SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/1507 E. 2023/1491 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1507

Karar No

2023/1491

Karar Tarihi

24 Kasım 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2021/1507 - 2023/1491

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1507

KARAR NO : 2023/1491

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/02/2021

NUMARASI : 2020/160 E. - 2021/40 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2021 tarih ve 2020/160 E. - 2021/40 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı ... Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esaslı ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2018/115682 kod numarasını alan başvuruya itirazlarının davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının bilinirliğinin çok yüksek olduğunu, tanınmış marka olması sebebiyle "..." veya benzer ibarelerinin hiçbir sınıfta tescilinin mümkün olmadığını, davalı marka başvurusunda asıl vurgunun “...” kelimesinde olacağını, "..." ve "..." ibarelerinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, markanın bu ibareler eklendiğinde de müvekkilinin “...” unsurlu markasından uzaklaşmadığını, tüketicilerin sırf “...” ibaresi nedeni ile davalının ürününü alabileceğini, bu durumun müvekkilinin ayırt edicilik kazandırmak için yaptığı tüm tanıtım ve reklamların boşa gitmesine, davalının bu ayırt edicilikten haksız şekilde yararlanmasına yol açacağını, markalar arasında iltibas tehlikesi mevcut olduğunu, tüketicinin markaları birbirinin devamı olarak görebileceğini, davalı başvurusuna konu marka ile müvekkilini markalarının ayırt edilemeyecek derecede aynı hatta birebir olduğunu bu nedenle SMK 5/1-ç maddesine aykırılık teşkil edeceğini, davalının asıl amacının “...” ibaresini yasayı dolanarak adına tescil ettirmek olduğunu, markaların birebir aynı sınıfları kapsadığını, davalı şirket tarafından daha önce de 2010/56080 başvuru sayılı “...” ibaresine ilişkin olarak yapılan başvuruya yine müvekkil şirketçe itiraz edildiğini, YİDK’nın 2013-M-4724 sayılı karar ile marka başvurusunun reddine karar verildiğini, yıllar sonra aynı ibare için tekrar başvurulduğunda bu sefer kurumun markaların benzer olmadığı değerlendirmesinde bulunduğunu, davalı yan başvurusunun ayrıca SMK 6/3 ve 6/6. maddeleri gereğince de reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2020-M-2063 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/115682 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı Şirket temsilcisi, ... Ltd. Şti.'nin kuruluşu 1950'lere dayanan önce şahıs şirketi iken sonradan aile şirketine dönüşen Kahramanmaraş’ta marketler zinciri olan Soyadı Kanunu’ndan beri soyadı ... olan şahıslara ait tanınırlığı olan bir şirket olduğunu mal ve hizmetler arasındaki benzerlik değerlendirilmesinde, mal ve hizmetler arasındaki bütün ilişkiler ve özelliklerin dikkate alınması gerektiğini, benzerlik incelemesinde de görsel, işitsel ve kavramsal olarak bütünsel bir değerlendirme yapılması gerektiğini, “...” markasında yer alan “...” ibaresinin esas ayırt edici unsur olmadığını, “...” ibaresinin ayırt edici unsur olduğunu, bu ibarenin birleşik kelime olduğunu ve şirket sahiplerinin soyadı olduğunu, şirketin 1991’den beridir de unvanı olduğunu, asıl vurgunun “...” ibaresinde olduğunu, markanın başına eklenen ... ibaresinin ayırt edici bir özellik olduğunu, faaliyet gösterdiği ilin adı olduğunu, “...” şirketinin Kahramanmaraş’ta tanınırlığına sahip olduğunu, markalar arasında benzerlik olmadığını, şirketin yetkililerin soy ismini de kullanmakla iyiniyetli olduğunu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetlerin davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, taraf markalarının (112530 sayılı ve “...” ibareli marka hariç) ortak ve esaslı “.../...” ibaresini içermesi, ilgili tüketicilerin psikolojik olarak farklılığı gösteren noktalara değil benzerliği sergileyen noktalara dikkatlerini yoğunlaştırması, markaların görsel, sesçil ve kavramsal olarak birbirlerine benzemesi karşısında bütünsel olarak benzer olduğu, SMK'nın 6/4. maddesi anlamında bir tescil engelinden söz edilebilmesi için Türkiye’de tescilli olmayan ancak Paris Sözleşmesi’nden yararlanabilecek bir kişinin markasıyla aynı veya benzer markanın varlığının gerektiği, davacının, Türkiye’de tescilli markalarına dayanarak başvuruya itiraz ettiği ve huzurdaki davayı açtığı, belirtilen hususlar karşısında somut uyuşmazlığa SMK'nın 6/4. maddesi hükmünün uygulanma imkânı bulunmadığı; davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının markasının gelmesi ve tüketicilerin mezkûr markayı davacının seri markalarından birisi zannetmesi veya davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşmeleri, davalının haksız bir kazanç sağlaması, markanın daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, özellikle “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşmesi tehlikesi olduğunun düşünüldüğü, bu kapsamda SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında tescil engeli olduğu, davalı şirketin kötüniyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2020-M-2603 sayılı kararının iptaline, 2018/115682 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin zayıf bir ibare olduğunu ve ayırt edicilik için ufak değişikliklerin yeterli bulunduğunu, HGK'nın 04.03.2021 tarih ve 2017/11-16 E.-2021/198 K. sayılı kararı ile "..." ibaresinin zayıf olduğuna yönelik direnme kararının onandığını, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tescil engeli bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı şirket temsilcisi, taraf markalarının benzer olmadığını, başvuruda "..." ibaresinin esas unsur olmadığını, "..." ibaresinin ayırt edici unsur olduğunu, bu ibarenin davalı şirketin sahiplerinin soyadı olduğunu, somut olayda haklı nedene dayanma halinin bulunduğunu, 1991'den beri ...'ta faaliyet gösteren şirketin ismini faaliyet gösterdiği şehirle birleştirerek kullanmak istediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında ".../..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu zira kelime markası olan başvurudaki "..." ibaresinin coğrafi yer adı olması, "..." ibaresinin ise tanımlayıcı olması nedeniyle iltibas karşılaştırmasında dikkate alınmayacağı, davacının sadece "..." ibaresini içeren markasının da bulunduğu, bu hale göre taraf markaları arasında aynı mal ve hizmetlerde kullanılmaları halinde SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, markalar arasında emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarih ve 2021/3878 E. - 2022/8010 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 28.03.2022 tarih ve 2021/183 E. - 2022/2526 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 11.11.2020 tarih ve 2019/823 E. - 2020/4965 K. sayılı kararında "... " ibaresinin ve 19.10.2020 tarih ve 2020/142 E. - 2020/4208 K. sayılı kararında "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunduğu, başvurunun tescili halinde SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağı, öte yandan davalı şirketin ticaret unvanı ve ortaklarının soyadının "..." ibaresinden oluştuğu, kaldı ki taraf markaları arasında iltibas bulunduğundan, davalı şirket sahiplerinin soyadının marka olarak kullanıldığı yönündeki iddianın yerinde bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarih ve 2021/163 E. - 2022/3806 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davalı şirket ile davalı ... Kurumu vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı şirket ile davalı ... Kurumu vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 269,85. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ile davalı ... Kurumu vekilleri tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55. TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 	  

3. İstinaf aşamasında davalı şirket ile ... Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/11/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 18/12/2023

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerikararınınileKurumileriilgiliiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim