SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/1721 E. 2023/1676 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1721

Karar No

2023/1676

Karar Tarihi

15 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2021/1721 - 2023/1676

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1721

KARAR NO : 2023/1676

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/06/2021

NUMARASI : 2020/106 E. - 2021/228 K.

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Haksız Rekabetin Meni ve Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2021 tarih ve 2020/106 Esas - 2021/228 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’de yetkili lisansörü olan şirket aracılığıyla uzun yıllardan beri "..." markalı hazır ... ürünlerinin üretimi ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, "..." markasının, dünya çapında 100'den fazla ülkede tescilli olup ülkemizde de 29, 30, 31 ve 35. sınıflarda yer alan mallar için 2006/28499, 2011/44386 ve 2016/36060 numaraları ile tescilli bulunduğunu, davalılardan ... şirketinin, müvekkiline ait "..." ibareli tanınmış markaların benzeri olan "..." ibaresini "hazır ... (hazır erişte)" ürünleri üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, davaya konu ürün paketlerinde yer alan işletme kayıt numarasının incelenmesi neticesinde; bir diğer davalı olan ... şirketinin de davaya konu ürünlerin üretimini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığını, buna göre davalıların müvekkilinin markasal haklarına tecavüz niteliğindeki fiilleri birlikte gerçekleştirdiklerini, müvekkili markalarının hem Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi hem de SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunu, davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini, davalıların, müvekkiline ait tanınmış "..." markasının bilinirliğinden, sektöründe edindiği yerden ve tüketici nezdindeki imajından haksız ve hukuka aykırı biçimde istifade etmeye çalıştıklarını ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve giderilmesine, davalıların haksız eylemlerine son verilerek "..." ibaresini taşıyan tüm ürünlerin vs. tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, haksız rekabetin menine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, diğer davalı ile müvekkili arasında makarna üretimi konusunda fason makarna üretim sözleşmesi bulunduğunu, diğer davalının, üretilen makarnaların içine konulmasını talep ettiği ambalaj üzerinde yazılı bulunan markanın, kendi adına tescilli olduğu konusunda 2018/104982 ve 2018/657654 nolu marka tescil belgelerini ibraz ettiğini, müvekkilinin davaya konu edilen görsel veya markalarla üretilen makarnaları pazarlayan veya satan firma olmadığını, söz konusu ürünlerin satımı veya pazarlanması konusunda hiçbir iştirakinin bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddiasının aksine bir firma adına tescilli bulunan bir markanın, diğer firma adına tescilli bulunan markaya tecavüz teşkil etmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait 2006/28499 sayılı "...", 2011/44386 sayılı "...", 2016/36060 sayılı "... ..." ibareli tescilli markaların bulunduğu, davalı ... adına ise 2018/104982 ve 2018/65765 sayılı "..." ibareli markaların tescilli olduğu, davalı ... adına diğer davalı ... tarafından ... (erişte, çin makarnası) üretimi yapıldığı, davacıya ait 2006/28499 ve 2016/36060 sayılı tescilli markalar kapsamında "makarna, erişte, çin makarnası (...)" mallarının yer aldığı, davalı tarafın ürün ambalajları üzerinde "...-..." ibaresini markasal olarak kullandığı, davacı markalarının ingilizcesi "..." olan Endonezya ülkesinin İngilizce halinin kısaltması ve yine aynı ülkenin kendi dilinde "..." anlamına geldiği görülen "..." ibaresinin birleşimi ile oluşturulmuş bir sözcük olduğu, ancak ülkemiz ortalama tüketicisi açısından bu şekilde yaratılan bir ibarenin anlamının bilinmesinin mümkün olmayacağı ve markanın bir bütün olarak algılanacağı, davacının "..." şeklindeki markasında aynı zamanda dikdörtgen bir şekil unsurunun kullanıldığı, şeklin alt kısmının sol aşağıdan sağ yukarıya doğru dalgalı bir yapısının bulunduğu, bu yapının üst kısmında iki kat aynı yapıda bir kuşak/şerit formuna yer verildiği, “...” kelimesinin “...” ve “...” şeklinde (o ve m harfleri arasında hem boşluk bırakılmış hem de bulundukları düzlemler farklılaştırılarak özellikle “...” ve “...” kısımları ayrı ayrı vurgulanmıştır) ikili bir ayrıma gidildiği, davalı kullanımına bakıldığında ise logonun kırmızı ve yeşil tonda dikdörtgen bir yapıda olduğu, logonun alt kenarının hafif dalgalı bulunduğu, logonun orta bölümüne yakın olacak şekilde sol aşağıdan sağ yukarıya uzanan çapraz yapılı bir şeritle iki bölüme ayrıldığı, üst kısımda kırmızı rengin üstüne mavi tonda “...”, alt kısımda ise yeşil rengin üstüne beyaz tonda “...” ibarelerinin yazıldığı, davacı yanın özellikle "..." şeklindeki markasındaki “...” ibaresinin bağımsız konumu ve davalı kullanımlarındaki "..." şeklindeki kullanımda “...” ibaresinin ürünün kendi adı olmasından kaynaklı olarak ayırt edici bir vasfının bulunmaması, işarette geriye kalan tek unsur konumundaki “...” kelimesinin ise yalnızca “i-e” harfleri yer değiştirilerek oluşturulmuş benzer bir kelime olması gözetildiğinde, ortalama tüketicinin taraf markalarını karıştırabileceği, işaretlerin başlangıç seslerinin farklı olmasının, yeterli bir farklılık oluşturmayacağı, “...” ibaresinin Endonezya dilinde erişteyi tanımlayan bir sözcük olmasının, ülkemiz tüketicisi açısından bir anlam ifade etmeyeceği, davalı tarafın fiili kullanımlarının, davacı tarafın fiili kullanımları ile de doğrudan haksız rekabete sebebiyet verebilecek ölçüde son derece güçlü benzerlikler taşıdığı, davalı markasının tescilli olmasının SMK'nın 155. maddesi uyarınca önceki tarihli marka sahibi davacıya karşı savunma sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, davalıların ürettiği malların ihraç amaçlı olduğu savunmasının da SMK'nın 7/3-c maddesi kapsamında yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı eylemlerinin davacıya ait "..." ibareli marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu eylemlerin önlenmesine, durdurulmasına, etkilerinin giderilmesi ile davalıların haksız eylemlerine son verilerek "..." ibaresini taşıyan tüm tanıtım araçlarının toplatılmasına, "..." ibaresinin toplatılan nesneler üzerinden çıkartılmasına, bunun imkânsız olması halinde söz konusu nesnelerin imha edilmesine, davaya konu gıda ürünlerinin bizatihi kendilerinin toplatılması ve imhası istemlerinin reddine, davalıların davacıya ait marka haklarını ihlâl eylemleri neticesinde ortaya çıkan haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... San. ve Tic. vekili, fason makarna üretiminin, müvekkili ile fason makarna üretimi talep eden firma arasında yapılan yazılı fason üretim sözleşmesi gereğince yapıldığını, fason üretim talep eden firmanın, üretilen makarnanın içine konulmasını talep ettiği ambalaj üzerinde yazılı bulunan markanın tescil sahibi olması ve buna ilişkin marka tescil belgelerini müvekkiline ibraz etmesi gerektiğini, fason üretim talebinde bulunan firmaların, kendi adlarına tescilli olmayan markaların kullanıldığı ambalaj malzemelerine müvekkilinin makarna dolumu yapmadığını, mevcut olayda da diğer davalı ... Gıda Ltd. Şti. ile müvekkil firma arasında makarna üretimi konusunda fason üretim sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sadece makarna üretmeyi üstlendiğini, davalı ... firması tarafından, yapılan anlaşma gereğince üretilen makarnaların içerisine konulacağı ambalajlar üzerinde yazılı bulunan markaların kendi adlarına tescilli olduğu konusunda 2018/104982 ve 2018/657654 nolu marka tescil belgelerinin ibraz edildiğini, dolayısıyla davanın, müvekkili açısından husumet yönünden reddinin gerektiğini, çünkü müvekkilinin ürettiği makarnaları, sadece diğer davalı ... Grup firması adına tescilli bulunan markaların basılı olduğu ambalaj malzemesinin içerisine koymak sureti ile ... Grup firmasına teslim ettiğini, müvekkilinin üretilen ürünlerin satımı veya pazarlanması, ambalajı veya tasarımı konusunda hiçbir iştirakının olmadığını, davacının herhangi bir tasarı–marka tescilinin bulunmadığını, sadece “...” markasının tescilli olup, görsel olarak da bir tescilin söz konusu olmadığını, bilirkişiler her ne kadar davacı adına tescilli bulunan şekil markasından bahsetmiş iseler de dosyada böyle bir marka tescil belgesinin bulunmadığını, "..." kelimesinde, "..." ibaresinin ayrı yazıldığını, diğer davalı adına tescilli bulunan "..." ibaresinin ise bir bütün olduğunu, diğer davalı adına tescilli bulunan markadaki "..." ibaresinin, ülkemizdeki tüketici açısından bir önemi bulunmadığını, bilirkişilerin, sadece her iki markanın sonunda bulunan "..." ile "..." ibarelerinin karıştırılmaya yol açacağını bildirdiklerini, ancak diğer davalı markasının, davacı markalarından farklı olarak bir bütün olarak yazıldığını, ortalama tüketicilerin, markaları heceleyerek okumamaları ve yine her iki markanın yazılışı ile telaffuzunun birbirinden farklı olması nedeni markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, ambalaj üzerinde kullanılan görselin de diğer davalı adına tescilli olduğunu, tescilli markaya itibar edilmeden, tescilli markanın tescilli olmayan marka ile haksız rekabet oluşturduğu tespitininin yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, haksız rekabetin meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların eylemlerinin, ilk derece mahkemesince kabul edilen nedenlerle davacı adına tescilli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, SMK'nın 155. maddesi uyarınca davalı ... şirketi adına tescilli sonraki tarihli markalara bir savunma sebebi olarak dayanılamayacağı, her ne kadar davalı ... San. ve Tic. tarafından, diğer davalı ile aralarındaki fason makarna üretim sözleşmesi uyarınca üretim yapıldığı savunulmuş ise de sadece tecavüz teşkil eden ambalajla ürün üretilmesinin de markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi, ayrıca markaya tecavüz ile haksız rekabet yönünden kusurun aranmaması hususları gözetildiğinde bu savunmanın da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın davalı ... A.Ş'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 	

3. İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenÖnlenmesi,konusutaraflarınankaraözetisavunmalarınıntemyizistinafMarkayaTecavüzündavacıMeniderecegerekçeRekabetinsebepleriveDurdurulması,SonuçlarınınKaldırılmasıkararınınTespiti,ileriOrtadaniddiaHaksızmahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim