Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/832 E. 2023/496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/832
2023/496
20 Haziran 2023
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/832 Esas - 2023/496
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/832 Esas
KARAR NO : 2023/496
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/02/2018
KARAR TARİHİ : 20/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 24/12/2008 tarihinde ... plakalı aracın çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketine 301114598 sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 25/12/2017 tarihli raporuna göre, davacının kaza nedeniyle % 10,1 oranında kalıcı olarak sakatlandığının tespit edildiğini, müvekkilinin zararının giderimi için sigorta şirketine başvurduğunu ancak zaman aşımının dolmuş olması nedeniyle talebin karşılanmayacağının bildirildiğini, ancak KTK 109/2 maddesine göre uzamış zaman aşımı süresinin henüz dolmadığını belirterek, HMK'nın 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri, 100,00-TL maluliyet zararı olmak üzere toplam 300,00-TLnin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, ... Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada CMK'nın 253. Maddesi gereğince tarafların uzlaştığını bu nedenle kamu davasının düşürülmesine karar verildiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacının daimi sakatlığının ve kusur durumunun davacı tarafça ispatının gerektiğini, kaza nedeniyle meydana geldiği iddia edilen geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davacı tarafın avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, ... E. K. Sayılı dosyası, bilirkişi raporları, Ankara BAM 26.H.D. kararı ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat (geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir.
Davacı vekili özetle; 24/12/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan 64 DD 302 plaka sayılı aracın çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını belirterek, maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı taraf özetle; cevap dilekçesinde bildirdiği sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Uşak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/512-890 E. K. Sayılı dosyası incelendiğinde; Müştekisinin ... ... ... çarpması nedeniyle yaralanmasına neden olduğu, trafik kazası nedeniyle taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma eylemi dolayısıyla yapılan yargılamada, ''Tarafların yargılama sırasında uzlaştıkları'' anlaşılmakla, adı geçen mahkeme tarafından CMK'nın 253, 254 ve 223/8. Maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği, verilen kararın 26/01/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 25/12/2018 tarih ve 2018/170-1013 E/K sayılı kararı ile; davanın reddine karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine... BAM 26.H.D.'nin 11/11/2021 tarih ve 2019/1209 E, 2021/2054 K sayılı kararı ile; "...DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının Uşak (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/512-890 E. K. Sayılı dosyasında uzlaşma yapmış olması ve uzlaşma halinde 5271 sayılı CMK'nın 253/19. maddesine göre, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Hukukumuzda, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma başlıklı iki ayrı kurum bulunmakta olup, bu iki kurum TCK'da ve CMK'da farklı usuller ve farklı sonuçlarla ayrı olarak düzenlenmiştir.
Bu kapsamda şikayetten vazgeçmeye ilişkin hükümlere TCK'da yer verilerek şikayetten vazgeçmenin sonuçlarını düzenleyen 5237 sayılı TCK'nun 73/7. maddesinde; “Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” denilerek, ilgili düzenleme ile kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçmenin sonuçları düzenlenmiştir.
Yine 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda uzlaşma kurumuna yer verilerek, 253/1 maddesinde şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin yasada belirtilen bir kısım suçlarda uzlaştırılması girişiminde bulunulması gerektiği düzenlenmiş, uzlaştırma girişimi neticesinde tarafların uzlaşmasının sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açamayacakları ve açılmış olan davadan feragat etmiş sayılacakları CMK'nun 253/19 maddesinde belirtilmiştir.
Şikayetten vazgeçme kovuşturma aşamasında olabileceği gibi, savcılık soruşturması aşamasında da gerçekleşebilir. Şikayetten vazgeçmenin, şahsi haklara etkisi şikayetten vazgeçmenin soruşturma aşamasında veya kovuşturma aşamasında gerçekleşmesine göre farklılık gösterir. 5237 Sayılı 73/7. maddesi gereğince zarar görenin kovuşturma aşamasında şikayetinden ve şahsi haklarından vazgeçmesi halinde tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar ise de, suçtan zarar görenin şikayetinden ve şahsi haklarından vazgeçmesinin soruşturma aşamasında gerçekleşmesi halinde, şahsi haklarından vazgeçtiğini belirtse dahi tazminat talepleri için dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak eylemin şikayete tabi olması yanı sıra uzlaşmaya da tabi olması ve tarafların uzlaşması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde, davacının tazminat davası açma hakkının bulunup bulunmadığı, şikayetten vazgeçmenin sonuçlarını düzenleyen TCK'nun 73/7. maddesine göre değil, CMK'nun 253/19 maddesine göre değerlendirilmelidir.
Somut olayda; davacının müşteki olduğu Uşak 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/512-890 sayılı dosyasında, sanık Himmet Coşkun hakkında TCK 89/1, 2-b ve 53/6. maddelerine göre cezalandırılması istemi ile dava açıldığı, sanığın duruşmada alınan beyanında "...mağdur bana karşılıklı anlaştığımız hususunda yazı imzalayıp verdi. Ben de imzaladım. Mahkemeye sunuyorum." dediği, müştekinin ise "..sanığın dediklerine katılıyorum, ben sanık ile anlaştım, kendisinden her hangi maddi ve manevi talebim yoktur. Uzlaştık şikayetçi değilim..." dediği, mahkemece, 24/12/2009 tarihinde, uzlaşma nedeni ile CMK 254 ve 228/8. maddesine göre düşme kararı verildiği görülmüştür.
Dosya içerisine suret olarak gönderilen ... Ceza Mahkemesi'nin 2009/512-890 sayılı dosya kayıtları içerisinde, bahse konu "uzlaşma tutanağı" bulunmadığından, ceza dosyasındaki uzlaşmanın CMK 253/19. kapsamındaki uzlaşma mı, TCK 73/7. maddesi kapsamındaki şikayetten vazgeçme mi olduğu belirlenememektedir.
Yerel mahkeme tarafından, taraflar arasındaki uzlaşmanın niteliğinin ne olduğunun net olarak belirlenerek, CMK 253/19. kapsamında ise usulüne uygun "uzlaşma tutanağının" dosyaya kazandırıldıktan sonra karar verilmesi, taraflar arasında uzlaşma bulunmayıp, şikayetten vazgeçme durumunun olduğunun belirlenmesi halinde ise; davacının "gelişen durum" iddiası da dikkate alınarak yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu esaslara uyulmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda inceleme yapılarak karar verilmesi bakımından, HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 25/12/2018 tarih, 2018/170 Esas 2018/1013 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1. a. 6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
Uşak 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/512-890 E. K. Sayılı dosyasının tüm ekleri ve içeriği Uyap ortamında tekrar dosya arasına celp edilmiş, incelenmesinde; dosyada soruşturma aşamasında alınmış olan sigortalı araç sürücüsü ile davacıya ait uzlaşma teklif formlarının mevcut olduğu, uzlaşma tutanağının ise bulunmadığı, davacı tarafın 08.11.2022 tarihli duruşmada savcılık aşamasında müşteki ve şüpheliye uzlaşma teklif formu sunulduğunu, davacının uzlaşmayı kabul etmediği kısım doldurularak formun imzalandığını, bu nedenle taraflar arasında CMK anlamında bir uzlaşmanın sözkonusu olmadığını, uzlaşma formunun da düzenlenmiş olmadığını, davacının ceza mahkemesindeki beyanının şikayetten vazgeçme olarak değerlendirilmesi gerektiğini beyan ettiği, buna göre soruşturma dosyası içeriği ve diğer tüm delillere göre; taraflar arasında CMK'nın 253/19.maddesi anlamında uzlaşma olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava konusu trafik kazasına karışan 64 DD 302 plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 08.04.2008-08.04.2009 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı Sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin 125.000,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının maluliyetinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 02.12.2022 tarihli, Hacettepe Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporu ile; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca; davacının dava konusu trafik kazasına bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 10,1 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Tarafların kusur durumlarının tespitine yönelik yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dışı sürücü Himmet COŞKUN'un; aracıyla park halinde bulunduğu tek yönlü taşıt yolu üzerinde geri manevrasına başlamadan önce aracının arka tarafını her iki sağ ve sol yan ve iç dikiz aynasının yardımıyla kontrol ederek düşük seyir hızıyla geri, geri kontrollü manevrasına devam etmesi ve gerekirse aracının arkasına bir gözcü çıkartarak bu gözcüden alacağı yardımla kontrollü olarak geri geri manevra yapması gerekirken, buna aykırı şekilde hareket etmesi nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 67/a-b, 84/f-j, 47/1-d ve Yönetmeliğin 137/b-1-a maddelerini ihlal etmesi nedeniyle % 100 oranında kusurlu olduğu, yaya olan davacının ise tamamen kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Aktüer bilirkişi Özge Köksal Mutlu tarafından düzenlenen 24/04/2023 tarihli rapor ile; davaya konu trafik kazası nedeniyle; davacının geçici işgöremezlikten doğan zararının 6.539,35.-TL, sürekli işgöremezlikten doğan zararının 77.384,53.-TL, bakıcı giderinin 2.701,12.-TL olmak üzere toplam alacağının 86.625,00.-TL olarak hesaplandığı,
kaza tarihi itibarıyla poliçe teminat limitinin sakatlanma halinde ve tedavi giderleri
kapsamında ayrı ayrı olmak üzere 125.000.-TL olduğu, hesaplanan toplam tazminatın poliçe
teminat limitleri dahilinde olduğunun belirlendiği görülmüş olup, rapor hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat (geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri) istemine ilişkin olduğu, davacı vekili özetle; 24/12/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan 64 DD 302 plaka sayılı aracın çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını belirterek, maddi tazminat isteminde bulunduğu, ... Ceza Mahkemesi'nin 2009/512-890 E. K. Sayılı dosyasının tüm ekleri ve içeriğine ve diğer tüm delillere göre; taraflar arasında CMK'nın 253/19.maddesi anlamında uzlaşma olmadığı, öte yandan alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinden sigortalı olan aracın sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği, alınan maluliyet raporuna göre davacının dava konusu trafik kazasına bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 10,1 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun belirlendiği, alınan maluliyet raporuna göre davaya konu trafik kazası nedeniyle; davacının geçici işgöremezlikten doğan zararının 6.539,35.-TL, sürekli işgöremezlikten doğan zararının 77.384,53.-TL, bakıcı giderinin 2.701,12.-TL olmak üzere toplam alacağının 86.625,00.-TL olarak hesaplandığı,
kaza tarihi itibarıyla poliçe teminat limitinin sakatlanma halinde ve tedavi giderleri
kapsamında ayrı ayrı olmak üzere 125.000.-TL olduğu, hesaplanan toplam tazminatın poliçe
teminat limitleri dahilinde olduğunun belirlendiği anlaşılmakla; davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK'nın 91 ve 85.maddeleri gereğince ZMMS poliçesi kapsamında sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesinde yer alan taleplere göre davanın kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
-
Davanın KABULÜ ile; 77.384,53. TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.539,35. TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.701,12. TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 86.625,00. TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
-
Alınması gereken 5.917,35. TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 35,90. TL harç ve ıslah ile alınan 296,00. TL olmak üzere toplam 331,90. TL harcın mahsubu ile bakiye 5.585,45. TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 331,90. TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 13.860,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan 3.313,13. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/06/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:49