Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/528 E. 2023/280 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/528
2023/280
3 Ekim 2023
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/528 Esas - 2023/280
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/528
KARAR NO : 2023/280
HAKİM : ....
KATİP :....
DAVACI ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 1- ....
2. ...
Av. ....
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2022
KARAR TARİHİ : 03/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2023
TALEP:
Davacı vekili 25/12/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında ÖZETLE: Müvekkili şirketin .... sayılı "... ...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından ..... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen reddedildiğini, bu kısmi ret kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin "..." markasının ... numarası ile ... nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini ve uzun yıllardır yoğun reklam ve pazarlama çalışmaları ile herkes tarafından yaygın olarak bilinen "TANINMIŞ MARKA" seviyesine ulaştığını, davalıya ait “...” ibareli marka başvurusu ile müvekkiline ait “...” esas unsurlu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının markasının "..." ve ayırt edici olmayan "..." ibaresinin yan yana getirilmesi sonucunda oluşturulduğunu ve markada yer alan baskın unsurun "..." ibaresi olduğunu, ... "..." anlamına gelen "..." ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, dava konusu “...” markasının müvekkilinin “...” markalarıyla 30. sınıfın bir kısım emtiaları bakımından benzer bulunmasının yerleşik ... kararları ve ilgili mevzuata aykırı olduğunu, davalı tarafından daha önce yapılan “...” ibareli başvuruların müvekkilince yapılan itirazlar neticesinde reddedilmesine rağmen üçüncü başvurunun kabul edilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanması ihtimalinin bulunduğunu, davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu belirterek, ...’nun... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahsa usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5 ve 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ..... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 01/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 25/12/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... ...'in... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun.... sayılı "... ...", "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
.............
Bu çerçevede yapılan incelemede "..." ibareli başvuru ile "..." ibareli/ ibaresini içeren itiraz gerekçesi markaların belirli düzeyde benzer olduğu değerlendirilmekle birlikte başvurunun kapsamında kalan mallar ile itiraz gerekçesi markaların kapsamında yer alan malların benzerlik seviyesinin düşük olması ile markalar arasındaki düşük düzey benzerlik birlikte değerlendirildiğinde başvurun kapsamında kalan mallar yönünden markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmış ve işbu itirazın reddi gerekmiştir.
Diğer taraftan 6769 Sayılı SMK'nın 6/4 maddesi "... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." hükmünü, 6/5 maddesi ise "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmünü içermektedir.
Somut olayda, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında, başvurunun kapsamında kalan mallar yönünden, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddelerinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmış ve tanınmışlık gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın ise somut delillerle ispatlanamadığı tespit edilmiş, ayrıca markalar arasındaki benzerlik iddiası, tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli görülmediğinden (....) kötü niyet gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir.”
KARAR : İtirazın da reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
....
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
...
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında şu şekildedir:
Davalı başvuru Markası
"..."
(...)
- sınıf
Davacı Markaları
"... ...", "...", "...", "..." ibareli markalar
(....)
05, 29, 30, 31, 32. Sınıflar
Mahkememize uzman bilirkişi heyetinden alınan 08/06/2023 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle; "...Dava konusu ... sayılı “...” ibareli marka kapsamında kalan 30. Sınıf “Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/ lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Pekmez” emtialarının da davacı yanın itiraza gerekçe markalarının kapsamındaki bir kısım emtialarla yukarıda izah olunan gerekçeler doğrultusunda benzer/ ilişkili/ bağlantılı olduğu ve markaların bu emtialar bakımından da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; Davacı markasının tanınmışlığının somut olaya uygulanma koşullarının oluşmadığı, Kötü niyete ilişkin değerlendirmenin hukuki niteliği itibariyle Sayın Mahkemeye ait olduğu..." ifade edilmiştir.
Yukarıda da ifade edildiği gibi dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 30 uncu sınıftaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 05, 29, 30, 31, 32 inci sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetin alt gruplarında tescilli "... ...", "...", "...", "..." ibareli markaları mesnet göstererek itiraz edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
6769 Sayılı SMK 6/1 Maddesi Yönünden Yapılan Değerlendirme
Aşağıda açıklanacağı üzere; dava konusu marka başvurusunun 30. sınıfta yer alan emtiaların tamamı bakımından yapıldığı, davacının markalarının ise 05, 29, 30 ve 32 nci sınıf bazı emtialar bakımından tescilli olduğu görülmektedir.
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 30 uncu sınıftaki: "Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Pekmez" alt grubunda bulunan malların bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarında ise 05, 29, 30, 31, 32 inci sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Dava konusu marka başvurusundan davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan gıda ürünlerinden birebir aynı olanların ... kararı sonrasında çıkartılmasına karar verilmiş olmakla birlikte, dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan ve aşağıda belirtilen gıda ürünlerinin davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan ürünlerle benzer ve birbirini tamamlayan ürünler olduğu Mahkekemizce tespit edilmiş olup aşağıda benzer/aynı kabul edilen emtialar tek tek belirtilerek açıklanmıştır:
İtiraza mesnet 99/018236 sayılı davacı markası 05, 32, 29 ve 30 uncu sınıfların bazı alt gruplarında tescilli olup, 29 uncu sınıfta "Reçeller, marmelatlar" emtiaları davalı markasındaki "pekmez" emtiası ile; 29 uncu sınıftaki "Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri niteliğindeki perhizle ilgili olan veya olmayan ürünler için bitkisel ve vitamin bazlı ürünler olarak kullanılan proteinler, karbonhidratlar, madensel maddeler, az miktarda bulunan kimyasal elementler, aminoasitler, yağ asitleri" emtiaları davalının "bal, arı sütü, propolis" emtiaları ile; davacının aynı markasının 30 uncu sınıfta tescilli "gözlemeler, hamurlar, börekler, ekmekler, pizzalar, pideler, lahmacunlar, sandviçler" emtiaları ise davalının "mayalar, kabartma tozları" emtiaları ile ve yine davacının belirtilen markasında 30 uncu sınıftaki "jöleler, jelatinler, sütlü tatlılar, sıvı tatlılar, kazandibi, sütlaç, sup, tavuk göğsü krem karamel, muhallebi aşure, pudingler, krem şantiler" emtiaları davalının emtialarındaki "şekerleme, çikolata, bisküvi, kraker, gofret" emtiaları ile Mahkememizce aynı/benzer bulunmuştur.
Yine itiraza mesnet 92/010802 sayılı davacı markasının "kakaolar, mayonezler, hardallar, ketçaplar, soslar" emtiaları ile davalının "kakao, yiyecekler için çeşni/lezzet verici,ler, vanilya, baharatlar, domates, sosları dahil olmak üzere soslar"; itiraza mesnet ... sayılı davacı markasının 29 uncu sınıftaki "marmelat ve reçel" emtialarının davalı markasındaki "pekmez" emtiası ile "salça, mayonez, sahlep" emtialarının ise "yiyecekler için çeşni/lezzet verici,ler, vanilya, baharatlar, domates, sosları dahil olmak üzere soslar" emtiaları ile aynı/benzer olduğu Mahkememizce tespit edilmiştir.
Dolayısıyla somut adavada, taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden 6/1 maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin ilk şartı olan emtiaların benzerliği kriterinin sağlandığı şüphesizdir. Ancak tek başına emtia karşılaştırması 6/1 maddesi kapsamında markalar arasında iltibasın meydana gelip gelmediğini açıklamak için yeterli olmayacağından ve emtiaların davaya konu marka kapsamında özele indirgenmiş olarak düzenlenmesinin de dava kapsamında hususiyet arz ediyor olması nedeniyle, söz konusu markaların son kullanıcı ve tüketici profilleri bakımından da değerlendirilerek bütünsel anlamda bıraktığı izlenimin tespit edilmesi uygun olacaktır.
Hitap Eden Tüketici Kitlesi, Görsel, İşitsel ve Anlamsal Bakımından Değerlendirme:
SMK’nın 6/1 maddesi emtiaların aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulunu getirmiştir. Bu hüküm karşılaştırılan markaların yalnızca “aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olmasını aramamış, markaların “benzer” olması da yeterli görülmüştür. Bu anlamda; halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurması SMK’nın 6/1 maddesi anlamında markalar arasında benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olacaktır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi bir uzman ya da normalin altı veya üstünde dikkat ve gözlem yeteneğine sahip olan kişi değil, markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. [....]
İltibas ihtimalinde mal veya hizmetin hitap ettiği tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Bu mahiyetteki bir tüketicinin de birbirine yakın olan, benzer esas unsurları içeren işaretler konusunda tereddüt yaşayabileceği ve iltibas ihtimaline düşebileceği değerlendirilmektedir.
..., markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinde bazı kriterler getirmiştir.
Buna göre markalar arasındaki benzerlik incelenirken:
• Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları,
• Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik,
• Çağrıştırma,
• Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat,
• Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu,
• Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı
zaman,
kriterleri ele alınmalıdır.
Kimi durumlarda markanın tescilli olduğu emtia ve hizmete bağlı olarak tüketici kitlesi farklılaşmakta ve orta seviyedeki tüketiciden daha yüksek özellikte bir tüketici grubu dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekmekte kimi zaman ise bunun tam tersi olarak emtiaların ucuzluğu, tüketicinin bu emtiayı satın alırken ayırdığı zamanın azlığına bağlı olarak daha düşük bir ihtimam düzeyinin göz önünde bulundurulması gündeme gelebilmektedir.
Dolayısıyla markaların benzerliği değerlendirmesinin mutlak surette ilgili tüketici nezdinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu 30. Sınıf “gıda ürünlerine” ilişkin tüketici kitlesinin orta düzeydeki tüketici kitlesi olduğu belirlenmiş olup, Mahkememizde de aynı yönde kanaat oluşmuştur.
“Ortalama tüketici markayı bütün olarak algılar, markanın çeşitli unsurlarını detaylara girerek analiz etmez. Ayrıca, ortalama tüketicinin nadiren farklı markalar arasında doğrudan karşılaştırma yapma şansının olduğu fakat zihninde tuttuğu yetersiz görüntüleri yerleştirdiği de dikkate alınmalıdır. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır.” (.....)
..... sayılı “.../...” kararında da belirtildiği gibi; asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak gerekmekte olup, tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmeli, ve başvuru sahibinin markasındaki mevcut eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.
Kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte kendi unsurlarını içerisinde barındıran kompozit bir markanın önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için önceki markanın kendi başına, bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve taraf markalarındaki ortak unsurun sonraki markada dominant bir etkiye sahip olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Mahkememizce bu çerçevede ilgili tüketici kitlesi de dikkate alınarak taraf markalarının görsel, anlamsal ve fonetik unsurları dikkate alınarak; özellikle de markaların ayırt edici ve baskın bileşenleri göz önünde bulundurularak bir bütün olarak (global) yapılan değerlendirme sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır:
Dava konusu davalı markası, beyaz bir zemin üzerine siyah küçük harflerle yazılmış “...” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Davacı yanın itiraza gerekçe "..." ve "..." markaları ise beyaz bir zemin üzerine siyah harflerle yazılmış “...” ibaresinden oluşan kelime, "..." markalarının ise yeşil bir daire içerisinde beyaz büyük harflerle yazılmış “...” ibaresinden oluşan kelime ... markası olduğu sabittir.
Söz konusu markalar bir bütün olarak incelendiğinde, davalı tarafın markasının “...” ibaresi ile başladığı ve bu ibareye “...” ibaresinin eklendiği görülmektedir. Davacının markaları, davalının markasının ilk üç harfini oluşturmaktadır. Davalının markasında yer alan “...” ibaresi ... “...” anlamına gelen ve dilimizde anlamı bilenen yaygın olarak kullanılan ... bir sözcüktür. Ayrıca davalı markasında vurgu ilk hece olan “...” ibaresinde olup, “...” ibaresi markaya ayırt edicilik sağlamamaktadır.
Nitekim .... 'nin 26.05.2011 tarihli ve .... . sayılı kararında; taraf markaları olan "..." ve ..." markalarına ilişkin olarak yerel mahkemenin; " ... Taraf markalarının asıl veya baskın unsurlarının anlam olarak aynı değilse de davalı şirket markasındaki “...” ilavesinin başvuruyu davacı markalarının asıl unsuru olan “...” ibaresi ile benzer olmaktan kurtarabildiğinin de söylenemeyeceği, zira görsel ve işitsel benzerlik ve vurgunun ilk üç harfte olmasının taraf markalarını en azından bağlantı bulunduğu yanılgısına neden olacak derecede benzer kıldığı, ayrıca anlam farklılığı bulunmakla birlikte davalı şirket başvurusunun “...” şeklinde algılanma ihtimalinin de gözden uzak tutulmaması gerektiği, diğer taraftan bu benzerliğin renk unsuru ile de yoğunlaştığı, zira davalı başvurusunu oluşturan ibarenin davacı markaları ile aynı tondaki yeşil renk ile yazılmasının renksel bir çağrışım yaratıp iltibas riskini artırdığı, emtia kapsamlarının da birebir örtüştüğü, ürünlerin ortalama tüketicilerinin her yaştan alıcılar ve satın alınmaların fazla zaman ayrılmayan gıda maddeleri olduğu gözetildiğinde, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne" şeklinde gerekçeyle verdiği kararı onamıştır.
Keza, .... 'nin 04.11.2014 tarihli ve ..... sayılı ilamında "..." ve "..."; 15.05.2012 tarihli ve ..... sayılı ilamında "..." ve "..." markalarını davacının markalarına benzer bularak kabul kararı veren yerel mahkeme kararlarını onamıştır. ....'nin "..." ibareli markalara ilişkin davalarda benzer içtihatlara yer verdiği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla Mahkememizce taraf markaları görsel, işitsel ve anlamsal olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ilgili tüketici kitlesi olan ortalama tüketicinin markaların birbirinin devamı veya aynı işletmeye ait olduğu yönünde bir izlenime kapılabileceği, "..." ibaresinin davacı kullanımları neticesinde 30 uncu sınıftaki emtialar yönünden ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, bu nedenle de her ne kadar Kurum tarafından 30 uncu sınıfta itiraz sonrası kalan emtialar tescil edilmiş ise de markaların “Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Pekmez” emtiaları bakımından da benzer/ilişkili/bağlantılı olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
SMK 6/5 uyarınca Tanınmışlık Hususunda Yapılan Değerlendirme
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Somut olayda davacı tarafın “...” ibareli markasının ... tarafından 15.07.2015 tarihinde tanınmış marka olarak kabul edildiği, ... işlem numarası ile Özel Korunan Markalar arasına kaydedildiği görülmüştür. Yukarıda yapılan benzerlik değerlendirmesinde taraf markaları benzer bulunmuş ve davacı markalarının tescilli olduğu 30 uncu sınıf emtialar ile dava konusu markada itiraz sonrası kalan emtiaların benzer/ilişkili/bağlantılı olduğuna kanaat getirilmiş olduğundan, SMK’nın 6/5 maddesinin somut olaya uygulanması koşulları oluşmamıştır.
Kötü Niyet Hususunda (SMK 6/9) Yapılan Değerlendirme
Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
-
Davanın KABULÜNE,
-
... ...’nun... sayılı kararının iptaline,
-
... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
-
Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile 189,15 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00. TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6. Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 3.867,90 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7. Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı gerçek kişinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2023
Katip....
¸
Hakim ....
¸
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 172,90.-TL
Posta Masrafı 395,00.-TL
Bilirkişi Ücreti 3.300,00.-TL
Toplam 3.867,90-TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35