Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/839 E. 2023/915 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/839
2023/915
21 Aralık 2023
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/839 Esas - 2023/915 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/839
KARAR NO : 2023/915
HÂKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Alacak Davası
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
G.K. YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasında, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından, .... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında dava dışı ...'ın düzenlemiş olduğu pazarlık usulü ihale işlerini yerine getirmek üzere adi ortaklık kurulduğu, bu kapsamda ...'ın "...'nin" davalı ile müvekkilinin kurmuş olduğu adi ortaklık tarafından gerçekleştirildiği; müvekkili ile davalının adi ortaklığın devamı ve davalının idareci ortak olması hususunda anlaştıkları, bahse konu işin 01/01/2023 tarihinde sonlandığı ve ortak girişimin halen dava dışı kurumdan hak ediş alacağı bulunduğu; müvekkilinin yaptığı harici araştırmada cari ekstrede ortak girişime yapılan ödemelerden kendi payına düşen ödemenin davalı tarafından yapılmadığının anlaşıldığı; son olarak 20/03/2023 ve 21/03/2023 tarihlerinde alınan ödemelerden müvekkiline bilgi verilmediği; ortaklık süresince müvekkilinin payına düşen ödemelerin yapılmadığının anlaşıldığı, davalının müvekkiline işlerin gidişatıyla ilgili hesap vermediği, taleplerine rağmen kar payı ödemediği, sorumluluklarını yerine getirmediği belirtilmiş olup; açılan dava kapsamında, müvekkili ile davalı arasında mevcut olan adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, 2022-2023 yıllarına ait Mahkemece tespit edilecek tasfiyeden kaynaklı alacağın ve kar paylarının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, feshedilen adi ortaklığın Mahkemece tasfiye edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından, .... Esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalının dahil olduğu iki farklı iş ortaklığı bulunduğu; davacı vekili tarafından, hangi iş ortaklığının feshinin talep edildiğinin belirtilmediği; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığı, müvekkili şirketin şirket adresinin .... olduğu, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğu; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı; cevap dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgelerinde de görüleceği üzere, ortaklık dolayısıyla elde edilen kazançların paylaşılmış olduğu, bu hususun taraf ticari defterleri, banka kayıtları ve ... nezdinde tutulan kayıtların karşılıklı olarak incelendiğinde de ortaya çıkacağı; ihale konusu işlerin muntazam bir şekilde sözleşmeleri uyarınca yerine getirildiği, haklı sebep kavramının en temel vasfının borç ilişkilerini sona erdirme imkanı getirmesi olduğu, bunun yanında adi ortaklıklar özelinde TBK. m. 629'da belirtildiği gibi yönetim yetkisinin kaldırılması ve ortaklıktan çıkarma gibi vasıflarının da bulunduğu; davacının sonuç ve istemi ile bağlı olduğu, bu nedenle yapılacak incelemede haklı sebebin var olup olmadığının tetkikinin gerektiği ve davacının faiz talebinin yerinde olmadığı belirtilmiş olup; bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
... Arabuluculuk Bürosunun ... Büro, ..... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
... Tarafından Gönderilen 08/06/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 12/06/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... ... ... ... A.Ş. Tarafından Gönderilen 19/06/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davada uyuşmazlığın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı ... Limited Şirketi ("davalı şirket" olarak anılacaktır) tarafından; dava dışı idare ... ... San. ve Tic A.Ş.'nin ("dava dışı idare" veya "dava dışı ..." olarak anılacaktır) "... ..." ve "... ..." ihalelerine münhasır olarak kurulan 2 adet adi şirket (davacı şirket ve davalı şirket) tarafından; söz konusu (adi şirketlerin münhasıran kurulma sebebi olan) ihale sözleşmeleri uyarınca yapılan işlerden kaynaklı alacakların tahsili talebi olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun, Mahkememizce HMK. 33. maddesi uyarınca res'en tetkiki ile (her ne kadar dava dilekçesinde, iki adet adi şirketten hangisi ile ilgili olarak talepte bulunulduğu belirtilmeksizin "adi şirketin tasfiyesi" şeklinde talep sunulmuş ise de) yukarıda belirtildiği şekilde, "ihale sözleşmeleri uyarınca yapılan işlerden kaynaklı alacakların tahsili talebi" olduğu kanaatine varılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; HMK. 114/1 (ç) maddesinde belirtilen "kesin yetki hali" haricinde bir eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş olup; huzurdaki davada kesin yetki halinin mevcudiyeti münferiden irdelenmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava Şartları" başlıklı 114/1 (ç) maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava şartları şunlardır:
...
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması..."
Yukarıda belirtilen hüküm kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere "kesin yetki hali", dava şartları kapsamında, yargılamanın her aşamasında Mahkeme tarafından res'en tetkiki zorunlu unsurlardan olup; yine HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün bulunmadığı hallerde, taraflara ayrıca bir süre verilmeksizin "davanın usulden reddine" karar verilmesi gerekmektedir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki Sözleşmesi" başlıklı 17. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
HMK.'nın yukarıda belirtilen 17. maddesi uyarınca, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek herhangi bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemenin yetkili kılınmasına dair sözleşme (yetki sözleşmesi - yetki şartı) yapılabileceği ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Başka bir anlatımla; Kanun Koyucu tarafından, anılan hükmün ilk cümlesinde yetki sözleşmesi (yetki şartı) yapılması imkanı tanınmış olup, anılan yetki sözleşmesinin sadece tacirler ve/veya kamu tüzel kişileri arasında akdedilebileceği; aynı hükmün ikinci cümlesinde ise, "taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça" başka mahkemede dava açılamayacağı hususu belirtilmek suretiyle, bahse konu yetki halinin, "kesin yetki" niteliğine bürüneceği ayrıca hüküm altına alınmıştır.
Neticeten;
Yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; HMK.'nın 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesinin, bir "kesin yetki" hali olarak kabul edildiği ve aynı Kanun'un 114/1 (ç) maddesi uyarınca da "taraflarca başka mahkemelerde de dava açılabileceği yönünde bir hüküm içermeyen yetki sözleşmelerinin" (kesin yetki halinin) mevcudiyeti halinde, dava şartları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Konusunun ve Yetki Sözleşmesinin Değerlendirilmesi :
Mahkememizce dava dosyası ve ilgili ihale evrakı kapsamında yapılan incelemede, davacı şirket ve davalı şirket arasında, iki adet adi şirket kurulduğu;
Söz konusu adi şirketlerden birincisinin, .... Noterliğinin 30/06/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı evrakı kapsamında ve ...'ın ".... ...'ne" münhasıran kurulduğu ve söz konusu adi şirketin, işbu ihale işlemleri haricinde hiçbir mali / organik bağının bulunmadığının açıkça belirtildiği;
Söz konusu adi şirketlerden ikincisinin, .... Noterliğinin 01/10/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı evrakı kapsamında ve ...'ın "... ...'ne" münhasıran kurulduğu ve anılan sözleşme kapsamında söz konusu adi şirketi oluşturan (davacı ve davalı) şirketlerin, işbu ihale işlemleri haricinde hiçbir mali / organik bağının bulunmadığının açıkça belirtildiği;
anlaşılmış olup; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında da, adi şirketi oluşturan (davacı ve davalı) şirketlerin, ...'ın bahse konu ihalelerinden doğan "alacaklarının tespiti ve tahsili suretiyle" adi şirketin tasfiyesinin talep edildiği görülmüştür.
Bunun yanı sıra; ilgili ihale evrakı üzerinde Mahkememizce yapılan incelemede; ... tarafından gerçekleştirilen "... Sayılı ..." ile ilgili imzalanan 01/07/2022 tarihli sözleşmenin ve "... Sayılı ..." ile ilgili imzalanan 03/10/2022 tarihli sözleşmenin her ikisinin de, dava konusu adi şirketleri oluşturan (davacı ve davalı) şirketler tarafından münferiden imzalanarak yükümlülük altına girildiği tespit olunmuştur.
Özetle;
Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; davacı ve davalı şirketler arasında kurulan iki adet adi şirketin, "salt ... tarafından gerçekleştirilen iki adet ihale kapsamında belirtilen işlerin ifası için" kurulduğu; işbu adi şirketleri oluşturan şirketler arasında, münhasıran kurulmalarına sebep teşkil eden ihale sözleşmeleri kapsamında doğacak alacak/borç kalemleri haricinde herhangi bir mali/organik ortaklıkları bulunmadığı (bu hususun, adi şirket sözleşmelerinde de açıkça belirtildiği); başka bir boyutuyla, adi şirketleri oluşturan taraf şirketlerin, ... ihale sözleşmelerini münferiden imzalamak suretiyle (adi şirket vasfıyla değil) münferiden sorumluluk altına girdikleri; başka bir mali/organik bağları bulunmaması ve ihale sözleşmelerini münferiden imzalamaları hususları birlikte değerlendirildiğinde; (HMK. 33. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusunun res'en tetkiki ile) dava konusu uyuşmazlığın TBK anlamında bir adi şirket tasfiyesinden ziyade, taraf bulunan şirketler arasında (...'ın belirtilen iki adet ihalesi kapsamında) taraflarca münferiden imzalanan iki adet sözleşmeden doğan alacak davası niteliğinde bulunduğu; dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin tümünün de, işbu ... ihalelerinin sözleşmelerinde belirtilen edimlerin ifasından ibaret bulunduğu ve bu doğrultuda söz konusu uyuşmazlığın konusunun, anılan iki adet ihale sözleşmesi olduğu ve tarafların işbu iki adet ihale sözleşmesi kapsamında belirtilen yetki şartları ile de bağlı bulundukları kanaatine varılmıştır.
Belirtilen her iki ihale sözleşmesi kapsamında; söz konusu sözleşmelerden doğan her türlü davada,... yetkili bulunduğu kararlaştırılmış ve HMK. 17/1 (2.cümle) uyarınca "başka bir mahkemede de dava açılabileceği yönünde" bir kayıt da bulunmadığı anlaşıldığından; ... Mahkemelerinin yetkili bulunduğuna dair işbu yetki şartlarının, "kesin yetki" halini aldığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte HMK 17/1. maddesinde belirtilen "yargılama aşamasında yetkili mahkemenin belirlenmesinde, taraflarca yetki sözleşmesinin aksinin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı" hususunun Mahkememizce yapılan detaylı tetkikinde ise; söz konusu davanın, davacı şirket tarafından, .... Mahkemesi nezdinde açıldığı; davalı şirket tarafından yapılan yetki itirazı kapsamında, (tarafların her ikisinin de ikametgahlarının ... olduğundan bahisle) ... Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunulduğu; davacı vekili tarafından (ihale konusu işin yapıldığı yer olan Silivri ilçesinin, ... Mahkemesi yetki alanında bulunduğundan bahisle) dosyanın ... Mahkemesine gönderilmesini kabul ettikleri ve bu doğrultuda, yargılama aşamasında da taraflarca yetki sözleşmesinin aksine bir mutabakata varılamadığı anlaşıldığından; taraflarca imzalanan yetki şartları uyarınca kesin yetkili Mahkemenin .... Mahkemesi olduğu kanaatiyle, davanın usulden reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
-
Mahkememizde görülmekte olan davada "yetki müessesesinin" incelemesinde; idare "... ... San. ve Tic A.Ş. ... ..." ihalesine ve yine "... ... San. ve Tic A.Ş. ... ..." ihalesine münhasır olarak kurulan 2 adet adi şirketi kuran davamız taraflarının; (adi şirketlerin münhasıran kurulma sebebi teşkil eden) ihale sözleşmelerinden doğan (yine taraflar arasındaki) alacakları (dolayısıyla adi şirketlerin tasfiyesi) ile ilgili olarak, taraflarca imzalanmış yetki sözleşmesi / yetki şartı bulunduğu anlaşıldığından; Mahkememizin yetkili bulunmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
-
Yetkili Mahkemenin, ... Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
-
Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü amacıyla dosyanın ... Dairesine GÖNDERİLMESİNE;
-
Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, yetkili Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/12/2023
Katip ... Hâkim ....
¸ ¸
Gerekçeli Karar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49