Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/431 E. 2024/601 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/431
2024/601
12 Eylül 2024
T.C. ANKARA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2024
Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında davalının uhdesinde bulunan '...' işinin ... ve ...: ... arasındaki... ının alt yüklenici olarak müvekkil tarafından yapılması hususunda 02.05.2017 tarihli '...' imzalandığını, Sözleşmenin 5. Maddesine göre sözleşme bedeli 96.737.438,39 TL+KDV olarak belirlenmiş ve 02.05.2017 de başlayan işin 28.12.2018 de sona ermesi kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden sözleşme bedeli olan 96.737.438,39 TL+KDV üzerinden 917.070,92 TL Damga Vergisini ödendiğini, Müvekkil şirket yüklendiği işi iş programına ve sözleşme şartlarına uygun olarak devam ettirirken ve işin yaklaşık %60-65'ini tamamlamış iken davalı şirket tarafından18.08.2018 tarihinde sözlü olarak iş sonlandırıldığını ve işi tamamlama imkanı müvekkil şirketin elinden alındığını, 20.09.2018 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlenmiş ve o ana kadar müvekkilin işi sözleşme hükümlerine ve sözleşme eki proje ve teknik şartnamelere uygun yaptığı da davalı şirket tarafından kabul edildiğini, haksız olarak sonlandırılan iş nedeniyle müvekkil ciddi maddi zararlara uğradığını Hem sözleşme damga vergisini 96.737.438,39 TL+KDV TL üzerinden ödediğini ve sözleşme bedelinin haksız olarak düşürülmesi nedeniyle bu kalemden zararı olduğunu, nakit teminatlar geç iade edildiği için hem enflasyon karşısında paranın değeri düşmüş hem de nakit sıkışıklığını aşmak için faiz ödemek zorunda kaldığını, başlangıçtaki sözleşme bedeline göre yatırım yapması nedeniyle işin erken bıraktırılması üzerine şantiye binasını söktüğünü ve sırf bu iş için aldığı iş makinelerini ve araçları tasfiye etmek zorunda kaldığı için döviz cinsinden satın aldığı araçları erken satması nedeniyle zarara uğradığını, keşif bedelinin düşürülmesi ve işin yarım bıraktırılması sebebiyle kazanç ve kar kaybına uğradığını beyan ederek bedel arttırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik - 10.000 TL zararların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerinin son doğduğu tarih olan 20.09.2018 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımının geçtiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, talep sonucunun açık olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ekonomik acze düşmesi ve işi tamamlayamadığını bildirmesi üzerine işi devraldıklarını, davacının 18.08.2018 tarihinde işi iş programının gerisinde kaldığını, damga vergisinden sözleşme gereği davacı sorumlu olduğunu, geçici kabul tarihinde teminatın iadesi şartları oluşmamasına rağmen teminatın iade edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Alt yüklenici sözleşmesi, hakkedişler, geçici kabul tutanağı, damga vergisi beyannamesi, zeylnameler
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan .... Sözleşmesinin davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davranarak erken sonlandırması nedeniyle davacının uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının alacağının zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir.
Taraflar arasında 02.05.2017 tarihinde '...Sözleşmesi' imzalanmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde, sözleşme bedeli 96.737.438,39 TL+KDV olarak belirlenmiş, sözleşmenin 6. maddesinde ise, 02.05.2017 de işin başlaması 28.12.2018’de işin bitirileceği kararlaştırılmıştır.
Davacı vekili dilekçesinde dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin işin yaklaşık %60-65'ini tamamlamış iken davalı şirket tarafından 18.08.2018 tarihinde sözlü olarak iş sonlandırıldığını iddia etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde ise; davacının ekonomik acze düşmesi ve işi tamamlayamadığını bildirmesi üzerine işi devraldıklarını, geçici kabul tutanağının düzenlenerek 20.09.2018 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini kabul etmiştir.
Taraflar arasında sözleşmenin feshedildiği hususu iki tarafın kabulündedir. Fesih tarihi olarak davacı 18.08.2018 tarihini ileri sürmüş ise de, davalı tarafın 20.09.2018 tarihinde sözleşmenin geçici kabulüne yapılarak feshedildiğini kabul etmiş olması nedeniyle fesih tarihi olarak mahkememizce 20.09.2018 tarihi olarak kabul edilmiştir.
Bilindiği üzere; ...'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında; eser sözleşmenin feshi halinde mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/6. maddesi hükmünde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin feshin karşı tarafa bildirileceği tarihten başlayacağı, kısmi davanın sadece dava edilen bölüm yönünden zamanaşımını keseceği, saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden zamanaşımını kesici etkisi olmadığı kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. (...)
Somut uyuşmazlıkta davacının isteminin dayanağı olan tazminat talebi eser sözleşmesi kapsamında davalıdan istenildiğine göre; davacının tazminat talebi yönünden de TBK 147.m. gereğince 5 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekmektedir.
Dava konusu eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebi olup işbu dava ise; sözleşmenin fesih tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçirilerek 26/06/2024 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle de, davalı vekilinin yasal süresinde sunduğu zamanaşımı def’i yerinde olup Mahkememiz’ce açıklanan gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60. TL olup davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 10.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
-
Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58