SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/702 E. 2024/107 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/702

Karar No

2024/107

Karar Tarihi

13 Şubat 2024

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/702

KARAR NO : 2024/107

GEREKÇELİ KARAR

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ...,....

DAVACI VEKİLİ : AV....,....

DAVALILAR : 1-..., T.C. Kimlik No:...,....

  2. ..., ....

DAVALILAR VEKİLİ : AV...., ...

DAVA : Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat, alacak

DAVA TARİHİ : 05/10/2018

KARAR TARİHİ : 13/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024

Davacı tarafından davalılar hakkında açılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat, alacak davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı ... ile davacı arasında 01/10/2000 tarihinde iş ilişkisi kurulduğunu, davalının davacı şirketin .... şube yöneticisi olarak çalıştığını, davalının çalıştığı dönem içerisinde görevi gereği davacıya ait ticari sırlara, şirket politikalarına ve müşteri çevresine vakıf olduğunu, davalı ...'nun 12/03/2018 tarihinde kendi rızası ile çalışmasını sonlandırarak şirketten ayrıldığını, daha sonra diğer davalı nezdinde çalışmaya başladığını, davalı ...'nun davalı şirket nezdinde çalıştığı dönemde görevli olduğu pozisyon gereği müşteri bilgilerine, müşteri portföyüne, müşterilerin yöneticilerine ve davacı şirketin sırlarına vakıf olduğunu, davacı tarafından yapılan piyasa araştırmasında davalı ...'nun davacının geçmişini kullanarak daha önce iletişim halinde olduğunun ve bizzat yönettiği davacının müşterileri ile iletişime geçtiğinin, müşterilere teklifler verdiğinin tespit edildiğini, aynı zamanda edinmiş olduğu bilgileri davacı şirket aleyhine davalı şirketle paylaştığını, davalı şirketin ise bu bilgileri kullanıldığı bilinci ile haksız kazanç elde ettiğini, böylece davalıların haksız hareket eylemini alenen birlikte meydana getirdiklerini ileri sürerek davalıların haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınmasına, ayrıca davacı ile davalı ... arasında akdedilen iş sözleşmesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL cezai şartın davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP ;

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, davalı ...'nun gerçekte 01/10/1999 tarihinde işe başlamasına rağmen iş sözleşmesinin 16/04/2007 tarihinde imzalatıldığını ve dava dilekçesindeki iddiaların haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ;

Davacı vekili 31/10/2018 tarihli delil listesi ekinde davacı ile davalı ... arasında imzalanan 16/04/2007 tarihli iş sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi sunmuş, bu sözleşmenin IX-2 maddesinde belirlenen rekabet yasağına uyulmaması durumunda işçinin işverenin uğrayacağı zararların karşılığı olarak almakta olduğu son aylık brüt ücretin ... katı tutarında cezai şart ödemeyi kabul ettiği belirtilmiştir.

Davalılar vekili 02/03/2021 tarihli duruşmada davalı şirketin ticari defterlerinin dosyaya sunulmayacağını bildirmiştir.

Mali müşavir Bilirkişi ... davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 24/01/2020 tarihli raporunda davacı ile davalı ... arasında 16/04/2007 tarihli bir iş sözleşmesi akdedildiğini ancak inceleme esnasında tarafına sunulan işe giriş bildirgesinde davalının davacı şirkette işe başlama tarihinin 01/10/2000 olarak göründüğünü, 12/03/2018 tarihi itibari ile ise davacı şirketteki işinden ayrıldığını, davalı ...'nun hangi tarihten itibaren davalı ... Dan. Hiz. Tic. Ltd. Şti.'de çalışmaya başladığına ilişkin olarak ise dosyanın tetkikinde herhangi bir belgeye ve/veya beyana rastlanılmadığını ancak dava dosyasına bakıldığında davalıların bu hususta bir itirazlarının mevcut olmadığını, talep edilen maddi tazminata ilişkin olarak herhangi bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını ayrıca uğranıldığı iddia edilen zararın davacı tarafından somut ve ... denetimine uygun şekilde ortaya konması gerektiğini, diğer yandan davacı tarafından talep edilen manevi tazminata ilişkin nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacı ile davalı ... arasında akdedilen iş sözleşmesinin 9.2. maddesinde belirtilen “...” ibaresine ilişkin nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, mahkemece davacı iddialarının, huzurdaki davanın ve sözleşmede yazılı olanı ... ibaresinin 20 olarak kabulü halinde davacı tarafından talep edilebilecek cezai şart tutarının (9.500 X 20)=190.000,00 TL olarak hesaplandığı ancak davacı talebi 1.000,00 TL olduğundan dolayı taleple bağlılık ilkesi gereğı bu tutarın dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir.

Bilirkişi .... ve mali müşavir bilirkişi ...'ndan oluşturulan bilirkişi kurulu 24/03/2020 tarihli raporunda davalı ...'nun fiillerinin Türk Ticaret Kanununun 55.1.d hükmündeki haksız rekabet fillinin, davalı şirketin fiillerinin ise Türk Ticaret Kanununun 55.1.b.3 ve m. 55.1.e hükmündeki haksız fiilinin unsurlarını taşıdığının değerlendirilebileceğini, davacının ticari defterlerinin ...'da olduğunu, davalının ticari defterlerinin ise mahkemeye hiç sunulmadığı veya davalı tarafından mahkemeye defterlerin bulunduğu adresin de bildirilmediğini, bu nedenle ticari defterlerin incelenmesinin mümkün olamadığını, dolayısıyla zarar miktarının da hesaplanamadığını, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi 2007 tarihli olduğundan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 349 hükmüne tâbi olduğunu, rekabet yasağı kaydında coğrafi alan sınırlandırılmamış olduğundan söz konusu kaydın geçersiz olduğunun değerlendirilebileceğini bildirmiştir.

... Kurumu tarihsiz cevabi yazısı ile davalı şirketin vekil olduğu marka, tasarım ve faydalı model ile ilgili bilgileri göndermiştir.

.... ve mali müşavir bilirkişi ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 05/10/2021 tarihli raporunda 15/06/2007 tarihli sözleşmenin geçerlilik unsurları üzerinde ihtilaf mevcut olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.349 hükmü uygulanmak gerektiğini, buna göre rekabet yasağının ancak işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteber olduğunu, öte yandan ... m.48 vd. hükümlerinde “herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme olduğu” teminat altına alındığını, sözleşmede öngörülen rekabet yasağı davalının (işçinin) iktisadi geleceğinin mahvına neden olacak şekilde davacının faaliyet alanını ilgilendirmesi nedeniyle çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup haksız rekabete ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılmasının (818 sayılı Türk Borçlar Kanunun m.19, 20, 349) mahkemenin takdirinde olduğunu, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19, 20, 348, 349, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununu m.56 vd. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun m.54 vd.) hükümleri çerçevesinde davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil etmediği kabulünün mahkemenin takdirinde bulunduğunu bildirmiştir.

,,,, ve mali müşavir bilirkişi ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 27/04/2022 tarihli raporunda davacı tarafın incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğunu, rapor ekinde dosyaya sunulan mail yazışmaları detaylı olarak incelendiğinde maillerin davalılardan ... Dan. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı tarafa gönderildiğini, maillerin içeriğinin davacının müşterisi olan şirketler tarafından davalı ... Ltd.Şti.'nin marka vekili olarak görevlendirildiği bilgisinin paylaşıldığını, incelenen maillerin 2018 yılında davacı tarafa gönderildiğini, davacı tarafın satış raporları üzerinde yapılan tespitlerde davalı tarafından 2018 yılında gönderilen maillerde ünvanı yazılı şirketlerle davacı tarafın ticari ilişki içerisinde olduğunu, mahkeme tarafından davacı tarafın müşterisi olup davalı tarafından davacı tarafa 2018 yılında gönderilen maillerde kendilerinin marka vekili olarak çalışmaya başladığını beyan ettiği şirketlerden davacı tarafın satış raporları üzerinde tespit edilen ciro kaybının davalı tarafın haksız rekabetinden kaynaklandığına karar verilmesi halinde davacı tarafın mali tabloları üzerinde tespit edilen faaliyet karlılık oranı dikkate alınarak yapılan hesaba göre dava tarihi itibari ile yoksun kaldığı muhtemel kazancın 112.783,66 TL olarak hesap edildiğini bildirmiştir.

Davacı tanığı ... 04/10/2022 tarihli duruşmada; Ben davacı ... Şubesinde şube yöneticisi olarak görev yapmaktayım, ... ile birlikte 2012 yılından sonra 5-6 yıl kadar beraber çalıştık, kendisi birlikte çalıştığımız dönemde ,,,, Şubesinin yöneticisi olarak görev yapmaktaydı, çalıştığımız şirket marka patent işleri ile ilgilenmektedir, şubemizin kordinesinde çalışan illerde mevcuttur, buradaki işlemler ve .... 'daki işlemlerden yönetici olarak ilgisi vardır, muhakkak bilgisi ve yapılan işlemlerin yönlendirmesi olur. ... tahmini 20 civarı şehir vardır, ... ...'ten ayrıldıktan sonra davacı ile çalışan bir kısım şirketler davacı ile iş yapmayı bırakıp ayrıldı, kurumsal ve yasal mecburiyetler dolayısı ile bizden ayrılan şirketin yine patent vekilliğini marka patent danışmanlığını alan firmanın bu durumu eski çalıştığı firmaya bildirmesi gerekiyor, bu durumdan da bu şekilde haberdar oldum şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı ... 04/10/2022 tarihli duruşmada; Ben davacı şirkette 10 yıldır çalışmaktayım, davalı ... ile 6 yıl birlikte çalıştık, kendisi ben işe başladığımda danışman olarak görev yapıyordu, daha sonra 2 yıl kadar da şube müdürlüğü görevini yürüttü, bizden ayrıldıktan sonra geçtiği şirkette yine satış müdürü sıfatı ile görev yaptığını duydum, kendisi benim çalıştığım şirketten ayrıldıktan sonra 4-5 ay kadar sürede bizimle çalışan ve danışmanlık hizmeti verdiğimiz 40 civarı firma ...'ın çalıştığı şirkete geçip ora ile sözleşme imzaladılar, biz bu durumu ... yasal mecburi bildirim olarak öğreniyoruz, firmalar danışmanlık hususunda değişikliğe gittiğinde ...'na bildirmekte görevlidir. Çalıştığım şirket ile davalı ... şirketinin iş alanları aynıdır şeklinde beyanda bulunmuştur.

.... Karar nolu dosyasında davacı tarafından haksız rekabet suçundan yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma sonunda şüpheliler .... 13/02/2019 tarih ve .... nolu karar ile kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Marka patent vekili bilirkişisi ... ve mali müşavir bilirkişi ...'tan oluşturulan bilirkişi kurulu davacının dayandığı vakıaları tek tek irdeleyen 21/10/2023 tarihli raporunda dosyadaki delillerin davalılarının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu iddiasını somutlaştırmaya yeterli olmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosyadaki verilerle ve davacının ticari defter ve faturalarının dosyada mevcut olmaması nedeniyle denetime elverişli bir tazminat hesabının yapılamadığını bildirmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;

Dava, davacı ile davalı ... arasındaki 16/04/2007 tarihli "İş Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin IX-2 maddesindeki rekabet yasağına uyulmaması nedeni ile cezai şart ile davalının iş sözleşmesini sona ermesinden sonra diğer davalıda çalışması nedeni ile oluştuğu ileri sürülen haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasıdır.

.... Dairesinin 03/12/2021 tarih ve .... nolu kararı da göz önünde bulundurularak davacının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönem için dava açması nedeni ile Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir.

28/03/2023 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile davacı vekiline dava dilekçesinde harca esas değerin 52.000,00 TL olarak gösterilmesine rağmen tevzi formunda harca esas değerin 2.000,00 TL olarak yazılması sonucunda dava açılırken 35,90 TL peşin harç ödenmiş olması ve sonradan eksik peşin harcın tamamlanmamış olması nedeni ile dava dilekçesinde harca esas değere göre dava açılırken eksik ödenen 852,13 TL peşin harcı yatırması için 2 hafta kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili 30/03/2023 tarihinde eksik peşin harcı yatırmıştır.

Dava dilekçesinde iki vakıaya dayalı olarak iki talepte bulunulmuştur; Rekabet yasağına uyulmaması vakıası nedeni ile cezai şart ve davalının iş sözleşmesini sona ermesinden sonra diğer davalı şirkette çalışması vakıası nedeni ile oluştuğu ileri sürülen haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat.

Rekabet yasağına uyulmaması vakıası nedeni ile cezai şart talebi açısından yapılan değerlendirmede;

Davacı vekilinin 31/10/2018 tarihli delil listesi ekinde sunduğu davacı ile davalı ... arasında imzalanan 16/04/2007 tarihli iş sözleşmesinin tarihine göre geçerliliğinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 818 nolu Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerekmesi, 818 nolu Türk Borçlar Kanununun 348. ve devamı ile 19. ve 20. maddelerindeki düzenlemelere göre rekabet yasağının ancak işçinin iktisadi geleceğinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, yer ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise geçerli olması, dava konusu iş sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde coğrafi alan sınırlaması bulunmaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı (Tüm Türkiye sınırlarını) kapsaması dolayısı ile çalışma özgürlüğüne ve akit serbestisine aykırı olan haksız rekabete ilişkin sözleşme hükmünün batıl olması nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalının iş sözleşmesini sona ermesinden sonra diğer davalı şirkette çalışması vakıası nedeni ile oluştuğu ileri sürülen haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede;

Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.

Mali müşavir Bilirkişi ...'nün davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 24/01/2020 tarihli raporunda talep edilen maddi tazminata ilişkin olarak herhangi bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığının ayrıca uğranıldığı iddia edilen zararın davacı tarafından somut ve ... denetimine uygun şekilde ortaya konması gerektiğinin, bilirkişi .... ve mali müşavir bilirkişi ...'ndan oluşturulan bilirkişi kurulunun 24/03/2020 tarihli raporunda ispatlanması durumunda davalı ...'nun fiillerinin Türk Ticaret Kanununun 55.1.d hükmündeki haksız rekabet fillinin, davalı şirketin fiillerinin ise Türk Ticaret Kanununun 55.1.b.3 ve m. 55.1.e hükmündeki haksız fiilinin unsurlarını taşıdığının değerlendirilebileceğinin, .... ve mali müşavir bilirkişi ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun 05/10/2021 tarihli raporunda davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil etmediği kabulünün mahkemenin takdirinde bulunduğunun, .... ve mali müşavir bilirkişi ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun 27/04/2022 tarihli raporunda ispatlanması durumunda dava tarihi itibari ile yoksun kaldığı muhtemel kazancın 112.783,66 TL olarak hesap edildiğinin bildirilmesi, bilirkişi raporları ile ... Kurumundan getirtilen belgelerin incelenmesi sonrası hazırlanan ve davacının dayandığı vakıalar tek tek irdelenerek değerlendirilen marka patent vekili bilirkişisi ... ve mali müşavir bilirkişi ...'tan oluşturulan bilirkişi kurulunun 21/10/2023 tarihli raporunda dosyadaki delillerin davalılarının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu iddiasını somutlaştırmaya yeterli olmadığının, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosyadaki verilerle ve davacının ticari defter ve faturalarının dosyada mevcut olmaması nedeniyle denetime elverişli bir tazminat hesabının yapılamadığının bildirilmesi, bu son bilirkişi raporunun önceki bilirkişi raporlarının ve delillerin özellikle ... Kurumundan getirtilen belgelerin değerlendirmesini içerdiğinden ayrıntılı ve hükme esas alınır nitelikte olması, diğer bilirkişi raporlarının bir kısmında yer alan haksız rekabetin oluştuğu görüşünün vakıaların ispatlanması koşuluna bağlı olması, davacı tanıklarının haksız rekabet vakıası hakkında ayrıntılı ve görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması, .... 13/02/2019 tarih ve .... nolu kararı ile aralarında davalı ...'nun da bulunduğu şüpheliler hakkında haksız rekabet suçundan yürütülen soruşturmada kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, davacının dava dilekçesindeki vakıaları ispatlar başka delil sunmaması, davacı yemin deliline dayanmakla birlikte Türk Ticaret Kanununun 62. maddesine göre suç oluşturan dava konusu vakıaların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 226. maddesinin 1. fıkrasının c bendi gereğince yemine konu olamayacak vakıalardan olması nedenleri ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2. a maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 852,13 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 460,43 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde Harçlar Kanununun 31. maddesi gereğince davacıya GERİ VERİLMESİNE,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Davalılar tarafından yapılan 4 adet vekalet harcı 20,80 TL ve 4 adet vekalet pulu 32,8‬0 TL olmak üzere toplam 53,60 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  5. Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,

  6. Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. maddesinin 2. fıkrasına göre harcı ödenen red edilen miktar ile red sebebinin ortak olması dikkate alınarak hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/02/2024

Katip ...

e-imza

Hakim ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tespiti,vetazminat,ankaraHaksızalacakönlenmesi,maddihükümrekabetindurdurulması,davalılarmanevi

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim