SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/275 E. 2023/440 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/275

Karar No

2023/440

Karar Tarihi

18 Ekim 2023

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2019/275 Esas

KARAR NO : 2023/440

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ....

VEKİLİ : Av. ...

....

DAVALI : 1- ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - ....

DAVALI : 2- ... - ....

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)

DAVA TARİHİ : 01/11/2019

KARAR TARİHİ : 18/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili 01/11/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, aynı zamanda ticaret unvanı olan “...” ve diğer markalarıyla 2002 yılından itibaren menşe ülkesi .... başta olmak üzere, dünyanın neredeyse tamamında kullanılan ve yoğun pazarlama ve reklam faaliyetleri sayesinde oldukça tanınan, başta enerji içeceği üretimi olmak üzere, birden çok sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğu, davalı şirket tarafından 16 Kasım 2018 tarihinde, 30.sınıfta yiyecek ve içecek emtialarını içeren “... ...” ibareli bir marka başvurusunda bulunmuş olduğu, müvekkili markalarında esas unsur “...” ibaresi iken dava konusu markanın baskın unsurunun “...” ibaresi olduğu, “...” ibaresinin tescili talep edilen emtialar bakımından cins ve tanımlama içerdiğinden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, müvekkilinin seri markalarında da “...” ibaresinin yanı sıra farklı ibarelerin yer almakta olduğu, bu durumda esas unsur dışındaki diğer ibarelerin aslında, markaları daha da yaklaştırdığı, ilgili emtiaları alırken fazla zaman harcamayan, dikkat düzeyi düşük tüketici nezdinde, seri marka olarak karıştırılma ihtimalini arttırdığı, markaların esas unsur bakımından aynılık derecesinde benzer, genel olarak ise seri marka olarak iltibas ihtimali yaratacak kadar benzer olduğu, “...” ibaresinin, ... kelimesinin kısaltması/argosu olup, anlamlarının birebir aynı olduğu, ...’nın, ... kelimesinin günlük konuşmada, orijinal dilinde kısaltılarak değiştirilmiş bir versiyonu olduğu, ... ibaresinin, ... ibaresinin özellikle ... sokak dilinde söyleniş hali olduğu, bu tür sokak dilinde kullanılan kelimelere “....” gibi birçok örnek verilebileceği, aynı harflerin sıra ile birebir yer aldığı ... yani “...” ibarelerinin eş anlamlı olduğu, her iki ibarenin telaffuz olarak da aynılık derecesinde benzer olduğu, market rafında ... unsurlu aynı mal ve hizmete ait ürünleri gören tüketicinin bu iki markayı ilişkilendirecek ve tanınmış müvekkili markasının bir seri markası olarak değerlendirecek olduğu, .... ’nin 03.02.2016 tarih, ... sayılı kararı ile müvekkilinin ... markasının tanınmış marka olduğuna hükmedilmiş olduğu, dolayısıyla, ayırt ediciliği tanınmışlık nedeniyle fazla olan müvekkili markasının davalı marka ile karıştırılma ihtimalinin doğacağı, müvekkili markalarının daha geniş korumaya sahip olması gerektiği, Kurum’un “...” ana unsurlu bir başvuruda ikinci bir kelime yer alsa dahi, özellikle 30. sınıf bakımından seri marka olarak algılanma riskine önem vermekte olduğu, dava konusu kararın ise bu yönde verilmiş çelişkili bir karar örneği olduğu, davalı şirketin kötü niyetli olduğu hususlarını beyan etmekte, emsal kararlara yer vermekte ve ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı “... ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, karar verilmesini talep etmektedir.

C E V A P :

Davalı ... vekili 25/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait olan markalar ile davalının başvuruya konu markasının benzerlik teşkil etmediği, davacı markalarında ayırt ediciliği düşük olan canavar anlamına gelen “...” ibaresi kullanılmış olup davalı markasında kullanılan “...” ibaresi ile anlamsal ve telaffuz itibariyle fonetik bir benzerlik içermediği, söz konusu ibare yaygın kullanıma sahip olan ve davacının inhisarında bir ibare olmadığı gibi davalı markasında yer alan ... anlamında kullanılan “...” ibaresi ile davacı markalarında kullanılan ek unsurlar itibariyle markaların birbirinden son derece farklılaşmış olduğu, bunun yanı sıra söz konusu markaların kapsamlarında yer alan mallar da dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafından markasının tanınmış marka olduğundan bahisle başvurunun reddinin gerektiğinin iddia edilmiş olduğu, ancak bir markanın tanınmışlığı nedeniyle reddinin söz konusu olabilmesi için öncelikle markanın ülkemizde tanınmış marka haline geldiğinin ispatı ve SMK 6/5 madde kapsamındaki şartların da gerçekleştiği konusunda yeterli derecede somut ve inandırıcı delil bulunmadığından bu husustaki iddialara itibar edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu olayda tanınmış markadan kaynaklı bir tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı, davacı markaları ile benzerlik taşımayan bir marka başvurusunun kötü niyetli olduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, marka başvuru sürecine ilişkin olarak Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olarak tesis edilmiş olduğu hususlarını beyan etmekte ve davanın reddini talep etmektedir.

Davalı ..., dava dilekçesinin hülasasının ilanen kendisine tebliğine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.

UYUŞMAZLIK:

Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, davalı şirkete yapılan tebligat işlemi bila tebliğ iade edilmiş, davalı şirketin tebliğe elverişli adresi uluslararası istinabe yöntemi ile araştırılmış, söz konusu araştırmadan sonuç alınamadığından adresi meçhul kabul edilerek kendisine ilanen tebligat yapılmış, davayı takip eden tarafların sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren .... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şirketin 16.11.2018 tarihinde "... ..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.12.2018 tarih ve 314 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 11.02.2019 tarihinde .... sayılı markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından 12.07.2019 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren .... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 02.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka 13.12.2019 tarihinde tescil edilmiştir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.

Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.

Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Davacı şirketin hükümsüzlük talebine gerekçe markalardan ... sayılı markanın başvuru tarihi 02.01.2019 olup, davaya konu markadan sonraki tarihli olduğundan inceleme kapsamına alınmamıştır.

Davacı şirket, dava aşamasında, marka işlem dosyasında itiraz sebebi yapmadığı ... sayılı markayı da mesnet göstermiştir. Dolayısıyla; ... sayılı marka salt hükümsüzlük istemi açısından dikkate alınmış, ... kararının iptali istemi bakımından değerlendirme dışı bırakılmıştır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; davaya konu marka başvurusu kapsamında; 30. Sınıfta yer alan “kahve, çay, kakao, yapay kahve, bitkisel çaylar” malları ile davacı şirkete ait davaya gerekçe markaların tescil kapsamında 32. Sınıfta yer alan ve çeşitli şekillerde tanımlanmış ancak genel olarak “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz).” veya “Alkollü olmayan içecekler.” mallarına karşılık gelen mallar ile BENZER kabul edilmektedir. Şöyle ki; meşrubatlar genellikle soğuk tüketilen, hammaddesinin meyve olması beklenen alkolsüz içecekler olarak düşünülmektedir. Kahveli, kakaolu veya çikolatalı içecekler ile buzlu çaylar da tüketici tarafından meşrubat olarak algılanabilir. Ek olarak; söz konusu mallar aynı kullanım metodu ve kullanım amacına yönelik, genellikle susuzluğu gidermek için tüketilen, birbirleri yerine ikame edilebilen, aynı üretici tarafından üretilebilen, aynı tüketici kitlesine hitap edebilen, aynı dağıtım kanallarına sahip olabilen, marketlerde aynı raflarda satılabilen ve birbirleriyle rekabet halindeki ürünlerdir. Söz konusu mallar davacı şirkete ait sayılı markaların tescil kapsamında 30. Sınıfta yer alan “İçmeye hazır çaylar, buzlu çaylar ve çay bazlı içecekler; İçmeye hazır aromalı çaylar, buzlu çaylar ve çay bazlı içecekler.” malları ile de AYNI/AYNI TÜR ve yukarıda açıklanan aynı nedenlerle İLİŞKİLİ/BENZER’dir.

Diğer taraftan, davaya konu marka kapsamında 30. sınıfta yer alan malların, davacı şirkete ait hükümsüzlük talebine gerekçe ... sayılı markanın tescil kapsamında 30. sınıfta yer alan mallar ile AYNI/AYNI TÜR ve İLİŞKİLİ/BENZER olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu "... ..." ibareli marka; beyaz renkte zemin üzerinde siyah renkte düz kitap harfleriyle yazılmış “... ...” kelime unsurundan meydana gelmekte, herhangi bir şekil unsuru içermemektedir. İngilizce “...” ibaresinin, ...’de “...” anlamına gelmesi ve 30. sınıf kapsamındaki mallar bakımından tanımlayıcı olması nedeniyle markaya ayırt edicilik katmayan tali unsur konumunda yer aldıığı, markanın esas ve baskın unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmektedir.

Davacı şirkete ait davaya gerekçe markalar ise; tek başına “...” ibaresinden ve bu ibarenin başına veya sonuna eklenmiş “...” gibi çeşitli ibarelerden oluşmaktadır. Davacı şirkete ait markalar incelendiğinde; markaların çoğunda esas unsurunun “...” olduğu görülmektedir.

I-... kararının iptali istemi bakımından taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında;

Dava konusu marka kapsamında yer alan "Kahve, çay, kakao, yapay kahve, bitkisel çaylar." emtiaları ile davacının itiraza gerekçe yaptığı markaları kapsamında yer alan emtiaların aynı, aynı tür veya benzer oldukları, gerek başvuru markasının, gerekse itiraza mesnet markaların esas unsurları olan "..." ve "..." ibarelerinin ilk beş harfinin birebir aynı olduğu, bu durumun görsel ve işitsel olarak markalar arasında benzerlik oluşturduğu, buna göre; daha önce davacı markalarını gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurlarının gözü ve kulağında kalan izi ile hareket eden ortalama tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını, "Kahve, çay, kakao, yapay kahve, bitkisel çaylar." emtiaları üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, davacıya ait markalar ile ilişkilendirebileceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayabileceği, dolayısıyla; "Kahve, çay, kakao, yapay kahve, bitkisel çaylar." emtiaları bakımından, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.

II-Markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında;

Dava konusu marka kapsamında yer alan emtiaların tamamı ile davacının hükümsüzlüğe gerekçe yaptığı ... sayılı kapsamında yer alan emtiaların aynı, aynı tür veya benzer oldukları, gerek başvuru markasının, gerekse hükümsüzlüğe mesnet markanın esas unsurları olan "..." ve "..." ibarelerinin ilk beş harfinin birebir aynı olduğu, bu durumun görsel ve işitsel olarak markalar arasında benzerlik oluşturduğu, buna göre; daha önce davacı markasını gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurlarının gözü ve kulağında kalan izi ile hareket eden ortalama tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını, tescili kapsamında yer alan emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, davacıya ait mesnet marka ile ilişkilendirebileceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayabileceği, dolayısıyla; davaya konu marka kapsamında yer alan tüm emtialar bakımından, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.

SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, ...'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;

A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,

B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,

C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.

Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.

Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.

Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.

Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.

Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacı şirket tarafından sunulan dokümanlardan “...” markalarının davaya konu markanın başvuru tarihi itibariyle özellikle “enerji içecekleri” sektöründe etkin ve yoğun olarak kullanıldığı ve tanınmışlık kazanmış olduğu kanaatine varılmıştır. Söz konusu marka davalı kurum nezdinde de 01.06.2020 tarih ve ... sayı ile korunmaktadır. Davaya konu markanın başvuru kapsamının da gıda ürünleri ve içecekleri içerdiği, dolayısıyla markaların aynı sektörde yer alması ve markaların esas unsurları bakımından yukarıda detaylı açıklanan benzerlik dikkate alındığında, davalı tarafından sunulan malların davacı şirketin alt veya yan markası olarak algılanma ihtimali bulunduğu, aynı sektörde tesciline ve kullanımına izin verilmesi halinde “...” ibaresine kazandırılmış ayırt ediciliğin zayıflatılması, davalının başvuruya konu markasının davacının tescilli markalarından haksız yararlanma sağlaması ve davacı markasının itibarına zarar vermesi gibi durumların ortaya çıkabileceği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla gerek ... kararının iptali istemi bakımından, gerekse markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından, dava konusu marka kapsamında yer alan tüm emtialar bakımından SMK m.6/5 hükmü koşulunun oluştuğu kanaatine varılmıştır.

SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)

Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçelerle; SMK m.6/1 ve m.6/5 hükümleri uyarınca, gerek ... kararının iptali istemi bakımından, gerekse markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:

  1. Davanın KABULÜ ile; .... sayılı ... kararının İPTALİNE,

  2. Dava konusu .... sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,

  3. 6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,

  4. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 225,45 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 32,00 TL vekalet harcı, 2.300,00 TL mütercim bilirkişi ücreti, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 9.115,50 TL basın ilan masrafı, 10,91 TL dosya kapağı masrafı, 156,00 TL posta. tebligat ücreti olmak üzere toplam 15.203,21 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

  7. HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,

Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2023

Katip ...

E-imza

Hakim ...

E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

benzeristinafaynıaynıilişkilibenzerankaraİlgiliİleMarkanınMarkaİptaliuyuşmazlıkKararlarınınHükümsüzlüğü)-Kurumhüküm(Markavekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim