Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/915 E. 2024/363 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/915
2024/363
11 Haziran 2024
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA
YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/915 Esas
KARAR NO : 2024/363
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ... ...
DAVALILAR ...
3. ... ...
...
5. ... . ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALILAR : 6- ... ...
7. ... ...
8. ... . ... ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 16/04/2010
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'ın davalı şirketteki hissesinin son olarak %87,18'e yükseldiğini, sağ kalan eşin %21,79, çocukların her birinin %8,17 oranında veraset payının bulunduğunu, bu orandaki şirket hissesinin de veraseten müvekkiline verilmesi gerekirken 15.09.2000 tarih ve 46 sayılı şirket kararına dayanılarak bu gereğin yerine getirilmediğini, anılan kararda murisin paylarının sadece erkek mirasçılar arasında paylaştırıldığının belirtildiğini, ancak kararın sahte olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin yardıma ihtiyacı olduğu bir sırada davalı ...'ın yardım bahanesi ile müvekkilini ... çağırdığını, davalının müvekkiline "Babam sağlığında şirket hisselerini biz erkek evlatlarına devretti, geriye çok az bir miktar kaldı, sana %1 veya %2 gibi bir hisse düşecektir, bu hisseyi bana yüksek miktarla sat, sen de problemlerini çöz" dediğini, müvekkilinin de hissesini 1.218.750.000 TL'ye 11.09.2011 tarihinde sattığını, şirketin malvarlığı çok yüksek olduğu halde müvekkiline miras payı olarak düşen hissenin belirtilen bedele satılmasının müzayekenin ve aldatmanın varlığını gösterdiğini, 46 nolu kararda murise atfedilen imzanın ona ait olmadığının mahkeme kararı ile sabit hale geldiğini, kararın iptal edildiğini, hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek hile hukuksal nedenine binaen, 11.09.2001 tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesinin iptaliyle, müvekkilin veraset ilamı gereğince, davalı şirketin %8,15 hissesi oranında ortağı olduğunun tespitine, hissesinin şirket pay sahipleri defterine tesciline, hisse devir sözleşmesinin iptali yönündeki talep kabul edilmediği takdirde, murisin %20,150 hissesinin erkek mirasçılara devrine ilişkin Yönetim Kurulunun 15.09.2000 tarih ve 46 sayılı kararı mahkemece iptal edildiğinden, bu hissenin veraset ilamı gereğince %1.89 payının müvekkiline ait olduğunun ve satışa konu edilmediğinin tespitine, hissesinin şirket pay sahipleri defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar ..., ...,.... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımına uğradığını, murisin ikinci eşinin de baskısıyla ilk eşinden olan çocuklarının hisselerini değiştirip kendi hissesine eklemeye başladığını, sermaye artırımına ilişkin imzaların sahte olduğunu, rakamların tahrif edildiğini, artırılan sermaye miktarının hiç ödenmediğini, 11.09.2001 tarihinde davacıya 180.000.000.000 TL ödendiğini, davacının öncelikle bu parayı iade etmesi gerektiğini, davacının maddi zorluk iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ...'nın davacıdan aldığı hisseyi diğer ortaklarla paylaştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen 29.12.2010 tarih ve...Esas/Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine,... Karar sayılı kararı ile; ''Davacı vekili, muris ...'ın davalı şirketteki hissesinin son olarak %87,18'e yükseldiğini, sağ kalan eşin %21,79, çocukların her birinin %8,17 oranında veraset payının bulunduğunu, bu orandaki şirket hissesinin de veraseten müvekkiline verilmesi gerekirken 15.09.2000 tarih ve 46 sayılı şirket kararına dayanılarak bu gereğin yerine getirilmediğini, anılan kararda murisin paylarının sadece erkek mirasçılar arasında paylaştırıldığının belirtildiğini, ancak kararın sahte olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin yardıma ihtiyacı olduğu bir sırada davalı ...'ın yardım bahanesi ile müvekkilini ...'ya çağırdığını, davalının müvekkiline "Babam sağlığında şirket hisselerini biz erkek evlatlarına devretti, geriye çok az bir miktar kaldı, sana %1 veya %2 gibi bir hisse düşecektir, bu hisseyi bana yüksek miktarla sat, sen de problemlerini çöz" dediğini, müvekkilinin de hissesini 1.218.750.000 TL'ye 11.09.2011 tarihinde sattığını, şirketin malvarlığı çok yüksek olduğu halde müvekkiline miras payı olarak düşen hissenin belirtilen bedele satılmasının müzayekenin ve aldatmanın varlığını gösterdiğini, 46 nolu kararda murise atfedilen imzanın ona ait olmadığının mahkeme kararı ile sabit hale geldiğini, kararın iptal edildiğini, hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek hile hukuksal nedenine binaen, 11.09.2001 tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesinin iptaliyle, müvekkilin veraset ilamı gereğince, davalı şirketin %8,15 hissesi oranında ortağı olduğunun tespitine, hissesinin şirket pay sahipleri defterine tesciline, hisse devir sözleşmesinin iptali yönündeki talep kabul edilmediği takdirde, murisin %20,150 hissesinin erkek mirasçılara devrine ilişkin Yönetim Kurulunun 15.09.2000 tarih ve 46 sayılı kararı mahkemece iptal edildiğinden, bu hissenin veraset ilamı gereğince %1.89 payının müvekkiline ait olduğunun ve satışa konu edilmediğinin tespitine, hissesinin şirket pay sahipleri defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ..., .... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, murisin ikinci eşinin de baskısıyla ilk eşinden olan çocuklarının hisselerini değiştirip kendi hissesine eklemeye başladığını, sermaye artırımına ilişkin imzaların sahte olduğunu, rakamların tahrif edildiğini, artırılan sermaye miktarının hiç ödenmediğini, 11.09.2001 tarihinde davacıya 180.000.000.000 TL ödendiğini, davacının öncelikle bu parayı iade etmesi gerektiğini, davacının maddi zorluk iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili Atilla'nın davacıdan aldığı hisseyi diğer ortaklarla paylaştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, doğrudan doğruya sözleşmenin kurulmasını değil de yalnız koşulların belirlenmesine etkili olan hilenin yan hile olduğu, eğer hilenin yan nitelik taşıdığı bir olayda sözleşmeyi bütünüyle iptal etmek aşırı sonuçları yol açacaksa hileye uğrayanın edimlerini, hile olmasaydı sözleşmeyi hangi şartlarda yapacak idiyse o ölçüde indirmekle yetinilebileceği, oysa davacının devir sözleşmenin bütünüyle iptalini istediği, yönetim kurulu kararının iptali sonrasında ise yine davacı iddiasına göre davacının şirkette %1.89 oranında pay sahibi olması gerektiği, %8.15 oranında hissesini devreden davacının yeni oluşan duruma göre %1.89 oranında ek paya sahip olması halinde bunu da hisse devir sözleşmesi ile davalılardan Atilla'ya satacağının açıkça anlaşıldığı, davacının yönetim kurulu kararının iptali sonrasında sahip olacağı hisse oranını saptayıp bunun parasal değerini hisse devir sözleşmesi kapsamında hissesini satın alan Atilla'dan talep edebileceği, hisse devir sözleşmesinin bütünüyle iptalini isteyip olmadığı taktirde kendi yaptığı hesaplamaya göre %1,89 oranında şirket hissesine sahip olduğunun tespiti ile tescilini talep etmesinin hisse devir sözleşmesinin içeriği de gözetildiğinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... vekili temyiz etmiştir.
-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 11.09.2001 tarihli sözleşmenin iptali istemine ilişkin olarak hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun anlaşılmasına göre mümeyyiz davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Davacı, dava dilekçesinde davalı ... ile aktedilen hisse devir sözleşmesinin iptalini, muristen intikal eden tüm hisselerin adına tescilini, bu istemin kabul edilmemesi halinde murisin pay devrine ilişkin 15.09.2000 tarih ve 46 sayılı yönetim kurulu kararı mahkemece iptal edildiğinden devri iptal edilen payların veraset ilamı doğrultusunda kendisine ait olduğunun tespiti ile bu payların adına tescilini istemiştir. Davacı 11.09.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile muristen kendisine intikal eden şirket hissesinin tamamını davalı ...'a devretmiştir. Ancak, devir tarihinden sonrA...Karar sayılı hükmü ile yokluğu tespit edilen 15.09.2000 tarihli yönetim kurulu kararına konu hisselerin devir sözleşmesi kapsamında olmadığı, taraf iradelerinin bu hisselerin alım satımı konusunda birleşmediği, bunların halen murisin uhdesinde olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, 15.09.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile devredilen hisselerden miras payı oranında davacının payına düşen miktarın belirlenerek bu hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,'' gerekçesi ile bozma kararı verilmesi üzerine, Mahkememize gönderilen dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına aynen uyularak, yargılamaya devam edilmiştir.
Bozma ilamı gereğince dosya bilirkişiler...ve ...'ya tevdi edilerek 07/05/2019 tarihli rapor alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, Yargıtay bozma ilamı, bilirkişi raporu ve toplanan diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek 04/11/2019 tarih ve ... sayılı kararı ile; "...davacı 11.09.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile muris ...'dan kendisine intikal eden şirket hissesinin tamamını davalılardan ...'a devrettiği, ancak, devir tarihinden sonra ...Karar sayılı hükmü ile yokluğu tespit edilen 15.09.2000 tarihli yönetim kurulu kararına konu hisselerin devir sözleşmesi kapsamında olmadığı, taraf iradelerinin bu hisselerin alım satımı konusunda birleşmediği, bunların halen murisin uhdesinde olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda 15.09.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile devredilen hisselerden miras payı oranında davacının payına düşen miktarın alınan bilirkişi raporu ile % 2.8125 olarak belirlendiği, ancak davacı tarafın talebinin % 1,89 olduğu anlaşılmakla -taleple bağlı kalınarak- davanın kabulü ile talep edilen bu hisselerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
- Davanın KABULÜ ile; davacı ...'ın davalı ..... vekili temyiz talebinde bulunduğu, kararı inceleyen ... tarafından verilen 16/03/2022 tarih ve ... K sayılı kararı ile; "...Dava, devri iptal edilen davalı şirket paylarının veraset ilamı doğrultusunda davacıya ait olduğunun tespiti ile bu payların davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında Dairemizce verilen ...karar numaralı bozma kararı ile ilk derece mahkemesi kararı, iptal edilen 15.09.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile devredilen hisselerden miras payı oranında davacının payına düşen miktarın belirlenerek bu hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti gerektiğinden bahisle bozulmuş, anılan bu karara mahkemece uyulmuştur. Belirtilen yönetim kurulu kararında, devredilen pay adedi 20.150 olup, mahkemece bu pay adedi üzerinden, davacının veraset belgesi uyarınca kendisine isabet eden payın tespiti gerekirken, bozma kapsamı dışına çıkılarak, usuli müktesep hakların ihlali suretiyle, murisin davalı şirketteki pay oranının ayrıca hesaplanması yöntemiyle bulunan pay oranına dayanan bilirkişi raporunun, hükme esas alınması doğru olmamış kararın anılan nedenle, davacı, davalı şirket, ... ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı, davalı şirket, ... BOZULMASINA, ..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmesi üzerine dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına aynen uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, Yargıtay bozma ilamı, bilirkişi raporu ve toplanan diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 11.09.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile muris ...'dan kendisine intikal eden şirket hissesinin tamamını davalılardan ...'a devrettiği, ancak, devir tarihinden sonra 15/09/2000 tarih ve 46 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile devredilen ancak...Esas Karar Sayılı kararı ile hisse devrinin iptaline karar verilen 20.150 adet payın; davacının; miras hissesine isabet eden (3/32) 1.889,06 adet payı bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile talep edilen bu hisselerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
-
Davanın KABULÜ ile; 15/09/2000 tarih ve 46 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile devredilen ancak ... Karar Sayılı kararı ile hisse devrinin iptaline karar verilen 20.150 adet payın; davacının; miras hissesine isabet eden (3/32) 1.889,06 adet payı bulunduğunun TESPİTİNE,
-
Alınması gerekli 683,10. TL harçtan peşin alınan 148,50. TL harcın mahsubu ile bakiye 534,60. TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00. TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 6.834,00. TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 148,50 TL peşin harcıntüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan ve arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19