Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/610 E. 2023/485 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/610
2023/485
10 Temmuz 2023
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2020/610 Esas
KARAR NO : 2023/485
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 22/07/2019
KARAR TARİHİ : 10/07/2023
YAZIM TARİHİ : 20/07/2023
Mahkememizde tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili ; davacı şirkete ait petrol istasyonunun davalıya teslim edilmesinden sonra, davalının koruma görevlisi bulundurmaması nedeni ile meydana gelen hırsızlık ve kötü kullanımdan oluşan zararları oluştuğunu belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hırsızlık ve kötü kullanım dolayısıyla 5.000,00 TL ve davalıdan kaynaklanan nedenlerle ...'ya yapılmak zorunda kalınan ödemeler için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT :
Davalı vekili ; alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının zararı var ise bunu ... 'nce düzenlenen 31/03/2013 tarihli rapor ile öğrenmelerine rağmen aradan 5 yıl geçtikten sonra 22/07/2019 tarihinde dava açıldığını, davacının tespit yaptırmak için .... Mahkemesi'ne başvurduğunda tutanakta da belirtildiği gibi daha önce davacı tarafından bekçi bulundurulmakla birlikte, tespit için gidildiği 31/03/2013 tarihinden 2 ay önce bu kişinin işten ayrıldığı, tespit tarihi itibariyle iş yerinde güvenlik görevlisi olmadığı gibi iş yeri kapılarının açık ve kimi kapıların zorlanarak kırıldığı şeklinde zabıtaya suç duyurusunda bulunulduğu, davacının iş yerinde oluşmuş zarar var ise iş yerinin davacının elinde bulunduğu fakat güvenlik görevlisi bulundurulmayan dönemde meydana gelmiş olabileceğini, ...'ya yapılan ödemelerin dayanağını ve ne için yapıldığını bilemediklerini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
-Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi,
-Davalı tarafından el atmanın önlenmesi için ... esas sayılı dava ile ilgili karar,
-Davacı şirket yetkililerinin şikayeti üzerine petrol istasyonunda yapıldığı söylenilen hırsızlık ve mala zarar verme ile ilgili ... soruşturma sayılı dosya örneği,
-.... sayılı tespit dosyası,
-Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep ; taraflar arasında sözleşme ile kurulan bayilik ilişkisi nedeniyle ticari faaliyetin davacı tarafından yürütüldüğü ana taşınmaz üzerindeki petrol istasyonunun mahkeme kararı ile davalıya teslim edilmesinden sonra davalının gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, bu şekilde iş yerinde zarar oluştuğu, ayrıca davalıdan kaynaklanan nedenlerle ...'ya ödeme yapıldığı gerekçesiyle oluşan davacı zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı ... adına kayıtlı ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu ve arsa üzerine 20 yıl süre ile davalı lehine intifa hakkı kurulmuştur. Bu sözleşme ile davalı adı geçen taşınmaz üzerinde benzin istasyonu işletme hakkını kazanmıştır.
Davalı ile davacı arasında yukarıda belirtilen taşınmaz üzerindeki petrol istasyonunun işletilmesi amacıyla 17/02/2010 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı bu sözleşme uyarınca ana taşınmaz üzerindeki petrol istasyonunu işletmeye başlamıştır. Ticari faaliyetin devamı sırasında taraflar arasında uyuşmazlık çıkmıştır. Bu uyuşmazlığın giderilmesi için davalı ... tarafından davacımız ... Şirketi aleyhine ... esas numarası verilen ve sözleşmeye aykırı davranışları gerekçe gösterilip müdahalenin men'i amaçlı davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucu 06/03/2012 tarihinde ... Şirketi'nin müdahalesinin men'ine karar verilmiş, karar .... K., sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Davacının ana taşınmazdaki petrol istasyonundan tahliyesine ilişkin dava henüz devam etmekte ve daha sonra verilecek karar kesinleşmeden önce 21/06/2011 tarihinde ... esas sayılı takip dosyasından yapılan işlem ile iş yeri bu tarih itibariyle bu yeri elinde bulunduran davacıdan alınıp davalı şirkete teslim edilmiştir. Teslim tutanağının içeriği incelendiğinde, hiçbir ayrıntıya yer verilmeksizin petrol istasyonunun ve müştemilatının davalıya teslim edildiği belirtilmiştir. Tutanaktan da anlaşıldığı gibi iş yerinin teslimi anında iş yerinde bulunan ve daha sonra davacı tarafından zarara uğradığı gerekçesiyle bu davaya konu edilen eşya ile ilgili herhangi bir tespit yapılmaksızın teslim gerçekleştirilmiştir.
Davacı şirket icra müdürlüğü aracılığı ile petrol istasyonunun davalıya 21/06/2011 tarihinde fiilen teslim ettikten sonra, bu kez 08/04/2013 tarihinde ... sayılı tespit dosyası üzerinden kendilerinin iş yerini davalıya fiilen teslim ettikleri tarihten sonra iş yerinde görevli bulundurulmayarak iş yerinin hasara uğratıldığını belirtip oluşan hasar miktarının bilirkişi aracılığı ile belirlenmesini istemiştir. Bilirkişiler yaptıkları inceleme sonucu "Anılan adreste yapılan keşifte akaryakıt istasyonunda MAL SAHİBİNE AİT OLDUĞU ŞİFAHEN İFADE EDİLEN inşaat malzemeleri incelenmiş, gereken notlar alınarak fotoğraf çekildiği belirtilerek" tespit isteyenin anlatımlarınagöre oluştuğu ileri sürülen zararla ilgili rapor düzenlenmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi 17/02/2010 tarihli sözleşme ile başlamış, kısa sürede ortaya çıkan sorunlar nedeniyle davalı tarafından 29/03/2011 tarihinde ... Mahkemesi'nde men'i müdahale davası açılmış, dava devam etmekte iken 21/06/2011 tarihinde ... esas sayılı icra dosyası üzerinden iş yeri davacı şirketten alınıp davalıya teslim edilmiştir.
Davacı şirket, petrol istasyonunun kendilerinde bulunduğu dönemde güvenlik görevlisi bulundurduklarını, bu nedenle iş yerinde herhangi bir hasar ya da zarar meydana gelmediğini, mahkeme kararı ve sonrasındaki icra müdürlüğü aracılığı ile 21/06/2011 tarihinde istasyonun davalıya teslimi sonrası davalının güvenlik görevlisi bulundurmadığı için 3.kişiler tarafından istasyonda bulunan ve davacıya ait kimi eşyaların zarar gördüğünü belirtip mahkememizden tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı taraf ise; davacının zararın belirlenmesi için tespit yaptırdığı tarihten 2 ay öncesinde davacının görevlendirdiği personelin işten ayrıldığını, zararın iş yerinin güvenlik görevlisi olmayan dönemde meydana gelmiş olabileceğini, kendilerinin iş yerine zarar vermediğini söylemektedir.
Bayilik sözleşmesi sonrası akaryakıt satışı yapılan istasyonun bulunduğu ana taşınmazın davacıya teslim edildiği, davacının bu yerde ticari faaliyete başladıktan yaklaşık 1 yıl sonra davalının sözleşmeye aykırılığı gerekçe gösterip davacımız hakkında açtığı men'i müdahale davasını kazandığı, men'i müdahale davası sürmekte iken 21/06/2011 tarihinde iş yerinin icra müdürlüğü aracılığı ile davalıya teslimi gerçekleşmekle birlikte; teslime ilişkin tutanakta iş yerinde bulunan ve daha sonra zarar gördüğü gerekçesiyle tazminat davasına konu edilen demirbaş eşyanın varlığı ve bulunduğu hal tespit edilmeksizin sadece genel olarak istasyonun müştemilatı ile birlikte tesliminin yapıldığı şeklinde tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf her ne kadar iş yerinin davalıya teslimi sonrası davalının güvenlik görevlisi bulundurmayarak zararın oluşumuna sebep olduğunu belirtip bu davayı açmış ise de; 21/06/2011 tarihinde icra kanalı ile davalıya yapılan teslim sırasında daha sonra zarar gördüğü ileri sürülen demirbaş eşya ile binaların mevcut halleri ile ilgili herhangi bir tespit ve teslim yapılmadığı, bu hali ile zarara uğradığı iddia edilen demirbaş eşya ve diğer malzemelerin hasarsız biçimde davalıya teslim edildiği kanıtlanamadığı gibi, iş yerinde davacıya ait demirbaş eşya mevcut ise bunun varlığı ile ilgili herhangi bir delil de sunulmadığı gibi davacı kayıtları üzerinde yapılan incelemede zarar gördüğü ileri sürülen demirbaş eşyanın iş yerinde bulunduğuna ilişkin kayıtlara da ulaşılamadığı, bu hali ile davaya konu edilen bina ya da demirbaş hasarının davalı tarafından oluşturulduğu kanıtlanamadığı gibi, davalıdan kaynaklanan nedenlerle ...'ya yapıldığı söylenilen ödemelerin varlığı ve buna davalının neden olduğu da kanıtlanamadığı için davanın reddi gerektiği kabul edilip aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 269,80 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 811,00 TL toplamı 981,78 TL harcın mahsubu ile artan 711,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya İADESİNE.
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA.
Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE.
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri BULUNMADIĞINA.
Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.
Dair, Davacı vekili Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ... 'un yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2023
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:01:15