SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/547 E. 2023/938 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/547

Karar No

2023/938

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/547 Esas - 2023/938

T.C.

ANKARA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/547

KARAR NO : 2023/938

HAKİM :....

KATİP : ....

DAVACI :.....

VEKİLİ : Av. ....

DAVALI :....

VEKİLİ : Av. ....

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/08/2022

KARAR TARİHİ : 13/12/2023

K.YAZIM TARİHİ : 18/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari nitelikte yapılan iş hususunda anlaştıklarını, davalı, müvekkilinden muhtelif zamanlarda danışmanlık hizmeti aldığını, anlaşma gereğince müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, müvekkili tarafından anlaşma gereğince ifa edilen edimler üzerine 10.07.2017 - 31.07.2019 tarihleri arası muhtelif tarih ve tutarlı faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin iş yeri kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde anılan faturalara istinaden yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra, davalının bakiye borç miktarının 67.034,70-.TL, 25.555,37 işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı 11.05.2022 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin banka kayıtları göz önüne alındığında davalının şimdiye kadar yapmış olduğu ödemeler tespit edilecek olup, bu durum da aralarındaki ticari ilişkinin açık bir biçimde kanıtı olduğunu, davalının, mallarını kaçırması durumunda, müvekkilinin mağduriyetinin daha da artacağını, icra takip dosyasındaki icra prosedürleri yerine getirilene kadar davalının belirtilen sebepten ötürü kaçma ihtimali göz önünde bulundurularak davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini sağlamak amacıyla iş bu talepte bulunmak zorunluluğu doğduğunu, müvekkili, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, sözünü ettikleri nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptalini sağlamak için mahkemeye başvurarak iş bu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah olunan ve re’sen takdir edilecek sebeplerle; davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Ltd.Şti. tarafından müvekkili şirket aleyhine bir kısım fatura bedelinin tahsili talebiyle .... .E sayılı İlamsız İcra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe taraflarınca müvekkili şirketin davacı görünen şirkete hiçbir borcu bulunmaması nedeniyle itiraz edildiğini, söz konusu itirazlarının iptali için açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin borcu olduğu iddia edilen faturalar, danışmanlık hizmetine karşılık olarak düzenlendiğini, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket aldığı tüm danışmanlık hizmetlerinin bedelini tam ve eksiksiz bir şekilde ödemediğini, bakiye hiçbir borcu bulunmadığını, zira davacı tarafın yıllarca hiçbir ödeme almadan danışmanlık hizmeti verdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öte yandan, söz konusu bakiye borç miktarına ilişkin hiçbir ihbar ya da ihtar bulunmamasına rağmen takip öncesi faiz talep edilmesinin hatalı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın da müvekkili şirketin iddia olunan borca ilişkin olarak temerrüde düşürüldüğüne ilişkin hiçbir beyanı bulunmadığını, buna rağmen takip öncesi faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bunların yanında davacı tarafın alacak iddiasının likit olduğu yönündeki görüşüne de katılmanın mümkün olmadığını, arz ve izah edilmeye çalışıldığı gibi, davacı tarafça yapılan bakiye borç hesabı, temerrüt bulunmamasına rağmen faiz talebi, yapılan ödemelerin mahsubu vs. konular hatalı olup, yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olduğu iddiasının haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER;

.... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı(alacaklı) şirket tarafından, davalı (borçlu) şirket aleyhine;“760,00.-TL, 5.900,00.-TL, 5.900,00.-TL, 5.900,00.-TL, 5.900,00.-TL, 6.490,00.-TL, 5.900,00.-TL, 7.864,70.-TL, 5.900,00.-TL, 3.540,00.-TL, 5.310,00.-TL, 1.180,00.-TL, 6.490,00.-TL TUTARLI faturalar bakiyesi ve 328,69 TL, 2.551,71.-TL, 2.551,71.-TL, 2.551,71.-TL, 2.551,71.-TL, 2.602,05.-TL, 2.324,76.-TL, 3.089,21.-TL, 2.317,49.-TL, 1.291,86.-TL, 1.513,57.-TL, 275,83.-TL, 1.605,07.-TL, 2.590,07.-TL İşlemiş faiz" dayanak gösterilmek suretiyle, 67.034,70.-TL asıl alacak, 25.555,37.-TL işlemiş faiz olmak üzere 92.590,07.-TL toplam alacak ile birlikte asıl alacağa tahsiline kadar %9 ve değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla, 09.05.2022 tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin davalı (borçlu) şirkete 15.05.2022 tarihinde tebliği sonrasında, davalı (borçlu) şirket vekilince bila tarihli itiraz dilekçesi ile yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişiden alınan 12/05/2023 tarihli rapor ve 29/09/2023 tarihli ek raporda: Tarafların 2017, 2018 ve 2019 yılları BA-BS bildirimlerinde ve ticari defterlerinde icra takibindeki bakiye alacağa konu 13 adet fatura ile birlikte davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği 39 adet toplam 237.964,70.-TL tutarındaki tüm faturaların kayıtlı olduğunu, davalı şirket kayıtlarında davacı şirkete 109.140,00.-TL ödeme kaydı bulunduğu tespit edilmiş ise de, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıt ve kabul ettiği toplam tahsilat kaydının davalı şirket lehine 169.110,00.-TL olduğu ve bu tutarın toplam fatura bedelinden mahsubunun gerekeceğini, incelemesi tamamlanan ve usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olan taraflara ait ticari defterlerde 31.12.2019 tarihine kadar yer alan kayıt ve işlemlerde; davacı şirket kayıtlarında davalı şirketten 68.854,70.-TL bakiye alacak kaydı, davalı şirket kayıtlarında davacı şirkete 128.824,70.-TL bakiye borç kaydı bulunduğu tespit edilmiş ise de, davacı tarafın icra takibindeki isteminde bakiye alacak miktarının 67.034,70.-TL olarak belirlendiği bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davadaki uyuşmazlık Davalının, davacıdan çeşitli zamanlarda danışmanlık hizmeti aldığı ileri sürülerek davacının düzenlediği 10.07.2017 - 31.07.2019 tarihleri arası muhtelif tarih ve tutarlı faturalara istinaden yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra, davalının bakiye borç miktarının 67.034,70-.TL ve 25.555,37 işlemiş faiz toplamı olduğundan bahisle genel haciz yoluyla yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Tarafların delilleri toplanmış icra dosyası ve davacının ticari defterleri incelenmiştir.

Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir (.....11/11/2015 tarih, .... .; 14.11.2019 tarih, ...,).

Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.

....'nin 26.09.2018 tarih, .... sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...."....'nin 27.06.2016 tarih, .... sayılı ilamı da aynı yöndedir.

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir.

Dava, cevap, ticari defter ve kayıtlar, fatura örnekleri, BA-BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların 2017, 2018 ve 2019 yılları BA-BS bildirimlerinde ve ticari defterlerinde icra takibindeki bakiye alacağa konu 13 adet fatura ile birlikte davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği 39 adet toplam 237.964,70.-TL tutarındaki tüm faturaların kayıtlı olduğunu, davalı şirket kayıtlarında davacı şirkete 109.140,00.-TL ödeme kaydı bulunduğu tespit edilmiş ise de, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıt ve kabul ettiği toplam tahsilat kaydının davalı şirket lehine 169.110,00.-TL olduğu ve bu tutarın toplam fatura bedelinden mahsubunun gerekeceğini, incelemesi tamamlanan ve usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olan taraflara ait ticari defterlerde 31.12.2019 tarihine kadar yer alan kayıt ve işlemlerde; davacı şirket kayıtlarında davalı şirketten 68.854,70.-TL bakiye alacak kaydı, davalı şirket kayıtlarında davacı şirkete 128.824,70.-TL bakiye borç kaydı bulunduğu tespit edilmiş ise de, davacı tarafın icra takibindeki isteminde bakiye alacak miktarının 67.034,70.-TL olarak belirlenmiş olması sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutar kadar asıl alacak miktarına hükmolunabileceği sözleşme, ihtar ibraz olunmaması nedeniyle davalı şirketin temerrüde düştüğü somut olarak belirlenemediğinden takip tarihine kadar faiz uygulanmamış, neticeten dava miktarına göre davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile 67.034,70 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 13.406,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

Davanın KISMEN KABULÜ İLE;

1. ....  Esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile 67.034,70 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2. İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 13.406,94 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3. Alınması gereken 4.579,14TL harçtan peşin alınan 1.118,26TL'nin düşümü ile eksik alınan 4.460,88TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4. 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11, 13, 14. maddleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan ....  bütçesinden ödenen 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kısmen kabul oranına göre hesaplanan 1.123,20TL'nin davalıdan, reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 436,80TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5. Davacı tarafından yatırılan Başvurma harcı:80,70TL, Peşin harç:1.118,26TL ve Vekalet harcı:11,50TL olmak üzere toplam 1.210,46TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6. Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7. Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8. Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterildiği üzere bilirkişi ücreti:1.750,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri:93,50TL olmak üzere toplam 1.843,50TL  yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 1.327,32TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

9. Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,

Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/12/2023

Katip ....

¸[e-imzalıdır]

Hakim ....

¸[e-imzalıdır]

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdelillerkısmenasliyeticaretİtirazınankaramahkemesiİptali(HizmetkabulüSözleşmesindenKaynaklanan)tutarlıvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim