Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/869 E. 2024/186 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/869
2024/186
11 Mart 2024
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/869 Esas - 2024/186
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/869
KARAR NO : 2024/186
HAKİM : ....
KATİP : .....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bahse konu çek keşidecisi ... tarafından ... adına düzenlendiğini, ilgili çekin müvekkilinin elinden çıkmasının akabinde çek ile ödenecek borç ilişkisi müvekkil ile hiç kurulmadığını, bu sebeple söz konusu çek bedelsiz kaldığını, çekin bedelsiz kalmasının akabinde lehtar şirket söz konusu çeki müvekkiline teslim etmeyerek ciranta suretiyle iyi niyetli iktisap etmeyen üçüncü kişilere devrettiğini, müvekkili ile davalı arasında gerçekleşmesi öngörülen ticari faaliyet ne de davalı ile cirantalar arasında gerçekleştiği iddia olunacak ticari faaliyet gerçekleşmediğini, böylelikle müvekkili lehtar şirket arasında çek bedelsiz kaldığını, hem de lehtar şirket ile ciranta arasındaki temel borç ilişkisi kurulmadığını, temel borç ilişkisinin askıda olduğu sırada teslim olunan çek geri iade edilmediğini, davalı yan ile müvekkilinin ticari bir ilişkisi bulunmadığını, kambiyo senedi herhangi bir borç veya hukuki ilişkiye konu olmadan lehtarın elinden çıktığını, söz konusu husus aşamalarda detaylı şekilde ve deliller vasıtası ile izah olunacağını, müvekkili ile davalı yan arasında ticari defter kayıtlarına girmiş bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, tüm bu nedenlerle iş bu davalarının kabulü ile borçsuzluğumuzun tespitine, Çek bedelinin yüzde 15 kadar teminat karşılığında İİK 72/2 hükmü gereğince ihtiyati tedbir olarak çek üzerine ödenmeme tedbiri konulmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun bir şekilde tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, kambiyo senedine dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Somut olayda, davacı, çek nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge de eklemediği görülmüştür. HMK'nun 115/2. maddesinde göre ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmemiştir.
5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da zorunlu arabaluculuk kapsamına alındığı, yapılan bu yasal değişikliğin 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, eldeki davanın 28/12/2023 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
-
HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 4.269,38 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.841,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
-
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11.03.2024
Katip .... Hakim ....
¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57