Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/262 E. 2024/358 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/262
2024/358
24 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/262 Esas
KARAR NO : 2024/358
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - ... ...
İHBAR OLUNAN : ... -...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2019
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
KARAR Y.TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (taşıma sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
I-İDDİALAR
- Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.09.2014 tarihinde davalının sürücüsü olduğu minibüste seyahat eden müvekkilinin, inmek istediği yerde minibüsün tam durmadan kapısının açılması nedeniyle inerken düştüğünü, müvekkilinin bedensel zarara uğradığını, davalının .... sayılı kararı ile cezalandırıldığını, kusurlu olduğunu ileri sürerek, 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 10.09.2014 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline katar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç maliki olması sebebiyle dava konusu zarardan bir sorumluğunun bulunmadığını, kazada kusurunun olmadığını, davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, kusur tespiti ve hakkaniyet indirimi yapılmasının gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maddi tazminat talep hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ...'na usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
- 10.09.2014 tarihinde davalının sürücüsü olduğu ... minibüste seyahat eden davacının minibüsten inerken düşmesi sonucu yaralandığı, yargılamanın devam ederken maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği hususları tarafların kabulündedir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
- Taraflar arasında 10.09.2014 tarihinde davalının sürücüsü olduğu ... minibüste seyahat eden davacının minibüsten inerken düşmesi sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin oluşup oluşmadığı, olayın gerçekleşmesinde tarafların hangi oranda kusurlu oldukları, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
-
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Dava dosyası, .... ve 15.03.2024 günlü kaldırma ilamı sonrasında, ....'nin 29.03.2024 gün ve ... sayılı gönderme kararı ile dosya mahkememize tevzii edilmiştir.
-
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanun'un 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
-
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu kanun hükmü ise 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinde ise; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükmünü içermektedir.
-
Somut olayda; davacı yan 10.09.2014 tarihinde davalının kullandığı minübüste seyahat ederken, inmek istediği yerde minibüsün kapısı açıldığı halde tam durmaması nedeniyle yere düştüğünü ve bedensel zarara uğradığını, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Bu halde eldeki dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mutlak ticari davalardandır.
-
Tazminat talebi içeren eldeki davanın; açıldığı 06.11.2019 tarihinde zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşıldığından 05.04.2024 tarihli tensip tutanağının 1 nolu ara kararı ile; davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını sunmak için bir haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili 24.04.2024 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında davanın açılmasından önce herhangi bir arabuluculuk sürecinin işletilmediğini bildirmiş, 20.05.2024 tarihli dilekçesinde ise; yargılama safhasına geçilmeden arabuluculuk tutanağına ilişkin usulü eksikliğin tamamlandığını belirterek, ekinde arabuluculuk son tutanağını sunmuştur.
-
Davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde; arabuluculuk başvurusunun 29.04.2024 tarihinde yapıldığı, 16.05.2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlanarak son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
-
Yukarıda yazılı açıklama ve değerlendirmeler ışığında eldeki davanın; bir miktar paranın tahsiline yönelik açılan ticari dava niteliğinde olduğu ve davanın açıldığı 06.11.2019 tarihinde yürürlükte olan (yürürlük tarihi 01.01.2019) 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği ve bu hususun dava şartı olduğu, ancak; davacı tarafça davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
-
6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca; arabulucuya başvurmanın dava şartı olarak kabul edildiği hallerde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesi ekinde ibraz edilmemesi durumda son tutanağı ibraz için davacı yana bir haftalık kesin süre verilmesi, kesin süre içinde son tutanağın ibraz edilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Görevsiz mahkemece davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ve davalının vekil görevlendirmesinin davacı aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği kanaatine varılarak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI-HÜKÜM
- Davanın, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, TTK'nın 5/A ve HMK'nın 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle, usulden reddine,
Karar ve İlam Harcı
- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan, peşin alınan 870,96 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 443,36TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
-
Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
- Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 24/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27