Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/630 E. 2024/482 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/630
2024/482
4 Eylül 2024
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/630 Esas - 2024/482
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/630
KARAR NO : 2024/482
BAŞKAN :....
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ....
DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Adi Ortaklığın Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : 31/05/2023
KARAR TARİHİ : 04/09/2024
KARAR Y.TARİHİ : 04/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan "adi ortaklığın tasfiyesi" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
- Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26/03/2012 tarihinde imzalanan, ortak girişim beyannamesi başlıklı belgede, işin adının ".... Madeni Hazırlık Galerilerinde Kullanılmak Üzere Makine-Ekipman Kiralanması İşi" olarak nitelendirilip, her iki şirketin ortaklık oranının %50 olarak belirlendiğini, adi ortaklığın konusunu teşkil eden işin 26/03/2014 tarihinde imzalanan sona erdirme protokolü ile sona erdirilerek, TBK madde 639/1fıkra hükmünde düzenlenen sona erme şartlarını gerçekleştiğini, adi ortaklığın tasfiyesi amacıyla müvekkili şirket tarafından davalı şirkete elektronik posta, ihtarname, mail yoluyla yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, müvekkili tarafından adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi amacıyla .... esasında görülen davanın açıldığını, mahkemece hüküm fıkrasında adi ortaklığın " fesih ve tasfiyesine" ibaresine yer verilerek atanan tasfiye memurları aracılığıyla süreç işletilip, bilançonun kesinleştirildiğini, tasfiyenin son aşaması olan mahkeme eli ile paylaşımın yapılması taleplerinin, adi ortaklığın verilen karar ile fesih edilip bu nedenle tasfiyenin tamamlanamayacağı, mal paylaşımının yapılamayacağı belirtilerek red edildiğini ve davanın sürüncemede bırakıldığını, davanın açılma amacının gerçekleştirilemediğini, istinafın da bu durumu onayladığını, 2017 yılından bu yana mahkemece atanan tasfiye memuru aracılığıyla adi ortaklık bilançosunun kesinleştirildiğini, mevcut davanın açılmasındaki tek amacın davanın anılan mahkemece getirilen noktadan itibaren tasfiyenin tamamlanması olduğunu, tasfiyenin ne şekilde yapılacağının yerleşik yargı uygulamasıyla açıklığa kavuştuğunu, anılan mahkemede açılan davada tasfiye prosedürüne uyulmadan sadece şirketin feshine karar verilmiş olup, mevcut davada adi ortaklığın tasfiyesi talep edildiğinden, önceki kararın mevcut davada kesin hüküm oluşturmayacağını belirterek, öncelikle davalı şirket elinde bulunan adi iş ortaklığına ait makina ve ekipmanların satışının, elden çıkartılmasını ve diğer nedenlerle zarar görmesinin önlenmesi için tarafsız bir parka çektirilmek sureti ile yediemine teslimi şeklinde, tedbir kararı verilmesini, ayrıca anılan mahkeme tarafından tasfiye usulü işletilmeden ve tasfiye yapılmadan sadece adi ortaklığın feshine karar verildiği gözetilerek tasfiyenin yapılmasına yönelik mevcut davanın kabulü ile fesih kararı kesinleşmekle, iş ortaklığı adına kayıtlı .... model beton mikseri, tek kollu tünel .... , .... model TM tünel tipi beton mikseri, ... beton püskürtme makinesi ve patlama koruyucu aparatı ve mahkemece tespit edilecek mal varlığı tediye payının belirlenerek hüküm altına alınması ile nihayetinde araçlarının satışlarının yapılarak tediye payının müvekkiline ödenmesini karar verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
- Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak, .... sayılı 10/05/2017 tarihinde verilen ve taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 06/07/2017 tarihinde kesinleşen karara ilişkin anılan dava dosyasının konusu ve taraflarının mevcut dava ile aynı olmakla davanın usulden reddi gerektiğini, .... makine sicilinde kaydı ... & ... adi ortaklığına ait olup, bahsi geçen makinelerin üçüncü kişilere devrinin ortaklık çift imza ile temsile yetkili olunduğundan tek başına müvekkili şirket tarafından satışının mümkün olamayacağının davacı tarafından bilineceğine karşın huzurdaki davanın yargıyı oyalamak ve yargının iş yükünü artırmaktan başka bir amaç ifade etmediğini, açılan davanın esasa ilişkin olarak haksız olduğunu belirterek, mükerrerlik nedeniyle davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
- Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
- Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
-
Dava, taraflar arasında bulunan adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
-
Eldeki davanın .... Mahkemesi'nin 09.07.2024 tarih, .... sayılı gönderme kararı ile Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
-
.... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... İnş. San. Tic. A.Ş. ile davalı ... İnş. Mad. Ene. Müt. Tur. Tek. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik .... Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın neticesinde ...'ın yerleşik içtihatları uyarınca tasfiye usulü işletilmeden yalnızca feshe karar verildiği, sözkonusu kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, ancak tasfiyenin gerçekleştirilemediği ileri sürülerek, talep neticesinde adi ortaklığın tasfiyesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
-
.... Mahkemesi 12.09.2023 tarih, .... sayılı kararı ile .... Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarih, .... sayılı dosyasındaki davanın aynı dava niteliğinde olduğu ve HMK m. 114/1-i hükmünde düzenlenen "aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartının sağlanamadığı değerlendirmesi neticesinde davanın usulden reddine karar verilmiştir.
-
Sözkonusu kararın istinaf kanun yoluna götürülmesi neticesinde.... 15.05.2024 tarih, .... sayılı kararı ile .... Mahkemesi'nin 12.09.2023 tarih, .... sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gerekçesinde özellikle, uyuşmazlık taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin gerçekleşip gerçekleşmediği olarak belirlenmiş, ilk davanın (.... Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarih, ....) hüküm fıkrası ile ikinci davaya ( .... Mahkemesi 12.09.2023 tarih, .... ) ait talep sonucunun aynı olmadığı, böylece HMK m. 303 hükmü kapsamında kesin hüküm niteliğinde olmadığı, ayrıca HMK m. 297 hükmü uyarınca .... Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarih, .... sayılı imamının hüküm fıkrasında, tasfiye ile ilgili taraflara yüklenen hak ve borçların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıklama bulunmadığı, başka ifade ile infazı gereken nihai karar bulunmadığı değerlendirilmiştir.
-
Mahkememiz'in .... sayılı dosyasında davacı vekilinin tedbir ve tasfiye istemlerine ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önceki bir tarih olduğu anlaşılan 22.02.2024 tarihli ek kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde, davacı vekilinin tedbir ve tasfiye talebinin .... Esas sayılı dosyasındaki istinaf incelemesi sonrasında değerlendirilmesine karar verildiği de anlaşılmaktadır.
-
Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı neticesinde .... Esas sayısını alan davada yapılan yargılama neticesinde ise bu defa davacının beyanı doğrultusunda davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunda değerlendirme yapılması ile ilgili ana dava (.... Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarih, .... ) ile bağlantılı olarak karar verme görev ve yetkisinin .... Mahkemesinde olduğu gerekçesi ile dosyasının Mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Öncelikle Mahkememize "gönderilen" dosyada yapılan yargılama ile ilgili olarak .... Mahkemesince bir istinaf incelemesi yapılmış ve az yukarıda kısa özetine yer verilen gerekçelerle .... Mahkemesinin kararı kaldırılmış, yargılamanın .... Mahkemesince yapılması için dosya ilgili mahkemeye gönderilmiştir.
-
İlke olarak her dava açıldığı tarihteki fiilî ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması, eş söyleyişle davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararın kalmaması hâlinde bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir durumda mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.
-
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir.
-
Bu anlamda bir davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunda değerlendirme yapmak ve bu hususta karar verme görev ve yetkisi yargılamayı yapmakta olan mahkemenin kendisindedir.
-
Mahkemece kendisinde açılan bir dava ile ilgili olarak hangi hallerde yargılamanın bir başka mahkemede görüleceğine karar verebileceği HMK (yetki, görev, birleştirme gibi) ve 5235 sayılı Kanunda (İhtisas Mahkemelerinin Kurulmasına İlişkin .... Kararları gereğince kurulan Bankacılık, Konkordato, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi gibi) düzenleme altına alınmıştır.
-
Kanunda öngörülen durumlar dışında bir davanın görülmesi için diğer bir mahkemeye "gönderilmesi" (somut eldeki dosyada olduğu gibi) hukuken mümkün değildir.
-
Yapılan açıklamalar ışığında dosyanın .... Mahkemesi tarafından Mahkememizde görülen ve hüküm altına alıp kesinleşen 10.05.2017 tarih, .... sayılı dosyası ile bağlantılı olması nedeniyle davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirme yapılması istemi ile Mahkememize gönderildiği, ancak konusuz kalıp kalmama değerlendirmesinin tamamen .... Mahkemesi tarafından yapılması gerektiği, yukarıda bahsi geçen Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının .... Mahkemesi'nde görülmekte olan .... sayılı dosyasına yönelik olduğu, Mahkememizce herhangi bir yargılamaya konu edilmeyen davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, keza Mahkememizde görülen 10.05.2017 tarih, .... sayılı kararında davacı vekilinin tedbir talebi üzerine kurulan 22.02.2024 tarihli ek kararda, davacının talebinin değerlendirilmesi için .... Esas sayılı dosyasındaki istinaf işlemlerinin tamamlanmasının beklenmekle yetinildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gerekçesinde de açıkça Mahkememizce verilen ve kesinleşen ilamın hüküm fıkrasında tasfiye ile ilgili taraflara yüklenen hak ve borçların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıklama bulunmadığı, diğer ifade ile infazı gereken nihai karar bulunmadığının belirtildiği anlaşılmış olup anlatılan nedenlerle dosyanın .... Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Dosyanın,.... Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
Yargılama giderlerinin .... Mahkemesi tarafından asıl hüküm ile birlikte değerlendirilesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere karar verildi. 04/09/2024
Başkan ....
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55