Ankara BAM 20. HD 2021/1516 E. 2023/1517 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1516
2023/1517
24 Kasım 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1516
KARAR NO : 2023/1517
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2019
NUMARASI : 2017/330 E. - 2019/25 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka - YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/02/2019 tarih ve 2017/330 E. - 2019/25 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ''..." ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını da arttırdığını, müvekkili markasının 29., 30., 32.sınıfta yer alan malları ile itiraz edilen markanın sınıf listesinde yer alan malların birebir aynı olduğunu, davalı tarafından başvurusu yapılan "..." markasının müvekkilinin "..." ibareli markalan ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, markada yer alan ... ibaresinin ezilmiş fesleğen, sarımsak ile tuz, çam fıstığı, peynir ve zeytinyağ karışımından elde edilen bir sos olduğunu bu nedenle bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalı adına altı adet "..." ibareli marka bulunduğunu, bu nedenle ... ve ... ibarelerinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, itiraz edilen markanın esas unsurunun da müvekkiline ait markada olduğu gibi ... kelimesi olduğunu, davaya konu olan markanın 30 ve 43.sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde başvurusunun yapıldığını, 30.sınıfta yer alan malların birebir aynı olduğunu, 43. Sınıfta yer alan hizmetlerin müvekkilinin tescilli diğer mal ve hizmetler yerine ikame edebilecek nitelikte olduğunu, davalı yanın tescil başvurusunun başından beri kötüniyetli olduğunu, TTK haksız rekabet hükümlerinde de aykırılık teşkil ettiğini, davalının, müvekilinin tanınmışlığından haksız kazanç sağlayacağını ileri sürerek, davalı ... YİDK’nın 19.07.2017 tarih ve 2017-M-5888 sayılı kararının iptaline, 2016/61828 sayı ile tescil başvurusu yapılan “..." ibareli markanın tescili halinde başvuruda bulunulan 30.sınıfın tamamı ile 43.sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin gıda sektörüne yönelik birçok tescilinin olduğunu, 1958 yılında faaliyete başladığını, müvekkilinin markasında ... ibaresinin esaslı unsur konumunda olmadığına, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ... ibaresinin kelime ve anlam olarak bir kişinin tekeline bırakılabilecek bir ibare olmadığını, markaların aynı sınıfta olmasına rağmen iştigal alanının farklı olduğunu, işletmeler arasında bağlantının kurulamayacağını, müvekkilinin .... ile aktedilen franchise sözleşmesine istinaden ... ibaresini kullandığını, ... ibaresinin 1999 yılından beri kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mal/hizmeti satın almak/yararlamak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı KHK'nın 8/1.maddesi anlamında iltibasın bulunmadığı, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, iptal ve hükümsüzlük istemi yönünden ise taraf markaları arasında yukarıda belirtilen şekilde iltibas oluşmadığı gibi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin ve başvurunun davalı tarafça kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka ile müvekkili şirket markaları arasında işitsel, yerel mahkemece kavramsal ve görsel benzerlikler olmadığını ifade edilse de markalar arasında yüksek derecede işitsel, kavramsal ve görsel benzerlikler söz konusu olduğunu, işbu dava konusu “...” markası ile müvekkili şirketin “...” markalarının aynı sınıfta yer alan mal ve/ veya hizmetleri kapsadığını, ilgili hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, işbu dava konusu marka ile müvekkili şirket markaları aynı sınıflarda yer alan mal ve/veya hizmetleri kapsar bir şekilde tescil edilmesinin global değerlendirme çerçevesinde iltibas ihtimalini arttıracağını, müvekkili şirketin “...” markası ile işbu dava konusu markanın yöneldiği tüketici kitlesinin aynı olduğunu, işbu dava konusu marka ibaresi içerisinde yer alan “...” ibaresinin çatı marka statüsünde tali unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirket markasının hiçbir değişikliğe uğramadan işbu dava konusu markanın içerisinde yer aldığını, bunun markaları kavramsal olarak benzer kıldığını, işbu dava konusu marka ile müvekkili şirket markalarının işitsel olarak, görsel olarak yüksek derecede benzerlik taşıdığını bu hususların iltibas oluşmasında belirleyici rol üstlendiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olmadığı, bu ibarenin öne çıkarılmadığı, öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685-2022/6319 E/K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği uyuşmazlık konusu gıda malları ve hizmetleri yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2023
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12