Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/813 E. 2024/145 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/813
2024/145
29 Şubat 2024
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/813 Esas - 2024/145
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/813
KARAR NO : 2024/145
BAŞKAN :....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 28/03/2022
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
KARAR Y.TARİHİ : 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan "Şirketin İhyası" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
- Davacı vekili dava dilekçesinde; .... San. Ltd. Şti'nin hatalı bir şekilde resen terkinine karar verildiğini, ..... Mahkemesi'nin 28.06.2018 tarih, .... , sayılı ilamı ile sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini ve tasfiye halini aldığını, hali hazırda şirketin iki ortaklı olduğunu, ortaklardan ...'nin şirket hisselerini ...'ye devrettiğini, devir üzerine ...'ne başvurularak hisse devir sözleşmesinin tescili ve ilanının talep edildiğini, ...'nün 16.03.2022 tarihli yazısı ile "... Mahkemesi'nin 28.06.2018 tarihli .... , sayılı kararı ile ... .... Ltd Şti'nin tüzel kişiliğinin mal varlığının tasfiyesi ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir, bu bağlamda ilgi başvurunuz ile Müdürlüğümüzden talep edilen hisse devri tescili işleminin tescil ve ilanı yukarıda bahsi geçen Mahkeme kararı gereğince gerçekleştirilememektedir." gerekçesi ile tescil ve ilan talebinin yerine getirilmediğini, şirketin sınırlı ihya edildiğini, şirketin tamamıyla ihya edilerek şirketin işler hale getirilmesinin istendiğini, şirket tam olarak ihya edildiğinde şirket hissesinin devri de dahil olmak üzere her türlü işlemini yapar hale geleceğini, TTK'nun tasfiye halindeki şirketlerde hisse devrini engelleyen bir hüküm barındırmadığını, tasfiyenin ne kadar süreceğinin belli olmadığını, ...'nin zorla şirket ortağı olarak tutulmasının da mümkün olmadığını, sonuç olarak şirketin öncelikle tamamıyla ihyasını, bunun mümkün olmaması halinde ...'nün haksız ve dayanaksız red kararının kaldırılarak hisse devrinin kabulü ile tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
- Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; Müdürlüklerinde .... sicil numarası ile kayıtlı bulunan .... San. Ltd. Şti'nin TTK'nun geçici 7. Maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiğini, TTK'nun geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrası uyarınca dava açmak için tanınan sürenin dolduğunu, davacı ...'nin yine davacı olduğu ve aynı şirketin ihyasını talep ettiği davanın .... sayılı dosyasında 22.12.2017 tarihinde dava açıldığını, 28.06.2018 tarih, .... , sayılı kesinleşmiş kararıyla şirketin mal varlığının tasfiyesi ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihyasına ve tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına hükmedildiğini, ihya kararı verilmesi ile ek tasfiye kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin farklı sonuçları doğuracak iki karar olduğunu, .... Mahkemesi'nde verilen kararın ek tasfiye kararı olduğunu, ticaret sicil müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucunda taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, sonuç olarak hak düşürücü sürenin geçirilmesi aynı davanın daha önceden kesin hükümle sonuçlanmış olması aktif husumet yokluğu ve hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini, itiraz edilebilecek bir ... kararı bulunmaması ve sicil müdürlüğünün tüm işlemlerini mevzuat hükümlerine uygun gerçekleştirmesi dikkate alındığında aktif halde bulunmayan şirketin sicil kayıtlarında değişiklik talebiyle açılan davanın esastan reddini, taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3.Taraflar arasında ihyası istenilen şirketin terkin edilmiş olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
- Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... Tic. Ltd.Şti.'nin ihyası talebinin olmadığı takdirde hisse devrine ilişkin işlemin tescil edilmemesine dair ... işleminin iptali talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
-
.... San. Ltd. Şti'nin ticaret sicil durumunun ... olduğu, şirketin TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve 07.10.2013 tarihli ve 8420 sayılı ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle 23.01.2014 tarihinde resen silindiğinin tescil edildiği, ...'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiği, ancak .... mahkemesi'nin 28.06.2018 tarih, .... , sayılı kararı ile tüzel kişiliğinin mal varlığının tasfiyesi ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği bu durumun 23.01.2019 tarihinde tescil edildiği, tasfiye memuru olarak ...'nin atandığı anlaşılmıştır.
-
..... sayılı dosyası suretinin incelenmesinde; davanın ... tarafından ... aleyhine .... Ltd. Şti'nin ihyası istemiyle açıldığı, 28.06.2018 tarihinde bahsi geçen şirketin tüzel kişiliğinin mal varlığının tasfiyesi ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği anlaşılmıştır.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
-
Dava, .... San. Ltd. Şti'nin ihyası veya ...'nün 16.03.2022 tarih ... sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
-
Mahkememizin ..... , sayılı 27/04/2022 tarihli kararı ile; ... sicil numarasında kayıtlı dava dışı ...Ltd.Şti. ihyası talebinin reddine, tasfiye halindeki şirket ortakları arasında geçekleşen hisse devrine ilişkin tescil ve ilamına ilişkin reddine ilişkin .... 16/03/2022 tarih -... sayılı talebin reddi kararının iptaline dair karar verildiği, işbu karara karşı davacı ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, .... 'nin 24/05/2023 tarihli kararı ile tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair karar verildiği, istinaf kararına karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulduğu, ... 'nin 26/10/2023 tarihli kararı ile davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
-
... 'nin 26/10/2023 tarihli kararında; davacı şirketin sınırlı olarak ihya edildiği ve ilgili dava ve takip konusu ile sınırlı tasfiyesinin yapılacağı açık olup hisse devri genel kurul kararı alınması tasfiyenin gerektirmediği bir işlem olduğu, bu durumda, sınırlı olarak tasfiye edilen şirket hakkında davalı kurumca verilen ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hisse devrinin tesciline ilişkin talebin reddi kararının iptali isteminin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı bildirilmiştir.
-
Somut olayın incelenmesinden önce şirketin ihyasına yönelik Kanuni düzenlemelere değinmekte yarar bulunmaktadır.
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 34 hükmünde; ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebileceği düzenlenmiştir.
-
6102 sayılı TTK'nın Geçici Madde 7 hükmünde madde içeriğinde belirtilen hallerin varlığı tespit edilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın geçici 7. madde uyarınca yapılacağı düzenlenmiştir. Yine maddede sözkonusu hallerin 01.07.2015 tarihine kadar sayılan hallerin gerçekleştiğinin de tespiti aranmaktadır.
-
Geçici 7. maddenin 1. fıkrasında sayılan bu haller ise;
"a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.
b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.
c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.
d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.
e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler." şeklindedir.
-
Hemen belirtilmesi gereken önemli bir husus, sözkonusu yukarıda belirtilen geçici 7. maddenin 1. fıkrasında sayılan bu haller tadadi nitelikte bir sayım olup yalnızca bu hallere özgü olarak yine maddede öngörülen özel bir tasfiye yöntemi getirilmiş, bu haller dışında ise geçici 7. maddede belirtilen tasfiye usulü değil TTK veya ilgili Kanunlardaki düzenleme uyarınca tasfiye işlemi yapılması gerekmektedir.
-
Geçici 7. maddenin 2. fıkrasında ise davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanamayacağı belirtilmiş, bunun dışında hangi hallerde bu düzenlemenin uygulanamayacağına ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
-
TTK 547. maddesi "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir.
-
Şirket tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (....).
-
Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
-
Ek tasfiyede amaç, yapılması gereken bazı tasfiye işlemleri yapılmaksızın tasfiyesi kapatılan ve ticaret sicilinden terkin olunan şirketin, anılan eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Niteliği itibariyle geçici bir önlem olan ek tasfiye, yapılması ihmal edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecek olup bu durum TTK’nın 547.maddesinde de açıkça ifade edilmiştir (....). Bu anlamda ek tasfiye, tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet etmekle şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır. Her ne kadar anonim şirketlere ilişkin düzenlemeler arasında yer alsa da bu kural, tüm sermaye şirketleri ve kooperatiflerde de uygulama alanı bulur. Ayrıca anonim şirketlere ilişkin tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkisine ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağına dair TTK’nın 643. maddesi uyarınca 547. madde düzenlemesi limited şirketlerde de uygulama alanı bulacaktır.
-
Yine TTK m. 533 hükmü "(1) Sona eren şirket tasfiye hâline girer; Kanundaki istisnalar saklıdır.
(2) Tasfiye hâlindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Bu hâlde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır." düzenlemesini içermektedir.
-
Somut olayda davacı yan hisse devrinin tescil ve ilanını talep etmiş, .... 'nin 28.06.2018 tarih, .... sayılı kararı ile şirketin malvarlığının tasfiyesi ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihya edildiği gerekçesi ile reddediği anlaşılmaktadır.
-
TTK m. 533 hükmü nazara alındığında şirket organlarının yetkilerinin ancak tasfiye amacıyla sınırlı olduğu ve kesinleşmiş olan .... Mahkemesi'nin 28.06.2018 tarih, .... sayılı kararı ile şirketin malvarlığının tasfiyesi ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihya edildiği dikkate alındığında ... kararının Kanuna uygun olduğu değerlendirilmiştir.
-
Bu bakımdan davacının bu yöndeki isteminin mahkememizce ... 'nin bozma ilamına uygun olarak reddine karar verilmesi gerekmiştir.
-
Öte yandan davacı yan ... bozma ilamından sonra davanın tamamen ıslah edildiğini ve şirketin tamamen ihyasını talep ettiklerini ileri sürmüş ise de, esasen bu yöndeki davanın (şirketin ihyası istemine yönelik) mahkememizce değerlendirilerek reddine karar verildiği, bu karara karşı önce istinaf ardında da temyiz kanun yoluna gidildiği ve istinaf itirazları ile temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yöndeki hukuki ihtilafın kesinleştiği, açıklanan nedenle kesinleşmiş olan bu talebe yönelik olarak ıslah talebinin hukuki sonuç doğurmayacağı değerlendirilmiştir.
-
Bu nedenle kesinleşmiş olan talebe yönelik yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmemiş, olup yapılan açıklamalar kapsamında somut uyuşmazlık incelendiğinde, davacı .... Ltd. Şti'nin tüzel kişiliğinin, .... Mahkemesi'nin 28.06.2018 tarih, .... sayılı kararı ile mal varlığının tasfiyesi ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği, ilgili dava ve takip konusu ile sınırlı tasfiyesinin yapılacağının açık olduğu, hisse devri genel kurul kararı alınmasının, tasfiyenin gerektirmediği bir işlem olduğu, bu durumda, sınırlı olarak tasfiye edilen şirket hakkında davalı kurumca verilen ret kararının yerinde olduğu anlaşılmakla; .... 16.03.2022 tarih ve ..... sayılı hisse devri tescili işleminin tescil ve ilanı talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
- .... 16.03.2022 tarih ve .... sayılı hisse devri tescili işleminin tescil ve ilanı talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması talebinin REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.. TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
-
Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 52,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere 272,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 29/02/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/02/2024
Başkan ....
E-İmza
Üye ....
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ....
E-İmza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12