SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/845 E. 2024/227 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/845

Karar No

2024/227

Karar Tarihi

22 Mart 2024

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/845 Esas - 2024/227

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/845 Esas

KARAR NO : 2024/227

HAKİM : ....

KATİP : ....

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : 1- ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : 2- ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 21/12/2023

KARAR TARİHİ : 21/03/2024

YAZIM TARİHİ : 03/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.03.2022 tarihinde, davacı müvekkili ...'ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile .... İli istikametine seyir halindeyken, ... otogarında yolcu indirip tekrar harekete geçtiği esnada davacı müvekkili ...'ın yerine oturmasını beklemeden sevk ve idaresindeki otobüsü kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde hareket ettirmesi neticesinde davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, yargılama konusu trafik kazasının ardından kaza tespit tutanağı tanzim edilmediğini, ceza yargılamasının sürdürüldüğü .... Esas sayılı dava dosyasında alınan, aleyhe hususlarını kabul etmedikleri 24.04.2023 tarihli kusur bilirkişi raporu ile ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacı müvekkilinin herhangi bir kusurunun ise bulunmadığının tespit edildiğini, yargılamaya konu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin diz ve eklem çıkığı ve eklem gerilemesi başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırık, çıkık, çatlak, yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, kazadan sonra .... kaldırılan müvekkilinin tedavisine .... devam edildiğini, müvekkilinin bu hastanelerde uzun süre yatarak tedavi gördüğünü, yargılama konusu trafik kazasına kusuru ile sebebiyet veren ... plaka sayılı otobüsün kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı .... A.Ş.'nin teminatı altında olduğunu, ilgili sigorta şirketinin müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... Şirketi'nin teminatı altında olduğunu, ilgili sigorta şirketinin müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, eldeki dava konusu trafik kazası sebebiyle ... Esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması yapılmakta olduğunu, ... plaka sayılı otobüsün Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası uyarınca HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri taleplerini artırım hakları saklı olmak üzere, şimdilik, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 1.000,-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,-TL, olmak üzere toplam 1.200,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, ... plaka sayılı otobüsün Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz taleplerini artırım hakları saklı olmak üzere, şimdilik, 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalı ... Şirketi'nden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiliyle davacı müvekkiline ödenmesine dair talebimizi içeren HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olduğunu, davanın kabulü ile her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile 10/02/2022 - 10/02/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin kişi başına 175.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMk ve genel şartlar gereği müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın ...'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep ettiklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek 2'de belirtilen kurallar çerçevesinde (TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz) hesaplama yapılması gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu husus davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, tazminat hesabında esas alınacak gelirin, devamlılık gösteren ve kazanılması için efor sarfına gerek olan ücretler olduğunu, davacı tarafından ... hizmet dökümü sunulmadığını, davacının/müteveffanın düzenli geliri/mesleği olmadığından kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı yapılması halinde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zira iş kazası halinde, ... ve işveren tarafından yapılan/yapılacak ödemelerin tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderlerin teminat dışı olup 6111 sayılı kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğü ...’ya aktarıldığını, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderinin belgelendirilmesi halinde brüt asgari ücret, belgelendirilmemesi halinde ise net asgari ücretin tazminat hesaplamasına esas alınması gerektiğini, ayrıca bakıcı ihtiyacının aile bireyleri tarafından karşılanması halinde hesaplanacak tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini, dosyada mübrez evraklarda uzlaştırma durumunun belirsiz olduğunu, CMK md.253 gereği uzlaştırmanın haklardan feragat olduğu gözetildiğinde, uzlaşma durumunun mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:

Davanın haksız fiil nedeniyle maddi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.

Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.

Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak davalı konumunda olduğu görevin asıl uyuşmazlık tarafları arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenmesi gerektiği.

Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.

Bu durumda davanın, davacı yolcunun dava dışı ... AŞ.'nin sigortalısı olduğu yolcu taşımaya tahsis edilmiş araçta yolcu olarak seyahat ettiği ve meydana gelen kaza sonucu yaralandığı, davanın da bu kaza nedeniyle uğramış olduğu maddi zararının tazmini istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın 6100 sayılı H.M.K'nun 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

6502 sayılı Yasa'nın 83/2, 6100 sayılı HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,

.... Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,

Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,

Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,

Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,

Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,

Dair, Davacı Vekili Av. .... 'nun yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

22/03/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır.

Hakim ...

¸e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiylecevapVeTazminat)asliyeCismaniticaretankaramahkemesi(ÖlümZararAçılanhükümTazminatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim