Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1010
2024/1031
4 Temmuz 2024
ESAS NO: 2024/1010 KARAR NO:2024/1031
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1010
KARAR NO : 2024/1031
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2024
NUMARASI : 2024/122 Esas 2024/138 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
TALEP : Yargı Yeri Belirlenmesi
KARAR TARİHİ : 04.07.2024
Taraflar arasında görülen dava hakkında Ankara 43.Asliye Hukuk ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Ankara 43. Asliye Hukuk Mahkemesince; davada her ne kadar davalı olarak site yönetimi gösterilmiş ise de; davanın niteliğine ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine göre davanın karşı tarafının sözleşmede imzası bulunan S.S ... Konut Yapı Kooperatifi olduğu, site yönetiminin sözleşmenin tarafı olmadığı, dosya içeriğine göre ancak davaya müdahil veya ihbar olunan sıfatı ile katılabileceği, davanın niteliğinin eser sözleşmesinden (Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi) kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası olduğu, davacının ticari şirket ve davalı tarafın kooperatif olduğu, her iki tarafın ticari şirket olarak Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği ve tacir konumunda oldukları, en son yüksek mahkeme kararlarına göre de kooperatiflerin leh ve aleyhine açılan davalarda kooperatiflerin tacir olarak kabul edileceklerinin belirtildiği, her iki tarafın da tacir olup Ticaret Kanununda düzenlenmiş olması ve ayrıca iki tarafı da tacir olan taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunması dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davacının tacir olduğu, davalı tarafından seçilen davalı olarak gösterilen site yönetiminin tacir olmaması nedeniyle yargılamaya konu olayda Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır,
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, dava dışı kooperatif ile imzaladıkları eser sözleşmesi kapsamında, yüklenici davacıya ait olacak bloklarda sonradan üretilen bağımsız bölümlerin davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, bu şekilde ortaya çıkan iki adet bağımsız bölümün davalı ... tarafından imar affından yararlanılarak davacı şirket yetkilisi ... adına tescili için başlattıkları işlemlere site yönetiminin izin vermediğini, davalı tarafından imar affından yararlanılarak davacı şirkete ait olması gereken iki adet bağımsız bölüme el konulduğunu ve tasarruf etmeye başladığını belirtip, iki adet bağımsız bölümün davacı adına tesciline, tescil mümkün olmaz ise dairelerin rayiç bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosya kapsamından, davalının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle eldeki davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin kabulü ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22.maddeleri gereğince Ankara 43. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
-
Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemesine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile 04.07.2024 tarihinde karar verildi.
Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 10/07/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır.
...
Üye
...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip
...
¸e-imzalıdır.
Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09