Ankara BAM 13. HD 2024/801 E. 2024/840 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/801
2024/840
23 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BAM 13. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/801 KARAR NO:2024/840
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/801
KARAR NO : 2024/840
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2024
NUMARASI : 2024/369 Esas 2024/348 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
TALEP : YARGI YERİ BELİRLENMESİ
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Taraflar arasındaki davada Kahramankazan Asliye Hukuk ve Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesince; uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davalıların tacir olmadığı, uyuşmazlığın nispi ya da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
TTK'nın 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarihli ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli ve 37 E.- 9 K. Kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir."
Somut olayda; davacı vekili, 03/05/2022 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araca çarpması ile trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın kusuru bulunmadığından, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin davalılardan tahsil edilemediğinden icra takibi başlatıldığını ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olmadığı gibi davalıların tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözüme kavuşması gerekmektedir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22.maddeleri gereğince Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
-
Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemesine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile 23/05/2024 tarihinde karar verildi.
Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 11/06/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02