Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/216 E. 2024/385 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/216
2024/385
13 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/216 Esas
KARAR NO : 2024/385
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :... - ... -....
VEKİLİ :Av. ... - ....
DAVALI :... -(TC....) -...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14/11/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2024
YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatifçe alınan genel kurul kararları gereğince üyelerden tahsil edilmesi gereken aidatlara ilişkin olarak davalı aleyhine ... sayılı dosyası başlatıldığını, bu icra takibine karşı davalı tarafından itiraz edildiğini, anılan itirazların da icra takibine yetki itirazında bulunması ve davalının adresinin .... da olması nedeniyle, dosya .... gönderildiğini ve ... Esas sayılı dosya numarasını aldığını belirterek davalının .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının kaldırılmasına, kötüniyetli ve mesnetsiz itiraz nedeniyle davalı lehine % 20'den aşağı olmamak üzere i,cra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuka aykırı açıldığını savunduğu davanın tarafına usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmediğinden öncelikle usulden reddine, mümkün olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; kooperatif üyesi ile kooperatif arasındaki alacağa ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır.
Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m. 67/1). Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Bu noktada öncelikle, davada menfaat (hukuki yarar) kavramı üzerinde durulmalıdır: Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır.
Öğreti, dava açarken menfaatin (hukuki yararın) bulunması gereğini, "dava şartı" olarak kabul etmiştir. Bu şart, "dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri" olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan "olumlu dava şartları" arasında sayılmaktadır. Bu nedenle, menfaate, "davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı" da denilmektedir.
Bir davada, menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesi, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.
Bu ilkeden hareketle, davada menfaatin varlığı, mahkemece, taraflarca dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre, kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan .... (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6.maddesi ile ....'nın 03.10.2001 gün ve 4709 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 36.maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü"nün, dürüstlük kuralına uygun, kullanılması sağlanmaktadır. Böylelikle haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence de sağlanmış olur.
Bilindiği üzere, davacı ya da davacıların dava haklarına sahip olmaları yeterli değildir. Bundan başka, davanın açılmasında hukuki bir yararın bulunması da gerekir. Buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir. Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.
Açıklanan ilkelere göre, bir eda davası niteliğinde olan itirazın iptali davasında menfaat (hukuki yarar) kavramının yansıması da irdelenmelidir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içerisinde borçluya karşı itirazın iptali davası açabilir.
Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davasında da davacının (alacaklının) bu davayı açmada hukuki yararı bulunmalıdır. Bu bir dava şartıdır ve dava açıldığı anda var olmalıdır.
Somut olayda ise; davacı ilk olarak .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatmış ancak davalı tarafça bu takibe yetki ve borç yönlerinden itirazda bulunulduğunu, yetki itirazının kabulü ile takibin ... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, ancak bu icra dosyasında eldeki dava tarihinden önce davalıya ödeme emri tebliğ edilmediği, dolayısıyla davalının bu icra dosyasında takibe itiraz da etmediği anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre; dava dayanağı ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçluya takip talebine uygun şekilde düzenlenmiş bir ödeme emri tebliğ edilmediği göz önüne alınarak itirazın iptali davasının dava şartı olan, “usulüne uygun düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılmış bir itirazın bulunması” hususu gerçekleşmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davanın usulden REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
6325 Sayılı Kanunun 18/A. 14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 1.920 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asılın yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/05/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32