Ankara BAM 20. HD 2021/1499 E. 2023/1345 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1499
2023/1345
27 Ekim 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1499
KARAR NO : 2023/1345
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2021
NUMARASI : 2020/384 E. - 2021/429 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/06/2021 tarih ve 2020/384 Esas - 2021/429 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisi tarafından 01/05/2010 tarihli faturaya konu emtianın 01/05/2010 tarihli sevk irsaliyesi ile davalı yana teslim edilmek üzere "..." adlı taşıma firmasına ait ... plaka sayılı aracı kullanan davalı ...'e teslim edildiğini, müvekkilinin teslim konusunda kendisine düşen dikkat ve özeni gösterdiğini, söz konusu 01/05/2010 tarihli fatura bedeli karşılığında 28.500,00-TL bedelli çek alınarak bedelinin tahsil edildiğini, takip ve dava konusu 20/05/2010 tarihli faturanın da aynı şekilde müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalı şirkete teslim edilmek üzere "..." adlı taşıma firmasına ait ... plaka sayılı aracı kullanan davalı ...'e teslim edildiğini, teslime rağmen 20/05/2010 tarihli fatura bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirket aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/778 E. Sayılı dava dosyasında beyanda bulunan davalı ...'in fatura ve sevk irsaliyelerini okumadan imzaladığını ileri sürdüğünü, müvekkili şirketin malları davalı şirkete teslim edilmek üzere diğer davalı ...'e teslim etmesine ve bu hususun sevk irsaliyeleri ile sabit olmasına rağmen müvekkilinin alacağına kavuşamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 12.000,00-TL'nin Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2010/10517 sayılı takip dosyasının takip başlangıç tarihi olan 20/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirket yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından, davanın ve icra takibinin dayanağı olan faturaya dayalı olarak Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2010/10517 sayılı dosyası ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile Ankara Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/788 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, sadece fatura düzenlenmiş olmasının tek başına alacağın varlığını göstermeyeceği gerekçesi ile reddedilen davanın, aynı davalı hakkında, aynı iddia ve talep ile açılan eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı tarafından dosyaya sunulan 20/05/2010 tarih ve 339533 no.lu 12.000,00-TL bedelli faturaya ilişkin 101126 no.lu sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında davalı ...'in imzasının bulunduğu, yine 20/05/2010 tarihli taşıma irsaliyesinin davalı ... tarafından imzalandığı, duruşmada beyanı alınan davalı ...'in söz konusu imzalara bir itirazının olmadığı ve imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, buna göre 20/05/2010 tarihli faturaya konu malların davalı ... tarafından teslim alındığı ve söz konusu malların davalı şirkete teslim ettiğini ispat yükü altında bulunmasına rağmen teslime ilişkin delil sunamadığı, bu nedenle davacının davalı ...'den fatura konusu malların faturada gösterilen bedeli olan 12.000,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden temerrüdün Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/13105 sayılı takip dosyasının takip başlangıç tarihi olan 13/11/2018 tarihinde başlaması nedeniyle bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu taşınacak eşyaya ilişkin fatura ve sevk irsaliyesinin tarihlerinin 20.05.2010 olduğunu, davacı tarafça bu belgelere dayanılarak müvekkil hakkında 2018 yılında icra takibi başlatıldığını ve işbu davanın ise 2020 yılında açıldığını, davacının taleplerinin taşıma işlerine ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenmiş olan zamanaşımı sürelerine göre en geç 20.05.2013 tarihi itibariyle (uzamış zamanaşımı olan 3 yılın dikkate alınması halinde) zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkilinin 14.06.2021 tarihli duruşmada açıkça zamanaşımı def'i öne sürdüğünü, bu hususun dikkate alınmadığını ve gerekçeli kararda tartışılmadığını, ticari defterler üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadan, bilirkişi raporu alınmadan davacı tarafça iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu olduğu yönünde dayanaktan yoksun bir karar verildiğini, taşıyıcının aradan uzun bir süre geçtikten sonra geçmişte yapılan bir taşıma sırasında zarara sebep olan nedeni bulup, en yüksek özeni gösterdiğini kanıtlamasının çok zor olduğunu, kaldı ki TTK'ya göre basiretli bir tacirin belgeleri on yıl saklaması gerektiğini, işbu davanın açıldığı tarih itibarı ile müvekkilin davaya konu malları teslim ettiğine ilişkin belgeleri saklamak gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, diğer davalı aleyhine açılmış olan itirazın iptali davasında verilen karar gerekçe gösterilerek diğer davalının işbu davada sorumluluğunun değerlendirilmemesinin hukuk ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu malları, diğer davalı .... Şti.'ye teslim ettiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın müvekkili yönünden tamamen reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının davalı .... Ltd. Şti.'ye gönderilmek üzere 20/05/2010 tarih, 339533 sayılı fatura konusu malları ... adına ...'e teslim ettiği, gerek ...'in 14/06/2020 tarihli duruşmada alınan beyanı, gerekse imzası ikrar edilen sevk irsaliyeleri ile sabit olup, malların .... Ltd. Şti.'ye teslimi olgusunu ispat yükü altında bulunan ... tarafından ispata elverişli delil sunulmamıştır.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, ön inceleme ve tahkikat duruşmalarından sonra ilk kez 14/06/2021 tarihli karar celsesinde zamanaşımı def'i öne sürmüştür.
Zamanaşımı, kanunda (HMK m.116) sınırlı olarak sayılan ilk itirazlardan olmadığından cevap dilekçesi ile ileri sürülme zorunluluğu söz konusu değildir. Zamanaşımının ileri sürülme zamanı daha çok savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağıyla ilgilidir. HMK’nın 141. maddesinde;
“(1)Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.
”Hâl böyle olunca, süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def’inin savunmanının genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı, ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatinin de bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın zamanaşımına ilişkin istinaf itirazları da yerinde değildir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/07/2021 tarih, 2020/ (13) 3-36 Esas, 2021/974 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Öte yandan faturaya dayalı alacak için başlatılan eldeki davada davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından, davalı ...'in, davalı Şirket hakkında verilen "kesin hüküm nedeniyle davanın reddine" ilişkin kararı istinaf etme hakkı da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 819,72. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 145,00. TL nispi, 59,30. TL maktu harç toplamı olan 204,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 615,42. TL bakiye harcın anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan davalının uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/10/2023 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2023
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56