Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/904 E. 2024/33 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/904
2024/33
18 Ocak 2024
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/904 Esas
KARAR NO : 2024/33
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 06/09/2022
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili iddiasında özetle; Davalı ...'nın %25 payla şirketin ortağı olduğunu, aynı zamanda şirketin müdürü ve %75 ortağı olan eşi Murat ... ile boşanma aşamasında olduklarını, tarafların ... 26. Aile Mahkemesinin 2021/608 E. Sayılı dosyası ile boşanma davaları devam ettiğini, davalının aynı zamanda Murat ...'ya mal paylaşımı davası açtığını ve Murat ...'nın tüm mallarına tedbir koydurduğunu, Murat ... aleyhine de uzaklaştırma kararı aldığını, ayrıca şirkete kayyum atanması, Murat ...'nın müdürlüğünün sonlandırılması için ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/603 E. Sayılı dosyası ile dava açtığını, davalı tarafın bu davası ile ortağı olduğu şirketin menfaatini de zedeleyen durum içerisine girdiğini, müvekkili şirketin sürekli büyüme gösteren ve kanuni şartlara göre aktifliğini sürdüren bir şirket olduğunu, davalı tarafın ortağı olduğu şirkete kayyım talebi ile şirkete zarar verme gayreti içerisine girdiğini, ortaklığın yüklediği sorumluluğa aykırı davrananın kendisi olduğunu, müvekkili şirketinin sürekli büyüyen bir şirket olduğunu, böyle bir şirket için şirket müdürünün kötü yönetiminden bahsetmenin hayatın olağan akışına ve ticarete aykırı olduğunu, müvekkilinin mal kaçırdığından ve malları başkasının üzerine yaptığından söz edildiğini, ancak şirkete ait servis araçlarının ve birçok malın tarafların müşterek çocuğu ve davalı yan üzerine olduğunu, davalının şirket ortaklığı dışında herhangi bir geliri olmadığını, ancak üzerine beş tane ev, bir dükkan, lüks araç var olduğunu, davalı Murat ...'ya boşanma davasının açmasının hemen akabinde müvekkili şirketin yemek sepeti gibi sipariş verilebilecek tüm üyeliklerini iptal ettirdiğini, müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, TTK m. 640/III gereğince haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin ortağın ortaklıktan çıkarılmasını mahkemeden talep edebileceğini, TTK m. 621/I-h gereğince dava şirketin tüzel kişiliği tarafından açılacağını, ortağın şirketten çıkarılmasını, haklı bir sebebin var olmasına bağlı olduğunu, davalı yanın müvekkili şirkete sırf diğer ortak olan Murat ... ile boşanma davası olması sebebi ile zarar verdiği ve diğer ortak Murat ... için ortaklığın devam ettirilmesinin olanaksız olduğunun aşikar olduğunu, 28.09.2022 tarihinde alınan genel kurul kararında davalı ...'nın şirket ortaklığından çıkarılması istemiyle dava açılmasına karar verildiğini, işbu kararın gereğinin yerine getirilmesini ve davalı ...’nin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması için alınmış genel kurul kararı bulunmadığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması için haklı sebebin mevcut olmadığını, davacı şirketin huzurdaki davanın amacına aykırı olarak müvekkili ile diğer ortak Murat ... arasındaki evlilik birliğinin sona ermesini gerekçe gösterdiğini, ortaklar arasındaki evlilik birliği ve buna bağlı olan haklar ile şirket ortaklığı ve ortaklıktan kaynaklı hakların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim evlilik birliğinden ve şirket ortaklığından kaynaklı hakların ve borçların doğum sebeplerinin sonuçlarının birbirinden farklı olarak düzenlendiğini, davacı şirketin müvekkilinin şirket müdürünün azledilmesi talebi ile ikame ettiği davayı gerekçe göstererek müvekkilinin şirkete zarar verdiğini iddia ettiğini, müvekkilinin Anayasa 36. maddesi ile güvence altına alınmış hak arama hürriyeti kapsamında meşru taleplerini ileri sürmüş olduğunu, müvekkilinin şirket ortaklığının son verilmesine gerekçe gösterilemeyeceğini, aksi halde müvekkilinin temel hak ve hürriyetlerinin orantısız olarak kısıtlanması ve hak ihlalinin mevcudiyeti söz konusu olacağını, arz ve izah edilen nedenler ile re'sen gözetilecek nedenlerle, mahkeme huzurundaki davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine, mahkemenin davanın esasına ilişkin inceleme yapması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların dayandığı tüm deliller, bu kapsamda şirket sicil dosyası ve davacının dayandığı mahkeme dosyaları getirtilmiş, tarafların tanıkları dinlenmiştir.
Yemek Sepeti Elektronik İletişim Perakende Gıda Loj. A.Ş.'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta; "Davacı ...'nin, Müvekkil Şirket'in web portalında İlgili restoranın 12 Şubat 2016 tarihinde açıldığı ve www.yemeksepeti.com üzerinde aktif olduğu" belirtilmiştir.
Davacı tanığı ... yeminli ifadesinde; "1987 yılından itibaren ağabeyim Murat ile birlikte onun yanında komi olarak çalıştığımdan itibaren şirket işlerini biliyorum, önce ağabeyim Beslen Kebap diye Çankaya'da bir lokanta açtı, orada şirket battı, abim önceki Beslen Kebap'dan kalan masa sandalyeleri satarak bir köfteci dükkanını satın aldı, adını da ...Piliç koydu, bu yer Anıttepe'dir, bu işler olurken bende bire bir yanındaydım, Beslen Kebap battığı için vergi borçları olduğu için Nuray Demir Kazma şirketi olarak 1996 yılında kurduğu şirketi davalı ...'ın üzerine yaptı, ayrıca bu nedenle ...Piliç dükkanı da davalı ...'ın üzerine oldu, vergi borcundan dolayı abim 1,5 ay hapse girdi, babam annem Murat'ın tüm borçlarını ödeyerek hapisten çıkardı, bu dönemde yengemin Nuray'ın dükkanla işi olmadı dükkana ben baktım, sonra ben askere gittim geldim, abim bana ortaklık yapmayı teklif etti, şirketi büyüttük ve şirketi yeni bir şirket olarak ... Gıda San. Şirketi olarak yeniden açtık, benim ortak olmamı yengem Nuray istememiş, ben abime memur olacağımı ve önemli olmadığını söyledim, yengemi %5 hisseyle ortak yapmış, 2006 yılına kadar bu şekilde devam etmiş, bunu bana muhasebecimiz ...söyledi, 2006 yılında yengem muhasebeciye gidip benim hissemi %25'e çıkarın demiş, şirket büyümeye gidiyormuş, sanırım %25'e çıkarılmış, yengemin şirkette herhangi bir katkısı yoktur, hiç restoranda da çalışmadı, Murat abim ile ben ilk zamanlarda 15 16 saat çalıştık, abim Mudurnu'nun şefi olduğu için Mudurnu'da tanıdıkları vardı, Mudurnu batınca ... ve... ile ...çalışmaktadır, deli dana hastalığı çıktığında biz tavuk işi olarak çok iş yaptık, çok para kazanmaya başladık, ...bir marka oldu, ...olarak bir Anıttepe de biri de benim üzerime olan ... Dikmen'de vardır, Anıttepedeki ...restoranında ve davacı şirkette hissem yoktur, benim şirketimin adı ... Gıda şirketidir, abimin şirketinin adı ... Gıda şirkedir, şirketlerimiz ayrıdır, restoranlarımız ayrıdır, 2010'da ben Anıttepedeki ...restoranından ayrıldım, 2011 yılında abim kasap dükkanı gibi bir yer satın almış, orada küçük ...Piliç açtı, ancak ... adına açtı, bana sen orda müdürlük yap dedi, bende müdürlük yapmaya başladım, dört sene orda çalıştım, abi ben bir yer satın alıyorum, kendisinden bana yardım etmesini istedim, oda bana 2014 senesinde bana 100.000,00TL (yüz bin TL) para verdi, ama karşılığında ikimizin üzerinde olan üç dükkanın tapusun kendi üzerine aldı, ben altınlarımı bozdurdum, ayrıca Hollanda'da çalışmıştım, ordaki birikimlerimi de harcayarak 2016 yılındaki Dikmendeki yeni dükkanım eski dükkandan biraz daha yukarı tarafdadır, yengemle abim sürekli kavga içerisindedir, abim çok çalışıyor, yengem gezmeyi, harcamayı sever, çocukların hepsi kolejde okudu, abim çocuklarına çok düşkündür, yengem ev hanımıdır, çocuklar ardı ardına olduğu için ev hanımıdır, ancak çocukları hep annemin yanına Çoruma gönderdi, evlendikleri günden beri hep tartışmalar olmuştur, ancak sonra barışıyorlardı, o yüzden ben birbirlerini sevdiklerini düşünürdüm, iki sene üç senede bir çok büyük kavgalar olmuştur, yengemin işte çalışma gibi bir talebi olmadı, çalışmadı da ancak küçük kavgalar veya büyük kavgalar olduğunda yengemin üzerine abim bir şey verir ve onu memnun etmeye çalışırdı, 2016'da açtığım dükkanın ismini ...piliç olarak Murat abim koydu, biz kardeş olduğumuz için orayı kendi yeri bilmiştir, isim hakkını da alırdım, verirdi, biz 50 yaşında emekli olalım diye plan yapıyorduk,abim en kötü benden altı yedi milyon TL para almıştır, abimle kardeş olduğumuz için abime bu miktar parayı verdim, diğer kardeşime göre abime daha düşkünüm, bu parayı mesela Oğuzhan'a ev alınacak oldu, abim para istedi, Anıtkabirin orda ev alacaktı, benden para istedi, ben gönderdim, para istendiği zaman ben abimi hiçbir zaman ben yalnız bırakmadım, ben sıkışık olsam abimden para istesem abim bana verirdi, ancak ben hiçbir zaman para istemedim",
Davacı tanığı ... yeminli ifadesinde;" 2009 yılında Anıttepedik ...piliçde işçi olarak çalışmaya başladım, ben ailesinden Murat ... dışında çalışan görmedim, oğullarının geldiklerinde çalışmışlıkları da vardır, ancak yengeyi çalışırken görmedim, ben 2009 yılında çalışmaya başladığımda tanık Cemil'de geceleri hergün çalışmaktaydı, 2016 yılına kadar çalıştı,"
Davalı tanığı ... ise yeminli ifadesinde; "Davacı şirket babamın sahip olduğu şirkettir, annem davalı ile ortaktırlar, her ikiside öz annem ve babamdır, davacı şirket 1993 yılında kuruldu, hala şirket faaliyetini sürdürmektedir, büyümekte olan bir şirkettir, aile olduğumuzdan kaynaklı olarak annem şirketten dolayı bir gelir elde etmemiştir, bu nedenle kayyım atanmasına ilişkin bir dava açmıştır, kendi alacak hakkını aramaktadır, çünkü şirketimizin sahibi babam, evlatlarını ve ailesine destek sağlamamış, şirketle annemi ve bizim hakkımızın olmadığını söylemektedir, alacak taleplerini reddetmektedir, şirket sahibi kardeşlerine para aktardığı halde ortağı olan anneme para aktarmamaktadır, hakkını vermemektedir, birlikte yaşadığımız zamanda ikamet ettiğimiz ev davalı annem üzerinedir, annem aynı evde oturmaktadır, babam ise evden ayrıldıktan sonra kendi üzerine kayıtlı evde yaşamaktadır, annemin arabasıda vardır, ayrıca annemin üzerine bir tane daha ev kayıtlıdır, bu ev ise dükkanın üzerindedir, onuda dükkan yani lokanta ya da şirket depo olarak kullanmaktadır, annem şirkette çalışmamaktadır, bütün yetkiler babamdadır, hiçbir kitap ve hesap işlerini annem yapmaz, annem şirketle ilgili olarak ilk lokanta açıldığında lokanta da çalıştı, ben ve kız kardeşim olunca lokantada çalışmayı bıraktı, o zamandan beri şirketle alakası yoktur, şirkette annemin yerine ben, kız kardeşim ve biraderim çalışmaktaydım, geçen sene 2022 yılı Mayıs ve Haziran ayında hepimizi babam işten ayırdı, benim üzerime kayıtlı dört tane araba vardır, bunlar şu ana kadar benim bizzat çalışarak elde ettiğim gelirlerdir, ben sadece babamın sahip olduğu lokantada çalıştım, başkaca bir iş yapmadım, bunları babamın desteği ile almış oluyorum, babam bir tane dükkanı kendi üzerine aldı, ancak bu dükkanda doğrudan kendi üzerine almıştı, şirketin üzerine değildi, üç tane arabayı direk kendi üzerine almıştı, ancak bu arabaları da şirketin gelirleriyle edinmişti, dükkanı şirketin elde ettiği gelirle aldı, ortağına hiçbir şekilde gelirinden paylaşım yapmadı, bizim şirketten elde ettiği gelirlerle ...şirketinin isim hakkını ve tümünü kardeşi ...'ya vermiştir, aynı zamanda yeni açılacak lokantaya da aynı şekilde isim hakkı dükkanın kurulmasını şirketten kazandığı parayla başkasına vermiştir, bu isim hakkının kullanılmasını ortağına danışmamıştır, babam şu anda annemle boşanma aşamasındadır, annem şirketi zarara uğratmadı, şimdi nedense ortaklıktan çıkarmak istiyorlar,"
Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasında dosyamız davalısının açtığı ... 26. Aile Mahkemesinin 2021/608 Esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasının, ... 16. Aile Mahkemesinin 2021/1190 Esas sayılı dosyasında ise mal rejiminin tasfiyesine yönelik dosyamız davalısının açtığı davalar olduğu, bu dosyalarda yargılamaların devam ettiği, ayrıca dosyamız davalısı ortak tarafından, dosyamız davacısı şirkete ve diğer ortağa yönelik Mahkememizin 2022/603 Esas sayılı dosyada, şirket müdürünün görev süresinin dolması sebebi ile şirketin yönetim organı bulunmadığı iddiası ile davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik dava olduğu, yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleşmediği görülmüştür.
Somut olayda, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, 6102 sayılı TTK.'nin 640. maddesinin 3. fıkrasına dayalı, şirketin talebi ile ortağın haklı sebebe dayalı olarak mahkeme kararı ile şirket ortaklığından çıkartılması davasıdır.
Bu davada davacı ortaklığın, çıkartılmasını istediği ortaktan kaynaklanan sebeplerin ortaklığın amacına ulaşımını önemli ölçüde engellediğini, yani haklı sebebin oluştuğunu ispatlamalıdır. Davacı şirket, davalı ortağın, eşi olan diğer şirket ortağına karşı açtığı boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davaları ve şirkete yönetim kayyımı atanması atanması davası sebebi ile davalı ortağın haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılmasını istemiş, davalı ortak ise davacı tarafın iddialarını kabul etmeyerek davanın reddini istemiştir. Davacı, davalı ortağın açtığı boşanma, mal rejiminin tasfiyesi ve şirkete kayyım atanması talepleri dışında, davalı ortağın ortaklıktan çıkartılmasını haklı kılacak sebepleri iddia ve ispat edememiştir. Davalı ortağın anayasal güvence altında olan hak arama özgürlüğü kapsamında açtığı davalar tek başına davalı ortağın ortaklıktan çıkartılması için haklı sebep oluşturmaz. Bu sebeple ortağın, ortaklıktan çıkartılması için gerekli temel şart olan "haklı sebebin" oluştuğu ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu davanın açılması için TTK.'nin 640/3. Maddesinde yer almasa bile, aynı Kanunun 616/1-h ve 621/1-h maddeleri uyarınca, davayı açmaya yetkili ortaklığın bir karar alınması şarttır. Davacı taraf dosyaya 28.09.2022 tarihinde alınan genel kurul kararı olduğunu belirterek, dava dışı ortağın imzasını taşıyan bir karar sunmuştur. Davalı taraf bu kararın genel kurul kararı olmadığını, müdür kararı olduğunu savunmuşsa da, davacı şirketin 2 ortaklı yapıda olduğu, öğretide iki ortaklı şirketlerde bu kararın aranmasına gerek olmadığının savunulduğu, bu konuda alınan Yargıtay kararları da olduğu gözetilerek, alınan bu karar yeterli görülmüştür.
Bu gerekçeye göre aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29