Ankara BAM 20. HD 2021/1265 E. 2023/1190 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1265
2023/1190
5 Ekim 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1265 - 2023/1190
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1265
KARAR NO : 2023/1190
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2021
NUMARASI : 2018/458 E. - 2021/20 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/02/2021 tarih ve 2018/458 E. - 2021/20 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilmiş ise de bu karara davalı şirketin itirazı üzerine bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, kullanım ispatı üzerine kullanıma ilişkin delillerini de sunduklarını ileri sürerek, YİDK'nın 15.10.2018 tarih ve 2018/M-8357 sayılı kararının iptaline, 2017/34940 sayılı "..." ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davacının eski tarihli markaları ile ilgili kullanım ispatı talebinde bulunulduğunu, ancak davacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve yalnızca 2017/01933 sayılı marka başvurusu bakımından itirazın kabul edildiğini, ancak anılan marka başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine kötüniyet gerekçesiyle reddedilmiş olduğunu, bu karara karşı da davacı yanca 2018/431 E. sayılı iptal davasının açıldığını, dolayısıyla davacı yanın itirazına dayanak markasının ortadan kalkmış olduğunu, ortadan kalkmış bir markanın da müvekkili başvurusunun reddine gerekçe olamayacağını, davacının 2008/31111 sayılı markasına karşı kullanmama nedeniyle İstanbul Anadolu 1.FSHHM’de daha evvel ikame edilmiş bir iptal davasının bulunduğunu, anılan mahkemece davacı yanın kullanımının bulunmadığına kanaat getirildiğini, ancak Anayasa Mahkemesinin 2016/148 E- 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK'nın 14. maddenin iptal edilmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığını, ancak kararda müvekkilinin dava tarihinde haklı olduğunun tespit edildiğini, bilahare ikinci kez İstanbul Anadolu 2. FSHHM’de 2019/273 E. sayılı davanın ikame edildiğini ve davacının bir kez daha kullanım ispatını yerine getiremediğini, davacının bunun üzerine 2017/01933 sayılı başvuruda bulunduğunu, anılan başvurunun da belirtildiği gibi kötüniyet sebebiyle reddedildiğini, davacının kullanım ispatı için sunduğu delillerin yetersiz olduğuna hükmeden Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı itirazda bulunmadığını, kaldı ki zaten sadece dört adet delil sunulmuş olduğunu, bunun ciddi bir kullanımı ispat etmeye zaten elverişli olmadığını, bir an için davalı yanın gerekçe markası olduğu kabul edilseydi de davalının kullanımının “pil” emtiasına ilişkin oluğunu, müvekkilinin markasının ise “bilgisayar yazılımları” ile ilişkili olması nedeniyle yine markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağını, YİDK kararlarının verildiği tarihteki koşullara göre incelenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2017/34940 sayılı başvuru ile davacının işlem ve dava dosyasına dayanak yaptığı markalardan 2017/01933 ve 2008/31111 sayılı markaların aynı ya da aynı tür malları kapsadığı, bununla birlikte 2008/31111 sayılı marka yönünden davacının, anılan markanın, dava konusu markanın başvuru tarihinden önce, Türkiye’de ciddi kullanıma konu edildiğini ispatlayamadığı, davacının 2017/01933 sayılı markası ile dava konusu markanın, ilgili tüketiciler nezdinde, görsel, kavramsal ve işitsel açıdan güçlü bir benzerlik taşıdıkları, bu benzerliğin karıştırılma ihtimaline neden olabilecek düzeyde olduğu, 2017/01933 sayılı davacı markasının, dava konusu iptali talep olunan YİDK karar tarihinde reddedilmiş bir başvuru olduğu, her ne kadar söz konusu markanın reddine dair verilen kararın iptali istemiyle açılmış bir dava olduğu görülmekte ise de, YİDK kararlarının, karar tarihindeki durum gözetilerek verilmesi gereken kararlardan olduğu, YİDK’nın 15.10.2018 tarih ve 2018-M-8357 sayılı kararının iptali ile hükümsüzlük ve terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararında red gerekçesi gösterilen 2017/01933 sayılı markaya ilişkin davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, dosyada davalının marka başvurusunu kötüniyetle yaptığı iddialarının bulunduğunu, müvekkilinin 2008/31111 sayılı markasının geçerliliğini koruduğunu, müvekkilinin bu markaya dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu, bilirkişilerin bu markanın ciddi kullanıma konu edildiğinin ispatlanamadığı şeklindeki tespitlerle görev sınırlarını aştığını, başvurunun iltibasa sebep olacak mahiyette olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı şirketin 09. sınıfta yer alan "bilgisayar yazılımları" emtiası yönünden "..." ibaresinin marka olarak tescili için başvurduğu, 2017/34940 sayılı başvurunun yayımı üzerine davacı şirketin 2007/38693, 2007/38604, 2008/03111 sayılı marka ve 2017/01933 sayılı marka başvurusunu mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiği, davalı vekilinin davacının eski tarihli markaları için kullanım ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığınca söz konusu markalar için kullanım ispatı talebinin yerine getirilemediğine karar verildiği, bununla birlikte 2017/01933 tarihli markanın ise başvuruyla benzer bulunarak başvurunun reddedildiği, davalı şirketin bu karara yaptığı itiraz üzerine ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla bu kez 2017/01933 nolu başvurunun Kurulun 19.09.2018 tarih ve 2018/5257 sayılı kararı ile reddedildiği tespit edildiğinden başvuru sahibinin itirazının kabulüne karar verildiğini, YİDK'nın 15.10.2018 tarihli bu kararının davacı tarafa 17.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın da yasal iki aylık süre içerisinde 14.12.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece ise; dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet 2017/01933 sayılı markası arasında görsel ve işitsel açıdan güçlü bir benzerlik bulunduğu, markaların aynı/aynı tür malları kapsadığı, ancak itiraza mesnet söz konusu markanın YİDK karar tarihinde reddedilmiş bir başvuru olduğu, YİDK kararlarının karar tarihindeki durum gözetilerek verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekilinin istinaf itirazları gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlık taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı ve müddet kaydı bulunan davacının itirazına mesnet 2017/01933 sayılı marka başvurusunun iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınıp alınamayacağı noktasındadır.
... tarafından bazı marka tescil başvurularının işlem dosyasına "müddet" kaydı koyuluyor ve bu markalar hükümden düşmüş olduğu gerekçesiyle benzerlik incelemesinde dikkate alınmıyorsa da, bu kaydın mevcut hukuki ve fiili durumla uyuşmaması halinde, sadece anılan kayda dayanılarak bir marka başvurusunun hükümden düşmüş sayılamayacağı tabiidir. Nitekim somut uyuşmazlıkta da işlem dosyasındaki "müddet" kaydına rağmen, davacının itirazına dayanak 2017/01933 numaralı marka tescil başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali talebiyle Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/431 sayılı esasında dava açılmış, eldeki davayla YİDK kararının iptali istemi reddedilmiş ise de, Dairemizin 2021/689 E. - 2023/800 K. sayılı kararıyla anılan ilk derece mahkemesinden verilen 25.11.2020 tarih ve 2018/431 E. - 2020/369 K. sayılı karar kaldırılarak davanın kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 2018-M-5257 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali davalarında, YİDK kararının verildiği tarih itibariyle mevcut hukuki ve fiili duruma göre karar verilmesi gerektiğinden, somut uyuşmazlıkta da dava konusu YİDK karar tarihinde, hukuki varlığını sürdüren ve davacı tarafça işbu dava konusu başvuruya davalı kuruma sunulan itiraz dilekçesinde de açıkça dayanılan, davacının 2017/01933 numaralı marka tescil başvurusunun, benzerlik incelemesinde dikkate alınması zorunludur. Dolayısıyla, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/01933 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik değerlendirilmesi yapılması gerekmektedir.
Taraf markalarını oluşturan işaretlerin incelenmesinde; dava konusu başvuru ... ibaresinden, itiraza mesnet 2017/01933 sayılı marka ise ... ibaresinden oluşmakta olup, markalar son harfi dışında aynı harf diziliminden oluşmaktadır. Bu hali ile markalarını oluşturan ibarelerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğu açık olup bu husus yerel mahkemece de kabul edilmiştir.
Dava korusu başvuru ile itiraza mesnet markanın emtia yönünden karşılaştırılmasına gelince; davalı şirketin 2017/34940 sayılı başvurusu 09. sınıfta "bilgisayar yazılımları" emtiasını kapsamaktadır. Davacının 2017/01933 sayılı başvurusu kapsamındaki 09. sınıf mallar arasında ise "bilgisayar programları ve yazılımları" aynen yer almaktadır. Taraf markaları arasındaki neredeyse ayniyet seviyesine varan bu benzerlik bulunduğu gözetilerek, bu hali ile, başvurunun itiraza mesnet markanın devamı ya da serisi gibi algılanacağı, taraf markaları ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derecede benzediği ve SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanması koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, davacı vekili istinaf itirazlarında müvekkilinin 2008/31111 sayılı markasının geçerliliğini koruduğunu, müvekkilinin bu markaya dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürmüş ise de, SMK'nın "Yayıma itirazın incelenmesi" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrası "6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü havidir. Somut uyuşmazlıkta da davalı başvuru sahibi şirket, davacının eski tarihli 2007/38693, 2007/38604, 2008/03111 sayılı markaları için kullanım ispatı talebinde bulunmuş, ancak, dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafça sunulan deliller pil emtiasına ilişkin olup, bu delillerin 2008/3111 sayılı markanın çekişmeli emtialar üzerinde ciddi bir şekilde kullanılmakta olduğunu ispatlar nitelikte değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında müktesep hakkın varlığı için markanın uzun süreli kullanımı arandığından davacı vekilinin bu iddiası yerinde bulunmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, itiraza mesnet 2017/01933 sayılı marka başvurusu dikkate alınmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karara verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 10/02/2021 gün ve 2018/458 E. . 2021/20 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2. Davanın KABULÜ ile, YİDK'nın 15.10.2018 tarih ve 2018. M. 8357 sayılı kararının İPTALİNE,
3. Davaya konu 2017/34940 sayılı ve "..." ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
4. Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85. TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90. TL harcın mahsubu ile bakiye 233,95. TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6. Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.400,00. TL bilirkişi ücreti, 156,50. TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 87,00. TL tebligat masrafı, 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.643,50. TL yargılama giderine, 35,90. TL başvurma harcı, 35,90. TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.715,30. TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7. Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
9. Davacıdan peşin olarak alınan 59,30. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 29/10/2023
Başkan V.
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:32