SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2023/2108 E. 2023/1643 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2108

Karar No

2023/1643

Karar Tarihi

15 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/2108

KARAR NO : 2023/1643

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/12/2021

NUMARASI : 2021/228 E. - 2021/442 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2021 tarih ve 2021/228 E. - 2021/442 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markaların sahibi bulunduğunu, "..." ibareli markasının tanınmış olduğunu, davalının "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile dava konusu markanın benzer olup iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, 2017-M-6177 sayılı YİDK kararının iptalini, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, müvekkilinin yaşam ve kariyer koçluğu yaptığını, sektöründe bilinen ve saygı duyulan biri olduğunu, müvekkilin 2000 yılından bu yana çok sayıda katılım, teşekkür ve başarı belgesi bulunduğunu, pek çok gazetede röportajlarının yayınlandığını, KYK yaşam ve kariyer koçluğu alan adının google aramasında ilk sırada yer aldığını, eriştiği insan sayısının oldukça geniş olduğunu, müvekkilin facebookta da paylaşılan bazı aktivitelerinin ana noktasının ... eğitimi olduğunu bu nedenle ... sözcüğünün müvekkil tarafından uzun süredir markası ile birlikte kullanıldığını, tarafların markaları farklı olduğu gibi kullanıldıkları alanların da farklı bulunduğunu, müvekkilinin tüketici kitlesinin bilinçli bulunduğunu ve uzun araştırmalar sonucunda bu markaya ulaştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait “...” esas unsurlu markalar ve 2011/78705 sayılı ve “...” ibareli marka ile davalıya ait dava konusu 2016/73241 sayılı "..." ibareli marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı, davacı yanın “...” markası üzerinde aynı KHK'nın 8/3 maddesi uyarınca kazanılmış hakkının bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da oluşmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili, dava konusu marka ile müvekkilinin itirazına mesnet "..." ve "..." ibareli markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markalarının dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, başvuruda farklı olarak yer alan "O" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, tüm hizmetler yönünden korunması gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi istemiştir. talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı, zira davacının itirazına mesnet 2011/78705 sayılı ve "..." ibareli markası kapsamında dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 16, 35, 41 ve 44. sınıf mal ve hizmetler yer almadığı gibi bu mal ve hizmetlerle benzer mal ve hizmetinde bulunmadığı, dolayısıyla davacının anılan markası ile dava konusu başvuru arasında emtia benzerliği bulunmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları yönünden ise, dava konusu başvuru ile davacının bu markaları arasında, emtia benzerliği bulunmasına rağmen marka işaretleri benzer olmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı, dava konusu başvurunun ilgili tüketici nezdinde "o-..." şeklinde algılanacağı, bu hali ile davacının "..." asıl unsurlu markalarından, işitsel, görsel ve anlamsal olarak yeterince farklılaştığı, diğer yandan davacının itirazına mesnet "..." ibareli markasının tanınmış olduğunun ispatlanmaması, davacının "..." ibareli markaları ile dava konusu başvuru benzer bulunmadığından, anılan davacı markalarının tanınmış olmasının sonuca etkili bulunmaması karşısında somut olay bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davacı  uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim