Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/555 E. 2023/855 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/555
2023/855
15 Kasım 2023
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/555 Esas
KARAR NO : 2023/855
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -..
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2022
KARAR TARİHİ : 15/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili 19/07/2022 tarihli dava dilekçesi ve ara beyanlarında özetle;
Müvekkili ve davalı taraf arasında 02/03/2021 tarihli niteliğinde hazır beton satım sözleşmesi
imzalandığını ve sözleşme ile belirlenen KDV dahil 849.600 TL bedelin müvekkili tarafından
davalıya nakit ve çek keşide edilmek suretiyle ödendiğini, sözleşeme bedeline katkı maddesinin
dahil olmadığını, davalı tarafın sözleşme konusu hazır beton teslim borcunun bir kısmını ifa ettiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı tarafın kendi ihtarında ikrar ettiği üzere bakiye en az
2.556,01 m³ kısmını ise halen ifa edilmediği, Davalı tarafın, ... yevmiye
nolu ihtarname ile sözleşme süresinin dolduğundan bahisle edimlerini ifa etmeyip müvekkilinden
peşin olarak alıp bugüne kadar ticaretinde kullandığı parayı 2021 yılındaki fiyatlandırma üzerinden
(katkı maddesi hariç KDV dahil 212,40 TL üzerinden) hesaplayıp bedel iadesi yapacağını,
sözleşmedeki bakiye edimin ifası talep edilmesi halinde ise yaklaşık 3,5 katına tekabül edecek
oranda fark bedeli ödenmesi kaydıyla (katkı maddesi hariç KDV dahil birim fiyatı 708,00 TL
üzerinden) ifada bulunacağını bildirdiğini, müvekkili tarafından davalı tarafa keşide edilen
.... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile; yapılan
bildirimin geçersiz ve hukuka aykırı olduğu, satıcının asli borcu olan hazır beton teslimi ve
gecikmeden kaynaklanan zararların tazminini talep ettiğini,
Somut uyuşmazlıkta beton teslim borcunun hangi tarihte yerine getirileceği hususunda
sözleşmede bir belirleme olmadığından ve alıcının bedel ödeme borcu da sözleşmenin kurulduğu
anda ifa edildiğinden aynı anda ifa kuralı geçerli olacak, alıcının temerrüdü ise satıcının borcunu
ifaya hazır olduğunu satıcıya bildirdiği halde satıcının teslim alma borcunu yerine getirmemesiyle
mümkün olacağını, davalı-satıcının sözleşmenin feshedildiğine dair bildirimden evvel ve fesih
ihtarına kadar borcu ifaya hazır olduğuna dair bir bildirimde bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu'nun Genel Hükümler kısmında düzenlenen 106.maddesi uyarınca "Yapma veya verme
edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya
borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini
yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." düzenlemesinin bulunduğunu,
Yasanın bu düzenlemesinden hareketle öncelikle satıcının borcunu ifaya hazır olduğunu
alıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, sözleşmenin bittiğinden bahisle edimlerin yerine
getirilmeyeceğine dair ihtarnameye kadar borçlu satıcı tarafın ifaya hazır olduğunu alıcıya
bildirmediğini, bu itibarla sözleşme süresi içerisinde edimlerini yerine getirmeyerek temerrüde
düştüğünü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 90. maddesi süreye bağlanmamış borçların ifa
zamanını düzenlemiş, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmamışsa her borcun doğumu anında muaccel
hale geleceğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşme de bu minvalde yoruma muhtaç olduğunu,
alıcı ....’nin bedel ödeme borcunu sözleşmenin kurulduğu anda
ifa ettiğini, kararlaştırılan bedelin alıcı tarafından sözleşmenin yapıldığı tarihte peşin olarak ödendiğini,
satım konusu ürünün bedeli sabitlenmek suretiyle bağlantısının yapıldığını,
davalı satıcı tarafın ise borcunu hangi tarihte yerine getireceği konusunda açık bir
düzenlemeye yer verilmediğini, bu itibarla TBK 92/son cümlesi ve TBK 117/2.maddesi ışığında
sözleşmenin 11.maddesi saklı kalmak kaydı ile yukarıda atıf yapılan TBK'nın 90.maddesi uyarınca
satıcının hazır beton teslim borcu da sözleşmenin kurulduğu-satım konusu ürünün bedelinin peşin
olarak alındığı anda muaccel bir borç niteliği halini aldığını, Nitekim, alıcı tarafın edimini yerine
getirmiş olması da gözetilerek satıcı, bu andan itibaren karşı tarafın edimini yerine getirip
getirmediği tartışması içerisine de giremeyeceği ve ödemezlik def'i ileri süremeyeceğini, Satıcı,
sözleşmenin kurulduğu anda muaccel hale gelen borcunu 03/03/2022 tarihinde bizzat kendisinin
keşide edeceği ihtarnameye kadar sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, Sözleşmedeki 1
yıllık süreyi geçirmeye yönelik tutum ve davranışlar içerisine girdiği, 18/12/2021 tarihli Soğuk
Hava Tutanağı başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere satıcı-davalı tarafın dökümü talep edilmesine
rağmen 500 m³ betonu dökmekten imtina ettiğini ,
Tutanağa konu 500 m³ hazır betonun satıcı tarafından 13/01/2022 tarihinde teslim edildiğini,
satıcı tarafından dökümü gerçekleştirilmesi gereken kalan hazır betonla ilgili son olarak sözleşme
süresi dolmadan evvel satıcı ile beton dökümü konusunda kurulan irtibatta satıcı tarafın 08/03/2022
tarihine ve yine 15/03/2022 tarihine sıraya aldığını beyan ettiğini, akabinde davalı satıcının sıraya
alınan beton dökümünü gerçekleştirilmeden 03/03/2022 tarihinde sözleşme süresinin dolduğundan
bahisle edimlerini yerine getirmeyeceğini bildirdiğini, yapılan ikili görüşmeler sonucunda sözleşme
süresi içerisinde dökümü istenilmesine ve 08/03/2022-15/03/2022 tarihine sıraya alındığı bildirilen
teslimatın gerçekleştirilmeyeceğinin öğrenilmesi üzerine, ihtilaflar daha sonra çözümlenmek üzere,
en azından inşaatın can güvenliği açısından tehlike arz eden kısımların perde betonunun atılmasının
talep edildiğini,
bunu da yerine getirmekten imtina eden satıcı firmaya can güvenliği konusunda bir problem
yaşanması halinde bunun sorumluluğunun kendilerinde olacağının iletildiğini, sorumluluğu üzerine
almak istemeyen davacı satıcı firmanın 09/03/2022 tarihinde istinat duvarının perde betonunu
döktüğünü, bedelini ise müvekkile hukuka aykırı olarak iade etmek için çabaladığı paradan mahsup
ettiğine dair ihtarname keşide ettiğini, 09/03/2022 tarihinde yapılan son hazır beton dökümü ile ilgili
olarak müvekkile KDV dahil 33.712,60 TL tutarlı 14/03/2022 tarihli ve ... nolu
faturayı kestiğini, bu fatura müvekkiline banka faturalandırma servisince 16/03/2022 tarihinde tebliğ
edildiğini, fatura içeriğinin sözleşme hükümlerine ve sözleşmede belirlenen bedele aykırılık teşkil
etmesi sebebiyle itiraz edilerek fatura davacı satıcı firmaya 24/03/2022 tarihinde ...'den taahhütlü
mektupla ve ayrıca mail yoluyla iade edildiği beyan ederek ve dilekçesinde ayrıntılı bildirdiği açıkladığı diğer sebeplerle davanın kabulü ile şimdilik 100.000,00 TL'nin
03/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan
tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin davaya cevap ve ara beyanlarında özetle;
Davacı ile müvekkili arasında ... hazır betonun bedeli mukabilinde hazırlanması ve teslimi
hususunda sözleşme düzenlendiği, İşbu sözleşmenin ön yüzünde; ödeme şekli ile ilgili olarak 400
m3 C25 betonu karşılığı 300.000 TL nakit, 25.05.2021 tarihinde 180.000TL, 25.6 2021 tarihinde
180.000TL, 30.07.2021 tarihinde 189.600TL çeklerin alındığı ve fiyatını sabitlendiği, satıcı ve alıcı
taraflarca imzalandığında sözleşmenin arka sayfasındaki gerekliliklerin 2 tarafça peşinen kabul
etmiş olacaklarının ve fiyatlara KDV dahil olmadığının belirtildiği, bağlantısı yapılmış butonlara
değişen ve gelen fiyat değişiklikleri değişikliğin yapıldığı tarihten itibaren satıcı tarafından alıcıya
aracı firmaya yansıtılacağı hususların yer aldığı,
aracı firmaya yansıtılacağı hususların yer aldığı,
Sözleşmenin devamında yer alan diğer sözleşme şartları arasında:
“2. Madde: Yukarıda belirtilen betonlar satıcının transmikser ve beton pompalarının gerek
transmikserli alımlarda ve gerekse pompalı beton alımlarında teslimatın yapılması için tranmikser
ve beton pompasının ve her türlü hava şartlarında 35 tonluk araçların inşaat yerine rahatlıkla girme
ve yanaşabilme imkanının sağlanması, vasıtaya ve çevreye zarar vermeyecek şekilde her türlü
tedbirin alınması şarttır. Bu tedbirlerin alınmaması halinde satıcının uğranacağı zarar ve ziyandan
müşteri sorumlu olup satıcının zarar ve ziyanını ödeyecektir. İnşaat sahasında meydana gelebilecek
her türlü iş kazasından müşteri sorumludur. Satıcıya yüklenecek her türlü zarar, müşteriye rücu
edilebilecektir.
- Madde: Transmikser ve beton pompaları için inşaat yerinin sakıncalı bulunması
durumunda, trafik veya belediye tarafından kesilecek cezaların ödenmesi ve beton dökümü için
gerekli izinlerin alınması müşteriye aittir.
- Madde: Teslimatın transmikserden yapılmasında, müşteri beton harcının boşaltıldığı yeri
daha önceden hazırlayacaktır. Adı geçen araç inşaat mahalline vardıktan en geç 10 dk. sonra beton
harcını boşaltmaya başlaması şarttır. Toplam bekleme süresini geçmesi halinde beton harcı müşteri
tesellüm fişini imzalamaktan imtina etse dahi iş bu sözleşme hükmü gereği beton normal teslim
edilmiş gibi işlem görür bedeli müşteriden tahsil edilir.
- Madde: Müşterinin talep edeceği beton cins ve miktarını beton alacağı günden yedi gün
önce Sevkiyat Departmanına müracaat ederek programa aldırması gerekir.
- Madde: Dökme çimento, agrega ve akaryakıt fiyatlarında artış olması halinde; satıcı,
kullanılan tüketim miktarların gözeterek tek taraflı olarak sözleşmede belirlenen ücretlere
yansıtılabilir. Müşteri, satıcı tarafından sayılan nedenlerle sözleşmede belirlenen ücretlere
yansıtılacak artış miktarına şimdiden muvafakat etmiştir. Müşteri, yapılacak artışa itiraz
etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir. Bağlantısı yapılarak fiyatı sabitlenen beton
sözleşmesinin geçerliliği imza sözleşme tarihinden itibaren 1 yıldır.” Hükümlerinin bulunduğunu,
davacı yanın sözleşmenin arka yüzünü dosyaya sunmadığı, sözleşmenin arka yüzünde yer alan
sözleşme şartlarının dosyaya kendileri tarafından ibraz edildiği, 02.03.2021 tarihinde imzalanan
sözleşme ile; müvekkilin o tarihteki beton satış bedeli üzerinden fiyat belirlemesi yapıldığı, Piyasa
koşularında farklı firmaların aynı betonu sözleşme imza tarihinde farklı fiyatlarla satışa sundukları,
Sabitlenen fiyatın 02.03.2021 tarihinde müvekkil ile davacı arasından üzerinde anlaşmaya varılan
fiyat olduğu, Ancak sözleşme alt kısımda yer alan düzenleme ve sözleşmenin 11. maddesi
kapsamında girdi maliyetleri ile orantılı şekilde tek taraflı olarak fiyat artısı yapma yetkisinin
tarafların anlaşmasıyla müvekkile verildiği,
- madde kapsamında bağlantısı yapılarak fiyatı sabitlenen beton sözleşmesinin belirli
süreli olarak yapıldığı ve bu süre sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl olarak belirlendiği,
Sözleşme ile müvekkile sözleşmede belirlenen durumların ortaya çıkmasına istinaden fiyat
güncelleme yetkisi verildiği ve fiyat güncellenmesi halinde davacının bu durumu kabul edeceğinin
düzenlendiği, öte yandan, sözleşme ile “belli hallerde fiyat artışı yapabilme yetkisi" süresi 1 yıl
olan sözleşme bakımından verilmiş olup, bu şekilde sözleşmenin süresi de 1 yılla sınırlandırıldığı,
Bilindiği üzere, Kanun'da aksi yönde bir düzenleme yer almadıkça süreli her sözleşme, sürenin
sonunda kendiliğinden (ipso jure) sona ereceği, müvekkil tarafından talep edilen ilgili artış,
sözleşme ile kendisine tanınan yetki çerçevesinde sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu gibi, ilgili
maliyetlerin sözleşmenin imzalandığı döneme nazaran üç dört kat artmış olması nedeniyle sözleşme
adaletine de uygun olduğu, Başlangıçtaki fiyatın sabitlenmesine ek olarak sözleşmenin iki ayrı
yerinde açık bir şekilde müvekkilin elinde olmayan sebeplerden kaynaklı artışları fiyata yansıtma
yetkisini ve sabit fiyatın 1 yıl geçerli olacağını kabul eden karşı yan, sözleşmeye ve basiretli
davranma yükümüne aykırı şekilde ve gerçek dışı beyanlarla bu yetkiyi, bertaraf etmeye çalıştığı,
huzurdaki davada taraflar arasındaki sözleşmenin alelade bir satış sözleşmesi olmadığı ,
Sözleşme kapsamında müvekkili, alelade bir şekilde satın aldığı malı teslim etmeyi borçlanmamış;
aksine, hazır betonu talep edilen miktar nispetinde kısım kısım olmak üzere üretip kullanıma hazır
hale getirerek, inşaat alanına iletme ve burada çok kısa bir süre içinde gösterilen kalıplara dökme
yükümlülüğü altına girdiği, Hazır betonun üretilip depolanması, saklanması mümkün olan yahut raf
ömrü olan bir ürün olmadığı, Aynı şekilde hazır beton üretimi için gerekli malzemelerin de peşin
alınıp depolanması-stoklanması mümkün olmadığı, Beton üretiminde kullanılan çimento günlük
olarak tedarik edildiği ve beton santralindeki silolara basılarak kullanıldığı, Çimentonun siloda uzun
süre bekletilmesi, çimentonun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin bozulmasına neden olacağı beyan ederek dilekçesinde bildirdiği diğer sebeplerle davanın
reddi, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava sözleşmeden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Taraflar arasında 02/03/2021 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi imzalanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmede kararlaştırılan hazır betondan ne miktarın davalı tarafça davacıya teslim edildiği, teslim edilmeyen miktarın ne kadar olduğu, sözleşmeye göre davacı tarafça teslimin yapılmamasından davacının mı davalının mı sorumlu olduğu, davacının sözleşme devam ederken veya bitiminde fiyat güncelleme yetkisinin bulunup bulunmadığı, sonuç olarak teslim edilmeyen hazır beton bakımından davacının davalıdan tazminat talebinin yerinde olup olmadığı konusundan kaynaklanmaktadır.
Sözleşmeyle davalının 4000 metre küp C25 Hazır betonu teslim etmeyi üstlendiği, ödemenin 300.000,00 TL nakit 25/05/2021 tarihinde 180.000,00 TL, 25/06/2021 tarihinde 180.000,00 TL , 30/07/2021 tarihinde 189.600,00 TL 'lik çekler alındığı, fiyatın sabitlendiği sözleşmede belirtilmiştir.
Sözleşme şartlarına ilişkin 5. Madde de; " müşterinin talep edeceği beton cins ve miktarının beton alacağı günden 7 gün önce sevkiyat departmanına müracaat ederek programa aldırması gerekir. " ve 11. Maddesinde ; " Dökme çimento, agrega ve akaryakıt fiyatlarında artış olması
halinde; satıcı, kullanılan tüketim miktarların gözeterek tek taraflı olarak sözleşmede belirlenen
ücretlere yansıtılabilir. Müşteri, satıcı tarafından sayılan nedenlerle sözleşmede belirlenen
ücretlere yansıtılacak artış miktarına şimdiden muvafakat etmiştir. Müşteri, yapılacak artışa itiraz
etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir.” hükmü bulunmaktadır.
Bilirkişi kurulu tarafından sunulan 13/04/2023 tarihli raporda; "
Şantiyede beton dökümü için hazırlık yapılmadan kalıp ve demir işleri bitmeden hazır beton
firmasının kendiliğinden betonu satıcıya teslim etmesi hazır betonun saklanma koşulları veya
depolanma koşulları olmadığından işin doğası ve tekniği gereği mümkün olmadığı, dosya kapsamı
itibarıyla talep edildiği halde teslim edilmeyen betonun olmadığı, bu anlamda dosya kapsamı
itibarıyla davalı satıcının temerrüdü olmadığı yönündeki nihai takdir ve değerlendirmenin Sayın
Mahkemede olduğu,
Taraflar arasında ki yapılan sözleşme gereği dökülmesi gereken hazır beton miktarının 4.000 m3
olduğu, davacı şirkete teslimi yapılan beton miktarının 1.361,50 m3 olduğu, buna göre sözleşme
gereği dökülmesi gereken ancak, dökülmeyen hazır beton miktarının (4.000m3 - 1.361,50m3)=
2.638,50m2 olduğu ancak davacı şirket tarafından teslim edilmeyen bakiye hazır beton miktarının
2.556 m3 olduğunu belirtildiği,
Davacı şirketin 2021 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin
yapıldığı, 2022 yılı ticari defterlerinin ise, açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdikinin ise yasal
süresinin olduğu,
Davalı şirketin 2021-2022 yılına ait ticari defterlerinin E – Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde
beratlarının alındığı,
Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre; Davalı şirket tarafından davacıya toplam 1.360,50
m3 /339.827,64.-TL tutarında fatura düzenlediği, karşılığında, davacı şirketin davalıya 2 Adet Fiyat
Farkı Faturası ile birlikte toplam 858.827,60.-TL tutarında ödeme yaptığı ve davacı şirketin
davalıdan (858.827,60-339.827,64)= 518.999,96.-TL tutarında alacaklı olduğu,
Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davalı şirket tarafından davacıya toplam
1.361,50 m3 /340.415,25.-TL tutarında fatura düzenlediği ve ilgili faturaların ticari defterlerinde
kayıtlı olduğu, taraflar arasında, 1 m3/684,40.-TL tutarında fark olduğu bununda, davalı şirket ticari
defter ve kayıtlarında mevcut olan ancak, davacı ticari defter ve kayıtlarında bulunmayan
18.12.2021 tarihli .... sıra numaralı 1 m3 / 684,40.-TL tutarında ki faturadan
kaynaklandığı, Davalı şirketin davacıdan toplam 849.600,00.-TL tutarında ödeme aldığı ve buna
göre, davalı şirketin (340.415,25-849.600,00)= 509.184,75.-TL tutarında davacı şirket borçlu
olduğu, Diğer taraftan, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında gözüken 21/01/2022 tarihli
.... sıra numaralı (2.336,40+6.891,20)= 9.227,60.-TL tutarında ki 2
adet FİYAT FARKI faturasının davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Sözleşme gereğince teslim edilmeyen hazır beton bakımından davacının davalıdan tazminat talep
hakkı olup olmadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak
üzere; Mahkemece teslimi yapılmayan hazır beton için davacının yaptığı peşin ödemenin hazır
beton fiyatındaki artışlar baz alınarak davacıya iadesi gerektiği yönünde değerlendirilmesi halinde;
davacı ticari defter ve kayıtlarında yer alan alacak tutarına göre 1.594,990,68 TL; davalı ticari
defter ve kayıtlarında yer alan alacak tutarına göre ise 1.564,826,57 TL’ yi davacının davalıdan
tazmin edebileceği,
" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı tarafından 13/06/2023 tarihli ıslah dilekçe ile dava konusu miktar 1.630.000,00 TL 'ye çıkarılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında imzalanan hazır beton satış sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya 4000 metre küp hazır beton için 849.600,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacıya 1.361,50 metre küp hazır beton teslim edildiği, teslim edilen hazır beton bedelinin 340.415,25 TL olduğu, teslim edilmeyen hazır beton bedelinin 509.184,75 TL olduğu, davacı tarafça düzenlenen toplam 9.227,60 TL tutarındaki 2 adet fiyat farkı faturasının davalı defterlerinde yer almaması nedeniyle dikkate alınamayacağı, sözleşmenin 02/03/2022 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin sone ermesiyle tarafların ifa edilmemiş edimlerin ifası yükümlülüğünden kurtulacağı, ifa edilmeyen edim karşılığında fazladan alınan bedellerin iadesinin gerektiği, sözleşme süresi sona ermeden davacı tarafça sözleşmenin 5. Maddesine göre talep edilmesine rağmen teslim edilmeyen hazır beton iddiasının ispat edilemediği, bu nedenle davalının sözleşme süresinin bitmesinden önce temerrüte düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafça teslim edilmeyen hazır beton karşılığı fazladan tahsil edilen 509.184,75 TL 'nin davalıya ödenmesi gerektiği, davacının işin ticari iş olması nedeniyle dava ve ıslah tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, 509.184,75 TL alacağın 100.000,00 TL yönünden dava tarihi olan 19/07/2022, 409.184,75 TL yönünden ıslah tarihi olan 13/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
-
Alınması gereken 34.782,41. TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.707,75 TL harç ve ıslah yoluyla alınan 26.128,60 TL olmak üzere toplam 27.836,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.946,06 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 27.836,35 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 77.285,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 142.289,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan 4.640,00 . TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 1.449,46 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
-
Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A. 13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 487,32. TL'sinin DAVALIDAN, bakiye 1.072,68 . TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/11/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38