Ankara BAM 20. HD 2021/1510 E. 2023/1347 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1510
2023/1347
27 Ekim 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1510
KARAR NO : 2023/1347
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2021
NUMARASI : 2020/270 E. - 2021/210 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2021 tarih ve 2020/270 Esas - 2021/210 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı şirketin 1978 yılında kurulduğunu, ... ibareli çok sayıda markasının bulunduğunu, ... markasının tanınmış olduğunu, davalının 2018/121406 sayılı "...+şekil" ibareli müvekkil markasına "... ..." ibareli 2011/103735 ve 2017/83568 sayılı markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, Markalar Dairesi’nin itirazı reddettiğini, davalının karara itiraz ettiğini, dava konusu YİDK kararıyla itirazın kısmen kabul edilerek müvekkil markasından 35 ve 41. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, markaların benzer olmadığını, ... ibareli markalarının bu sınıflarda tescil edilmiş örnekleri bulunduğunu, ... ibaresinin davacının ticaret unvanının kök unsuru olduğunu, davalının ilaç sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline, davacının 2018/121406 sayılı markasının 35 ve 41. sınıflarda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, ... ...'ın, Türk ilaç sektöründe Cumhuriyet tarihinden beridir faaliyet gösteren, bilinen ilk ilaç üreticilerinden olduğunu, markaların benzer olduğunu, hem ibare hem şekil yönünden benzerlik olduğunu, davacının bu sınıflarda önceye dayalı tescili bulunmadığını, markaların karıştırılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "...+şekil " ibareli marka başvurusu ile davalının " ... ...+şekil(2017 83568)" ibareli tescilli markası arasında başvuru kapsamından çıkartılan emtialar nedeniyle biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler açısından iltibas nedeniyle başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının “... ...” markasının belli bir kişiye ait ad-soyad’tan ibaret olup, bu yönüyle diğer markalardan ve özellikle "..." markalarından farklılaştığını, davalının “... ...” markası belirli bir kişiyi işaret ettiğinden, tek başına “...” markasından kavramsal açıdan ciddi şekilde uzaklaştığını, bilirkişilerin, her iki markada da daire veya yarım daire şekillerinin bulunmasını iltibas açısından yeterli bulduğunu, oysa ki her iki markada da yuvarlak şekillerin bulunmasının güçlü bir benzerlik olduğu anlamına gelmediğini, nitekim müvekkilinin markasında karşı yanın markası aksine yazı unsuru şeklin içinde değil şekilde bağımsız tek başına yer aldığını, ayrıca şekiller arasında güçlü bir benzerlik olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin söz konusu şekil üzerinde de önceye dayanan bir hak sahipliği olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve denetime elverişli olmayan raporun esas alındığı, yerel mahkeme kararının esasen marka hukukuna uygun olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hakkındaki YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu, 35, 37, 39, 41, 42 ve 43.sınıftaki hizmetlerin tescili talebiyle
yapılmış, ... Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedilerek
yayınlanmıştır.
Davalı, yayına itirazda SMK'nın 6/1 maddesini gerekçe göstermiştir. Davalının yayına itirazı dava
konusu 14/04/2020 tarih, 2020-M-2997 sayılı YİDK kararıyla kısmen kabul edilerek 35 ve 41.sınıf hizmetler başvurudan
çıkarılmıştır. YİDK kararı davacıya 21/04/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, eldeki dava 02/09/2020 tarihinde açılmıştır.
Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri).
Dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesinde, ...'in nihai kararının YİDK tarafından tesis edilen karar olduğu, bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Burada öngörülen süre hak düşürücü nitelikte olduğu gibi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2014/3072 E.-4547 K. sayılı, 01/06/2015 gün ve 2015/2531 E.-7355 K. sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu husus, dava şartıdır. Buna göre, iptali istenen YİDK kararının davacıya 21.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 25.03.2020 tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile dava açma sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durdurulduğu, daha sonra 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi birinci fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 tarihinden 16.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı, 7226 sayılı Kanun ile pandemi dolayısıyla uzayan süreler dikkate alındığında dava açmak için hak düşürücü sürenin 15.06.2020 tarihinde başlayıp 17.08.2020 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre ile pandemi nedeniyle uzayan süreler dolduktan sonra 02.09.2020 tarihinde açıldığı, öte yandan iki aylık hak düşürücü dava açma süresinin 6100 sayılı HMK’nın tayin ettiği bir süre olmadığı, bu nedenle adli tatil de dahil olmak üzere sürenin işleyeceği ve uzamayacağı gözetildiğinde, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, özel kanunda dava şartı olarak düzenlenen süre yönünden YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 4 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2021 tarih ve 2020/270 E. . 2021/210 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
4. Davacı tarafından yatırılan 59,30. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin yerel mahkemece yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/10/2023 tarihinde HMK’nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2023
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56