SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/488 E. 2023/814 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/488

Karar No

2023/814

Karar Tarihi

15 Kasım 2023

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/488 Esas - 2023/814

T.C.

ANKARA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/488

KARAR NO : 2023/814

HAKİM : ....

KATİP : ...

DAVACI :...

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...

DAVALI : 1- ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : 2- ...

VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/12/2021

KARAR TARİHİ : 15/11/2023

K.YAZIM TARİHİ : 17/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı tarafından, .... sayılı icra takibi başlatıldığını, takibin halen derdest olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili ile icra takibindeki diğer borçlu ... arasında 09.08.2021 tarihli sözleşme yapıldığını, müvekkili kenar bantlama makinesi almak istediğini, müvekkilinin ... ile ilgili işlemlerini takip eden ... 'ben sana birini yönlendireyim istediğin makineyi bu kişi temin edebilir' dediğini, ...'un, ...'a müvekkilinin numarasını verdiğini, ...'ın müvekkilini arayıp '' .... depom var makine orada, konum atayım depodan teslim edeyim ''dediğini, müvekkili makineyi teslim almaya gittiğinde ..., ... ödemeyi yapana kadar teminat olarak senet istediğini, ... müvekkilimden, ... ödemesini ... İnş. Proje Mobilya Tic. Ltd. Şti. 'ne yapmasını istediğini, müvekkiline ben o şirketin ortağıyım dediğini, ... ile müvekkili arasında ... markalı kenar bantlama makinesine karşılık, satışını ... ödemesi karşılığında 30 Eylül 2021 tarihli senet düzenlendiğini, senet il ilgilili Sözleşmede, iş bu senet ... ödemesi gerçekleştiğinde hükümsüz sayılacağını, ... ödemesi gerçekleştiğini, ancak, müvekkili ..., ...'dan senedini alamadığını, tüm uğraş ve çabalarına rağmen kendisine ulaşamadığını, sözleşme aslı ellerinde olduğunu, ... kötü niyetli olarak telim etmesi gereken senedi teslim etmediği gibi, senedi davalı ...'ya cirolattığını, Senet aslının icra müdürlüğünde olduğundan fotokopisini dosyaya sunduğunu, ... karşılıksız senedi bilerek ve isteyerek kötü niyetli olarak ... ciro ettiğini, bu davayı ... yöneltmelerinin sebebinin icra takibinin alacaklısı olduğunu, asıl ... ile ... arasında bir borç ilişkisi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin borç ilişkisinden çıkarılıp, .... arasında bir borç ilişkisi olarak devam etmesi gerektiğini, müvekkili davalı alacaklıya hiç bir borcu olmamasına rağmen büyük bir zarara uğradığını, telafisi ve geri dönüşü mümkün olmayan zarara uğramamak için iş bu davayı açtıklarını, ayrıca, ... hakkında savcılığa da suç duyurusunda bulunduklarını, Talebinin kabulü ile davalı ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine, borçlu olmadığının tespitine, borç ilişkisinden çıkarılmamıza, ... ile ... arasında bir borç ilişkisi olarak devamına, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Haksız icra takibinin durdurulmasına, davayı ...'ya açmak zorunda olduğumuzdan mütevellit ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve davaetmiştir.

CEVAP:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın kambiyo senedine dayalı icra takibinden doğan menfi tespit davası olduğunu, aynı zamanda senet borçlusu ve cirantanın tacir olduğunu, E-tebligat adresleri olduğunu, bu sebepten dolayı da görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, İş bu sebeple öncelikle görev itirazının kabulü ile davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin icra takibine konu senettte iyin niyetli üçüncü kişi olduğunu, senet üzerinde teminat ifadesi geçmediğinden dolayı senedin teminat seneti sayılmadığını, dava konusu senedi müvekkilin alacağına karşılık davalılardan ...'den aldığını, davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin müvekkilince bilinme ihtimalinin olmadığını, davacı ile davalı ... arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklanan defilerini iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, senet metninde senedin sözleşme nedei le verildiğine dari bir ibare bulunmadığından hamil olan müvekkiline karşı senedin teminat senedi olduğununa dair bri iddianın dinlenemeyeceğini ve davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle bu davada görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesinde, "Türk Ticaret Kanunun da düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu" belirtildiğini, aym yasanın 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakıldığını, dava kambiyo senetlerinden olan bonoya ilişkin olup, kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanununda düzenlenen, TTK madde 4 gereği mutlak ticari davalardan olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazları nedeniyle reddine,Teminat senedinin Teminat senedi sayılabilmesi için olmazsa olmazı senedin üzerinde teminat senedi yazması gerektiğini, senedin ön tarafına şu sözleşmeye konu olarak hazırlanmıştır ibaresi eklenmesi gerektiğini, Söz konusu senet teminat senedi değil dava tarafından bana olan borcu için alınmış senet olduğunu, davacının davasının ve taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacının davasının ve taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Davanın .... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken yine aynı mahkemenin 26/04/2022 tarih .... sayılı kararı ile ""Dava dilekçesi ve icra dosyasından; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 6102 sayılı TTK'da öngörülen kambiyo senedi ile ilgili hükümlerden kaynaklandığı, borç sözleşmeden doğsa bile takip alacaklısının senedin cirolandığı kişi olduğu, takibin senede dayandığı, cirantanın senedi icraya koyduğu, açılan menfi tespit davasında da senedin karşılıksız olduğu ve diğer iddiaların kambiyo senedinden kaynaklanan uyuşmazlık olduğu, mutlak ticari davalara bakmakla TTK'nın 4. Maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi gereğince asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu, .... 'da müstakil ticaret mahkemesinin olması nedeniyle davaya .... Ticaret Mahkemesinde bakılmasının gerektiği, TTK'nun 5/3'üncü maddesi gereğince asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu nedenle HMK'nunda yer alan göreve ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerektiğinin anlaşıldığından bahisle, davaya bakmakla mahkemelerinin görevsiz olduğuru, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nun 115/2. maddesi gereğince, davanın görev yönünden ve usulden reddine, karar kesinleştikten sonra 2 haftalık kesin süre içinde müracaat halinde dosyanın görevli ankara asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar verildiği, hükmün davacı vekiline 22/05/2022 tarihinde, davalı ... vekiline 22/05/2022 tarihinde, davalı ...'a 22/05/2022 tarihinde tebliğ olunduğu ve tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 07/06/2022 tarihinde kesinleştiği, ...'nce mahkememize gönderildiği ve mahkememizin .... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

.... Esas sayılı dosyasında takibe konusu senedin 09.08.2021 tarihinde düzenlendiği, 90.000,00TL bedelli olduğu ve vade tarihinin 30.09.2021 tarihi olduğu belirlendiği, takip alacaklısının ..., takip borçlularının ... ve ... olduğunun belirtildiği, takip alacaklısının davalı tarafından 90.000,00TL tutarındaki söz konusu bononun 90.000,00TL'sinin (asıl alacak) vadetarihi olan 30.09.2021 tarihi ile takip tarihi olan 06.12.2021 tarihi arasında işlemiş faiz (9616,5 - Değişen Oranlarda Reeskont-Avans Faizi) ile birlikte tahsilinin talep edildiği görülmüştür.

İcra dosyasında tarihsiz İbraname başlıklı örnekte. Alacaklı ..., Borçlu ... olarak belirtildiği, Alacaklı vekilinin icra takibinden kaynaklı olarak borçludan herhangi bir alacağının kalmadığını iş bu dosyaya şamil olmak kaydı ile borçluyu ibra ederiz. (Tahsil harcı dahil olmak üzere) ibaresinin olduğu görülmüştür.

Davacı ile davalı ... imzaları tahtında 09.08.2021 tarihli “Sözleşme Tutanağı”nda “... markalı kenar bantlama makinasını ...'ya satışını ... ödemesi karşılığında 30.09.2021 senet alınarak makinasını teslim ettik iş bu senet ... ödemesini gerçekleştirdiğinde hükümsüz sayılacaktır.” ifadelerine yer verilmiştir.

.... sayılı dosyaya ilişkin gerekçeli kararda, " Katılanın ..., sanığın ... olduğu, Somut olayda: Olay tarihinde sanığın, bir arkadaşı vasıtasıyla tanışarak ... Ltd. Şti.'den kenar bantlama makinesi satın almasına aracılık ettiği katılan tarafından, -makinenin faturası kesildikten sonra bedeli ödeninceye kadar- teminat olarak verilen suça konu senedi makinenin bedelinin ödenmesine rağmen iade etmeyerek dava dışı ... isimli kişiye ciroladığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; katılanın aşamalarda -özetle-, kenar bantlama makinesi almasına aracılık etmek dışında aralarında ticari yahut benzeri başkaca bir ilişki bulunmayan sanığın, teminat olarak vermiş olduğu senedi makinenin borcunu ödediği halde iade etmediğini ifade ettiği, Katılanın bahse konu beyanlarının, tarafların imzasını taşıyan 09/08/2021 tarihli "SÖZLEŞME TUTANAĞIDIR" başlıklı belge, satın alınan makinenin bedelinin ödendiğini gösteren dekont suret ve .... Esas sayılı takip dosyası mündericatıyla da desteklendiği, Bu durumlar karşısında, kasıtlı suç işleme öyküsüne sahip olan ve aşamalarda katılanın süresi içerisinde ödemeyi gerçekleştirmemesi nedeniyle suça konu senedi ciroladığını ifade ederek üzerine atılı eylemi dolaylı yoldan da olsa kabul eden sanığın, inkara yönelik soyut savunmalarından ziyade, öncesinde suçlayıcı beyanda bulunması için bir neden bulunmayan ve anlatımları nesnel nitelikteki delillerle desteklenen katılanın ifadelerine itibar olunmasının hukuk mantığına daha uygun düşeceği, Ve nihayetinde sanığın, katılan tarafından teminat senedi olarak tarafına teslim edilen senedi, katılanın aralarındaki sözleşme gereğini yerine getirmesine rağmen iade etmeyerek dava dışı ... isimli şahsa cirolamak suretiyle üzerine atılı "Bedelsiz Senedi Kullanma" suçunu suçu işlediği" gerekçesi ile sanığın TCK'nun 156/1, 62. maddeleri gereğince takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis ve 500 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi kurulundan alınan 23/06/2023 tarihli raporda;Davaya konu senedin illetten mücerret olduğunu, dava konusu senedin üzerinde teminata ilişkin bir ibarenin yer almadığı ve bir belgeye atıfta bulunulmadığını, sözleşme tutanağı belgesinde huzurdaki davaya konu senede ilişkin bir düzenlemenin yer aldığını, bu tutanakta düzenleme ve vade tarihlerinin yer aldığı ve senetle uyumlu olduğu ancak tutanakta senedin bedelinin yer almadığı bu kapsamda senedin teminat senedi vasfında olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin hukuki yorum kapsamında olması nedeniyle heyetimizce söz konusu tespitlerle yetinildiğini, .... Esas sayılı ceza dosyasındaki kabulün senedin teminat senedi olduğu yönünde olduğunu, karara bakıldığında ceza dosyasında sanık olarak yargılanan davalılardan ...’ın senedi cirolama gerekçesinin davacının ödemeyi süresinde yapmaması olarak göstermesinin tevilli (kaçamaklı) ikrar olarak değerlendirildiğini, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğüne ilişkin davacı beyanları ve delillerinin değerlendirilmesinde; dosyadaki dekontlar toplamının 68.000,00TL tutarında olduğunu, 45.000,00TL’nin davalı ... vekiline elden yapıldığına ilişkin iddiayı kanıtlayan yazılı bir delil olmadığı ancak icra dosyasının infazen kapatıldığının dosyadaki belgelerden (haciz fekleri vs.) anlaşıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davadaki uyuşmazlık Senetten dolayı borç olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminat istemine ve davalı ...'nın davacıdan icra inkar tazminat istemine ilişkindir.

... Esas sayılı kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.

Kıymetli evrak nitelikli borç senedi mahiyetindedir (TTK m. 646). Borç senedi ise borç ikrarını içerir. Kıymetli evrakta -senette- hile veya ağır kusuru bulunmadıkça, borçlu vade geldiğinde senedin niteliğine göre alacaklı olan kimseye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur (TTK m. 646/2).

İlkesel olarak kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması ve bononun içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülememesi ve başkalarına da devredilememesi, vasıflı ve soyut bir borç ikrarı olması ilkeleri karşısında; eski borç ''asıl borç ilişkisi olarak'' varlığını korumaktadır.

.... sayılı kararında ''Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır ( ...). Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (...). şeklinde belirtilmiştir.

.... sayılı kararında da ifade edildiği üzere; borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (...). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.

Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir.

Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (....). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.

.... sayılı kararında da belirtildiği üzere borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (....).

Kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkanı verilmektedir. (.... Karar sayılı ilamı)

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (....). (... sayılı kararı)

Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.

.... sayılı ve .... sayılı kararında da belirtildiği üzere, Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek bulunmuyor ise burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun veya ... kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Bununla birlikte, bir davada davacının talebi asıl talep ve yardımcı talepler olmak üzere iki bölümden oluşabilir. Bundan başka objektif dava birleşmelerinde birden fazla asıl talep vardır. Bu taleplerden yalnız birinin ya da birkaçının veya asıl talebin bir bölümünün konusuz kalması hâlinde diğer talepler hakkında yargılamaya devam olunup karar verilmesi gerekir.

Taraflar arasında sözleşme yapıldıktan sonra vadesi gelen çeklerin bir kısmı, üçüncü kişiler tarafından bankaya ibraz edilerek bu çek bedelleri tahsil edilmiştir. Açılan dava tahsil edilen çek bedelleri yönünden istirdat (İİK m. 72/6) davasına dönüşmüştür.

Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, .... Esas sayılı dosyası, .... Esas sayılı dosyası, ibraname örneği, sözleşme tutanağı, dava konusu çekler, bilirkişi raporu, dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve tüm dosya içeriğine göre; Somut olayda davaya konu bonoda davacı keşideci lehtarı ise davalı ... Keşide, davalı ... ise lehtardır. İmzalar inkar edilmemiştir ve ciro silsilesine göre davalı ... davalı ...'ya senedi ciro ederek teslim etmiştir.

Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalıya (alacaklıya) düşer. Alacak kambiyo senedine dayanıyorsa kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ispat yükü ise davacı borçludadır.TTK’nın 778/1-a maddesi atfıyla uygulanacak olan aynı Kanun’un 687. maddesi gereğince; senedin teminat senedi olduğuna dayalı bedelsizlik şeklinde ortaya çıkan kişisel def’înin senet hamiline karşı ileri sürülebilmesi için öncelikle, senedin bedelsizliğine dair def’în yazılı delille ispatlanması zorunludur.

Davacı, söz konusu bononun bedelini davalı ...'a ödediğini ve kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın mevcut olmadığı ileri sürdüğünden,Yukarıda belirtilen içtihatlarda belirtildiği gibi davacı borçlu bu iddiasını HMK’nun 200 ve 201’inci maddelerine göre yazılı delillerle ispatla mükelleftir. Davaya konu senedin illetten mücerret olduğu, dava konusu senedin üzerinde teminata ilişkin bir ibarenin yer almadığı ve bir belgeye atıfta bulunulmadığı anlaşılmıştır.

Davacı taraf icra takibe konu edilen senedin dayanağının 09.08.2021 tarihli “Sözleşme Tutanağı” olduğunu iddia etmektedir. Söz konusu tutanakta; “... markalı kenar bantlama makinasını ...'ya satışını ... ödemesi karşılığında 30.09.2021 senet alınarak makinasını teslim ettik iş bu senet ... ödemesini gerçekleştirdiğinde hükümsüz sayılacaktır.” ifadelerine yer verilmiştir. Sözleşme tutanağı belgesinde davaya konu senede ilişkin bir düzenlemenin yer aldığı, bu tutanakta düzenleme ve vade tarihlerinin yer aldığı ve senetle uyumlu olduğu ancak tutanakta senedin bedelinin yer almadığı bu kapsamda senedin teminat senedi senedi vasfında olmadığı, ancak ..... Esas sayılı ceza dosyasındaki kabulün senedin teminat senedi olduğu yönünde olduğu, karara bakıldığında ceza dosyasında sanık olarak yargılanan davalılardan ...’ın senedi cirolama gerekçesinin davacının ödemeyi süresinde yapmaması olarak göstermesinin yazılı delillerden ikrar olarak değerlendirildiği gibi icra dosyasındaki ödemeler nazara alınarak menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü bu durumda icra dosyasındaki dosyadaki dekontlar toplamının 68.000,00TL tutarında olduğu, 45.000,00TL’nin davalı ... vekiline elden yapıldığına ilişkin iddiayı kanıtlayan yazılı bir delil olmadığı, ancak icra dosyasının infazen kapatıldığının dosyadaki belgelerden (haciz fekleri vs.) anlaşıldığı, dava tarihinden sonra düzenlenmiş olduğu anlaşılan ibraname ile icra dairesinde davalı ...'nın davacıdan icra takibinden kaynaklı olarak herhangi bir hak ve alacağın kalmadığını belirtmesi karşısında davalı ...’ya yönelik dava hakkında dava tarihinden sonra yapılan ibra dikkate alınarak konusuz kalan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu çekler nedeni ile davalı ...’a yönelik davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı dosyasında davacının davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, aynı icra dosyasında davacı tarafça yapılan 68.000,00 TL ödemenin, 5.000,00 TL’sinin 17/01/2022 tarihinden itibaren 3.000,00 TL’sinin 04/02/2022 tarihinden itibaren 10.000,00 TL’sinin 02/03/2022 tarihinden itibaren, 10.000,00 TL’sinin 09/03/2022 tarihinden itibaren, 5.000 ,00 TL’sinin 02/04/2022 tarihinden itibaren, 5.000 ,00 TL’sinin 13/05/2022 tarihinden itibaren, 5.000 ,00 TL’sinin 13/06/2022 tarihinden itibaren, 5.000 ,00 TL’sinin 03/08/2022 tarihinden itibaren, 20.000,00 TL’sinin 16/08/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine -İİK m. 72/5 gereğince .... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatan davalı ...’nın haksız olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın davalılara yönelik haksız tazminat istemlerinin reddine, İcra takibinin durdurulması ve icra vezenesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik yönelik ihtiyati tedbir talepleri reddedildiğinden İİK m. 72/4 gereğince koşulları oluşmayan davalı ...’nın tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

6100 sayılı HMK'nun 331. maddesine göre;"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. "MK 331/1 maddesi gereğince dava açıldıktan sonra esasının konusuz kaldığı anlaşılmakla davalı ...’ya yönelik dava hakkında dava tarihinden sonra yapılan ibra dikkate alınarak konusuz kalan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılma nedeni ve davanın konusuz kaldığı aşama karşısında yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

I-Davalı ...’ya yönelik dava hakkında dava tarihinden sonra yapılan ibra dikkate alınarak konusuz kalan dava ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

II-1 Davalı ...’a yönelik davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı dosyasında davacının davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, aynı icra dosyasında davacı tarafça yapılan 68.000,00 TL ödemenin,

5.000,00 TL’sinin 17/01/2022 tarihinden itibaren

3.000,00 TL’sinin 04/02/2022 tarihinden itibaren

10.000,00 TL’sinin 02/03/2022 tarihinden itibaren

10.000,00 TL’sinin 09/03/2022 tarihinden itibaren

5.000 ,00 TL’sinin 02/04/2022 tarihinden itibaren

5.000 ,00 TL’sinin 13/05/2022 tarihinden itibaren

5.000 ,00 TL’sinin 13/06/2022 tarihinden itibaren

5.000 ,00 TL’sinin 03/08/2022 tarihinden itibaren

20.000,00 TL’sinin 16/08/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2. İİK m. 72/5 gereğince .... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatan davalı ...’nın haksız olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın davalılara yönelik haksız tazminat istemlerinin reddine, 

3. İcra takibinin durdurulması ve icra vezenesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik yönelik ihtiyati tedbir talepleri reddedildiğinden İİK m. 72/4 gereğince koşulları oluşmayan davalı ...’nın tazminat isteminin reddine,  

4. Alınması gereken 4.645,08TL harçtan peşin alınan 1.536,98TL'nin mahsubu ile eksik 3.108,10TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

5. Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı:59,30TL, Peşin Harç:1.536,98TL ve Vekalet harcı:8,50TL olmak üzere toplam 1.604,78TL harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 

6. Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterildiği üzere bilirkişi ücreti: 2.500,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri:509,50 TL olmak üzere toplam 3.009,50TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul oranına göre hesaplanan 2.257,12TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7. Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden Hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

8. Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca red edilen miktar üzerinden Hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

9. Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden dava tarihindeki haklılık durumuna göre ve Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,

10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,

Dair, Davacı vekili, davalı ... vekili (e duruşma yoluyla) ile davalı ... (e duruşma yoluyla) vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/11/2023

Katip ....

¸[e-imzalıdır]

Hakim ...

¸[e-imzalıdır]

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karar"sözleşmeticaretankaratutanağıdır"(KambiyoKaynaklanan)TespitSenetlerindenhükümolmadığınavekilicevapdelillervekilleriMenfiasliyemahkemesiverilmesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim