Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/260 E. 2024/318 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/260
2024/318
30 Nisan 2024
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/260
KARAR NO : 2024/318
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. No: ...)
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - (T.C. No: ...)
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı olan ..., vekili aracılığı ile müvekkilinin babası olan ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, halen de icra takibi yeni numara almış olup devam ettiğini, Dosya tahsil olmadığını, Menfi tespit davası açmış oldukları müvekkili ... ise, dosya borçlusu olan ...'in oğlu olduğunu, icra takibinin devam ettiği yıllarda, müvekkili ile babası, ....'da birlikte yaşadığını, daha sonra müvekkilinin babası ile annesi boşanınca, davacı müvekkili, annesini de alarak İstanbul iline taşındığını, müvekkili, uzun zamandır babası işle de ili ve alakası olmadığını, bu dönem zarfında alacağını tahsil edemeyen alacaklı, müvekkiline yönelik 89/1- 89/2 ve 89/3 örnek haciz ihbarnameleri gönderdiğini, bunlardan İstanbul'da yaşaması sebebi ile haberi olmayan müvekkili, yasal olarak bir nev'i borçlandığını, eline geçmediği gibi , itiraz imkanı da olmadığını, müvekkili mühendis olan müvekkili, borç sebebi ile maaşından kesintileri görünce de önce çok dikkate almadığını, bir gelişme olmayınca da iş bu davayı açtığını, delil olarak dayanılan icra dosyalarına dikkat edildiğinde, müvekkilinin babasının borçlu olduğu bir adet senet görüldüğünü, Senet borçlu babaya ait olduğunu, müvekkilinin senette hiçbir imzası kefaleti vs bulunmadığını, borçlandırıcı senet ile müvekkilinin herhangi bir bağı bulunmadığını, Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı olduğunu, bununla birlikte bazı durumlardan ispat yükü alacaklıya geçebileceğini, tüm bu nedenlerle öncelikle, daha fazla zarara sebebiyet verilmemesi açısından, icra takibinin müvekkili yönünden teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, sonrasında da, Menfi tespit davalarının müvekkili ... yönünden kabulü ile takibin müvekkili .... yönünden iptali, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, takibin haksız ve kötüniyetli olması sebebi ile de %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi, mahkememizce tensip karar verildiğinden tebliğe çıkarılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİVE GEREKÇE:
Dava, İİK m 89/3 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. .... Dairesinin 12.04.2016 tarih ve .... . ve 17.12.2015 tarih ve .... ., sayılı ilamları da bu yöndedir.
Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.
01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (....).
Bu durumda İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, .... Dairesinin 04/03/2022 gün ve .... sayılı 27/05/2022 tarih, .... emsal kararlarına göre .... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
-
Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1. c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
-
Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
-
İş bu karar taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına (bu kararın tebliği ile birlikte taraflara ihtarat yapılmış sayılmasına)
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30.04.2024
Katip ... Hakim ...
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39