Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/465 E. 2023/785 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/465
2023/785
13 Kasım 2023
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/465 Esas - 2023/785
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/465 Esas
KARAR NO : 2023/785
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
Av. ....
Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNANLAR : 1- ....
VEKİLİ : Av. ....
: 2- ....
3. ....
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/10/2020
KARAR TARİHİ : 13/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... bünyesinde yapılan ihaleler neticesinde davalı .... ile 19.08.2017 tarihinde.... Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, ...'ın eski çalışanlarından depo sorumlusu ...'ın şüpheli satın alma işlemleri nedeni ile başlatılan araştırma kapsamında incelemeye alındığını ve işverenlik bünyesinde soruşturma başlatıldığını, ...'ın 06.06.2005 tarihinden iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, 17.02.2020 tarihine kadar ... çalışanı olup, Mayıs 2019'a kadar depo görevlisi olarak satın alma süreçlerini yürüten kişi konumunda olduğunu, ...'ın Mayıs 2019 itibari ile yemekhane bölümüne alındığını ve satın alma ile ilişkisinin kesildiğini, ...'ın depo görevlisi olduğu dönemde satın alımını yaptığı kırtasiye malzemelerinden birisinin de bilgisayar tonerleri olup, işbu davaya konu olayların da bu tonerlerin usulsüz alımının tespiti ile başladığını, ...'ın yöneticisi ... çalışanlarından ..., personeli ...'ın etik ilkeleri ihlal eden bir davranışta bulunmuş olabileceği iddiası ile 30.10.2019 tarihinde ... ...'na başvurarak, ...'ın ... San. ve Tic. Ltd. Şti ye verilen ... numaralı siparişin teslim edilmemesine rağmen teslim alınmış gibi mal girişini onayladığını ve firmanın düzenlediği ... numaralı irsaliyeli faturayı da onayladığını, bunun üzerine ... ... yetkisi dâhilinde gerekli araştırmaları yapmaya başladığını, konunun aydınlanması için bir kısım işyeri çalışanlarının sözlü ve yazılı ifadelerine başvurduğunu, Disiplin Kurulunun konuyla ilgili olabilecek ... çalışanlarının, olaylara karışan 3. kişilerin beyanlarını aldığını ve neticesinde konunun kapsamı ve niteliği gereğince dosyayı ... ...'na sevk ettiğini, davalı şirketten 23.09.2016 - 17.01.2018 tarihleri arasında toplam 630 adet tonere karşılık 64.746,00 USD' lik satın alım yapıldığını, ...'in, 19.08.2017 tarihinde (ihale şartnamesine istinaden) ...'a sunduğu yetki belgesinde satışı yapılan tonerleri ... yetkili satış ve dağıtıcısı olm ...'dan temin edeceğini yazılı olarak belirttiğini, inceleme sırasında satın alımı yapılan tonerlerin sahte olduğuna ilişkin oluşan şüphe üzerine ... tarafından sunulan bir kısım belgelerin yeniden tetkik edildiğini, ... tarafından onaylanmadığı için ...'in ihale sırasında sunduğu belgenin resmi niteliğinin bulunmadığı, ...'dan bilgi istendiğinde ise bahse konu yazıdaki imzanın o dönem imza sirküleri gereğince yetkili olan kişi tarafından atılmadığı anlaşılmakla, sunulan bu belgenin sahte olduğunun tespit edildiğini, 28 Ocak itibariyle ...'e yönelik şikayetlerin artmasından dolayı sözleşmenin feshedildiğini, ... ... tarafından yapılan inceleme kapsamında İdari Hizmetler Deposu'nda bulunan ya da kullanıcı personel tarafından iletilmiş kapalı ambalajda bekleyen toplam 13 adet toner, ... kriterlerine uygunluğu açısından incelendiğini ve tamamının orijinal olmadığı, dolum olduğu; bazı tonerlerin ise seri numaraları ile ambalaj seri numaralarının da tutarsız olduğu, bazılarının da garanti tarihlerinin çok eski olduğunun tespit edildiğini, ... tarafından ayrıca inceleme yapıldığını, incelenen ambalajı açılmamış ve muhtelif dönemlerde satın alınan 77 tonerden 44'ünün (%57'sinin) sahte olduğu kanaatine varıldığını, bu 44 sahte tonerin bir kısmının davalı ... tarafından satılan tonerler olduğunu, niteliğinde olduğundan, davalı aleyhinde suç duyurusunda da bulunulduğunu, soruşturmanın .... Hazırlık Soruşturma numarasında kayıtlı olduğunu, ... tarafından davalıya 23.09.2016 - 17.01.2018 tarihleri arasında 630 adet tonere karşılık toplam 64.746,00 USD ödendiğini, toner piyasasında dolum tonerlerin, orijinal tonerlerin %20'si tutarında olduğu düşünüldüğünde ... tarafından ödenen toplam bedelin yaklaşık 51.797,00 USD” sinin davalı tarafından haksız olarak elde edildiği tespit edildiğini, davalının dolum/sahte toner sattığını ancak orijinal toner satmış gibi tahsilat yapmakla ...'ı 51.797,00 USD zarara uğrattığını,... . Noterliği'nin 17.06.2020 Tarih ve .... Yevmiye numaralı ihtarı ile 51.797,00 USD ödenmesi talep edildiğini ancak bu bedelin halen ...'a ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydı ile şimdilik 300,00 USD' nin ödenmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile sahte/dolum toner satışı nedeni ile uğranılan zararın şimdilik 1.000,00 USD' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankaların dövize uygun en yüksek ticari faizi ile birlikte fiili ödeme üzerindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı tutmak kaydı ile bedeli tahsil edilmiş ve fakat teslim edilmemiş bilgi işlem sarf malzemesi için şimdilik 300,00 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankaların dövize uygun en yüksek ticari faizi ile birlikte fiili ödeme üzerindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, yargılama ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin aradan geçen sürede muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı tarafından kesinlikle orijinal olmayan veya dolum toner teslim edilmediğini, incelemesi yapıldığı belirtilen tonerlerin davalı tarafından teslim edilen tonerler olup olmadığı hususunun belli olmadığını, davacı şirket eski personeli ...' ın tonerleri değiştirmiş veyahut satma ihtimalini olduğunu, zira hesabına giriş yapılan toplamdaki 458.000,00 TL nin bu hususu kuvvetlendiren ve neredeyse açıklayan bir sebep olduğunu, davacı şirket çalışanı... tarafından tonerlerle ilgili şikayet geldiğinde incelemeye gönderilen tonerin kapalı kutu olduğu hususunun bizzat kayıtlarla ve kurum içi personel yazışmaları ile sabit olduğunu, ... gibi kurumsal bir firmaya bütün firmaların orijinal olmayan/muadil ürünler satma ihtimalinin neredeyse imkansız olduğunu, teslim edilen ürünlerin sahte olduğu, orijinal olmadığı iddiasının ilgili tarihte gerekli kontrol ve muayenesi yapılmak suretiyle gerekli bildirim ve ihbarda bulunulması gerektiğini, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde satılanı kabul etmiş sayılacağını, davacı tarafça davadan önce keşide edilen .... Noterliği' nin 17.06.2020 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesine .... . Noterliği' nin 29.06.2020 tarihli ve .... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile, hukuki düzenlemeler ve fiili gerçekler karşısında aradan geçen uzunca zaman sonra böylesine ütopik iddia ve taleplerin hayati ve ticari gerçeklerden uzak olması sebebiyle yerine getirilemeyeceğinin belirtildiğini, davacı tarafın toner alınan yerlere ilişkin fatura sunulamadığı iddiasının gerçek olmadığını, toner alınan yerlerin de sektörde önde gelen tedarikçi firmalar olduğunu, bu hususun gerek davalı gerekse tonerlerin satın alındığı firmaların ticari kayıtlarında yer almakta olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosyamızda davalının gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Somut olayda; ...'nce davalının tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, davalı vekilince 07/02/20232 tarihli dilekçe ile davalının tacir olmadığının beyan edildiği, ...'nce davalının 2016 yılında işletme hesabına göre defter tuttuğunun, 2017, 2018, 2019 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğunun, 27/11/2019 tarihinde ise ticareti terk ettiğinin bildirildiği, bu haliyle davalının dava tarihi itibariyle tacir sıfatının bulunmadığı, 2019 yılında ticari faaliyetinin sona erdiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, bu açıklanan nedenlerle mahkememizin davaya bakmaya görevli olmadığı (.... sayılı ilamları ile belirtildiği üzere) anlaşılmış olup, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
-
Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
13/11/2023
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38