SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/729 E. 2024/139 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/729

Karar No

2024/139

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

...

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2018/729 Esas

KARAR NO : 2024/139

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVA : Sözleşmenin İptali

DAVA TARİHİ : 08/01/2018

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle:

Davalı ...'ın ...Hazır Beton ve Prefabrik Yapı Sanayi Ticaret A.Ş'nin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olup müvekkil davacı ...'ün ise... Barosuna kayıtla bahsi geçen şirketin 2003-2011 yılları arasında vekilliğini yürütmüş avukat olduğunu, davacı avukat ile davalının ortağı ve yöneticisi olduğu şirket ...Hazır Beton .. A.Ş. Arasında iş sahibi vekillik ilişkisinin yürütülmesinin, şirketin avukata karşı aylık müşavirlik ücretlerini ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle çekilmez hal almasına bağlı olarak müvekkil davacı tarafından... 25. Noterliğinin 03.05.2011 tarih ve 12856 yevmiye sayısına kayıtla keşide edilen bildirim ile vekillik görevinden istifa edildiğini ve alacaklarının kendisine ödenmesinin istenildiğini, ancak davalının ortağı ve yöneticisi olduğu şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, şirketten alacaklarına mahsuben tahsil edildiğini, ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/133 Esas sayısına kayıtla yargılama dosyasının açıldığını, bu dosya kapsamında iddia makamınca 11.02.2015 tarihli celsede verilen esas hakkındaki mütaalada müvekkil davacının eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmadığını, uzlaşma kapsamına girdiğinden uzlaşma işlemlerinin yapılması için dosyanın Uzlaşma Bürosuna gönderilmesi mütalaa edildiğini, davalının ortağı ve yöneticisi olduğu şirket ...Hazır Beton .. A.Ş vekillik görevini yürütmekte olan müvekkil davacının vekillik görevinden istifa etmiş olduğunu, müvekkilin ileride mesleğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını sağladığını, ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/133 esas sayılı dosyasının 06.06.2017 tarihli celsesinde kurulan ara kararı ile iş bu davanın davalısı ... ve müvekkilin arasında uzlaşma görüşmelerine başlanıldığını, müvekkilin mesleki geleceği davalının şikayetinden vazgeçip vazgeçmemesine bağlı hale geldiğini, eyleme yönelik şikayetinden vazgeçmek için iş bu dava konusu olan 05.09.2017 keşide 31.12.2017 vade tarihli ve 75.000 TL bedelli bono ile davalının abisi olan Rasim Kahramanın lehine düzenlendiğini 20.09.2017 keşide 30.08.2018 vade tarihli ve 35.000 dolar bedelli bonoların müvekkil tarafından düzenlenmesini şart koştuğunu, bu sebeple söz konusu bonoların müvekkil tarafından düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/133 Esas sayılı dosyası kapsamındaki şikayetinden vazgeçme edimine kaşılık olarak müvekkilin davacıdan, kendi lehine iş bu dava konusu olan 75.000 TL bedelli ve abisi Rasim Kahramanın lehine olacak şekilde 35.000.00 Dolar bedelli iki adet bononun düzenlenmesi ediminin ifasını istediğini, bu bağlamda davalı edimine karşılık müvekkilden alınmış dava konusu bononun edimler arasında aşırı oranda dengesizlik oluşturduğunu ve gabin'in objetif unsurunun oluştuğunun ortada olduğunu, dava konusu 05.09.2017 keşide 31.12.2017 vade tarihli ve 75.000 TL bedelli bononun, müvekkilin mesleğini kaybetme ihtimalinden ötürü zor durumdan yararlanılması karşısında edimler arasında aşırı dengesizlik oluşturacak şekilde düzenlendiğinin tespiti ile gabin hukuki sebebine bağlı olarak iptalini, müvekkil davacı aleyhine telafisi güç veya imkansız zararların meydana gelmesi ile icra baskısından korunabilmesi maksadıyla, dava konusu bononun üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ile başlatılması muhtemel icra takibinin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararının verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacının bir dönem müvekkil davacının ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı ...Hazır Beton ve Prefabrik Yapı San. Tic. A.Ş. İle bir kısım grup firmalarının ve firma yetkililerinin vekilliğini üstlenmiş olduğunu ancak görevini layıkıyla yerine getirememiş olduğunu bu nedenle de firma yetkilileri tarafından kendisine alacak verecek hesabının kapatılarak vekalet ilişkisinin bitirilmek istendiğinin bildirildiğini davacının da kabul ettiğini, davacı sağlanan anlaşmaya aykırı olarak görüşmenin hemen akabinde ücretinin ödenmediği bahanesiyle vekalet görevinden çekildiğine ilişkin ilgili firmalara bildirim keşide ettiğini ve mevcut durumu fırsata çevirmek istediğini, davcı tarafından keşide edilen bu bildirime... 18. Noterliği'nin 27.06.2011 tarih ve 20673 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verilmek suretiyle istinatların son derece haksız ve kötü niyetli olduğunu ihtar edilmiş olduğunu, haksız iddiaların kabul edilmediğini, ihtarnamelerinde izah edilen hususları göz ardı ettiğini, hesap mutabakatı yapmak yerine dava dilekçesinde belirtmiş olduğunu, ...Hazır .. A.Ş. Aleyhine... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/286 esas sayılı davasını açtığını, davacının vekalet görevinden 03.05.2011 tarihinde çekilmiş ve vekalet ilişkinin bitmiş olduğunu, aylar sonra 03.01.2012 tarihinde göreve ve yetkisi olmamasına rağmen alacaklısının ...Beton firmasının olduğu... 8. İcra Müdürlüğünün 2009/9004 sayılı dosyasından kendi imzasını, bir dönem yanında çalışan ... ... 'nın imzasına benzetmeye çalışarak para çektiğini, ... 8. İcra Müdürlüğünün 2009/9004 sayılı dosyasından dava dışı alacaklı ...Beton firmasının tesadüfen haberdar olduğunu, işbu dosyanın daha önce dosya alacaklısına bildirilmediğini, davacının icra dosyasında haksız ve hukuka aykırı olarak çekmiş olduğu 881,00 TL nin oldukça küçük bir meblağ olmamasının da bir öneminin olmadığını, davacının açıkça resmi mercilere vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğini, bu sebeple de ...Hazır .. A.Ş. İle yetkilileri tarafından davacı aleyhine suç duyusunda bulunulduğunu, ve davacı aleyhine... 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/133 esas sayılı dosyası ile kamu davasının açıldığını, davacının 09.12.2006 tarihinde gereken yerlere sarf edilmek üzere ve belgesiz yapılacak harcamalar için almış olduğu 35.000,00$'ın iadesi için de yine dava dışı Rasim KAHRAMAN adına 30.08.2018 vadeli senedinin tanzim ettiğini, mesleğini onuruyla ve layıkıyla yerine getiren avukatları tenzih etmek suretiyle davacının işbu iddialar ile mesleğin itibarını da zedelemekte olduğunu, haksız yere açılan davanın reddini, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava; Sözleşmenin İptali konusu olduğuna ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu "III. Aşırı yararlanma

MADDE 28- Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükümlerini haizdir.

... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/07/2018 tarih, 2018/18 Esas, 2018/325 Karar Sayılı Görevsizlik kararı gereği Mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıdaki esas numarasına kaydı yapıldı.

Dosyamız arasına ceza dosyası, bono sureti, ve davacı tarafından düzenlenen belge alınıp, incelenmiştir.

Davacının kendi serbest iradesiyle düzenlenmiş, 05.09.2017 tarihli belgede " vekilliğini yapmış olduğum şirketler grubunun yetkilisi ...'dan hem vekilliğini üstlendiğim şirketler adına hem de kendisi adına tarafıma verilen iş avanslarından bakiye 75.000.TL'nin iadesi için 31.12.2017 vade tarihli senet düzenleyip teslim ettim. İşbu borcumu vadesinde ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.05.09.2017, düzenleme 05.09.2017 tarihli, ..., ıslak imza" şeklinde belge düzenlendiği anlaşılmıştır.

Objektif unsur için; vaat edilen edimler arasında açık oransızlık bulunması gerekir. Bir sözleşmede edimler arasında bir oransızlık olması olağan bir durumdur ve sözleşmenin geçersizliğinin gündeme gelmesi için yeterli değildir. Aşırı yararlanmadan söz edebilmek için özel bir sebebe dayanarak dahi açıklanamayacak derecede önemli bir oransızlık olmalı ve bu oransızlık edimleri mantık kuralları çerçevesinde kıyaslayan herkesin gözüne batmalıdır. Bu aşırı yararlanmanın objektif şartıdır.

İvazlar arasında açık bir oransızlık bulunduğu, çok düşük olan karşı edim için çok yüksek bir edim veya bunun aksine, çok yüksek olan bir karşı edim için düşük bir edim taahhüt olunduğu taktirde gabinden söz edilebilecektir.

İki taraflı, karşılıklı hak ve borçları kapsayan sözleşmelerde edimler arasında, makul, hayatın olağan icaplarına uygun düşen ekonomik bir dengenin varlığı aranır. Gerçekten de, olağan koşullar altında, taraf yararları arasında böyle bir denge sağlanmadan, bir belgeyi imzalaması da beklenemez.

Bu tür uyuşmazlıklarda aranan temel nokta, öğretide “objektif unsur” olarak da ifade edilen, karşılıklı edimler arasında “açık bir nispetsizlik” bulunmasıdır.“Açık nispetsizlik” soyut içerikli bir kavramdır. Yargısal uygulamalarla, yasal terimdeki soyutluğun açıklığa kavuşturulması gereklidir. “açık nispetsizlik” karşılıklı ivazlar arasında “göze çarpan” aşırı bir fark mevcut olması anlamına gelir. Normal bir kimsenin hayat bilgi ve görgüsüne göre edimler arasında olağanüstü ve aşırı bir farkın var olması halinde açık nispetsizliğin oluştuğu kabul edilir.

İvazlar arasında açık nispetsizlik olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; somut olayda aşırı yararlanma hukuksal olgusunun gerçekleştiği dosya arasına ibraz edilen davacının vekillik görevini ifası sırasında belgesiz harcamaları için yapılan ödemeye dair belge içeriği de gözetildiğinde, karşılıklı edimler arasındaki orantısızlığın dosyadaki mevcut delil ve duyumdan ibaret, soyut tanık beyanlar karşısında gerçekleştiği kabul edilemeyecektir.

Subjektif şartın incelenmesine gelince: Taraflardan davacı taraf avukat olup, davalı da tacirdir. Hal böyle olunca subjektif şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinde dava konusu olay nazara alındığında davacının hiffet ve tecrübesizliğinden söz edilemeyeceğinden, müzayaka hali üzerinde irdeleme yapılarak varsa davalının, davacının müzayaka halinden bilerek yararlanıp yararlanmadığı hususunun da kanıtlanması gerekmektedir.

Müzayaka esas itibariyle ciddi bir mali sıkıntı halini ifade eder. Bir kimse böyle bir sıkıntı içinde, diğer tarafın ileri sürebileceği ağır şartlara kolaylıkla razı olabilir. Müzayaka halinin, sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması gerekir. Somut olayda davacının iddiaları doğrultusunda zorda kalma (müzayaka) halinden söz edilemeyecektir. Davalının, davacının bu durumunu bildiği ve ondan faydalanarak, yani karşı tarafın bu durumunu istismar ederek dava konusu işlemlerin yapılmasına sebebiyet verdiği hususlarının davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. Ancak davalının bu şekilde davrandığını gösterir somut deliller bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının gabin hukuki müessesini oluşturacak anlamda müzayaka hâli içerisinde senet düzenlendiği sonucuna varılamayacaktır. Zira davacı aleyhine açılan ceza davasından vazgeçileceği inancıyla, senet düzenleyerek davalıya verdiğini iddia etmiştir. Bunun yanı sıra, salt davalı ile arasındaki vekalet ilişkisini aşar şekilde davalıya senet düzenleyerek verdiği iddiası da orantısızlık olarak değerlendirilemeyecektir.

Gelinen noktada müzayaka hâlinin bulunduğunun kabulü mümkün değildir.

Bu nedenlerle; olayda gabinin objektif ve subjektif koşulunun gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı ve bu nedenle gabin koşullarının birlikte oluşmadığının kabulü ile kendisi tarafından düzenlenen belgeye istinaden bononun düzenlenmiş olması nedeniyle davanın reddi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60. TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 853,22. TL'nin yatıran tarafa iadesine,

  3. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2024

Katip ...

(E-imzalıdır)

Hakim ...

(E-imzalıdır)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Sözleşmeninmaddeİptalikahramaniddiahükümsavunma

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim