Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/395 E. 2023/641 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/395
2023/641
21 Eylül 2023
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/395
KARAR NO : 2023/641
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ... ....
DAVA : Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi-Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 02/09/2020
KARAR TARİHİ : 21/09/2023
K. YAZIM TARİHİ : 20/10/2023
Mahkememizde görülen menfi tespit-teminat mektubunun iadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davalı ...’nin “... ... Tesislerinin Çalıştırılması, Her Türlü Tamir ve Bakımlarının Yapılması Suretiyle 18 ayda 3.000.000 Ton ... Yıkattırılması ile 1.000.000 Ton Yıkanmış Kömürün Yüklenmesi Hizmeti Alımı” işiyle ilgili olarak açtığı ... numaralı ihaleyi davacı ...nin kazandığını, İhale sonrası ... ile ...nin 11.12.2017 tarihinde Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığını, davacı Şirketin hizmet alımı sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalı ...’ye 1.191.600,00 TL bedelli Kesin Teminat Mektubunu ve İşin yapım sürecinde davalı ...’nin +%20 iş artışı yapması nedeniyle de 238.000,00 TL bedelli Ek Kesin Teminat Mektubunu verdiğini, davacı şirketin 11.12.2017 tarihli sözleşmedeki ve sözleşmenin eki ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki şartlara uygun olarak yükümlülüklerini tam ve hatasız şekilde yerine getirdiğini, bu nedenle de Davalı ...’ye herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı ...'nin, %20iş artışı bitmeden, 2019 yılında, “... ... Tesislerinin” yıkımına karar verdiğini ve bu nedenle de davacı şirketten işi sonlandırmasını talep ettiğini, davalı ...'nin “... ... Tesislerinin” yıkımına hemen başladığını, davacı Şirketin davalı ...’nin işbu talebine uygun olarak “... ... Tesislerindeki” işini, çalışan işçilerin iş akitlerini feshederek ve diğer tasfiye işlemlerini yapmak suretiyle sonlandırdığını, davalı .... ; yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getiren davacı şirkete teminat mektuplarını iade etmesi gerekirken; ihale dokümanlarında ve 11.12.2017 tarihinde imzaladıkları “Hizmet Alımına Ait Sözleşmesinde” bulunmayan/düzenlenmemiş, işten çıkarmalarla ilgili işçilere ödediği kıdem ve ihbar tazminatları ile ayrıca işten çıkarılan işçilerin ikame ettikleri işe iade talepli davalarla ilgili olarak ödediği tazminat ücret, mahkeme masrafı, arabulucu ücreti, vekâlet ücretlerini gerekçe göstererek, teminat mektuplarını hukuka aykırı olarak iade etmediğini, davalı ... kayıt ve belgelerinden anlaşılacağı üzere, daha önce kendisinden benzer ihale dokümanı ve hizmet alımı sözleşmesiyle iş alan alt yüklenicilerin işçilerine ödediği kıdem ve ihbar tazminatlarını ve işe iade davası kapsamında ödediği tazminat, ücret ve ferilerini, alt yüklenicilerden talep etmeden, alt yüklenicilerin teminat mektuplarını iade ettiğini, davalı ... ... aynı hukuki durumda bulunan alt yüklenicilere farklı uygulamalar yapmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından ... İhale kayıt numaralı ihale ile yerine getirilen hizmetin kesin kabulünün, davalı ... tarafından 12.12.2019 tarihinde yapıldığını, .... , davalı ...’ye bağlı .... 15.01.2020 tarih, ... sayılı yazısına verdiği 03.02.2020 tarihli, .... sayılı,“Teminat İadesi” konulu cevabi yazısında “..." sicil sayılı dosyada işlem gören ve Makamınızca ... Turz. Nakl. İnşaat A.Ş. adına ihale edilen ... Tesislerinin çalıştırılması her türlü tamir ve bakımlarının yapılması suretiyle 18 ayda 3.000.000 ton tüvenan kömürünün yıkanması ile 1.000.000 ton yıkanmış kömürün yüklenmesi’ işi dolayısıyla, yüklenicinin makamınızda bulunan teminatın kendisine iadesinde bir sakınca yoktur.” şeklinde görüş bildirdiğini, diğer bir ifadeyle “İlişiksiz belgesini” ... alma yükümlülüğünü de yerine getirdiğini, davacı Şirketin sözleşme ve İhale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirdiği hizmetin davalı ... tarafından kesin kabulünün yapılması ve ...'dan ilişiksiz belgesinin verilmesi sonrası davalı ...’den Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminat mektuplarının kendisine iadesini talep ettiğini, davacının kesin ve ek kesin teminat mektuplarının kendisine iade edilmesini beklerken davalı ... bağlı ... 06.07.2020 tarih, .... sayılı, “İşletmemize Olan Borçlarınız hakkında” konulu yazısı ile; "Yüklenicisi olduğunuz; İşletmemiz “... Tesislerinin Çalıştırılması, Her Türlü Tamir ve Bakımlarının Yaptırılması Suretiyle 18 Ayda 3.000.000 Ton ... Yıkattırılması ile 1.000.000 Ton Yıkanmış Kömürün Yüklenmesi işiyle ilgili firmanız çalışanlarına Arabuluculuk Komisyonu görüşmeleri sonucu 89 işçi için .... ; 4 aylık işe başlatmama tazminatı ve 1,5 aylık devam eden ücret bordrosu tutarı 2.245.926,78 TL, vekâlet ücreti tutarı 198.756,97 TL, arabuluculuk ücreti 120.062,67 TL, ayrıca İş Mahkemesi kararlarına göre muvazaa nedeniyle işe iadesine karar verilen işçilere; 4 aylık ücreti ve 5 aylık brüt ücreti kadar işe başlatmama tazminatı 83.501,20 TL, Mahkeme masrafı yargılama gideri ve vekâlet ücreti 14.641,77 TL, 4 aylık ücreti üzerinden hesaplanan sigorta prim işçi ve işveren hissesi ve işsizlik primi işçi ve işveren hisseleri 16.170,46 TL olmak üzere toplam 2.679.059,85 TL ödenmiş olup, Hukuk Müşavirliğimizin görüşleri doğrultusunda ihale dokümanının firmanıza sorumluluk yükleyen hükümlerinden dolayı hesabınıza borç kaydedilmiştir. İşletmemize olan 2.679.059,85 TL borcunuzun 7 gün içinde aşağıda yazılı banka hesaplarımıza yatırılması gerekmektedir. Yatırmadığınız takdirde borcunuz İşletmemiz hesaplarında bulunan her türlü alacağınız veya teminatlarınızdan kesilecek olup, aksi halde yasal yollara başvurularak tahsili yoluna gidilecektir.” şeklinde taraflar arasında imzalanan sözleşmeye, ihale dokümanları hükümlerine ve hukuka aykırı olarak talepte bulunduğunu, davalı ...'nin davacı şirkete teminat mektuplarını iade etmemenin yanı sıra iş bitirme belgesini de vermediğini, söz konusu işin muvazaalı olduğunu tespit eden kesinleşmiş yargı kararlarına rağmen ihaleye çıkarttığını, ilgili tarihteki mer'i mevuzaata göre rücu edilemeyeceğini beyanla davacı şirketin ... numaralı ihale sonrası 11.12.2017 tarihinde Davalı ... ... ile imzaladığı “Hizmet Alımına Ait Sözleşme” ve işbu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki şartlara uygun olarak yükümlülüklerini tam ve hatasız şekilde yerine getirdiğinin, bu nedenle de davalı ... Kurumuna borcunun bulunmadığının tespitiyle sözleşme kapsamında Davalı ... verilen 1.191.600,00 TL bedelli kesin teminat mektubu ve 238.000,00 TL bedelli ek kesin teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı ile müvekkili Kurum arasında "... ... Tesislerinin Çalıştırılması Her Türlü Tamir ve Bakımlarının Yapılması Suretiyle 18 Ayda 3.000.000 Ton Tünevan Kömürün Yıkattırılması İle 1.000.000 Ton Yıkanmış Kömürün Yüklenmesi" işine ait ... ihale kayıt numaralı sözleşme imzalandığını, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatların Geri Verilmesi” başlıklı 13’ üncü maddesinde; teminatların geri verilmesi hususlarının düzenlendiğini, davacı firmanın çalıştırmakta olduğu işçilerin iş akitlerini sona erdirdiğini, bu işçilerden 101 kişinin “İŞE İADE” istemi ile arabuluculuğa başvurduğunu, Kurum Arabuluculuk Komisyonu ile başvurucular arasında yapılan müzakereler sonrası 89 işçi ile anlaşma sağlandığını, başvuruculara ve arabuluculara toplamda 2.564.746,42 TL bu iş nedeniyle ödeme yapıldığını, yapılan hesaplamalar sonrasında davacı firmanın bu iş nedeniyle yasal düzenlemeler ve imzalanan Sözleşmenin 11.4.1, 22, 22.1, 36 maddeleri Teknik Şartnamenin 47. madde hükümleri doğrultusunda çalışanlarına ödemesi gereken; 1.166.446,94 TL kıdem tazminatı 961.496,34 TL ihbar tazminatı 128.898,27 TL yıllık ücretli izin tutarı başvurucuların çalışma dönemlerine göre oranlanarak firmanın hissesine düşen 40.469,60 TL arabuluculuk ücreti olmak üzere toplam 2.297.311,15 TL Kurumca davacı firma adına başvuruculara ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, sonuç olarak davacı firmanın bu iş nedeniyle Kuruma İşe İade başvuruları sonucu ödenen 2.564.746,42 TL, çalışanlara yasal olarak ödemesi gereken kıdem, ihbar ve ücretli izin alacakları nedeniyle ödemediği 2.297.311,15 TL olmak üzere toplam 4.862.057,57 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, kurumun davacının sözleşmeye ilişkin işten kaynaklanan işçilik alacakları borcundan dolayı teminatı paraya çevirme hakkı bulunduğunu, davacının işçilik alacaklarından olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fark ücreti vb. alacaklarından sorumlu olamayacağı iddiasının hukuka ve sözleşme şartlarına aykırı olduğunu, müvekkili Kurum ile davacı firma arasında imzalanan sözleşmenin 22.1 maddesinde, "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." denildiğini, davalı ile imzalanan sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan İdare ve Yükleniciyi bağlayan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin "Mevzuata Uygunluk" başlıklı 12. Maddesi uyarınca müvekkili Kurumca ödenen tüm tutarlardan davalının sorumluluğu bulunduğunu, ayrıca sözleşmenin 36.1 maddesinde; "İstekliler, işin yapımı sürecinde 4857 sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanunlara dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuat yönetmelikler ....kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmek zorundadır." şeklinde belirtildiğini, işbu madde uyarınca da davalı firmanın İş Kanunundan kaynaklanan tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getireceğinin açıkça belirtildiğini, sözleşme ve İş Kanunu hükümlerine karşın davacı tarafın işçilik alacaklarından hiçbir sorumluluğunun olmadığı iddiası hukuken dayanaksız bir iddia olduğunu, davacının iddia ettiği üzere hem teftiş raporlarında hem mahkeme kararlarında somut işyerinde muvazaalı olarak işçi çalıştırıldığı tespiti yapıldığını, muvazaanın tespitinin işçi lehine haklı bir talep yaratırken muvazaaya sebep olan sözleşmenin tarafı olanlar için yeni bir hak oluşturmayacağını, davacının işçilerin işine son verdiğini, ... kararlarından da bilindiği üzere bu durumda işyeri devri kurallarının geçerli olduğunu, davacının bu hususu bile isteye sözleşme imzaladığını, davacının da belirttiği üzere kıdem tazminatlarının rücu edilemeyeceğine dair hükmün .... iptal edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, bu yönlerde bir iddia ve itirazda bulunulmadığı gibi Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını ve yeniden arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, davalı kurumdan taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair bilgi-belgeler getirtilmiştir.
Mahkememizce SMMM ve hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sonuç olarak; Tarafların Ticari defterlerin usulüne uygun olarak düzenlendiği, açılış ve kapanış tasdiklerinin E-Defter kapsamında Beraatların yasal sürelerinde sistemden oluşturulduğu, her iki tarafın defter ve kayıtlarının birbirini teyit etmediği, davacı kayıtlarında sadece kuruma düzenlenen faturaların kayıtlarda yer aldığı, Kurum kesintilerinin kayıtlarda yer almadığının belirlendiği, defter kayıtlarına göre, davalının idarenin çalıştırdığı işçilerin davalardan ve uzlaşmadan kaynaklı işçilik alacaklarını ödediği ve ödenmeye de devam edildiği, ödemelerin takip edildiği 336.12.004 Bloke Paralar Hesabında 31/12/2019 tarihinde 239.585,59 TL alacak bakiyesi verdiği, taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki genel şartnamenin 6. Bölümünde düzenlenen madde 38 vd. Hükümlerinde davacının, çalıştırdığı işçilerin ücret vs. özlük haklarından, sağlıklarından sorumlu olacağı düzenlendiği, mevcut dosya kapsamına sunulan kayıtlara göre; Dosya içeriğine sunulan arabuluculuk anlaşma son tutanaklarından davalı idarece ödenen işçilik alacağının tamamının; işe iade ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret alacağı olduğunun anlaşıldığı, anlaşma protokolleri bulunmadığından, işe başlatmama ve boşta geçen süreye ilişkin ücret dışında kıdem tazminatı vs. başkaca bir işçilik alacağı bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, ancak davalı İdarenin havale dekontları açıklamasında; arabuluculuk dosya numarası belirtilerek " kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin tutarı ve arabuluculuk ücreti" açıklamasının yer aldığı, bir kısmında ise 'vekalet ücreti' açıklaması, bir kısmında ise "1,5 aylık ücret" alacağı açıklamasının yer aldığının görüldüğü, havale Dekontlarında yazılı 'kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ücreti' alacağını tevsik eden bir anlaşma protokolü, mahkeme kararı vs. belgeye rastlanmadığı, kıdem ve ihbar tazminatı ayrık olmak kaydıyla, bu tür ihale sözleşmelerinde, idarenin işyerinde kesintisiz çalışmasına rağmen, ihale dönemlerine göre ihaleyi kazanan firmanın sigortalısı gösterilen işçilerin ihale konusu iş sonunda firmaca iş çıkışının yapılmasının işin doğası gereği olup, işe iade ve ferisi nitelikteki alacaktan davacı yüklenici şirketin sorumlu olup olmayacağı hususunun Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davalı idarenin ödediği işçilik alacağının ne olduğunun net bir şekilde belirlenmesi açısından; Tüm arabuluculuk anlaşma protokollerinin ve varsa başkaca dayanak belgelerin sunulması, davacı tarafça iddia edilen iş akdi feshedilen işçilerin iş akitlerinin feshi yönünde davalı İdare talimatına ilişkin varsa belgelerinin sunulması gerektiği, teminat mektupların iadesinin gerekip gerekmediği hususunun, yukarıda belirtilen arabuluculuk anlaşma son tutanağına göre anlaşma sağlanan alacak kalemleri " işe iade ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret alacağı" olduğu halde, havale dekontlarında " kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin tutarı ve arabuluculuk ücreti, vekalet ücreti, 1.5 aylık ücret" açıklamalarıyla ödenen işçilik alacaklarından davacının sorumlu olup olmayacağının kabulüne göre Sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; davacı tarafça, sözleşme kapsamında Davalı ... verilen 1.191.600,00 TL bedelli kesin teminat mektubu ve 238.000,00 TL bedelli ek kesin teminat mektubunun iadesinin talep edildiği, ancak dosya kapsamına sunulan belgelerden; davalı kurumca çok sayıda işçiye kıdem, ihbar, yıllık ücretli izin, 4 aylık işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı ile arabuluculuk ve vekalet ücreti ödemesi yapıldığı, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı ayrık olmak kaydıyla, bu tür ihale sözleşmelerinde, idarenin işyerinde kesintisiz çalışmasına rağmen, ihale dönemlerine göre ihaleyi kazanan firmanın sigortalısı gösterilen işçilerin ihale konusu iş sonunda firmaca iş çıkışının yapılmasının işin doğası gereği olup, işe iade ve ferisi nitelikteki alacaktan davacı yüklenici şirketin sorumlu olup olmayacağı hususunun Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca kıdem tazminatı yönünden, anayasa mahkemesinin iptal kararının 19.09.2019 tarihli olmasına nazaran, iptal tarihine kadarki kıdem tazminatı yönünden davacının sorumlu olmayacağı hususu ile kabule göre Sayın mahkemece davacının, 19.09.2019 tarihi ile işçilerin iş akdinin feshedildiği (çoğunluğunun iş akdinin 2019 Aralık ayında farklı günlerde feshedilmiştir) tarih arasındaki dönem için kıdem tazminatı hesabının ayrıştırılması gerekeceği hususun Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın mahkemece davacının sorumlu olacağı kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının ayrıştırılıp, kalan teminat miktarının iadesinin gerektiğinin kabul edilmesi halinde, kurulca ayrıştırma yapılamadığından işçilik alacakları hesaplamaları konusunda uzman bir bilirkişinin heyete eklenip eklenmeyeceği hususunun Sayın mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Heyete dahil edilen bilirkişilerle birlikte, SMMM, sözleşme-hesap uzmanı, işçilik alacakları uzmanı, ihale hukuku konusunda uzman öğretim görevlisi, iş hukuku konusunda uzman öğretim görevlisi bilirkişi heyeti düzenlemiş oldukları raporda sonuç olarak; Davacı yüklenici ile davalı arasında muvazaalı bir hukuki ilişkinin bulunduğunun taraflarca da kabul edildiği, muvazaanın varlığı halinde ... uygulamasının kendi içerisinde ikiye ayrıldığı, ilk uygulama uyarınca muvazaa varsa asıl işverenin alt işverene rücu davası açamayacağını, bu yöndeki kararların benimsenmesi halinde davacı yüklenicinin talebinin kabul edilebileceği, ... uygulamasından çıkarılan ikinci yöndeki görüş uyarınca muvazaanın varlığının asıl işverenin alt işverene rücu davası açmasını engellemeyeceği, bu yöndeki kararların kıyasen uygulanması halinde teminat mektubunun iade edilmemesinin olanaklı görülebileceği, bu kapsamda yapılan hesaplamalar çerçevesinde de davalı Kurumun davacıdan talep edebileceği miktarın "Kıdem tazminat brüt: ₺1.037.958,29", "Yıllık izin ücreti brüt: ₺128.898,28", "İhbar tazminatı brüt: ₺961.496,26", "Arabuluculuk ücreti: ₺56.706,24" ve "toplam ₺2.128.352,83" olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı, icra takibinden önce borçlu tarafından İ.İ.K.nun 72/2.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasında; hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığı ve davalının edimini yerine getirdiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşme kapsamında davalının çalıştırdığı işçilerin işçilik alacaklarını ödeyip ödemediği ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafından davalı kuruma verilen teminat mektuplarının iadesinin gerekip gerekmediği ve davacının borcunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan heyete dahil edilen bilirkişilerle birlikte, SMMM, sözleşme-hesap uzmanı, işçilik alacakları uzmanı, ihale hukuku konusunda uzman öğretim görevlisi, iş hukuku konusunda uzman öğretim görevlisi beş kişilik bilirkişi heyetinin düzenlemiş oldukları raporun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sözleşme-ekleri, getirtilen bilgi-belgeler, beş kişilik bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Taraflar arasında 11.12.2017 tarihli “... ... Tesislerinin Çalıştırılması, Her Türlü Tamir ve Bakımlarının Yapılması Suretiyle 18 ayda 3.000.000 Ton ... Yıkattırılması ile 1.000.000 Ton Yıkanmış Kömürün Yüklenmesi” Hizmeti Alımına ait sözleşme'nin imzalandığı, davacının sözleşmenin imzalandığı tarihte davalı ...’ye 1.191.600,00 TL bedelli kesin teminat mektubunu ve İşin yapım sürecinde davalı ...’nin +%20 iş artışı yapması nedeniyle de 238.000,00 TL bedelli ek kesin teminat mektubunu verdiği, davalı İdarece davacı yükleniciye işbu dava aşamasında verilen 26.11.2020 tarihli İş bitirme Belgesine göre işin kabulünün 07.05.2020 tarihinde yapıldığı, ...'nin davalı İdarenin ...'ne 03.02.2020 tarih ve teminat iadesi konulu, anılan iş dolayısıyla yüklenicinin teminatının kendisine iadesinde sakınca bulunmadığına dair '... ilişiksiz' belgesi mahiyetinde bir yazı gönderdiği, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin iş akdinin feshinden dolayı davalı idare tarafından bir kısım işçilik alacaklarının arabuluculuk anlaşmalarıyla ödendiği, davacı yüklenicinin kesin teminat mektuplarının iade edilmediği, davalı ... bağlı ... 06.07.2020 tarih, .... sayılı davacı tarafa gönderilen yazısı ile idare tarafından ödenen 2.679.059,85 TL işçilik alacağının davalıdan tahsilinin talep edildiği, davacının ise eldeki dava ile, işçilik alacaklarından kendisinin sorumlu bulunmadığını belirterek borçlu bulunmadığının tespiti ile teminat mektuplarının iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının menfi tespit talebinin incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan 11.12.2017 tarihli '... ... Tesislerinin Çalıştırılması, Her Türlü Tamir ve Bakımlarının Yapılması Suretiyle 18 ayda 3.000.000 Ton ... Yıkattırılması ile 1.000.000 Ton Yıkanmış Kömürün Yüklenmesi Hizmeti Alımına ait sözleşme hükümleri incelendiğinde;
Madde 11.4.1.; “Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve Yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Güvenlik kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin İdareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamı, Yükleniciye iade edilecektir. “
Madde 22.1.; “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.”
Madde 35.1.; “Bu sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmayan hallerde, ilgisine göre 4734 ve 4735 sayılı Kanun hükümlerine, bu kanunlarda hüküm bulunmaması halinde ise genel hükümlere göre hareket edilir. “
Madde 36.1; “İş kanunu, ....ndan kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmek zorundadır.”
Sözleşme eki İdari Şartnamenin 47.1 maddesinde; “İş kanunu, ....ndan kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmek zorundadır.” hükümleri bulunmaktadır.
"Hizmet İşleri Genel Şartnamesi" incelendiğinde; Madde 11- “İdare ve Kontrol teşkilatı, yükleniciden çalıştırılmasında veya iş yerinde bulunmasında engel durumu olduğunu tespit ettiği, uygunsuz davrandığı veya görevlerini yerine getirmekte yetersiz olduğu kanısında olduğu veya iş yerinde çalıştırılmasında sakınca gördüğü her kademe ve nitelikteki elemanları (teknik ve idareci personel, hizmetli, işçi ve diğerleri) ve alt yüklenicilerin iş başından veya iş yerinden uzaklaştırılmasını talep etme hakkına sahiptir.”
Madde 12- “İlgili bütün bildirimlerin ve bütün ödemelerin yapılması da dahil olmak üzere yüklenici, (a) İşlerin yürütülmesine, tamamlanmasına ve işlerde olabilecek kusurların düzeltilmesine ilişkin olarak bütün kanun, KHK, tüzük, yönetmelik, kararname, genelge, tebliğ ve diğer ilgili mevzuata, (b) Malları veya hakları, işler dolayısıyla herhangi bir şekilde etkilenen veya etkilenebilecek olan kamu kurum ve kuruluşlarının düzenlemelerine uyacak ve bu hükümlerin ihlali nedeniyle ortaya çıkabilecek bütün sorumluluk ve cezalardan dolayı idarenin zararını karşılayacaktır.”
Madde 38- “Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, işin yapılmakta olduğu iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır... Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur.” hükümleri düzenlenmiştir.
Davacı taraf muvazaa iddiasının incelenmesinde; 4857 sayılı İş Kanunu ile de asıl işveren ve alt işveren ilişkisi, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren – alt işveren ilişkisi denir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Asıl işveren – alt işveren ilişkisinin kurulmasıyla birlikte asıl işveren ve alt işveren arasında müteselsil sorumluluk meydana gelmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu madde 2/6 uyarınca; “Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” şeklinde öngörülmüştür. Kanunda düzenlenmiş olan söz konusu bu müteselsil sorumluluğun asıl amacı, işçi – işveren ilişkisinde zayıf olan ve suiistimal edilmeye oldukça müsait olan işçi tarafının korunması, yani alt işveren nezdinde çalışan işçilerin haklarının korunması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte aralarındaki işçi – işveren ilişkisi dolayısıyla her zaman alt işverenin kendi işçilerine karşı sorumluluğu devam etmekte olup, asıl işverenin müteselsil sorumluluğu olması sebebiyle alt işverenin sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır.
Kanunda muvazaalı alt işverenlik ilişkisi için getirilmiş olan özel sınırlamalar ise, asıl işveren ve alt işverenin ilişkisindeki içerik ve taraflarına getirilmiştir. İş Kanunu madde 2/7’de, “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.” şeklinde öngörülmüştür.
Anılan hüküm gereğince; hukuka aykırı olarak kurulan muvazaalı bir alt işverenlik ilişkisinde alt işveren işçilerinin işe giriş tarihi itibariyle asıl işverenin kendi işçisi gibi sayılmaları ve akabinde de buna uygun şekilde hak ve alacaklara sahip olmaları gerekmektedir.
Somut olayda; Davalı Kurum tarafından da davalı işyerinde muvazaalı işçi çalıştırıldığı kabul edilmektedir.
... içtihatları gereğince, muvazaanın varlığı halinde de, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak, hangi tarafın, ne miktarda sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerekir. Davacıyı işveren konumundan çıkarmak için yapılan muvazaa, taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında davacının rücu talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir.
Eldeki davada; Yanlar arasında akdedilen sözleşmenin 22.1., 35.1., 36.1. madde hükümleri ile Sözleşme eki İdari Şartnamenin 47.1 maddesi hükümleri çerçevesinde, davacı şirketin işçilik alacak ve tazminatlarından yüklenici şirketin sorumlu olacağına dair hüküm yer aldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda dava dışı işçilerin, işçilik hak ve alacakları sebebiyle davacı yüklenicinin sorumlu olacağı yönünde açıkça düzenleme içeren, sözleşme ve sözleşme eklerinden bir olan İdari Şartname hükmünün tarafları bağlayacağı, davalının ödemiş olduğu işçilik alacağını davacı yükleniciden rücuen talep hakkı bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı işçilerin, davacı şirketteki çalışma sürelerine göre, kıdem tazminatından davacı şirketin payına düşen miktarın toplam ₺2.128.352,83 olduğu bilirkişi heyetince hesaplanmıştır. Buna göre; davacının ₺2.128.352,83 borcunun bulunduğu ve menfi tespit talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının davalı kuruma verilen teminat mektuplarının iadesi talebinin incelenmesinde; Taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 51. Maddesinde “Taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiği usulüne göre anlaşıldıktan ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, ...'ndan ilişiksiz belgesinin getirilmesi halinde yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmüş ise kesin teminatın ve varsa ek kesin teminatın yarısı, garanti süresinin sonunda tamamı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı yükleniciye iade edilir.” Düzenlemesi yer almıştır.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun “Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatların Geri Verilmesi” başlıklı 13. maddesinde; “Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların; a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, .... ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı, b) Yapım işleri dışındaki işlerde .... ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı, Yükleniciye iade edilir. / Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve ... olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir. / İşin konusunun piyasadan hazır halde alınıp satılan mal alımı olması halinde, ... ilişiksiz belgesi getirilmesi şartı aranmaz." hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi; asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması, alt işveren işçisi olarak görünen işçilere yapılan ödemeler nedeniyle asıl işveren tarafından alt işverene rücu davası açılmasını engellemez. Bu durumda, işçilik alacakları nedeniyle borcu bulunan davacı yüklenici şirketin, teminat mektuplarının iadesini talep edemiyeceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davacı yüklenici şirketin işçilik alacaklarına dayalı borcunun bulunduğu ve menfi tespit talebinin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat gereğince, işçilik alacakları nedeniyle borcu bulunan davacı yüklenici şirketin, teminat mektuplarının iadesini de talep edemiyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 24.414,00 TL harçtan mahsubu ile fazla 24.144,15 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve .... bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davada haksız çıkan davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 186.368,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2023
Başkan ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Katip ...
¸[e-imza]
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49