SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/859 E. 2024/188 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/859

Karar No

2024/188

Karar Tarihi

11 Mart 2024

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/859

KARAR NO : 2024/188

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C. No: ...) -....

VEKİLİ : Av. ... -...

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLLERİ : Av. ... - ...

Av. ... -...

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/11/2023

KARAR TARİHİ : 11/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 03.04.2008 keşide tarihli, 30.04.2008 vade tarihli ve 3.500,00 TL tutarlı senet .... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini, davacının davalı tarafa hiçbir borcunun olmadığını, borçlu olmadığının tespitini ve .... Esas sayılı dosyasında davacının maaşına haciz konularak tahsil edilen tutarın istirdatını istediğini, ayrıca icra takibine konu edilmiş olan senette lehtar olarak "... ..." yazılı olduğunu, icra takibinde ise alacaklı "..." olarak yazılı olduğunu, bu nedenle senette yazılı ismin başka, icra takibinde yazılı ismin başka olduğunu belirterek davalının alacaklı olmadığının tespitine ve davacının da borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP: Davalı vekili 01/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya temizlik malzemesi sattığını bu mal karşılığında ödeme alamadığı gibi ilgili dönemde bu şekilde bir çok firmayı mağdur ettiğini, borçlu davacı ile müvekkil arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı senet ödenmemesi akabinde müvekkil tarafından icra takibine konu edildiğini, davacı borçlu tarafından kötü niyetli bir şekilde 16 yıl sonra açıldığını, eldeki dava somut olaydan veya senetten bağımsız tamamen davacının davalıya kişisel husumeti nedeniyle açıldığını, ilgili senet tüm kanuni unsurları barındırmakta olup Türk Ticaret Kanununa göre geçerli bir senet olduğunu, öyle ki alacaklı olarak yazılan ... ... müvekkile ait o dönemki firmanın ismi olduğunu, isimden anlaşılacağı üzere şahıs firması olduğunu, senetteki imza davacıya ait olduğundan davacının bu hususta bir itirazı bulunmadığından, geçerli bir senede karşı borçlu olmadığının ispatı davacıya ait olduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMENİN GEREKÇESİ:

Dava, kambiyo senedine dayalı borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.

.... Mahkemesinin 29/11/2023 tarih ve .... sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, istinaf edilmeksizin 19.12.2023 tarihinde kesinleşmiş ve davacı vekilinin 11.12.2023 tarihli talebi üzerine dosya mahkememize tevzi edilip mahkememiz esasına kaydedilmiştir.

Davacı yan delil olarak; senede, ... e sayılı dosyasına, tanık, bilirkişi, yemin vs delillere dayanmıştır.

... sayılı dosyası evrak arasına getirtilmiştir. Davalı tarafından, davacıları aleyhine 03.04.2008 tanzim-30.04.2008 vade tarihli-3.500,00 TL bedelli,15.04.2008 tanzim-07.05.2008 vade tarihli-5.000,00 TL bedelli bonolara

dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine ilişkin bulunduğu, senette; davacının keşideci, davalı ... ...'ın lehdar olduğu, takibin 13.05.2008 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin davacıya 02.12.2008 de tebliğ edildiği, 18.10.2023 tarihinde davacının maaş hesabından 4.562,00-TL tahsilat yapıldığı, istirdat davasının ise 29.11.2023 tarihinde İİK'nın 72/6-7 maddeleri gereği 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyasına ödenen miktarın istirdadı istemine ilişkindir.

Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir.Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 776/1-b (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK)’nun 691/1. maddesi).

Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir.

Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (...'nın 12.4.1933 tarihli ve .... sayılı ilamı).

Uyuşmazlığın çözümü için ispatın hukukî niteliği üzerinde de durmakta fayda bulunmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.

İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.

Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.

Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Menfi tespit davasında kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Keza açılan menfi tespit davasında alacaklı (davalı) nın senedin ihdas (veriliş) nedenini değiştirmesi (tâlil etmesi) hâlinde de kanıt yükü alacaklı davalıya düşer (....).

Borçlu bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukukî ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukukî ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukukî ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukukî ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmektedir.

Borçlu (davacı) menfi tespit davasına konu senedin teminat, hatır senedi olduğunu veya alacaklı (davalı) ya avans olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit davası açabilir. Bu şekilde açılan menfi tespit davasında, kanıt yükü borçlu (davacı) dadır (....). (emsal ... Hukuk Genel Kurulunun 29.06.2021 tarih ve .... sayılı ilamı )

Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir.

Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer.

Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı borçlu vekili dava dilekçesinde, davalıya borcu olmadığını, icra takibine konu edilmiş olan senette lehtar olarak "... " yazılı olduğunu, icra takibinde ise alacaklı "..." olarak yazılı olduğunu, bu nedenle senette yazılı ismin başka, icra takibinde yazılı ismin başka olduğunu belirterek maaşından tahsil edilen tutarın iadesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıya temizlik malzemesi sattığını bu mal karşılığında senet aldığını ödenmeyen alacaklarının icra takibine konu edildiğini, davacının imzaya itirazının olmadığını, senedin Türk Ticaret Kanununa göre geçerli bir senet olduğunu, alacaklı olarak yazılan ... ... müvekkiline ait o dönemki firmanın ismi olduğunu, isimden anlaşılacağı üzere şahıs firması olduğunu ve davanın reddini savunmuştur. Alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (....).

Yemin teklifine konu maddi olay icra takibine konu edilmiş olan senedin bedelsiz bulunduğundan bahisle menfi tesbit isteğine ilişkindir. HMK'nun 226/c maddesi hükmüne göre; yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif edilemez. Bedelsiz senedi kullanmak suç teşkil eden bir fiil olduğundan böyle bir vakıa hakkında davalıya yemin teklif edilmesi mümkün değildir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776. Maddesine ( 6762 sayılı TTK'nın 688. Maddesine) göre; bono veya emre muharrer senet, senet metninde (bono) veya (emre muharrer senet) kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadını, senedin tanzim edildiği gün ve yeri, tanzim edenin imzasını içermelidir. Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır. Dava konusu bonoda sayılan bu unsurlar tamdır. Lehtar ...'un ad ve soyadı yanında yer alan "..." ibaresi tarafların da kabulünde olan davalıya ait o dönem ki şahıs firmasının ismi olduğu, şahıs firması olduğu için bu ibareninde eklenmesinin senedin geçerlilik şartlarına etki etmeyeceği değerlendirilmiştir.

Davaya konu senet nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükü davacı üzerindedir.

6100 Sayılı HMK. 200. maddesinde,"Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir." düzenlemesi mevcuttur.

Senede karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerekmekte olup, davacı dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığını ispatlar bir yazılı delili mahkememize sunamamıştır. Bu durumda mahkememize somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu ve yukarıdaki ilkeler gözetilerek deliller değerlendirildiğinde davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiş oluşan vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

  1. Davanın reddine,

  2. Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60. TL harçtan peşin alınan 269,85. TL harcın mahsubu ile eksik 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 3.500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  7. HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11.03.2024

Katip ... Hakim ...

¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapvekilleriMenfiankara(KambiyodavacıSenetlerindenTespithükümKaynaklanan)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim