Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/644 E. 2024/109 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/644
2024/109
14 Şubat 2024
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/644 Esas - 2024/109
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/644
KARAR NO : 2024/109
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/10/2022
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
K.YAZIM TARİHİ : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idare ile ... Şirketi arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personellerden ...'ün işten çıkartılması sonucunda hem müvekkili idare hem de yüklenici şirket/karşı taraf aleyhine 4857 savılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, bu bağlamda: ... E. Sayılı dosva üzerinden açılan dava, .... . sayılı ilam ile hükme bağlanan alacak kalemleri (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı yıllık izin ücreti yargılama gideri ve harç ile ilam vekalet ücreti) .... E. sayılı dosvası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrası müvekkili idare tarafından 47.627.54-TL dosya hesabına ilişkin olarak 45.163,60-TL yatırıldığını, yine müvekkili idare tarafından ilam ve icra vekalet ücretine dair 2.463,94TL de vergi kesintisi hesap edilerek işbü tutar da davacı vekili adına ...'ne yatırıldığını, belirttikleri mahkeme kararı ve yürürlükte olan mevzuat gereği müvekkili idare taralından ödenmek zorunda kalınan alacak bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili idarece iadesi hususunda taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, davalı ile anlaşmaya varılamadığını, davalı, ilgili sözleşme, teknik şartname, Borçlar Kanunu ve sair mevzuat gereğince sorumlu olduğunu, konuya ilişkin olarak .... sayılı 04/07/2019 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan bedellerden yüklenici sorumlu olduğu için, ödenen bedeller yüklenici tarafından idareye ödenmediği için dava açmak zaruretinin hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalarının kabulüne, işçilik alacağından kaynaklanan ve müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 40.505,93-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, dava dışı işçiye ödenen miktarların müvekkilinden rücuen tahsil edilmesinin kabul edilemeyeceğini, iş kanunu madde 112/1-a bendine göre aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu sürelere ilişkin kıdem tazminatı başta olmak üzere tazminat ve alacaklarından ilgili kamu kurum veya kuruluşu sorumlu olduğunu, bu miktarların müvekkiline rücu edilmesi hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, davacının rücu talebinin iç ilişkide hüküm doğurabilmesi için taraflar arasında rücu ilişkisine yönelik sözleşmenin varlığı gerektiğini, müvekkili şirketle davacı idare arasında rücuya dair herhangi bir sözleşme bulunmadığından davacının rücu talebinin reddi gerektiğini, davacının talepleri hukuka aykırı olmakla birlikte bu talepler zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, davacı idare ticari faaliyet göstermemesine rağmen dava dilekçesinde avans faiz talebinde bulunduğunu, davacının talep ettiği alacak kalemine işleyecek faiz türü yasal faiz olduğundan davacı tarafından talep edilen faiz türüne itiraz ettiklerini, açıklanan ve dosya kapsamında re'sen dikkate alınacak gerekçelerle; davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu ve hizmet alım sözleşmesine göre dava dışı işçi ...'ün ... sayılı dosyasında hükmolunan bir kısım işçilik alacağı ile yargılama gideri olarak davacı tarafça icra müdürlüğüne ve vergi dairesine ödeme yapıldığı ileri sürülerek yapılan ödemelerin rücuan davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, .... numaralı arabulucuk tutanağı, taraflar arasında imzalanan Sözleşme ve Eki (Teknik ve İdari Şartname-), Dava dışı işçinin ... Hizmet Cetveli, işe giriş ve ayrılış bildirgeleri, ... sayılı dosyası, .... E. esas sayılı dosyası ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 31/07/2023 tarihli raporda: Mevcut bilgi ve belgelere ait incelemeler sonucunda tespit yapılamadığını, tespit yapılmasına ilişkin gerekli evraklardan olan ... Tescil ve Hizmet Dökümünün dosyaya kazandırılmasıyla kesin ve net sonuçlara ulaşılabileceği bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 14/11/2023 tarihli ek raporda:Dava dışı ...’ün davalı şirket nezdinde 1686 gün çalıştığı hizmet dökümünden tespit edildiğini, davacı kurum ise ... esas sayılı dosyasına 22.10.2021 tarihinde 45.163,60 TL yatırdığının görüldüğünü, bu nedenle yapılan hesaplama sonucu davalı şirketin sorumluluğunun 43.515,09 TL olduğu hesaplandığını ve davacı idarenin ödemiş olduğu bedelin 43.515,09 TL’lik kısmını davalıya rücu edebileceği kanaatine varıldığını, arz ve izah edilen gerekçeler nezdinde; mevcut bilgi ve belgelere ait inceleme sonuçları, mahkemenin nihai takdirine sunulduğunu, Davacı ... ile davalı ... Şirketi arasında görülen tazminat davası itibarıyla; Somut olayın niteliği gereği, hukuki niteleme ve delillerin takdir yetkisi mahkemeye ait olmak üzere, davalı şirketin sorumluluğunun 43.515,09 TL olduğunun hesaplandığı bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Dava; asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (.... sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir (.... sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel ve davacının talebi üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ödeme tarihi itibari ile (.... sayılı, ... sayılı ilamı) davalıdan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile; 40.505,93TL tazminatın davalıdan alınarak 22/10/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine,
Alınması gereken 2.766,96 TL harçtan peşin alınan 691,75TL'nin mahsubu ile bakiye 2.075,21 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 1.915,00TL yargılama gideri ile 691,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12