SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/946 E. 2023/847 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/946

Karar No

2023/847

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/946 Esas - 2023/847

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.

...

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/946 Esas

KARAR NO : 2023/847

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 29/12/2022

KARAR TARİHİ : 14/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.06.2018 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müteveffa ...’un yolcu olarak bulunduğu ... sevk ve idaresindeki ...plakalı motorsikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...’un ağır yaralandığını ve 09.10.2018 tarihinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusuru olmadığını, kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, müteveffanın davacıların çocukları olduğunu, müteveffanın vefatı nedeni ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, telafisi imkansız manevi zarara uğradıklarını, dava konusu trafik kazası nedeni ile Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi ile yargılama yapıldığını, dosyanın halen temyiz incelemesinde olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi talebi ile yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacılara kısmi ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin davacıların zararını karşılamaktan uzak, eksik ve yetersiz olduğunu, bakiye tazminatın ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını ve taleplerinin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz neticelenmesi nedeni ile işbu davanın açıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00. -TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın başvuru şartını tam olarak yerin getirmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından talep edilen eksik belgelerin davacı tarafından tamamlanmadığını, davacı tarafın imzaladığı ibraname ile müvekkil şirket ve sigortalısı hakkındaki taleplerinde feragat ettiğini, davacılara 21.11.2018 tarihinde 94.769,00.-TL tazminat ödemesi yapıldığını, sözkonusu ödeme nedeni ile müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığını, hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, muhtemel tazminat hesabında da yapılan ödemenin güncelleştirilerek düşümünün yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, motorsiklette yolcu olarak bulunan müteveffanın kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymemesi ve müteveffanın ehliyet sahibi olmayan birinin aracında seyahat etmesi nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, cenaze ve defin gideri taleplerinin dolaylı zarar kapsamında olması nedeni ile reddi gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanamaması halinde gelirin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacıların müteveffanın desteğine ihtiyaç duyduklarının ispatlanması gerektiğini, davacıların kaza sebebi ile elde ettiği gelirlerin mahsubu gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararının iş bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlarda öngörülen esaslara göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

DELİLLER:

Kaza tespit tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi, hasar dosyası, hastane kayıtları, ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/174 Esas sayılı dosyası, ATK kusur raporu, SGK kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE:

Davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (destekten yoksun kalma) istemli olduğu, davanın HMK 107.maddesine göre belirsiz alacak olarak açıldığı, olay tarihi olan 25/06/2018 günü, davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olup dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup davacılar murisi ...'unda yolcu olarak bulunduğu, ...plaka sayılı motosiklet arasında trafik kazasının meydana geldiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kazada tarafların kusur durumu, davacılar murisinin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, murisin kaza tarihi itibariyle gelir durumu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, murisin davacıların desteği olup olmadığı, davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminat talep hakkının bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazası nedeniyle her bir davacı için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma maddi tazminat isteminde bulunmuş, daha sonra talep artırım dilekçesi ile davacı ... yönünden 114.061,87-TL, diğer davacı ... yönünden 151.169,13-TL olarak artırıldığı anlaşılmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “ İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Davalı taraf, trafik kazası nedeni ile oluşan gerçek zarar ile sorumludur.

Dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın; davalı sigorta şirketi tarafından 29.12.2017-29.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası ile sigortalandığı, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli asgari poliçe limitinin kişi başına 360.000,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır.

Dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak kusur durumunun tespitine ilişkin düzenlenen 27.04.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...’nun % 100 oranında kusurlu olduğunun; dava dışı ...plakalı motorsiklet sürücüsü ...’in ise tamamen kusursuz olduğunun, müteveffanın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Müteveffanın kaza tarihi itibariyle gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu anlaşılmaktadır.

SGK Başkanlığı Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 05.01.2023 tarihli yazısı ile; müteveffanın geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile davacılara rücuya tabi ödeme yapılmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Davalı sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen ve davacılar vekili tarafından imzalanmış 13.11.2018 tarihli “Tazminat Makbuzu ve İbraname” başlıklı yazı ile; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın karışmış olduğu kaza sonucunda müteveffanın vefat etmiş olması nedeni ile hesaplanan 94.769,00.-TL’nin alındığı, işbu tazminatın alınması ile davalı sigorta şirketinden hiçbir hak ve alacağı kalmaması nedeni ile sigortalı araç sahibinin de ödenen tazminat kadar ibra edildiği hususlarının belirtilmiş olduğu, bu ibranamenin davacılar vekili tarafından fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile imzalandığı, davacı ve davalı taraflarca ödemenin 21.11.2018 tarihinde yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 07/08/2023 tarihli ek raporda özetle; davalı sigorta şirketi tarafından 21.11.2018 tarihinde davacı babaya 41.663,00.-TL tutarında ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin güncelleştirilmiş tutarının ise; 41.663,00 + 17.649,13 (53.106/ %9 /365 x 1718) = 59.312,13.-TL olarak hesaplandığı, poliçe teminat limiti açısından yapılan değerlendirmeye göre; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin geçerli poliçe limiti kaza tarihi itibarı ile kişi başına 360.000,00.-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin davacılara yapmış olduğu ödemeden sonra kalan bakiye poliçe limitinin 360.000,00 - 94.769,00 = 265.231,00.-TL olmakla davacıların davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tutar da bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğu, bu durumda, bakiye poliçe limitine göre garameten paylaştırma yapıldığında ise;

  • Davacı anne ... için; %20 oranında müterafik kusur indirim yapılmış hesaplamaya göre; (265.231,00 x 396.287,26) / 694.844,96 = 151.267,80.-TL

-Davacı baba ... için; %20 oranında müterafik kusur indirim yapılmış hesaplamaya göre; (265.231,00 x 298.557,70) / 694.844,96 = 113.963,20.-TL

Olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.

Müterafik kusur indirimi konusunda ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.

Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz sürücünün ve/veya içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Yine zarar görenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle araçtan fırlayarak zararın doğmasına yada artmasına sebebiyet vermesi ve kask takılmayarak zararın artmasına sebebiyet verilmesi de örnekler arasındadır. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Dosya kapsamına göre, davacıların murisi ...'un; arkadaşı olan sürücü ...'in ehliyetsiz olduğunu bildiği ...plakalı motosikletine kask takmadan bindiği, bu hususunun ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/174 Esas sayılı dosyası içeriğinde yer alan sürücüsü ...'in "bende ve maktulde kask yoktu. Olay tarihinde ehliyetimde yoktu. Ehliyet almamıştım. Kazadan sonra ehliyet aldım" şeklindeki beyanı ve diğer tüm delillerden anlaşılmakla; bu durum kazanın oluşuna ilişkin kusurlardan olmayıp, ayrı ayrı % 20'şer oranda müterafik kusur indirimi yapılmakla; buna göre davacıların talep edebileceği tazminat miktarı davacı ... bakımından (265.231,00 TL X 226.983,73 TL : 694.844,96 =) 86.642,52-TL, diğer davacı ... yönünden (265.231,00 TL X 301.909,29 TL : 694.844,96 =) 115.242,55 TL olarak Mahkememizce resen hesaplanmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma istemli olduğu, olay tarihi olan 25/06/2018 günü, davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olup dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olup davacılar murisi ...'unda yolcu olarak bulunduğu, ...plaka sayılı motosiklet arasında trafik kazasının meydana geldiği, oluşan kazada ...'un vefat ettiği, alınan kusur raporu ile kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %100 kusurlu olduğu, davacının veya diğer araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, alınan aktüer bilirkişi raporu ile davacıların talep edebileceği maddi tazminat miktarının belirlendiği, diğer yandan davacıların murisi ...'un; arkadaşı olan sürücü ...'in ehliyetsiz olduğunu bildiği ...plakalı motosikletine kask takmadan bindiği, bu nedenle müterafik kusurlu olduğu, bu sebeple davacıların talep edebileceği maddi tazminat miktarı ayrı ayrı (%20 + %20) oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle hesaplandığı, buna göre davacı ...'un 86.642,52-TL, diğer davacı ...'un ise 115.242,55 TL maddi tazminat talep hakkının bulunduğu, hesaplanan tazminat miktarından davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK'nın 91 ve 85.maddesi hükümleri ile ZMMS poliçesine istinaden sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Diğer yandan, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan ve hakimin takdirine dayalı hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti taktir edilemeyeceği, ayrıca yargılama giderlerinden de davacının sorumlu tutulamayacağından; yargılama giderlerinin tümünden davalı sorumlu tutulmuş ve davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;

  1. a) Davacı ... bakımından davanın Kısmen KABULÜ ile; toplam 86.642,52. TL destekten yoksun kalma (Maddi) tazminatın 13/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

b)Alınması gereken 5.918,55-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70-TL harç ve ıslah ile alınan 899,00-TL olmak üzere toplam 979,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.938,85-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

c)Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 899,00-TL harcın davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,

d)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,

  1. a) Davacı ... bakımından davanın Kısmen KABULÜ ile; toplam 115.242,55. TL destekten yoksun kalma (Maddi) tazminatın 13/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

b)Alınması gereken 7.872,22-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

c)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 18.438,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,

  1. Davacılar tarafından yapılan 4.496,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davcılara verilmesine,

  2. Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

  3. Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A. 13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) DAVALIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gelirticaretTazminatCismaniZarargerekçe(ÖlümSebebiyleVekaydınaAçılanhükümcevapTazminat)delillerasliyemahkemesihazineyeverilmesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim