Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/904 E. 2024/294 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/904
2024/294
13 Mayıs 2024
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/904 Esas - 2024/294
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/904 Esas
KARAR NO : 2024/294
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2020
KARAR TARİHİ : 13/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Barosu'na bağlı avukat olarak faaliyette bulunduğunu, bu faaliyeti sürdürmekte iken davalıya ait internet sitelerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca, avukatlara münhasır olan bazı yetkilerin kullanıldığına dair ifadelerin yer aldığının tespit edildiğini, kanunun mütalaa vermek, danışmanlık yapmak ve dava takip etmek hususunda münhasıran avukatlara yetki verildiğini, avukat olmayanların bu hizmetleri veremeyeceğini, özellikle hukuki konularda danışmanlık şirketi kurulmasının mümkün olmadığını, avukat olmayan söz konusu davalılara ait internet sitelerinde açık bir şekilde hukuki danışmanlık, hatta dava takibi ve davalara ilişkin dilekçe ve diğer evrakların hazırlanması hizmetleri verildiğinin belirtildiğini, görüldüğü üzere hukuk eğitimi ve Avukatlık stajı aşamalarından geçmemiş, Avukatlık Kanunu'nda belirtilen ağır sorumluluklara ve kapsamlı meslek kurallarına tabi olmayan davalıların gayri yasal biçimde avukatlara münhasır hizmetleri sundukları, internet sitelerinde bu durumu beyan ve ilan ettikleri, söz konusu fiillerin TTK'nın 54 vd. hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalıların dava dilekçesinde belirtilen fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalılara ait internet sitelerinde yer alan ve her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirtilen ifadelerin internet sitelerinden çıkarılması ve yayınların düzeltilmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesine hükmün ilanına ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
GEREKÇE:
Davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 54.maddesine göre açılmış, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hükmün ilanı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 11/06/2021 tarih ve 2021/80-340 E/K sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı şirket yetkilisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurduğu, kararı inceleyen ... BAM 20.H.D.'nin 2021/1671 E, 2023/1460 K sayılı kararı ile; "...GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ilanı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalı Şirketin münhasıran avukatların tekelinde olan işlerin davalı tarafından yapıldığı ileri sürülmüş, bu iddianın ispatına yönelik olarak bir takım internet sayfası görüntüleri sunulmuştur. Mahkemece ise, söz konusu internet sayfaları üzerinde herhangi bir inceleme yaptırılmadan ve söz konusu sayfaların kime ait olduğu, davalıyla ilgili bulunup bulunmadığı, bu sayfalardaki reklam ve sunulduğu belirtilen hizmetlerin ne olduğu, yapılan reklam ve sunulduğu belirtilen hizmetlerin Avukatlık Kanunu uyarınca yalnızca avukatların yapabilecekleri işler kapsamında olup olmadığı tespit edilmeden, davanın kabulüne karar verildiğinden, ilk derece mahkemesinin kararı eksik incelemeye dayalıdır.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafça dayanılan deliller üzerinde bilgisayar mühendisi bir bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak, söz konusu reklam ve sunulduğu belirtilen hizmetlerin davalıyla ilgili olup olmadığı, bu reklam ve hizmetlerin içeriğinin ne olduğu hususlarının tam olarak tespit edilmesi ve bundan sonra şayet söz konusu eylemler davalı tarafından gerçekleştirilmiş ise, bu hizmetlerin Avukatlık Kanunu kapsamında yalnızca avukatlarca sunulacak hizmetler kapsamında olup olmadıklarının değerlendirilmesi, davalının iştigal alanı dikkate alınarak bu hizmetleri yerine getirip getiremeyeceğinin tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiçbir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, ilk derece mahkemesince Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesine aykırı olan tüm ibarelerin davalı Şirketin internet sayfasından çıkarılmasına karar verilmiş ise de, bu şekilde bir hüküm tesisi de mümkün değildir. Zira, HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Mahkeme kararında, davalı Şirketin internet sitesinde yer alan hangi ibarelerin Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesine aykırı olduğu yönünde herhangi bir açıklamaya yer verilmediğinden, hükmün infazında tereddüt doğacaktır.
Yukarıda açıklanan ve somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/06/2021 gün ve 2021/80 E. . 2021/340 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
-
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
-
Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,..." şeklinde karar verilmesi üzerine dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
İstinaf kararına istinaden dosya bilgisayar mühendisi bilirkişi Onur Bostancı'ya tevdi edilmiş, alınan 25/03/2024 tarihli rapor ile; davacı vekilinin dava dilekçesinde iddia ettiği www.yeniekonomi.com.tr internet sitesinin incelenmesi neticesinde; dava dilekçesinde belirtilen www.yeniekonomi.com.tr internet sitesinde yayında olduğunu iddia ettikleri başlık ve yazıların "https://yeniekonomi.com.tr" internet sitesinde 25.03.2024 tarihi itibariyle yayında olduğunun tespit edildiği belirlenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; yeminli mali müşavirliklik ve danışmanlık şirketi olan davalının avukatlarla çalışmak ve ayrıca Avukatlık Kanunu'nun münhasıran avukatların yapabileceği iş olarak belirlediği işleri yapmak suretiyle ve bu hususta internet sitesinde de şirketin faaliyetleri ile ilgili paylaşımları nedeniyle TK'nın 54 ve 55/a/1 ve 3 maddesine göre haksız rekabette bulunduklarını belirterek, davanın kabulü ile davalıların dava dilekçesinde belirtilen fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalılara ait internet sitelerinde yer alan ve her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirtilen ifadelerin internet sitelerinden çıkarılması ve yayınların düzeltilmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesine hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 56. maddesi gereğince, avukat olan davacının iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyetinin ve hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu'nun 35 ve 48. maddeleri ile Yönetmeliğin 14. maddesine göre; kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem ve yargı yetkisini taşıyan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yalnız baroda kayıtlı avukatlar tarafından yapılabileceği, yukarıda belirtilen konularda, avukatlar dışında hiç kimse evrak düzenleyemeyeceği ve takipte bulunamayacağı, bu konularda iş takibi yapamayacağı, bu hususlarda avukatlara münhasıran yetki verildiği, söz konusu yasa hükümlerine aykırı davranılmasının kanunda suç olarak düzenlendiği, öte yandan alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere davalı şirketin (www.yeniekonomi.com.tr) web adresinde yer alan ve hüküm kısmında belirtilen paylaşımının yukarıda belirtilen yasa ve yönetmelik hükümlerine göre, münhasıran avukatların kullanabileceği yetki kapsamında olduğu, bu nedenle söz konusu paylaşımın 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a/3 maddesi; ''Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak'' hükümlerine göre haksız rekabet oluşturduğu, paylaşımın davalı tarafın iddia ettiği gibi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 378.maddesi ve 3568 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ispatlanan davanın kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
- Davanın KABULÜ ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 55/1. a. 3. vd. maddeleri ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35, 48 vd. Maddeleri hükümlerine göre; davalı şirkete ait (... ) web sayfasında yer alan;
''Yargı süreçlerinin'', ''Sosyal Güvenlik ve İş Hukuku mevzuatın uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda'', ''Kamu kurumları ile yaşadığınız uyuşmazlıklarda, idari ve adli takiplerde'', ''Yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden doğan uyuşmazlıklarda'' ibarelerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunun TESPİTİNE,
-
Türk Ticaret Kanununun 56.maddesi hükümlerine göre; davalı şirketin internet sitesinden bu ibarelerin çıkartılması ve yayınlarının düzeltmesi suretiyle haksız rekabetin ÖNLENMESİNE,
-
Türk Ticaret Kanununun 59. maddesi gereğince; gideri davada haksız çıkan davalı taraftan alınmak kaydıyla hükmün kesinleşmesinden sonra ulusal düzeyde yayın yapan ve tirajı 50.000'in üzerinde olan bir ulusal gazetede hükmün İLANINA,
-
Alınması gereken 427,60. TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 59,30. TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 59,30. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yapılan 2.585,90. TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/05/2024
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32