Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/842 E. 2024/381 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/842
2024/381
9 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/842 Esas
KARAR NO : 2024/381
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Kooperatif (Genel Kurulun Yenilenmesi Talepli)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif (Genel Kurulun Yenilenmesi Talepli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin 1 nolu üyeliğini dava dışı ...'den satın aldığını, devir keyfiyetinin aynı gün başvuru dilekçesiyle davalı kooperatife bildirildiğini, devreden ortağın devir tarihi itibariyle hiçbir borcunun bulunmadığı hususunun davalı kooperatif yönetim kurulu 1. ve 2. başkanı tarafından da belirlenerek imza altına alındığını, aynı sözleşmede üyeliğe isabet eden bağımsız bölümün natamam vaziyette olduğunun belirtildiğini, bu suretle müvekkilinin üyelik devri suretiyle kooperatif üyeliğinin kabul ve tescil edildiğini, devir sonrası aidatların müvekkili tarafından düzenli olarak ödendiğini, davalı kooperatifin 2022 yılı genel kurulunda alındığı belirtilen 4.maddesindeki "Eşitleme Kararı" adı altında ek ödeme kararı gerekçe gösterilerek müvekkilinin 1.907.774,06 TL fark ödemesi borcu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin gemi adamı olup yurt dışında olduğu için genel kurula katılamadığını, bu sebeple toplantıda alınan karara muhalefet edemediğini, alınan kararın Yasanın emredici hükümlerine aykırı olduğundan mutlak butlanla malül olduğunu, sadece bir kısım üyeye borç çıkartıldığını, çıkartılan borcun miktarının da her üye için farklı olduğunu, bu durumun kooperatif üyeleri arasında eşitsizlik yarattığını, kooperatifin kuruluş amacı olan üyelerin dayanışma ilkesi ihlal edilerek her bir üyeye yapılan konutun yapım tarihindeki bedelinin ödetilmesi şeklinde Yasanın amacına aykırı işlem yapıldığını, davalı kooperatifin genel kurulunda alınan kararlar doğrultusunda aidat miktarının aylık 1.000,00 TL olduğunu, bunun dışında bir ödeme istenmesinin mümkün olmadığını, kabul yerine geçmek kaydıyla aksi düşünülse dahi çıkartılan borcun hesaplanmasının hatalı olduğunu, talep edilen alacağın tamamen afaki ve hiçbir teknik hesaplamaya dayanmadığını belirterek davalı kooperatifin dayanak 2022 yılı genel kurulunda alınan ek ödemelere ilişkin gündemin 4.maddesini oluşturan 4-5 nolu kararın iptaline, taraflar arasındaki aidat borcunun belirlenmesi ve miktarı üzerindeki çekişmenin giderilmesine, davacının kooperatife borcunun bulunmadığının tespitine, borcun çıkması halinde bu borcun miktarının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının davayı yetkili mahkemede açmadığını, HMK 6 maddesi gereği yetkili mahkemenin müvekkili kooperatifin adresinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, huzurdaki davanın ... Mahkemesi'nde açılması gerekirken yetkisiz mahkemede açıldığını, Kooperatifler Kanunu 53.maddesi uyarınca genel kurulun iptali davası açılabilmesi için genel kurul toplantısından itibaren 1 aylık süre tanındığını, davacı tarafından hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, dava dilekçesindeki eksiklerin HMK 119 maddesi gereğince tamamlanması gerektiğini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, 2022 tarihli genel kurulda dava dilekçesinde belirtildiği şekilde bir karar alınmadığını, söz konusu ödeme planının oluşturulma nedeninin 25/06/2023 tarihli genel kurul toplantısında açıklanarak tutanağı geçirildiğini, ...'nin 05/04/2023 tarihli kararı gereğince kooperatifin yüklenmiş olduğu inşaatın 01/06/2024 tarihine kadar tamamlanması gerektiğini, inşaata başlanılmaması halinde ... tarafından 775 sayılı Kanun'un 27.madde hükümleri uygulanacağının müvekkili kooperatife anılan yazı ile ihtar edildiğini, inşaatın tamamlanabilmesi için söz konusu ödeme planının oluşturulduğunu, genel kurulda tüm üyelere durumun izah edildiğini, inşaatın tamamlanmaması halinde kooperatifin ciddi bir zarara uğrayacağını, genel kurula katılan üyelerin oy çokluğu ile usulüne uygun olarak söz konusu kararın kabul edildiğini, davanın iddia ettiği üzere kooperatif üyelerinin yalnızca bir kısmı ödeme yükümlülüğü altına alınmadığını, denkleştirme yapılarak her üye için yapı maliyeti hesaplandığını, üyelerin ödeme yükümlülüklerinin ödemiş oldukları tutarlar denkleştirme esası uygulanarak her üyenin yaptığı ödeme yılında o yıla ilişkin toplam maliyetin yüzde kaçına tekabül ettiği belirlenerek kalan ödemelerin hesaplandığını beyanla öncelikle yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine, kooperatif genel kurul kararının iptali talepli davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, genel kurul kararının usule ve yasaya uygun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararında alınan 4 nolu gündem maddesinin iptali istemine ilişkindir.
HMK nın 14/2 maddesinde "Özel hukuk tüzel kişilerin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; .... sicil nosunda kayıtlı ...'nin adresinin .... olduğu, ticaret sicil kaydında belirtilen adresin ... ilçesi sınırları içerisinde kaldığı, bu suretle dava tarihi itibariyle kooperatifin muamele merkezinin ... olduğunun belirlendiği, anılan ilçenin de 23/05/2014 tarih ve 29008 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan .... 'nun 07/05/2014 tarih 263 sayılı Kararı ile .... yargı çevresine dahil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemenin kesin yetkisine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 14. maddesinin 2. fıkrası, 114. maddesinin 1. fıkrasının ç bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince mahkememiz yetkisiz olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE,
-
Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi durumunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrası gereğince dava dosyasının görevli .... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
-
Yargılama giderleri hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 2. fıkrası gereğince davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde o mahkeme tarafından, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve talep olması halinde mahkememiz tarafından KARAR VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/05/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32