Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/883 E. 2024/38 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/883
2024/38
19 Ocak 2024
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/883 Esas
KARAR NO : 2024/38
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
VA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2023
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2024
Dosya incelenmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; 15 yılı aşkın bir süreyle ...'da kuyumcu esnafı olarak çalıştığını, tek ortağı ve tek temsilcisi olduğu "... Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olarak devam ettiğini, bu süreçte, Kasım 2020 ile Şubat 2022 ayları arasında davalının, kazanç elde etmek amacıyla kendisine para gönderdiğıni, davacının ise ana parasını ve ek olarak aylık %10 oranında kâr payı, yani faiz ödediğini, bu sürecin yaklaşık bir yıl bu şekilde devam ettiğini, davalı ile aralarında parasal işlemlerin Kasım 2020 ile Şubat 2022 ayları arasında genellikle Vakıfbank Başkent Şubesinin 00158007312478958 numaralı hesabından yapıldığını, davalının, davacı ile aralarındaki parasal ilişki kapsamında bir defasında 500.000 TL kadar bir para gönderdiğinde davacıdan senet istediğini, davacının ilgili kısımları yazılmamış boş bir senedi imzalayıp verdiğini, ancak bu 500.000 TL'yi faiziyle birlikte ödediğinde senedi geri vermediğini, bir süre sonra 06/01/2021 tarihinde banka üzerinden 350.000 TL gönderdiği gün aynı tarihte bir de 600.000 TL elden alınmış gibi senedi doldurup takibe konulduğunu, banka hesap hareketleri incelendiğinde görüleceği üzere davalıya 600.000 TL borcunun olmadığını, beyanla takip konusu senetten borçlu olmadığının tespitine ve takip konusu alacağın % 20'si oranında tazminata hükmedilmesine yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, kambiyo senetleri 6102 Sayılı TTK'da düzenlendiğinden, yine TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca eldeki dava mutlak ticari dava niteliğindedir.
Ticari davalar yönünden dava şartı arabuluculuk müessesesi, TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, anılı maddenin birinci fıkrasının, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değiştirilmiş olup, özetle fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş ve yine 7445 Sayılı Kanun'un geçici madde 1 düzenlemesiyle; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Açıklandığı üzere eldeki dava tarihi(24/012/2023) itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nın "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, yasal düzenleme uyarınca 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak ticari menfi tespit davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması hususunun dava şartı olduğu açıktır.
Bununla birlikte 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca: Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı görülmediğinden, davacıya 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuk son tutanağının aslı ya da arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ibraz edilmediği takdirde davanın usulden reddine karar verileceği hususunda muhtıra çıkartılmış, davacı tarafından 12/01/2024 tarihli dilekçe ile arabuluculuk son toplantı tutanağının sunulduğu görülmüştür.
Davacı tarafından sunulan arabuluculuk son toplantı tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 29/12/2023 olduğu, dava tarihinin 24/12/2023 olduğu, davacı tarafından dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurulduğu görülmüştür.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ele alındığında; dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel düzenleme getiren 6325 Sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrasında, kanun koyucunun açık düzenleme yaparak arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koyduğu kanaat edilmiştir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup, HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir.(Arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı hususunda aynı yönde; İst. BAM. 44. HD'nin 2021/1680 E., 2021/1677 K., sayılı ilamının onanmasına dair Yargıtay 11. HD. 2022/1249 E., 2023 K., 14/09/2023 Tarihli ilamı ve yine ... BAM. 31. HD. 2023/654 E., 2023/996 K., 21/09/2023 T. ilamları incelenebilir.)
Yapılan açıklamalar kapsamında arabuluculuğa ilişkin dava şartı, dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte görülmediğinden davanın usulden reddi gerekmiş, 6325 Sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda davalıya tebligat çıkartılmaksızın ve dosya üzerinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
-
Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A. 2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 10.246,50. TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 9.818,9. TL'nin yatıran tarafa karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 19/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29