Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/319 E. 2024/518 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/319
2024/518
24 Haziran 2024
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/356
KARAR NO : 2024/605
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 15/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
K.YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin genel kredi sözleşmesi kefili dava dışı ...'un eşi olduğunu, müvekkili, davalı Banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 24.10.2014 tarih ... nolu genel kredi sözleşmesine (müşteri no:...) eşi ...'un kendi rızası olmaksızın kefil sıfatıyla taraf olduğunu öğrendiğini, mahkemece de bilindiği üzere evli kişilerin, ancak eşinin yazılı rızasının olması halinde kefil olabileceklerini, sunulan davaya konu kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmenin kurulmasından önce verdiği bir rızası da bulunmadığını, bu husus Türk Borçlar Kanunu’nun “Eşin rızası” başlığını taşıyan 584. maddesinde hükme bağlandığını, öte yandan olayımızda yasada sayılan istisnalar da söz konusu olmadığını, davaya konu kredi borcu kredi borçlusu tarafından ödenmediğinden tarafları aleyhine davalı banka tarafından icra takibi başlatıldığını, satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu husus ta dava haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin rızasının ve imzasının alınmadığı 24.10.2014 tarih ve ... sayılı genel kredi sözleşmesinde eşi ...'un kefaletinin geçersizliğine karar verilmesi için iş bu davanın zorunlu olduğunu, açıklanan ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle müvekkilinin rızası ve imzası olmayan 24.10.2014 gün ve ... sözleşme nolu genel kredi sözleşmesinde eşi ...'un kefaletinin /kefilliğinin geçersizliğine /kaldırılmasına yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğu gibi yasal dayanaktan da yoksun olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, eksik harcın tamamlatılmasını, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılmasını ve nihayetinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacı ...'un eşi ...'un dava konusu 24.10.2014 tarih ve ... sayılı genel kredi sözleşmesine 350.000-TL kefaleti bulunduğunu, dava konusunun belirli bir değere ilişkin olması nedeniyle 492 sayılı harçlar kanunu gereğince dava nispi harca tabi olduğunu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı taraf mahkeme nezdinde açmış olduğu dava ile eşi ...'un 24.10.2014 tarih ve ... sayılı genel kredi sözleşmesine olan kefaletinin geçersiz olduğunu ve borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, davacı tarafından, dava dışı eşinin borçlu olmadığının tespiti talepli olarak açılan davanın usulsüz olduğunu, bu dava ancak kredi sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ... tarafından müvekkili bankaya karşı açılabileceğini, davacı eş tarafından açılan davanın yasal bir dayanağı bulunmadığını, ancak dava dışı ... tarafından açılabilecek iş bu davada davacı ...'un hukuki bir yararı bulunmadığını, kaldı ki 27/12/2006 tarihli ve 5570 Sayılı kamu sermayeli bankalar tarafından yürütülen faiz destekli kredi kullandırılmasına dair kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızasının aranmadığını, eşin rızası başlığı altındaki 6098 sayılı türk borçlar kanunun 584.maddesinde "eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. (ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret Siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı kamu sermayeli bankalar tarafından yürütülen faiz destekli kredi kullandırılmasına dair kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." hükmü düzenlendiğini, dava konusu 24.10.2014 tarih ve ... Sayılı Genel Kredi Sözleşmesi, 5570 Sayılı Kanun kapsamında kullandırılan sübvansiyonlu tarımsal kredi olduğunu, 6098 sayılı kanunun 584.maddesinde açık bir şekilde belirtildiği üzere 5570 sayılı kamu sermayeli bankalar tarafından yürütülen faiz destekli kredi kullandırılmasına dair kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızasının aranmadığını, davacı taraf beyanın aksine yasada açıklanan istisnai durumun gerçekleştiğini, açılan dava husumet ve hukuki yarar itirazı dışında 6098 Sayılı Kanunun 584.maddesindeki açık hüküm nedeni ile de yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplere istinaden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederim.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİVE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın; Davaya konu 24/10/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin davalı banka ile dava dışı ...'ın arasında akdedildiği ve dava dışı ve davacının eşi olan ...'un davacının rızası olmaksızın söz konusu sözleşmede kefil olduğu ileri sürülerek davacının dava dışı eşi ...'un kefaletinin geçersizliğine ilişkin olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi olup olmadığı, varsa kredinin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, varsa Kefaletin sözleşme ve yasaya uygun olup olmadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarınnı sözleşmeye uygun olup olmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının ne olduğu konularında toplanmaktadır.
Davanın .... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken görevsizlik kararı verilmesi üzerine .... 'nce .... Mahkemesine tevzi edildiği, .... sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verildiği, kararın davacı vekilince İstinaf edilmesi üzerine .... Dairesi'nin 02/04/2024 tarih .... sayılı kararı ile davacı vekilinin İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu haliyle karşı görevsizlik kararının kesinleşerek mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı.
Somut olaydaki dava; genel kredi sözleşmesinde eş rızasının bulunmaması nedeniyle eş tarafından açılan kefaletin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Davacı yan, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde eşinin müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, kefalet tarihinden önce veya kefalet anında rızasının alınmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredi türünün TBK'nun 584. maddesinde yer alan istisnai durumu oluşturduğunu, kefalette eş rızasının gerekmediğini savunmuştur. Dava konusu kefalet sözleşmesi davacının eşi ... ile davalı banka arasında akdedilmiş olup, davacının 4.10.2014 tarih ve ... sayılı genel kredi sözleşmesinde imzası yer almamaktadır. Kefalet sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın varlığı halinde husumetin sözleşmenin tarafları arasında yöneltilmesi gerekir. Bir başka anlatımla kefalet sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle açılan dava sözleşmelerde taraf sıfatı bulunmayan davacı tarafından açılamayacaktır. Eş rızası bulunmadığından bahisle kefaletin geçersizliğini ancak kefil olandavacının eşi ...'un ileri sürebileceği, 3. kişi konumundaki davacının kefaletin geçersizliğini ayrı bir dava ile ileri sürmesinin mümkün bulunmadığı gözetilerek, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın husumet nedeni ile REDDİNE;
Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile eksik 247,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17,900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/07/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19