Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/604 E. 2023/811 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/604
2023/811
15 Kasım 2023
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/604 Esas - 2023/811
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/604
KARAR NO : 2023/811
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-....
2. ...
3. ...
İFLAS İDARE VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 20/07/2016
KARAR TARİHİ : 15/11/2023
K.YAZIM TARİHİ : 17/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, başta otomotiv ve inşaat sektörü olmak üzere birçok sektörde faaliyet göstermekte olan ve alanında önde gelen bir limited şirket olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin müşterisi olduğunu ve “....” adresinde bulunan servisinde farklı zamanlarda bakım ve onarım hizmeti aldığını, müvekkili şirketin servisinde davalı şirkete ait araçlara gerekli her türlü bakım ve onarım işleminin yapıldığını, yapılan işlemler karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalının alınan hizmetler karşılığı bedelin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı şirket aleyhine başlatılan .... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı şirket tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile yazılı ve şifahi bir sözleşmenin bulunmadığını, icra takip dosyasına süresinde yetki itirazında bulunulduğunu, yetkili mahkemenin .... mahkemeleri olduğunu, faturanın tek başına bir alacağın delili olarak kabul edilemeyeceğini, davacının yaptığı hizmeti tam açıklayamadığını, global bir hizmet nedeni ile bakiye alacaktan bahisle talep bulunduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde davacının hizmet bedelinin ödendiğinin anlaşılacağını, davacı ile bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının da böyle bir iddiasının da mevcut olmadığından ve C/H mutabakatı da bulunmadığından hem yetki hem de esas bakımından talebin likit bir delile dayanmadığını, kabul anlamına gelmemekle davacının bir alacağının bulunması halinde dahi alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden, bu halde likit bir alacaktan bahsedilemeyeceğine göre davacının icra inkar tazminatı talebinin de diğerleri gibi haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili şirketin ... Esas sayılı dosyası ile iflas erteleme talep ettiğini ve bu dosyadan verilmiş tedbir kararı gereği tüm başlayan icra takiplerinin olduğu safhada durması ve tedbir kararından sonra icra takiplerinin tedbiren başlamaması hususlarının da dikkate alınması gerektiğini belirtmiş olup, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, yetkili .... mahkemelerinde açılmayan ve yetkisiz .... Mahkemesinde açılan davanın yetki itirazı nedeniyle reddine, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, davanın esastan reddine, dava harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... Esas sayılı dosyası
İş Emri ve Servis kayıtları
Tarafların ticari defter ve kayıtları
.... E, sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Tic. San. Taah. Ltd. Şti., borçlunun ... olduğu; 5.738,93TL alacak için 13/05/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 24/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun/vekilinin icra takibine, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı sonucu icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davanın açıldığı .... sayılı ilamı ile davalı müflis hakkında .... Sayılı dosyasından iflas kararı verildiğinden bahisle yetkisizlik kararı verildiğini, dosyanın .... ..... Esasına kaydedildiği, yine .... sayılı kararı ile ""Davalının iflası nedeniyle eldeki davanın İİK. md. 235 uyarınca kayıt kabul davasına dönüştüğü,.... . Dairesinin 03/04/2018 tarihli 538 sayılı kararı ile kayıt kabul davalarına bakmakla .... Mahkemeleri görevlendirildiğinden dosyanın görevli ihtisas mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere .... Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine" şeklinde karar verildiği ve mahkememizin iş bu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
..... Sayılı dosyasında davalı hakkında .... ticaret sicil numarasında kayıtlı bulunan "..."nin iflasına, iflasın 20/03/2018 günü saat 12:09 itibariyle açılmasına karar verilmiş olup, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ... sayılı ilamı istinaf isteminin esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
.... Mahkemesi'nden istinabe yoluyla alınan 18/09/2017 tarihli raporda: Taraflar arasındaki ficari ilişkinin 13.10.2014 tarihinde başladığı ve en son olarak 06.02.2015 tarihinde düzenlenen faturaya kadar devam ettiği, taraflar arasında öncesine dayanan bir ticari ilişki olmadığı, TTK hükümlerine görenimzalanmış “Cari Hesap Sözleşmesi” bulunmadığı, ancak ilişkinin cari hesap ilişkisi şeklinde oluştuğunu, davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu adına 2014 ve 2015 yıllarında KDV dahil 5.738,93 TL tutarında hizmet satımı faturası düzenlediğini, düzenlenen bu faturalar nedeniyle davalı/borçlunun bu tutarda borçlandığını, düzenlenen faturaların davalı/borçlu tarafından ticari defterlere maliyet ve indirilecek KDV hesaplarına intikal ettirilmek suretiyle vergisel işlemlerde kullanıldığını, davalı/borçlunun ticari defter ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacı/alacaklı tarafından düzenlenen ve davalı/borçlu tarafından ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmek suretiyle vergisel işlemlerde kullanılan 3 adet fatura bedeli olan 5.738,93 TL tutarının davalı/borçlu tarafından ödendiğini gösteren ödeme belgelerinin ve kayıtlarının davalı/borçlu tarafından ibraz edilmediği bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişiden alınan 24/05/2023 tarihli raporda: davacı ... Ltd. Şti. tarafından, ... İnş. A.Ş. aleyhine hizmet akdinden kaynaklı itirazın iptali davası olarak açılan, ancak davalı şirketin iflasına karar verilmesi nedeniyle, iflas kayıt kabul davasına dönüşen davada ; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ancak aralarındaki ticari ilişkinin 13.10.2014 / 06.02.2015tarihleri arasında düzenlenen üç faturayla devam ettiğini, düzenlenen mali müşavir raporlarında, söz konusu faturaların mevzuata uygun biçimde, ticari defterlere kaydedildiği ve vergisel işlemlerde kullanıldığının belirtildiğini, taraflar arasında yazılı/belirli bir sözleşme olmaması nedeniyle, somut olayda çekilmiş bir kat ihtarı söz konusu olmadığını, davacı alacaklı tarafından düzenlenip davalı borçluya gönderilen üç adet faturanın ticari defterlere işlenmesi nedeniyle faturalara bir itirazın da bulunmadığının anlaşıldığını, davacı alacaklı takip talebinde, faiz talebinde bulunmadığı gibi, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasına karar verildiği ve iflas İdare memurlarının belirlendiğini, davacı şirket ... Vekili Av. ... tarafından, ..... İflas s. dosyasına verilen 09.04.2018 tarihli ve müflis şirket ... İnş. AŞ. nin İflas masasına 5.783,93 TL asıl alacak ile icra ve dava masraflarının alacak kaydının yaptırılması için talepte bulunulduğunu, her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olan ve müflis şirket tarafından vergilendirme işlemlerinde de kullanılan dava konusu faturaların toplamı olan 5.783,93 TL nin iflas masasına kaydının gerektiğini, “Adi alacak“ niteliğinde olan bu alacağın İ.İ.K. nun 206. maddesi uyarınca , dördüncü sıraya kaydı gerektiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık, Dava, hukuki niteliği itibari ile faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup davalı müflis hakkında ..... Sayılı dosyasından iflas kararı verildiği, kayıt kabul davası ya da sıra cetveline itiraz davasına dönüştüğü gerekçesiyle yetkisizlik kararı sonucu mahkememize gönderildiği, takip konusu faturanın hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, faturanın sözleşme ve yasaya uygun olup olmadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranların sözleşmeye ve kanuna uygun olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
.... sayılı kararında belirlendiği gibi HMK’nın 2 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/5. maddesi uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticarî defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Bu hüküm, taraflardan birinin ileri sürdüğü hususun ispatında münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayandığı hâllerde uygulanacaktır. Ayrıca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır.
.... 'nun 20/12/2022 tarih ve .... sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (....).
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;
“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Anı an hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (....). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (....).
İflasa ilişkin İ.İ.K 195. maddesine göre kayıt kabul davasında iflas masasına yazılacak alacakların olup olmadığı varsa iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesi, mübrez ve toplanan deliller iflas dosyası ve ekleri, icra dosyası, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ficari ilişkinin 13.10.2014 tarihinde başladığı ve en son olarak 06.02.2015 tarihinde düzenlenen faturaya kadar devam ettiği, taraflar arasında öncesine dayanan bir ticari ilişki olmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ancak aralarındaki ticari ilişkinin 13.10.2014 / 06.02.2015tarihleri arasında düzenlenen üç faturayla devam ettiğini,TTK hükümlerine görenimzalanmış “Cari Hesap Sözleşmesi” bulunmadığı, ancak ilişkinin cari hesap ilişkisi şeklinde oluştuğu, davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu adına 2014 ve 2015 yıllarında KDV dahil 5.738,93 TL tutarında hizmet satımı faturası düzenlediği, düzenlenen bu faturalar nedeniyle davalı/borçlunun bu tutarda borçlandığı, düzenlenen faturaların davalı/borçlu tarafından ticari defterlere maliyet ve indirilecek KDV hesaplarına intikal ettirilmek suretiyle vergisel işlemlerde kullanıldığı, davalı/borçlunun ticari defter ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı/alacaklı tarafından düzenlenen ve davalı/borçlu tarafından ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmek suretiyle vergisel işlemlerde kullanılan 3 adet fatura bedeli olan 5.738,93 TL tutarının davalı tarafından ödendiğini gösteren ödeme belgelerinin ve kayıtlarının davalı tarafından ibraz edilmediği, davacının dava tarihi olan 20.07.2016 tarihi itibariyle davalıdan 5.738,93 TL cari hesap alacağı olduğu, davalının 5.738,93 TL tutarındaki asıl borca itirazında haksız olduğu davacı ... Ltd. Şti. tarafından, ... İnş. A.Ş. aleyhine hizmet akdinden kaynaklı itirazın iptali davası olarak açılan, ancak davalı şirketin iflasına karar verilmesi nedeniyle, iflas kayıt kabul davasına dönüşen davada davacı şirket ... Vekili Av. .... tarafından, .... İflas s. dosyasına verilen 09/04/2018 tarihli ve müflis şirket ... İnş. AŞ. nin İflas masasına 5.783,93 TL asıl alacak ile icra ve dava masraflarının alacak kaydının yaptırılması için talepte bulunulduğu, düzenlenen mali müşavir raporlarında, söz konusu faturaların mevzuata uygun biçimde, ticari defterlere kaydedildiği ve vergisel işlemlerde kullanıldığının belirtildiğini, taraflar arasında yazılı/belirli bir sözleşme olmaması nedeniyle, somut olayda çekilmiş bir kat ihtarı söz konusu olmadığını, davacı alacaklı tarafından düzenlenip davalı borçluya gönderilen üç adet faturanın ticari defterlere işlenmesi nedeniyle faturalara bir itirazın da bulunmadığı, davacı alacaklının takip talebinde, faiz talebinde bulunmadığı gibi, davalının iflasına karar verilmesi nedeniyle, alacağa nitelik ve aşama itibariyle faiz işletilemeyeceği takip talebinde asıl alacak 5.738,93 TL olarak gösterilmiş olup bu tutarın, faturayla uyumlu olduğunu, takip tarihi itibariyle 13.05.2016 itibariyle asıl alacak tutarının 5.738,93 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, davacının 5.738,93 alacağının .... iflas sayılı dosyasındaki müflis davalı şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, itirazın iptali davası kayıt kabul davasına dönüştüğünden icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1. Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2. Davacının 5.738,93 alacağının ....iflas sayılı dosyasındaki müflis davalı şirketin iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
3. İtirazın iptali davası kayıt kabul davasında dönüştüğünden icra inkar tazminat talebinin reddine,
3. Alınması gereken 269,85TL harçtan peşin alınan 69,32 TL harcın mahsubu ile eksik 200,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere .... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan Başvurma harcı: 29,20TL, Peşin harç: 69,32TL ve Vekalet harcı: 4,30TL olmak üzere toplam 102,82TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterildiği üzere bilirkişi ücreti: 2.000,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri:710,75 TL olmak üzere toplam 2.710,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 5.738,93TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı iflas idare memurunun yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/11/2023
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38