Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/242 E. 2024/382 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/242
2024/382
13 Haziran 2024
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/242 Esas - 2024/382
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/242 Esas
KARAR NO : 2024/382
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/02/2021
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''İtirazın İptali'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine ... Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/34956 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını ve ödeme emrinin ise 13/11/2019 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından ise haksız olarak 19/11/2019 tarihinde borca itiraz edilmiş olunduğunu, davalı ...’a ait olan ve müvekkili ... Sigorta tarafından 44657172 poliçe numarası ile sigortalı ...plakalı aracın 04/04/2018 tarihinde sürücü ...’ın kontrolündeyken maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, sürücü ...’ın, idaresindeki ...plakalı vasıta ile 04.04.2018 günü ... İli, Yenimahalle İlçesi, Yuva Mahallesi, Mermerciler Sanayi Sitesi 3707 Cadde üzerinde seyri sırasında yolun sağ tarafında bulunan ...’a ait işyeri önüne geldiğinde yol kenarında bulunan ...’a ait Konteyner’e kasa sağ yan kısmı ile çarparak hasar görmesine sebep olduğunun olay yeri tespit tutanağı ile ifade edilmiş olunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde hasar gören Konteyner sahibine 6.000,00 TL tazminat ödemesinin yapılmış olunduğunu, kazaya karışan ve davacı sigorta şirketine sigortalanan çekici sahibi davalı ...’ın, KTK'nın kapsamında işleten olarak sorumlu olduğunu, kazaya karışan çekicinin sahibi olan ve bu çekici ile ticari faaliyetlerini yürüten ...'ın işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğunu, Karayolu Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları B.4.'de 'Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Kalması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı' başlıklı hükmüne göre, sigorta şirketinin sigortalısına rücu şartının oluşmuş olduğunu, ilgili düzenleme uyarnca ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceğini, sigortalıya tazminatı gerektiren olay sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise rücu hakkı olduğunu, davalı çalışanı ...plakalı çekici sürücüsünün kazaya sebep olmasında kusurunun kusur/kast derecesinde olduğunu, zira yol kenarında bulunan Konteynerin sürücü tarafından görülebilecek durumdayken yol koşulları ve trafik hesaba katıldığında kazanın meydana geleceğinin açık seçik ortadayken sürücünün yoldan geçmeye çalıştığı, dolayısıyla sürücünün %100 oranında kusurlu bulunduğunu, sürücünün aracının büyüklüğünü ve manevra kabiliyetini bilmesine rağmen dar yoldan geçmeye çalıştığı ve kazanın vuku bulduğunu, dolayısıyla sürücünün kazada kast/ağır kusuru bulunması sebebiyle rücu şartlarının oluştuğunu, öte yandan 2918 sayılı KTK.nın 81. maddesinde kazaya karışan araç sürücülerinin olay yerini terk etmemeleri ile ilgili olarak maddelerinin açıkça belirtilmiş olunduğunu, davalı çalışanı sürücünün ise, kazadan sonra olay yerinden ayrıldığı, zarar gören ya da yetkililere herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davalı çalışanı sürücü ve davalının olay yerini terk ettiklerini kabul etmiş olduklarını, bunun da ağır kusur sayılacağı ve dolayısıyla sigorta şirketinin ZMMS sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu, davacı şirketin yapmış olduğu ödeme ile zarar görenin haklarına halef olmuş olduğunu, sonuç olarak, davalarının kabulü ile, icra takibine haksız olarak yapılmış itirazın iptali ile davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının kazaya karışan ...plakalı Kamyon tipi aracın sahibi olduğunu ve kamyonun sürücüsü ... idaresindeyken 04/04/2018 tarihinde yol üzerinde konuşlandırılan Konteyner’e yolun çok dar olması sebebiyle çarparak Konyetnır’a zarar vermiş olduğu ve bunun üzerine ... Sigorta A.Ş. tarafından haksız şekilde icra takibinin başlatıldığını, taraflarınca itiraz edilmesi üzerine ise iş bu haksız davanın ikame edilmiş olduğunu ancak meydana gelen kazada davacı sorumluluğunun olmadığını, konteynerin araç geçişini tehlikeye sokacak şekilde yolu daraltmış olduğunu, gerek sürücü ...’ın ifadesinden gerekse de görüntülerden anlaşılacağı üzere Konteyner’in araç trafiğini tehlikeye sokacak şekilde yolu daralttığı ve büyük bir aracın geçişine engel olacak şekilde yerleştirilmiş olduğunu, zarar görenin kazada ağır kusurlu olduğunu, KTK 86. maddesinde mücbir sebep ve zarar görenin ağır kusuru olması durumunda tazminat tutarının yeniden belirlenebileceğinden bahsedildiğini, mevcut kazada da Konteynerin yerleştirildiği yer itibariyle kazaya sebebiyet verme ihtimalinin çok yüksek olduğunu, Konteynerin yolu daralttığı ve büyük bir aracın girişini zora sokacak şekilde tehlikeli vaziyette yerleştirildiğini, bundan dolayı da davalı ile meydana gelen kazanın illiyet bağının kesilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde zarara görenin ağır kusurlu olduğunun açık olduğunu, bundan dolayı da davalının iş bu kazadan dolayı sorumlu tutulmasının hakkaniyetli olamayacağını, olay yeri tespit tutanağında sürücünün hasarı karşılayacağını taahhüt etmiş olduğunu, buna rağmen hasarın davalıdan talebinin kötüniyet olduğunu, davacı sigorta şirketince belirlenen zarar tutarının da fahiş olduğunu, keza Konteynerin neredeyse hurda durumunda olup kullanım dışı olduğunu, olay yeri tespit tutanağında da belirtildiği üzere Konteynerin birkaç direğinin ve birkaç kapağının kırıldığının belirtildiğini, bu nedenle sigorta şirketi tarafından hasarın yüksek hesaplandığını ve gerçek zararın takibe konu tutar olmadığının kesin olduğunu belirterek, haksız olarak açılan davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından açılan, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince araç sürücüsünün ağır kusuru/kastı bulunması ve olay yerini terk etmesi nedenleriyle rücu koşullarının oluştuğu ileri sürülerek sigortalıya karşı rücuen tahsil talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce kaldırma kararı öncesi 2021/102 Esas sayılı dosyada yürütülen yargılama neticesinde 2021/624 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkememizin yukarıda bahsi geçen kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2022/271 Esas, 2024/277 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış ve yargılamaya işbu dosya üzerinden devam edilmiştir.
İtirazın iptaline karar verilmesi talep edilen ... Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/34956 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 6.000,00 TL asıl alacak ve 796,60 TL işlemiş faiz olmak üzere 6.796,60 TL toplam alacak yönünden 07/11/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin 13/11/2019 tarihinde borçlu davalı ...'a tebliğ edildiği ve adı geçen kişi tarafından 19/11/2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Davalının işleteni olduğu ...plakalı aracın 04/05/2017-04/05/2018 tarihlerini kapsar şekilde davacı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğu dosya kapsamından sabittir. Poliçesinin düzenlediği tarih itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının geçerli olduğu, bu kapsamda sigortacının, sigortalıya rücu hakkının "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlendiği tespit edilmiştir. İlgili madde uyarınca; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. Bahsi geçen maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, 04/04/2018 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ...plakalı çekicinin dava dışı sürücü ... idaresinde iken dava dışı ...'a ait konteynere çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören 3. kişiye ödeme yapıldığı, bu ödenen tazminatın Genel Şartlar'ın B.4 maddesi kapsamında rücuen tahsili için başlatılan ... Batı İcra Müdürlüğünün 2019/34956 sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin eldeki davanın ikame edildiği, dava dilekçesinde rücu sebebi olarak iki sebebin gösterildiği, bu sebeplerden ilkinin sigortalı araç sürücüsü ...'ın ağır kusuru/kastı bulunması hali olduğu, ikincisinin ise araç sürücüsü ...'ın olay yerini terk hali olduğu görülmektedir. Mahkememizce bozma öncesi alınan 26/08/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı ...plakalı araç sürücüsünün % 100 oranda kusurlu olduğu ancak kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kast veya ağır kusuru olduğunu belirten somut anlamda herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının belirtilmesi karşısında davacının rücu sebebi olarak gösterdiği kast/ağır kusur halinin somut olayda gerçekleşmediği değerlendirilmiş ve bu sebep rücu sebebi olarak görülmemiştir. Ancak yukarıda bir vesileyle belirtmiş olduğumuz gibi, davacı rücu sebeplerinden olay yerinin terk edildiği iddiasına da dayanmaktadır. Dava dilekçesinde rücu sebebi olarak ileri sürülen kaza sonrasında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise, kaza tarihinin 04/04/2015 tarihi olduğu, dosya kapsamından kazanın hemen ardından kaza tespit tutanağı düzenlenmediğinin sabit olduğu, zira dosya içerisinde bulunan 05/04/2018 tarihli olay yeri tespit tutanağından da görüleceği üzere kaza tarihinden bir gün sonra tutanak tanzim edildiği, sigortacının rücu hakkının düzenlendiği "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı madde uyarınca olay yerinin terk edilmesi ve bu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde sigortacının rücu hakkının doğacağının düzenlendiği, dosya kapsamından olay yerini terk rücu sebebinin istisnası olan 'bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu' hallerin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, olay yeri tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre olay yeri terk olgusunun gerçekleştiğinin sabit olduğu değerlendirilerek ZMSS Genel Şartlarının B.4.f. maddesine göre rücu şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış ve 6.000,00 TL asıl alacak ve ödeme tarihinden icra takibine kadar işlemiş 796,00 TL faiz alacağı yönünden taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve icra takibinin aynı koşullarda devamı yönünde karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
-
Davanın KABULÜ İLE, davalının ... Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/34956 Esas sayılı dosyasında yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, icra takibinin aynı koşullarda DEVAMINA,
-
Asıl alacağın %20'si oranında (1.200,00 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
-
Alınması gerekli 464,23 TL harçtan peşin alınan 82,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 382,15 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Davacı tarafından yatırılan 82,08 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 6.796,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 1.129,90 TL (59,30 TL başvurma harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
-
6325 Sayılı Kanunun 18/4. 14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine YAZI YAZILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19