Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/663 E. 2024/45 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/663
2024/45
24 Ocak 2024
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2014/663
KARAR NO : 2024/45
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI ... - ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 18/05/2009
BİRLEŞEN .... KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI 2-... - (T.C:...) ...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 04/04/2011
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
K.YAZIM TARİHİ : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVADA;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, ...'nin müvekkiline olan borcundan dolayı .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı, iş bu takibe konu senedin cirantası olduğunu, müvekkiline veren ciranta olduğunu, müvekkilinin senedi bankaya tahsile koyduğunu ve bankanın senedi protesto ettirdiğini, ancak borçlu/davalı, protestonun süresinde olmadığından bahisle.... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve sayın mahkeme protestonun banka tarafından yasal süresinden bir gün sonra çekildiği gerekçesi ile anılan icra takibini davalı, ... açısından iptal ettiğini, verilen karar taraflarından temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, davalı ... Mahkemesinde açmış olduğu davada hiçbir şekilde borca itiraz etmediğini, borcunu inkar etmediğini, ödeme günü hafta sonuna gelen senetlerde, protesto süresinin uygulamada ilk iş günü (ödeme günü olarak değerlendirildiğinden) sayılmayıp, takip eden 2 iş günü olarak değerlendirilmekte ve fakat ... kararları ile ilk iş gününü de 2 iş günü hesabında değerlendirdiğini, protestosunda müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını, tamamen bankanın kanunu yanlış yorumlamasından kaynaklanan müvekkilinin bir mağduriyeti olduğunu, banka protesto süresinde hataya düşmesi idi borçlu/davalının, borcu ödeyeceğini, bu hususun açık olduğunu,... Esas sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere davalı/borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını ve hacze gidildiğinde borçlunun bizzat taraflarına borcu ödeyeceğini ve fakat biraz süre tanınmasını istediğini, borcun bir kısmı olan 1.500TL'yi de haciz aynı gün ödediğini, ilgili ödeme belgesinin ekte olduğunu, borcu esasında kabul ettiğini, davalı/borçlu adına iptal edilen takip nedeni ile yine davalı/borçlu aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile ... Esas sayılı dosyasından tekerrüre esas olmamak üzere adi takip yaptıklarını, ancak borçlu/davalı MK2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olarak hiçbir gerekçe göstermeden, kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve itiraz neticesinde takibin durduğunu, davalının en başından beri borcu olduğunu bildiğini ve kötü niyetli davrandığını, itirazlarının tüm nedeninin zaman kazanmak ve borcu sürüncemede bırakmak olduğunu, borçlunun adına .... Müdürlüğünde kayıtlı .... Ada Parsel E Kaim Bağımsız Bölüm No:.... meskene ihtiyati tedbir konulmasını, diğer tüm dava hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı ile, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü, itirazın iptali ile ... Esas sayılı takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletten davalı yanın sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davasını temele hangi hukuki dayandırdığını açıklamadığını, davacı tarafın anladıkları kadarıyla müvekkili hakkında sebepsiz zenginleşme hükümlerinden yola çıktığının anlaşıldığını, buna karşın T.T.K.'nin 642.maddesi emredici nitelikte olduğunu, buna ilişkin olarak .... Dairesi'nin 1983 gün ve .... sayılı kararında da açıklandığı üzere ödememe protestosunun keşide edilmemesi halinde, senet hamilinin keşideci hariç diğer senet borçlularına ve bu meyanda lehtara karşı haklarını kaybedeceği yolunda ki hükümün emredici nitelikte olduğunu, sukutu hakka ilişkin olduğunu, bu nedenle mahkemece resen göz önüne alınmasının zaruri olduğunu, ... 1998 tarih ve .... sayılı içtihadında ise, TTK nin 642. maddesine göre hamil belirli süre içinde ödememe protestosu kedişe etmez ise, senedi imza eden borçlu haricinde ki ciranta ve sair sorumlulara karşı müracaat hakkının düşeceğini, davacı taraf dava dilekçesinde ihtiyadi hacizde müvekkilinden baskı altında alınmış olan paradan bahsettiğini, iş bu ödeme haciz baskısı altında yapılmış olduğundan taraflarınca kabul edilemeyeceğini, kaldı ki davacı taraf .... Mahkemesi'nde taraflarınca açılan ihtiyati haczin iptali istemli davada ihtiyati haciz talebinden vazgeçtiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davacının öncelikle hangi hukuki gerekçeye dayandığınının açıklaması gerektiğini, dayandığı hukuki gerekçe doğrultusunda davalarının seyredeceğini, müvekkili tamamen kanunun kendisine tanımış olduğu bir hakkı kullandığını, bu nedenle de davacının iddialarının aksine kötü niyetli olmadığını, haksız da olmadığını, davacı taraf hukuki gerekçeyi açıkladıktan sonra detaylı cevap dilekçelerini düzenleyeceklerini, sayılan nedenler ve mahkemece resen gözetilecek hususlar dikkate alınarak; davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme mi veya başka bir hukuki gerekçeye dayandığını açıklamasından sonra daha ayrıntılı cevap dilekçesi verme haklarını saklı tuttuklarını, bu nedenle davacı tarafın açık kanuni hüküm bulunmasına karşın haksız ve kötü niyet olması nedeniyle dava değerinin %40 indan aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra ve inka tazminatına mahkum edilmesini, davanın reddine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin de davac üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN .... SAYILI DOSYASINDA:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalılardan bazı dönemlerde faizli borç para aldığını, borcu geri ödemesine karşılık aldığı paraların teminatı olarak verdiği çek ve senetlerin iade edilmediğini, bunun üzerine davalı ... ile müvekkili arasında bir mutabakat düzenlendiğini, düzenlenen bu mutabakat uyarınca, müvekkilince 150.000,00TL elden nakit ödeme yapılarak, 10.11.2008 vadeli 50.000,00TL, 10.01.2009 vadeli 50.000,00TL ve 1.03.2009 vadeli 40.000,00TL olmak üzere 3 adet senet verildiğini, mutabakata rağmen iadesi taahhüt edilen senetlerin iade edilmediğini, 10.11.2008 vadeli senedin ...'a ciro edilerek ...... sayılı takip dosyasında, 10.01.2009 vadeli senedin de yine ...'a ciro edilerek ... sayılı takip dosyası üzerinden takibe konu edildiğini belirterek, 10.11.2008 vadeli senet için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ödenen tutardan 10.000,00TL'nin tahsiline ve 10.01.2009 vadeli senet yönünden müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, ayrıca dosyasının .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa tebligat çıkartılmamıştır.
DELİLLER:
İcra dosyaları, İcra Hukuk Mahkemesi dosyaları
Banka kayıtları, Protesto ile ilgili belgeler
.... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından, borçlular ..., ... ve ... aleyhine 06.03.2009 tarihinde; 50.000,00 YTL asıl alacak, 2.034,25 YTL işlenmiş faiz, 53,00 YTL protesto masrafı, 40,00 YTL iht. haciz gideri, 160,00 YTL iht. vek. ücreti olmak üzere toplam 52.287,25 TL tutarında 10.11.2008 vade tarihli 50.000,00 YTL bedelli senede dayanılarak Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
.... esas sayılı dosyası incelenmesinde; Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan şikayet davasında davacı hakkında süresi içinde protesto edilmemiş senetle icra takibi yapıldığı iddiası ile ciranta olan davacı yönünden yapılan takibin iptali talepli olup yargılama neticesinde "... esas sayılı icra dosyasında davacı yönünden takibin iptaline..." karar verildiği anlaşılmıştır.
.... sayılı icra dosyası incelenmesinde; Davacı ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 20.04.2009 tarihinde; 50.000,00 TL asıl alacak, 5.954,79 TL işlenmiş faiz, 50,00 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 56.004,79 TL tutarında " 10.11.2008 vade tarihli 50.000,00 YTL bedelli senet" açıklaması ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. 12.01.2011 tarihinde dosya borcu 64.000,00 TL asıl alacak, 6.000,00TL faiz olmak üzere 70.000,00 TL'nin borçludan tahsil edilerek senet aslının ...'na iade edildiği anlaşılmıştır.
.... sayılı icra dosyası incelenmesinde; Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 20.04.2009 tarihinde; 48.500,00 TL asıl alacak, 1.195,89 TL asıl alacak faizi (10.01.2019-20.04.2009)olmak üzere toplam 49.695,89 TL tutarında " ... esas sayılı dosyası ile tekerrüre esas olmamak kaydı ile" ilamsız icra takibi başlatıldığı, 09.05.2009 tarihinde borca itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
.... Noterliği kanalı ile gönderilen 14.01.2009 tarihli Ödememe Protestosunda; Protesto çekenin ... Şubesi, protesto çekilenin ise ... olduğu, " Adı geçen banka tarafından protesto edilmesi istenilen emre muharrer senet bedelinin yapılan davet ve gönderilen ihbarnameye rağmen vadesinde ve süresi içinde ödenmemesinden dolayı mutemerrit duruma düşürüldüğünden.." şeklinde düzenlendiği ve bahsi geçen 50.000,00 YTL'lik senedin vadesinin 10.01.2009 tarihi olduğu; protesto tebliğ tarihinin ise 14.09.2009 olduğu anlaşılmıştır.
.... sayılı kararında: "Suç örgütünün bu dosyada aşağıda diğer suçlar yönünden de inceleneceği üzere mağdurlar ..., ..., ...oğlu ve ..., ... ve ....'e karşı tefecilik eylemleri işledikleri, tefecilik eyleminin niteliği itibariyle temadi eden bir eylem olduğu, mağdurların niteliği itibariyle birbirinin aynı anlatımları, ikrar ve dosya içeriğindeki maddi delillerle eylemlerin sabit olduğu Sanıklar ... sabit olan Tefecilik suçundan eylemlerine uyan TCK 241 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına," karar verildiği, karar temyiz edilmekle, ... Sayılı kararı ile delillerin yasak delil niteliğinde olduğu, sanıkların tefecilik suretiyle borç para verip birlikte kazandıklarının sübutu yönünden salt telefon görüşme içeriklerine dayanılamayacağına nazaran, tefecilikle suç tarihinin faizin kararlaştırılıp ödünç paranın verildiği tarih olduğu nazara alındığında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve suç tarihinin kesin olarak tespiti açısından sanıklar ve suçtan zarar görenlerin yeniden beyanlarına başvurulup ödenünç paranın kimden hangi tarihte alındığı miktarı ve alındığı iddia olunan tarihte faiz kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının ayrıntılı olarak sorularak suç tarihinin ve faiz anlaşmasının kesin olarak saptanmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması kabule göre sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda tefecilik suçunu birden fazla kez işledikleri kabul edilmesine rağmen haklarından zincirleme suç hükümlerini TCK'nın 43/1. Maddesinin uygulanmaması... gerekçeleri ile bozulduğu ve .... Sayılı ilamında; .... esas sayılı ilamının temyizi üzerine dosya .... Dairesi'ne gönderilmiş, ilk derece kararının .... 24.12.2019 tarih ... sayılı ilamı ile bozulması ardından dosya .... esasına kaydedildiğini, yapılan yargılama neticesinde sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında"..Her ne kadar sanıkların tefecilik suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de eylemin TCK'nun 241 maddesinde düzenlendiği, kanundaki cezanın üst sınırı 5 yıl olduğundan, üst sınır itibari ile azami 12 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ve suç tarihinden itibaren hesaplandığında bu sürenin dolduğu anlaşılmakla TCK'nun 66/1e, 67/4 ve CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince kamu davasının her bir sanık yönünden düşmesine..." karar verildiği, kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz iş bu dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi kurulundan alınan 03/03/2023 tarihli raporda: Ceza mahkemesi kararının maddi vakıa yönünden iş bu davada bağlayıcı olup olmadığı, senedin tefecilik sebebi ile düzenlenmesi durumunda senedin hükümsüz olacağına ilişkin hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, mahkemece senedin tefecilik nedeni ile düzenlendiğinin tespiti ile hükümsüz olacağı kanaatine varılması halinde; Asıl davada ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali isteminin reddi gerekeceğini, birleşen davada 10.01.2009 vadeli 50.000 TL tutarlı senede ilişkin borçsuzluğun tespitine karar verilebileceğini, mahkemece senedin hükümsüz olmadığı kanaatine varılması halinde; Asıl davada ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali isteminin yerinde olduğunu, birleşen davada 10.01.2009 vadeli 50.000 TL tutarlı senede ilişkin borçsuzluğun tespitine ilişkin talebine karar verilebileceğini, birleşen davaya konu .... sayılı takip dosyasına 10.000 TL ödeme yaptığı ispatlanamadığından istirdadına ilişkin istemin yerinde olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulundan alınan 29/08/2023 tarihli ek raporda: Taraflarca dosyaya sunulan dilekçeler ile gerçek kişi olduklarını, bu itibarla ticari kayıt ve defterlerin bulunmadığının belirtildiği görülmekle asıl davaya konu borcun ödendiğini gösterir bir kayda dosya kapsamında rastlanıldığını, davalı yanca ödendiği iddia olunan ve .... sayılı takip dosyası bakımından değerlendirmeler; Davalı yanca birleşen davada .... E, sayılı takip dosyasına 10.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek bu tutarın istirdadı talep edildiğini, raporun "İncelemeler" başlıklı kısmında belirtildiği üzere söz konusu icra takibinin davacı ... tarafından, birleşen dava davalıları ... ve ... aleyhine 50.000,00 TL asıl alacak, 5.954,79 TL işlenmiş faiz, 50,00 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 56.004,79 TL tutarında " 10.11.2008 vade tarihli 50.000,00 YTL bedelli senet" açıklaması ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, 12.01.2011 tarihinde dosya borcuna istinaden 70.000,00 TL'nin tahsil edilerek senet aslının ...'na iade edildiği görüldüğünü, asıl ve birleşen davaya konu senede ilişkin ; .... sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibi ve birleşen dava bakımından değerlendirmeler; Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 20.04.2009 tarihinde; 48.500,00 TL asıl alacak, 1.195,89 TL asıl alacak faizi (10.01.2009-20.04.2009)olmak üzere toplam 49.695,89TL tutarında ".... esas sayılı dosyası ile tekerrüre esas olmamak kaydı ile" ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu ilamsız icra takibi başlatılmadan önce davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo senedine mahsus haciz yolunda takibin dayanağının 10.11.2009 vade tarihli 50.000 TL bedelli senet olduğunun belirtildiğini, mahkemece senedin tefecilik nedeni ile düzenlendiğinin tespiti halinde hükümsüz sayılacağı kanaatine varılması halinde; Asıl davada; ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali isteminin reddi gerekeceğini, birleşen davada; .... E, sayılı takip dosyasına davacı ... tarafından 12.01.2011 tarihinde 70.000,00 TL ödeme yapılarak 10.11.2008 vadeli senedin iade alındığı tespitiyle 10.000,00 TL’sının istirdadına ilişkin istemin yerinde olduğunu, 10.01.2009 vadeli 50.000,00 TL tutarlı senede ilişkin borçsuzluğun tespitine karar verilebileceğini, mahkemece senedin hükümsüz olmadığı kanaatine varılması halinde; Asıl davada ; .... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali isteminin yerinde olduğunu, birleşen davada ; 10.01.2009 vadeli 50.000,00 TL tutarlı senede ilişkin borçsuzluğun tespitine ilişkin talebin yerinde olmadığını, .... sayılı takip dosyasına davacı ... tarafından 12.01.2011 tarihinde 70.000,00 TL ödeme yapılarak 10.11.2008 vadeli senedin iade alındığı tespitiyle 10.000TL’sinin istirdadına ilişkin istemin yerinde olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık asıl davada; davacının 10.01.2009 vadeli 50.000 TL lik senedin cirantası davalı ...'ye alacağın tahsili için ... esas sayılı dosyası üzerinden "... esas sayılı dosyasından tekerrüre esas olmamak üzere" başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemlidir.
Birleşen davada; Birleşen dava ise davacı ... tarafından ... ve ...'a yönelik ... ile aralarında akdedilen mutabakata rağmen iadesi taahhüt edilen senetlerin iade edilmediğini, 10.11.2008 vadeli ...'a ciro edilerek ... sayılı takip dosyasında, 10.01.2009 vadeli senedin de yine ...'a ciro edilerek ... sayılı takip dosyası üzerinden takibe konu edildiğini belirterek 10.11.2008 vadeli senet için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ödenen tutardan 10.000 TL'nin tahsiline ve 10.01.2009 vadeli senet yönünden müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti istemlidir.
İş bu dava, .... esası ile açıldıktan sonra ... Esas sayılı dosyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği,... Esas sayısı üzerinden yargılamaya devam edildiği, ardından dosyanın ... Esasına kaydedildiği ve yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Kıymetli evrak nitelikli borç senedi mahiyetindedir (TTK m. 646). Borç senedi ise borç ikrarını içerir. Kıymetli evrakta -senette- hile veya ağır kusuru bulunmadıkça, borçlu vade geldiğinde senedin niteliğine göre alacaklı olan kimseye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur (TTK m. 646/2).
İlkesel olarak kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması ve bononun içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülememesi ve başkalarına da devredilememesi, vasıflı ve soyut bir borç ikrarı olması ilkeleri karşısında; eski borç ''asıl borç ilişkisi olarak'' varlığını korumaktadır.
...'nun 13.06.2018 tarih, .... Karar sayılı kararında ''Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır ( ....). Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (....). şeklinde belirtilmiştir.
.... Dairesi'nin 16/05/2022 tarih, .... sayılı kararında da ifade edildiği üzere; borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (...). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir.
Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (....). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.
... Dairesi'nin 23.11.2022 tarih, .... sayılı kararında da belirtildiği üzere borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (....).
Kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkanı verilmektedir. (... 08.02.2022 tarih ve .... sayılı ilamı)
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Alacak kambiyo senedine dayanıyorsa kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ispat yükü ise davacı borçludadır.
Kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkanı verilmektedir. (... 08.02.2022 tarih ve .... sayılı ilamı)
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyaları, .... Sayılı ilamı ve ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi kurulu raporları, yukarıda belirtilen yargısal kararlar ve içtihatlar ile tüm dosya kapsamına göre somut olayda asıl davada dava konusu uyuşmazlık davalı ...’nin davacı ...’a borcu olup olmadığı,.... Esas sayılı itirazın yerinde olup olmadığına ilişkin olup .... E. Sayılı dosyasında atılı suçların sabit olmaması nedeniyle icra dosyasındaki senedin hükümsüz olmadığı anlaşılmakla asıl davada davanın kabulü ile; avalının ... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın 48.500,00TL asıl alacak, 1.195,89TL işleyen faizi olmak üzere toplam 49.695,89TL üzerinden iptali ile takibin devamına, ıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında olan 9.700,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, asıl davada davalı tarafın kötü niyeti tespit edilemediğinden kötü niyet tazminat isteminin yasal koşullar oluşmadığından reddine keza birleşen davada 10.11.2008 vadeli senedin ...'a ciro edilerek .... sayılı takip dosyasında ödenen tutardan 10.000 TL'nin tahsili gerekip gerekmediği, 10.01.2009 vadeli senet yönünden birleşen dava davalılara borçlu olup olmadığının tespitine yönelik olan uyuşmazlıkta 10.01.2009 vadeli 50.000,00 TL tutarlı senede ilişkin borçsuzluğun tespitine ilişkin talebin yerinde olmadığı keza .... sayılı takip dosyasına davacı ... tarafından 12.01.2011 tarihinde 70.000,00 TL ödeme yapılarak 10.11.2008 vadeli senedin iade alındığı tespitiyle 10.000TL’sinin istirdadına ilişkin istemin yerinde olmadığı anlaşılmakla birleşen .... mahkemesinin 18/04/2011 tarihli ... kararlı dosyada; birleşen davanın reddine, takipteki duruma göre birleşen davanın davalısının kötü niyet tazminat isteminin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar vermek ve HMK m. 397/2 maddesi gereğince asıl ve birleşen davada devam eden tedbirlerin ve ihtiyati tedbirlerin iş bu kararın kesinleşmesine kadar devamına karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A)Asıl davada davanın KABULÜ ile;
1. Davalının .... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın 48.500,00TL asıl alacak, 1.195,89TL işleyen faizi olmak üzere toplam 49.695,89TL üzerinden iptali ile takibin devamına
2. Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında olan 9.700,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3. Asıl davada davalı tarafın kötü niyet tazminat isteminin yasal koşullar oluşmadığından reddine,
4. Asıl davada alınması gereken 3.394,72 TL harçtan peşin alınan 654,80 TL harcın mahsubu ile eksik 2.739,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5. Davacı tarafından yatırılan Başvurma harcı: 15,60 TL, Peşin Harç: 654,80 TL ve Vekalet harcı: 2,50TL olmak üzere toplam 672,90TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6. Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden Hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7. Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterildiği üzere bilirkişi ücreti: 4.000,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 10,00 TL olmak üzere toplam 4.010,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
B)Birleşen .... Mahkemesinin 18/04/2011 tarihli .... dosyada;
Birleşen davanın REDDİNE,
1. Birleşen davanın davalısının kötü niyet tazminat isteminin yasal koşullar oluşmadığından reddine,
2. Birleşen davada alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 891,00TL harcın mahsubu ile fazla alınan 434,40TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3. Birleşen davada davalı ... vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
4. Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere .... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
C)Asıl ve birleşen davada devam eden tedbirlerin ve ihtiyati tedbirlerin iş bu kararın kesinleşmesine kadar devamına,
Dair, Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili ile Birleşen davada davacı asıl davada davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/01/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29