SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/824 E. 2024/125 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/824

Karar No

2024/125

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/824 Esas - 2024/125

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.

...

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/824 Esas

KARAR NO : 2024/125

...

DAVA : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat

DAVA TARİHİ : 07/11/2016

KARAR TARİHİ : 27/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, müvekkilinin 28-30 Haziran 2016 tarihlerinde ....’da "....-2016 Fuarı"na katılma kararı aldığını, ürünlerini sergilemesi, idare etmesi ve pazarlaması için... ile 11.01.2016 tarihinde sözleşme yaptığını, anlaşma gereği 12.07.2016 tarihinde faturaya istinaden 38.680,00 İngiliz Sterlini ödeme yaptığını, fuarda sergilenecek beton santrali ve eleme-kırma santralinin fuar alanına sevki için davalılardan ... ile beher tır için 4.000 Euro’ya anlaşıldığını ve eşyaların 13.06.2016 tarihinde müvekkili şirketin adresinden alınarak en geç 22-23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında acente Berkshire Ltd. Şti.’ye teslim edilmesi bakımından e-posta yazışmalarıyla mutabakata vardıklarını, nakliye bedeli 8.000,00 Euro’nun Janmar tarafından düzenlenen faturaya istinaden 17.06.2016 tarihli dekonta (havale) göre davalı Janmar’a ödendiğini, davalı Janmar'ın akdi taşıyıcı olarak, taşıma işini diğer davalı ....ye devrettiğini, bu şirket tarafından fatura ve Uluslararası Hamule Senedi (CMR) düzenlendiğini, davalı .....’nin de taşımayı diğer davalı....’ye devrederek bu şirkete ait .... ve ... plakalı tırlara yüklemenin 13.06.2016 tarihinde yapıldığını ve sevk irsaliyelerinin düzenlendiğini, müvekkiline ait eşyanın 23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında olmasında tarafların mutabakata varmış olmalarına rağmen taahhüt edilen tarihte değil fuarın başladığı 28.06.2016 gününü 29.06.2016 gününe bağlayan gece fuar alanına getirildiğini, fuar kuralları gereği 26.06.2016 tarihi 17.00’a kadar ürünlerin fuar alanına girmesine müsaade edildiğinden, sergilenemeyecek eşyanın tır üzerinden indirilmeyerek fuar bitiş tarihine kadar beklenmesi ve ürünlerin ...’ya sevk edilmesi için taşıyıcıya defaatle yazılı ve sözlü talimat verildiği halde onay olmadan 30.06.2016 tarihinde davalı ...’ye ait kapalı depoya indirildiğini, talimata aykırı indirme ve depolama için davalı Janmar’a düzenlediği 01.07.2016 tarihli faturaya istinaden aynı tarihli dekontla (havale) 4.692,80 Euro’nun ödendiğini, ürünlerin fuar alanına kurulum ve gözetimini yapmak üzere müvekkilinin şirket çalışanlarından 2 kişiyi görevlendirdiği ve İngiltere’ye gönderdiğini, bu kişilerin görevlendirme nedeniyle yapmış oldukları masrafların müvekkili tarafından yapıldığını, sözleşme gereği gibi ifa edilmediğinden belirtilen müspet zarar alacak kalemlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili firmanın prestijinin ciddi anlamda zedelendiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, fuara müvekkili ...’nın ürünlerini görmeye pek çok ülkeden misafirin davet edildiğini, bunun yanında Berkshire Ltd. gibi saygın firmanın bu olay üzerine sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davalıların sözleşme şartlarını yerine getirmiş olmaları halinde ürünlerin fuarda ciddi anlamda talep edileceğini ve müvekkilinin milyonlarca Euro karından mahrum kalacağını ileri sürerek; navlun bedeli olan 1.000 Euro'nun ödeme tarihi olan 17.06.2016 tarihinden, depolama bedeli olan 1.000,00 Euro'nun ödeme tarihi olan 01/07/2016 tarihinden, .... 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak .... firmasına ödenen 1.000,00 İngiliz Sterlin'in ödeme tarihi olan 12/07/2016 tarihinden, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli olan 1.000,00 TL'nin 27.06.2016 tarihinden ve 1.000,00 TL'nin 15.06.2016 tarihinden, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli olan 715 Sterlin'in ödeme tarihi olan 01/07/2016 tarihinden, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan toplam 255,86 İngiliz Sterlini ve 132 TL'nin 01.07.2016 tarihinden, ürünlerin fuar alanına taahhüt edilen tarihte yetiştirilememesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağımız olan yoksun kalınan karın dava tarihinden, müvekkili firmanın itibar kaybı ve uluslararası değerde çok önemli noktaya haiz Hillhead 2016 .... Fuarı'nda ürünlerini sergileyememesi ve bu sebeple müvekkil firmanın uğramış olduğu itibar kaybı nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden, itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

  1. Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; CMR’de varış süresinin yazılı olmadığını, bu sebeple gecikmeden dolayı tazminat istenemeyeceğini, faturadaki satış şeklinin CİF olduğunu, davacı tarafın zararının oluşmadığını, CİF satış şekline göre, ortada bir zarar varsa, malların ilk taşıyıcıya teslimi itibari ile zarar alıcıya geçtiğinden davacının zaten dava hakkının bulunmadığını, CMR ’de varış süresi belli olduğu hallerde 23/5. maddesine göre gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın ileri geldiğini ispat ederse, taşıyıcı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına göre de fazladan taleplerin yerinde olmadığını, CMR 23/4. maddesine göre mallar taşındığından ve malda zarar olmadığından navlun iade edilemeyeceğini, ... 'dan İngiltere'ye olan taşımaların yaklaşık 8. 10 gün arasında olduğunu, 14’ünde yola çıkan bir aracın normal şartlarda 8 günde varsa dahi ki tek şoförle bunun imkansız olduğunu, davacı tarafın gerçek dışı beyan/karineler yaratarak haksız bir kazanç elde etme yolunda olduğunu, alıcı Berkshire firmasının, malları çekmediğinden dolayı malların depoya indirilmiş olduğunu, depolama bedeli talep edilemeyeceğini, davacı tarafın fuara gitseydi ne kadar mal satacağı ve bundan dolayı uğradığı zararın ne olacağını müspet bilgi ve delillerle ispata mecbur olduğunu, kaldı ki CMR 23/5. maddeye göre malda zarar olmayıp gecikme olduğundan davacı tarafın en fazla taşıma bedeli kadar bir meblağı talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fiili taşıyıcı değil, akdi taşıyıcı olduğunu, müvekkili...ün, davacı ....arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını, haliyle bu sözleşmenin içeriğinin sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği müvekkili şirketi bağlamadığını, davalı ... ile müvekkili arasında bu taşıma ilişkisi kurulduğunda, müvekkilinin bu taşımanın bir fuar için gerçekleşeceğini ve bunun da kesin bir süreye sahip olduğunu bilmemekte olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir kusur yahut zarar yükletilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her iki tarafın tacir olması sebebiyle bir anlamda davacının da gerekli özeni ve tedbiri almayarak bu gecikmeye kendi kusuruyla sebep olduğunu, davacının geç teslim sebebiyle İngiltere'deki alıcı firmanın sözleşmeyi feshettiğini belirtmiş ise de buna ilişkin delil ileri sürmemiş olduğunu, yoksun kalınan kârın hesabının mümkün olmadığını savunarak davanın müvekkili açısından reddini talep etmiştir.

  3. Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, ilgili taşıma için diğer davalılardan ...tarafindan kendisine gelen araç talebini yerine getirmiş olduğunu, taşıma anlaşması yapılmış ve bu anlaşma gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, sözleşmenin hiçbir yerinde fuar için taşıma yapıldığı ve bu anlamda kesin varış süresi olduğunun belirtilmediğini, ayrıca karayolu ile taşımalarda İngiltere için normal varış sürelerinin 9. 10 gün ve üstü olduğunu, müvekkilinin taşıma yaptıran muhatap firmanın talimatları çerçevesinde tüm işlemlerin hassasiyetle yerine getirildiği konusunda yazışmaların bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER:

Tarafların ticari defter ve belgeleri, faturalar, Uluslararası Hamule Senedi, Davacı ile dava dışı ... arasında yapılan 11.01.2016 tarihli sözleşme, e-posta yazışmaları, Gümrük kayıtları, bilirkişi raporları ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE:

Dava, CMR taşımasına konu emtianın zamanında teslim edilmemesi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekilince, CMR taşımasına konu emtianın zamanında teslim edilmemesi sebebiyle uğranılan zarar olarak; navlun bedeli olan 1.000 Euro'nun, depolama bedeli olan 1.000,00 Euro'nun, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak .... firmasına ödenen 1.000,00 İngiliz Sterlin'inin, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli olan 1.000,00 TL'nin, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli olan 715 Sterlin'inin, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan toplam 255,86 İngiliz Sterlini ve 132 TL'nin, ürünlerin fuar alanına taahhüt edilen tarihte yetiştirilememesi nedeniyle 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 22/12/2020 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; "...1-Davanın maddi tazminat talebi bakımından kısmen KABULÜ ile; depolama bedeli olarak 8.000,00 Euro ve navlun bedeli olarak 3.492,80 Euro olmak üzere toplam 11.492,80 Euro'nun dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya maddi tazminat talebinin REDDİNE,

  1. Davacı tarafın manevi tazminat talebinin REDDİNE,.." karar verildiği, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ....'nin 22/09/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; "...GEREKÇE :Mahkemece ise yukarıda yazılı şekilde, davalıların CMR kapsamında davacının zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları, geç teslime bağlı davacı şirketin fuar için yapmış olduğu masraflardan belgelendirdiği miktarda sorumlu olacakları, dava dosyasına sunulan CMR belgesi incelendiğinde; gönderici firmanın CMR sözleşmesinin 23/6. maddesi hükmüne göre bir not düşmediğine göre, eşyanın gecikmesine bağlı uğradığı zarar nedeniyle istenecek tazminat miktarının CMR'nin 23/4. maddesine göre nakliye bedelini geçemeyeceği, buna göre davacı şirketin fuar için faturalandırarak gerçekleştirdiği ve ticari defterlerine kaydedilmiş olan 8.553,76 TL ile fuar katılım organizasyon gideri olarak 02.01.2018 tarihi itibariyle 52 yevmiye nolu kayıt ile muhasebeleştirilen 196.506 TL’den en fazla 8.000,00 Euro nakliye bedelinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu ve davacıya borçlu olacağı gerekçesi ile yukarıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yani mahkemece davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile sınırlı sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle, bu sınır esas alınarak karar verilmiştir. Gerçekten de CMR Konvansiyonu’nun 23/5. maddesi gereğince davalı taşıyıcı gecikme halinde gönderenin zarar ve ziyaını taşıma ücretini geçmemek üzere temin eder (.... Karar ve 15/03/2021 Tarih). Ancak taşıma ücreti her halükarda verilmesi gereken bir miktar olmayıp mahkemece gözetilecek bir üst sınırdır.... Karar ve 02/10/2019 Tarih). Yani mahkemece davacının yukarıda iddia ettiği zararlarının olup olmadığı varsa miktarlarının bir tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Oysa dosya kapsamında bu yönde bir belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu itibarla mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, davacının zarar kalemleri yönünden araştırılma yapılarak ve CMR’nin 29. maddesi çerçevesinde değerlendirme ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, ... Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta da, mahkemece, gerekçe kısmında 3.492,80 İngiliz Sterlini'nden davalıların müştereken sorumlu bulundukları belirlendikten sonra hüküm kısmında ve kısa kararda bu bedelin Euro olarak yazıldığı görülmektedir.

Bu husus, az yukarıda açıklanan ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.

Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan, değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

  1. HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf itirazların kabulü ile, ...sayılı kararının KALDIRILMASINA;

  2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

  3. Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,..." şeklinde karar verildiği, bunun üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.

Yapılan yargılama sonucunda 09/05/2023 tarih ve .... Karar sayılı kararı ile; "...1-Manevi tazminat talebinin REDDİNE,

  1. Davanın maddi tazminat talebi bakımından Kısmen KABULÜ ile; Navlun bedeli olarak belirlenen 3.492,80 İngiliz Sterlininin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,

  2. Davalı ....nin teminatın iadesi yönündeki talebinin bu aşamada REDDİNE, ..." şeklinde karar verildiği, verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... BAM 20.H.D.'nin 19/10/2023 tarih ve 2023/1481. 1275 E/K sayılı ilamı ile; "...Somut uyuşmazlıkta da, mahkemece, gerekçe kısmında 3.492,80 Euro'dan davalıların müştereken sorumlu bulundukları belirlendikten sonra hüküm kısmında ve kısa kararda bu bedelin İngiliz Sterlini olarak yazıldığı görülmektedir.

Bu husus, az yukarıda açıklanan ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. Bu hususun sonradan tashih ile düzeltilmesi de mümkün bulunmadığı için, anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.

Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan, değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

  1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kabulü ile ... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

  2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

  3. Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ..." şeklinde karar verilmesi üzerine dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.

Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan ek rapor, ...'nin söz konusu yukarıda açıklanan kararları ve tüm dosya kapsamına göre; olayda 04.01.1995 tarih ve 22161 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan CMR Konvansiyonu'nun (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, 23.5.maddesinin;“Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder.” hükmünü içerdiği, 29.maddesinde ise;"1. Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz.

  1. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1 inci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." hükmü yer almaktadır.

Diğer yandan, mevcut dosya kapsamı ve delil durumu dikkate alındığında; somut olay da CMR'nin 29. Maddesinde belirlenen koşulların bulunmadığı, bu hususta somut delil ileri sürülmediği, teslimin davalı tarafın pervasızca hareketi nedeniyle geç yapıldığı iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle söz konusu madde hükümlerinin uygulanamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Öte yandan, CMR 23/5. Maddesi hükümlerine göre; gecikme halinde hak sahibinin zarar ve ziyanının bundan ileri geldiğini kanıtlaması durumunda taşımacının bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödeyeceği düzenlenmiş olup, somut olay da; taşıma ücreti olarak 8.000 Euro ödeme yapıldığı, bu kapsamda davacı tarafın, dava dilekçesinde yer alan maddi tazminat talepleri değerlendirildiğinde;

  1. Depolama bedeli; davalı MİRAN firmasının talimatlara uymayarak yükün hapis hakkı da kullanılmak suretiyle yeri belli olmayan gizli tutulan bir depoya boşaltılması sonucunda davacının 3.492,80 Euro depolama ücreti ödemek zorunda kalmış olması nedeniyle belirlenen bu miktardan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, belirlenen bu miktarın CMR 23/5. Maddesi hükümlerine göre taşıma ücretini geçmediği sonuç ve kanaatine varılarak; depolama bedeli yönünden davanın KABULÜNE,

  2. Navlun bedeli, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak Berkshire Engineering Supplies LTD. firmasına ödenen bedel, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan harcama bedelleri ve geç teslim nedeniyle zarar ve ziyanı oluştuğu veya yoksun kalınan kar talepleri yönündün; davacının söz konusu taleplerini ispata yarar bir delil sunamadığı, bu yöndeki iddialarını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak, bu yöndeki taleplerin REDDİNE,

  3. Manevi tazminat talebi bakımından; yanlar arasındaki ticari ilişkinin niteliği, olaya uygulanan CMR hükümleri ve ticari ilişkinin gerçekleştirilememiş olmasından kaynaklanan maddi zararların kişilik haklarının hukuka aykırı olarak ihlalinden doğan manevi tazminat kapsamında bulunmadığı, mal varlığına ilişkin kayıpların yasanın belirlediği manevi tazminat kapsamında olmadığından manevi zararın tazminine yönelik istemin koşulları oluşmamış olmakla bu talebin REDDİNE,

Karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;

  1. a)Davanın maddi tazminat talebi bakımından Kısmen KABULÜ ile; Navlun bedeli olarak belirlenen 3.492,80 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,

b-Maddi tazminat talebi bakımından; alınması gereken 834,93-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 2.001,16-TL harç ve ıslah ile alınan 1.471,31-TL olmak üzere toplam 3.472,47-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 2.637,54-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

c-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 834,93-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

d-Maddi tazminat talebi bakımından; Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 12.222,70-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

e-Maddi tazminat talebi bakımından; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  1. Manevi tazminat talebinin REDDİNE,

a)Manevi tazminat talebi bakımından alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

b)Manevi tazminat talebi bakımından; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 10. maddesi hükümlerine göre maktu olarak belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  1. Davalı Miran... Ltd. Şti.nin teminatın iadesi yönündeki talebinin bu aşamada REDDİNE,

  2. Davacı tarafça yapılan 2.962,50. TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 238,27. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

Bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

  1. Davalı Janmar... Ltd. Şti. Tarafından yapılan 480,90. TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 439,06. TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE, bakiyenin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

  2. Davalı Miran Ltd. Şti. Tarafından yapılan 380,00. TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 346,90. TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE, bakiyenin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

  3. Davalı Militzer... Ltd. Şti. Tarafından yapılan 148,90. TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 135,93. TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE, bakiyenin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/02/2024

Katip ....

¸

Hakim ....

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gelirticaretbırakılmasınaTazminatiadesinegerekçekabulükaydınaKaynaklananSözleşmesindenhükümcevapreddineTaşımadelillerasliyemahkemesihazineyeverilmesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim