arasındaki 10.10.2019 tarihli sözleşme ile davacının, ortaöğretim 9-10-11-12. sınıf coğrafya ders kitaplarının sözleşme tarihinden itibaren mali haklarını ve buna ilişkin kullanma ruhsatını müvekkili yayınevine devrettiğini, sözleşmenin 4.1 maddesi ile davacının, sözleşme gereği yayınevine devrettiği mali haklar karşılığında, sözleşmenin 6. maddesinde yazılı meblağı aldığını, 4.2 maddesi ile de 6. maddede yazılı meblağ dışında başkaca hiçbir talepte bulunmayacağını kabul ettiğini, davacının, sözleşmenin 4.3 maddesi ile eserlerin Talim Terbiye Kurulu'nca incelenmesinin her aşamasında ve basımı sırasında yayınevince istenilen ve Kurul'ca istenen değişiklikleri, tasnif ve düzeltmeleri ücretsiz olarak bizzat yapmayı ve yayınevince yapılacak değişikliklere, tasnif ve düzenlemelere izin verdiğini, bu hüküm ile davacının, yayınevi tarafından yapılacak değişiklikler, tasnif ve düzenlemeler için baştan müvekkilini yetkilendirdiğini, sözleşmenin 5.2 maddesi ile davacının, eserlerin umuma arzının şeklini, zamanını, fiyatını ve tarzını yayınevinin belirlemesi hususunda müvekkili şirkete tam olarak yetki verdiğini, davacının, 12. sınıf coğrafya kitabının ders kitabı olarak okutulması hususunda onay alınması için geç kalındığından bahisle talepte bulunmasının mümkün olmadığını, sözleşmenin 6.1 maddesinde, yazım ücreti ve telif hakkı olarak bir defaya mahsus olmak üzere davacıya 20.000,00 TL verilmesinin kararlaştırıldığını, 6.2 maddesinde ise bu tutarın, kitabın Kurul'dan ders onayı olarak Tebliğler Dergisi'nde yayınlanmasını takip eden Kasım ve Aralık aylarında iki eşit taksitte ödeneceğinin kabul edildiğini, Talim Terbiye Kurulu'ndan onay almayan bir kitap için kaç kez başvuru yapacağı hususuna davacının karar veremeyeceğini, yapılan her başvurunun ciddi bir mali yükü olduğunu, yapılan başvuruların kabul edilmemesinin müvekkili şirketten kaynaklanmadığını, davacının, 12. sınıf kitabını onay alabilecek duruma getiremediğini, Kurul'un ret kararlarının davacıya bildirildiğini, davacının kendi el yazısı ile Kurul'un istemleri doğrultusunda kitap metni üzerinde düzeltmeler, eklemeler yaparak onaya sunulması için verdiğini, davacının son olarak 18.07.2014 tarihine kadar düzeltmelere devam ettiğini, daha sonra telefon numarasını değiştirdiğini ve bunu müvekkiline bildirmediği için kendisine ulaşılamadığını, buna dair 10.09.2014 tarihinde mail gönderildiğini, bunun davacının kötü niyetini göstermesi açısından önemli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının müvekkili şirket tarafından düzeltme yapılmasını kabul ettiğini, 12. sınıf coğrafya kitabı için müvekkilinin 2011-2015 yılları arasında Talim Terbiye Kurulu'na 6 kez başvurduğunu, 05.02.2015 tarihli son başvurusu sonucunda, 2015 tarihinde kitabın onay aldıgını ve 2016 Ocak ayında Tebliğler Dergisinde bu onayın yayınlandığını, her yıl iki kez onay için başvurma zorunluluğu söz konusu olmadığı gibi bunun zaman açısından da mümkün bulunmadığını, Kurul'un istemleri doğrultusunda müvekkilinin sözleşme ile tanınan hakkını kullanarak düzeltmeleri kendisinin yaptığını ve nihayet 2015 yılı Haziran ayında onayın alındığını, dolayısıyla FSEK'in 16. maddesinin uygulama alanı bulunmadığını, davacının bu tarihten sonra cayma hakkının olmadığını, TMK'nın 2. maddesi uyarınca davacının bu yöndeki eyleminin kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca davacının bu kitaba ilişkin telif hakkını, kitabın Talim Terbiye Kurulu'ndan ders onayı alarak Tebliğler Dergisi'nde yayınlanmasını takip eden yılın Kasım ve Aralık aylarında iki eşit taksitte almayı kabul ettiğini, müvekkilinin davacı lehine olacak şekilde ödemeyi önden yaptığını, davacının, 11. sınıf coğrafya kitabının 5 yıllık uygunluk süresi sonunda yeniden basılmış olmasından dolayı tazminat talebinde bulunduğunu, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde, sözleşmede belirtilen mali hakları yayınevinin FSEK m.48'de belirtildiği üzere süresiz ve baskı sayısı sınırsız olarak aldığını, dolayısıyla davacının sözleşmenin 6.1 maddesi uyarınca bir kereye mahsus yazım ücreti ve telif hakkı almayı kabul ettiğini, buna bağlı olarak, 5 yıllık sürenin sonrasındaki basımlar için yeni sözleşme yapılması ve telif ücreti ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, kaldı ki bu kitabın ikinci 5 yıl için hiçbir baskısının yapılmadığını, çünkü Bakanlığın yapacağı ihalenin kazanılması halinde bu kitabın okutulabileceğini, kitap basılmadığı ve umuma sunulmadığı için FSEK m.68 kapsamında davacının talepte bulunmasınin mümkün olmadığını, sözleşmeden kaynaklanan hiçbir yükümlülüğü bulunmadığı halde, önceye dayalı bir hukukları bulunması sebebiyle müvekkilinin, onay sonrasında davacıya, 11. sınıf coğrafya kitabı için de 20.000.-TL ödeme bulunduğunu, davacının iddiasının aksine gerek 11. gerekse 12. Sınıf coğrafya kitabının seçmeli ders kitabı olduğunu ve bu nedenle Türkiye'deki tüm öğrenciler tarafından kullanılması gibi bir durumun söz onusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 11. sınıf coğrafya kitabı ile ilgili telif tazminatı ve 12. sınıf toğrafya kitabı ile ilgili maddi tazminat talebiyle açılan davanın Ankara 1. FSHHM'de 2016/93E. numaralı dosya ile derdest bulunduğunu, işbu dava ile taleplerinin ise 12. sınıf coğrafya kitabı ile ilgili olarak telif tazminatı ve manevi tazminat olduğunu ileri sürerek, şimdilik 12. sınıf coğrafya ders kitabı için 500,00 TL telif tazminatının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserden kaynaklı haklara tecavüz nedeni ile FSEK madde 70 gereğince 15.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin her türlü kullanım, mali ve manevi haklarının yazara ait olduğunun tespitine ve FSEK madde 68 gereğince mahkeme aracılığı ile eserin baskıya hazır orjinalinin maliyeti ödenerek davacıya verilmesine, eserle ilgili mali haklara olan tecavüzün FSEK’in 69. maddesine göre önlenmesine, yayın evinin elde ettiği kar olarak FSEK’in 70. maddesi gereği şimdilik 500,00 TL'nin avans faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihi olan 03.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 227.924,11 TL kar tutarının 30.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Birleşen davada davalı vekili, davacı tarafın eseri, ders kitabı olarak kabul edilecek düruma getirdiğini iddia ettiğini ancak bunun doğru olmadığını, Kurul'un incelemeleri sonucunda bulduğu hataları dosyaya sunduklarını, Kurul'a başvuruların ilk olarak 2011 yılında başladığı için davacının bu tarihi 2013 Temmuz olarak belirtmesinin de doğru olmadığını, davacının cayma hakkını kullanabilmesi için öncelikle kendi edimini ifa etmesi gerektiğini, FSEK m.58 uyarınca davacının cayma hakkına dayalı olarak bir talepte bulunabilmesi için öncelikle kusurunun bulunmaması gerektiğini, Kurul onayını takiben davacının kötüniyetli olarak cayma hakkını kullandığına dair ihtarname gönderdiğini, bunun ise 07.07.2015 tarihli cevabi ihtarname ile kabul edilmediğini, kitaptan elde edilen gelire ilişkin davacı iddiasınin da doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, cayma hakkının geçersizliği süresinde ileri sürülmez ise bir incelemeye tabi olmaksızın geçerli kabul edilmesi gerektiği, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu, bu kapsamda davalı tarafça cayma hakkının kullanılması akabinde süresinde itirazda bulunulmadığı ve dava açılmadığı, dolayısıyla cayma hakkının geçerli biçimde kullanıldığının kabul edildiği, davacının talebinin, FSEK m.68 uyarınca, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin üç katı tutarında telif tazminatı olduğu, somut olayda eserin, Talim Terbiye Kurulu Kararı ile ders kitabı niteliği kazandığı, 2016-2017 öğretim yılından itibaren okutulmasının uygun görüldüğü, böylece yayınevinin mali hakları kullanılmak üzere MEB'in ihalelerine katılma hakkı elde ettiği, emsal bedelin ise taraflar arasında 10/10/2009 tarihinde imzalanan telif hakkının devrine ilişkin sözleşmenin 6.1 maddesi uyarınca 12. sınıf coğrafya kitabı için belirlenen 20.000,00 TL olduğu, davacının bunun üç katı olan 60.000,00 TL'yi isteyebileceği, ancak davacı tarafın ayrıca FSEK'in 70/3 maddesi uyarınca kitabın satışından elde edilen karı da talep ettiği, davalı yayınevinin 12. sınıf coğrafya kitabına ilişkin satış tutarının 3.387.342,43 olduğu, yaklaşık kârın 287.924,11.-TL olarak hesaplandığı, davacının FSEK m.68 uyarınca talep edebileceği telif tazminatı tutarının ise 60.000,00 TL olduğu, FSEK m. 70/3 uyarınca tecavüze uğrayan kimsenin telif tazminatının yanı sıra temin edilen kârın da kendisine verilmesini istemesi halinde, 68'inci madde uyarınca talep edilen bedelin indirilmesi gerektiği için davacının talep edebileceği tazminatın 227.924,11 TL bulunduğu, FSEK'in 70/3 maddesine göre tazminat verildiğinden artık maddi tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden 11. sınıf coğrafya kitabı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 12. sınıf coğrafya kitabı yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabul ile 12. sınıf coğrafya kitabı yönünden 227.924,11 TL'nin 30/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, birleşen davada, davalının 12. sınıf ders kitabı olan eserin kullanımının men edilmesine rağmen eseri kullanmaya devam etmesi, basması, piyasaya sürmesi, yazarın adını kullanması karşısında yazarın manevi zarar gördüğü ispatlanmasına rağmen manevi zarar talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin reddi sebebiyle müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı bulunduğunu, birleşen davadaki eserin her türlü kullanım, mali ve manevi haklarının yazara ait olduğunun tespiti, esere ait mali haklara tecavüz devam ettiğinden FSEK'in 69. maddesine göre bu tecavüzün durdurulması ve önlenmesi yönündeki talepleri hakkında bir karar verilmediğini, sair maddi taleplerin reddi sebebiyle müvekkili aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve karının düzeltilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme ile dava konusu 12. sınıf coğrafya kitabının mali haklarının, FSEK hükümlerine göre sınırsız ve süresiz olarak devredildiğini, aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca eser sahibinin cayma hakkını kullanabilmesi için kararlaştırılan süre içinde, eğer bir süre kararlaştırılmamış ise duruma göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerinden gereği gibi faydalanamamış, bu sebeple de haklarının esaslı surette ihlal edilmiş olması gerektiğini, oysa dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında belirtilmiş olduğu üzere Talim Terbiye Kurulundan kitap geçirme zorluğu dikkate alındığında 3 başvuru dahi yeterli iken 6 başvuruda bulunulmuş olmasının, müvekkilinin bu kitabın kabul edilmesi için ne kadar çok uğraştığını ve para harcadığını gösterdiğini, müvekkil tarafından 07.07.2015 tarihinde gönderilen ihtarname ile 30.06.2015 tarihli cayma ihtarına cevap verildiğini ve bu aşamada kitabın onay almasından dolayı gerekli telif ödemesinin 2 taksit halinde ödeneceğinin, kitabın basılacağının, caymanın kabul edilmediğinin belirtildiğini, davacı tarafın ıslah tarihi 27.05.2021 olup, hüküm altına alınan alacağa 30.12.2017 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasının doğru olmadığını, kar hesabının yanlış yapıldığını, Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan ihalelere yayınevlerinin konsorsiyum oluşturarak girdiklerini, bu konsorsiyumlarda bir firmanın bir ders kitabını, diğer firmanın bir başka ders kitabını bastıklarını, basılan kitapların bedelinin topluca konsorsiyuma ödendiğini, bilirkişilerce ödemelerde dikkate alınan 1.671.709,20 TL'nin içinde 3495 no'lu fatura incelendiğinde görülebileceği üzere 63.450 adet 12. sınıf coğrafya kitabına ilişkin olarak 221.123,25 TL'nin müvekkilinin konsorsiyumdan aldığı tutar olmasına rağmen sanki 1.671.709,20 TL'nin tamamının 12. sınıf coğrafya kitabı bedeli imiş gibi değerlendirildiğini, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından 12. sınıf coğrafya kitabı telif hakkına ilişkin olarak 20.000,00 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen yapılan bu ödemenin tazminat hesabından düşülmemesinin de sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE :Asıl dava, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, birleşen dava ise eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı eser sahipliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat, muhtemel tecavüzün önlenmesi, eserin baskıya hazır orijinalinin maliyeti karşılığında davacıya devri istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmak zorundadır. HMK'nın 297. maddesinde ise hükmün hangi hususları kapsaması gerektiği düzenlenmiş olup buna göre mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri ihtiva etmelidir. Açıklanan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, gerekçenin, bir hükmün olmazsa olmaz unsuru olduğu sonucuna varılmaktadır. Zira taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı gerekçe sayesinde denetlenebilir. Diğer bir deyişle, istinaf veya temyiz incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; davacı tarafça birleşen davada, FSEK'in 70/3 maddesi uyarınca davalının elde ettiği karın tahsili dışında eserden kaynaklı haklara tecavüz nedeni ile manevi tazminat, eserin her türlü kullanım, mali ve manevi haklarının yazara ait olduğunun tespitini, FSEK'in 68. maddesi gereğince eserin baskıya hazır orjinalinin maliyeti karşılığında davacıya verilmesini, FSEK’in 69. maddesi uyarınca muhtemel tecavüzün önlenmesini de talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince bu taleplerin reddine karar verilmiş ise de bu taleplerin reddine ilişkin hiçbir gerekçeye yer verilmemiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunlu olup, anılan talepler yönünden ilk derece mahkemesi kararı gerekçeden yoksundur. Bu haliyle anılan yönden usulüne uygun ve denetime elverişli bir kararın varlığından söz edilemez.

Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, yukarıda belirtilen talepler yönünden mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi mümkün olmadığından, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 10/01/2023 gün ve 2016/93 Esas .  2023/7 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3. Davacı vekili ile davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4. Davacı  tarafça istinaf başvurusu sırasında yatırması gereken istinaf karar ve ilam harcının yatırmadığı anlaşıldığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5. Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 3.892,38 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,

6. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

7. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 

8. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,	

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenÖnlenmesi,TazminatkonusutaraflarınankaraMaddiözetisavunmalarınınistinafTecavüzündereceManevigerekçesebepleriveSahipliğininkararınınEserTespiti,kesinileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim