Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/474 E. 2023/666 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/474
2023/666
4 Ekim 2023
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/474 Esas - 2023/666
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/474 Esas
KARAR NO : 2023/666
HAKİM :.....
KATİP :....
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
KARAR TARİHİ : 04/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde ...'nda (...)'ta kaldıraçlı işlem olarak değerlendirilen ... nolu yatırım hesabı müşterisi olduğunu, müvekkilinin 02.08.2020 tarihinde yeni vereceği yatırım kararlarına ilişkin ... internet sayfasından hesabına ilişkin eskiye dönük işlemleri incelediğinde kendisi tarafından 24.07.2020 ve 27.07.2020 tarihlerinde bu miktarlarda işlem yapılmadığı halde 880 adet kontrat açıldığını öğrendiğini, bunun üzerine davalıya yapılan başvuruya cevaben ... ve log kayıtlarını vererek durumun görüntüsel bir sistem hatası olduğunu ilettiğini, oysa davalı tarafından müvekkili hesabında şüpheli işlemlerin ...'e bildirilmesi gerektiğini, 07.08.2020 tarihinde davalının internet sayfasından hesabına ilişkin teminat durumuna bakıldığında ise davalının 498.872,2 TL tutarındaki teminatını yasal dayanaksız ve hiçbir bilgilendirme yapmaksızın sınırlandırarak bloke ettiğini öğrendiğini, müvekkilinin hesabına ilişkin bu süreçte oluşan belirsizlik hatalı ve şüpheli işlemler ve son olarak haksız bloke konulduğunu öğrenmesi üzerine aynı gün uzun vadede satmayı düşünmediği şube hesabındaki ...nolu uzun pozisyonları 07.08.2020 itibarıyla şerh düşerek zorunlu olarak kapatmak zorunda bırakıldığını, kapatılan pozisyonların kapatma tarihindeki değerinin 2.152.000,00 TL olduğu dikkate alınarak davanın kısmi dava olarak açıldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle ... tarafından davalıya yaptırım uygulanmasına ilişkin taleplerinin reddi üzerine .... Esas sayılı iptal davasının açıldığını, müvekkilinin ısrarlı başvuruları üzerine 28.07.2020, 29.07.2020 ve 30.07.2020 tarihli ekstrelerin Kurban Bayramına denk gelecek şekilde gönderildiğini, müvekkilinin bilgisi ve tasarrufu dışında 880 adet kontrat açıldığı hususunun davalının ...'ya sunduğu savunmasında da davalı tarafından ikrar edildiğini, müvekkilinin söz konusu yatırım hesabına ilişkin haksız ve hukuka aykırı iştemlerinin tespiti ile bu işlemler nedeniyle davacının 07.08.2020 tarihinde uzun pozisyonları kapatmak zorunda bırakılması sebebi ile ...nolu uzun pozisyonlarını kapatma tarihindeki kapattığı bedel ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000TL'ye tekabül eden kısmının davacıya iadesini, iadenin mümkün olmaması durumunda davacının davalının haksız ve hukuka aykırı işlemleri ve kapatmak zorunda kaldığı pozisyonlardan kaynaklı uğradığı tüm maddi zarar miktarı belirlendiğinde arttırım yapılmak ve harç tamamlanmak üzere (belirsiz alacak davası) 200.000,00TL maddi zararının pozisyonların kapatıldığı tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte tahsilini, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacının uğradığı 50.000,00 TL manevi zararın ticari işlerde uygulanan avans faizi ile tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sermaye piyasalarında aracı kurum olarak faaliyet gösterdiğini, yatırım yapan davacının yüksek miktarlarda yatırım yapan oldukça tecrübeli bir yatırımcı olduğunu, gerçekleştirdiği işlemlere yönelik risk bildirimlerinin yapıldığını, bildirimlerin ıslak imza altına alındığını, davacının 23/07/2020-30/07/2020 tarihleri arasında ... toplamda 2140 adet alım yönlü pozisyon açtığını, bu pozisyonların 04/08/2020 tarihinde 300 adet satış yönlü pozisyon ve 07/08/2020 tarihinde 1840 adet satış yönlü pozisyon açılmak suretiyle davacı tarafından kapatıldığını, davalı aracı kurumun bahse konu işlemlerin tarafı olmadığını, davacının belirsiz dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davaya konu yapılan işlemlerin inceleme sonucu farklı birisi tarafından yapıldığına yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmadığını, davacının iddia ettiği gibi haksız bloke edilen bir varlığının olmadığını, aracı kurumun sermaye piyasası mevzuatına aykırı bir işleminin tespit edilemediğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, davalı aracı kurum ile yaptığı sermaye piyasası araçları alım satım işlemlerine yönelik uğranılan zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidir (...).
6502 sayılı TKHK.m.2 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, Tüketici Kanunu her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Tüketici işlemlerinde taraflardan birisi daima tüketici, sözleşmenin karşı tarafı gelir elde etme amacıyla bu işi yapan satıcı, sağlayıcı, imalatcı, italatcı, hizmet veren, banka, yüklenici, taşıyıcı, sigortacı veya bunlar gibi gelir elde etme amacıyla bu işleri yapan gerçek veya tüzel kişidir. Tüketici işleminin karşı tarafı olan müteşebbisin (girişimcinin) gerçek kişi tacir, esnaf veya TTK. anlamında ticaret şirketi olmasının herhangi bir önemi yoktur. Önemli olan gelir elde etme amacıyla bu işi yapan bir kişinin bulunmasıdır. Sözleşmenin yapıldığı veya olayın gerçekleştiği tarihin mülga 4077 sayılı TKHK döneminde gerçekleşmesinin de herhangi bir önemi yoktur (6502 sayılı TKHK 3/1-l; 83 ).
Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK 4, 5 madde hükümleri kapsamında kalan 6102 sayılı TTK ve diğer kanunlarda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur (6502 sayılı TKHK m.83). Bu nedenle örneğin, taraflardan biri tüketici karşı tarafı müteşebbis olan uyuşmazlık konusunun kambiyo senedi, sigorta sözleşmesi, taşıma sözleşmesi veya eser sözleşmesi ya da başka bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Ayrıca 6502 sayılı TKHK'nın 83. maddesinde yapılan açık düzenleme uyarınca, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Tüketici Kanunu'nun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
66502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır. Aynı Kanun'un 3/l. maddesinde ise, "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Mahkemelerin görevi, ancak Kanunla belirlenir (HMK m.1). Kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir(.... sayılı kararı).
07.11.2013 tarihinde kabul edilip, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler" olarak tarif edilmiş, 3/1-(l) maddesinde ise "Bankacılık" sözleşmeleri de "Tüketici işlemleri" arasında sayılmıştır. Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri"nin görevli olduğu belirtilmiş; 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının gerçek kişi olduğu ve tacir olmadığı, davalı tacir olmakla birlikte davanın her iki tarafı yönünden nisbi ticari dava koşullarının bulunmadığı ayrıca dava konusu menkul değer aracılık işleminin Ticaret Kanununda düzenlenmemesi ve görev olarak ticari dava sayılmaması nedeniyle konusu itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı ve yerleşik yargısal kararlar dikkate alındığında; dava konusu işlemlerin ve uyuşmazlığın tüketici işlemine yönelik olduğu ve davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin .... Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
-
Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ....
¸¸
Hakim ...
¸¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35