SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/654 E. 2023/444 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/654

Karar No

2023/444

Karar Tarihi

7 Haziran 2023

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/654 Esas - 2023/444

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.

ANKARA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/654 Esas

KARAR NO : 2023/444

BAŞKAN :...

ÜYE : ...

ÜYE :...

KATİP :...

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av...

DAVALILAR : 1- ...

  2. ...

VEKİLİ : Av. ..

DAVA İHBAR OLUNAN...

VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 08/09/2022

KARAR TARİHİ : 07/06/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...tarafından .. sayılı Kanun kapsamında ihaleye çıkartılan ...yevmiye numaralı Sözleşmesiyle davalıların kurdukları ... Girişimine ihale edildiğini, dava konusu işin, 16.000 hektara yayıldığını, 74 + 817 km ana kanal, 73+280 km yedek kanal, 144+675 km Sulama Tersiyer kanalı, 25+530 km Tahliye Kanalı, 77 + 065 km Tersiyer Drenaj kanalı ile çeşitli sanat yapılarından ibaret olduğunu, davalıların, 08.08.2006 tarihine kadar toplam 25 ara hakediş düzenlemiş ve hak ediş bedellerini almış olduklarını, devre esas alınan ve dava dışı İdare tarafından da onaylan 25 nolu hak edişte davalı şirketler tarafından o tarihe kadar istikkakı alınan tüm imalatlar gösterilmekte olduğunu, 8 Ağustos 2006 tarihinde davacı şirket ile davalı şirketlerin kurduğu .... yevmiye numarasına kayden üçlü bir devir sözleşmesi imzalanarak dava konusu işin, tüm hak ve vecibeleri ile müvekkili şirkete devredildiğini, dava konusu işin müvekkili şirket tarafından 15.08.2012 tarihinde tamamlandığını ve geçici kabulünün 21.10.2013 tarihli Geçici Kabul Tutanağıyla davalı İdareye teslim edildiğini ve hazırlanan kesin hak ediş raporunun İdareye sunulduğunu, müvekkilinin 08.10.2015 tarih ve 29076 sayılı kesin kabul ve kesin hesap müracaatı üzerine, davalı İdare tarafından Kesin Hesap Tespit Komisyonu oluşturulduğunu, kesin kabule esas metraj ve kübajların belirlenmesi amacıyla görevlendirilen Komisyonunun 09.12.2015 tarihli, ... sayılı İmalat Tespit Tutanağında; vaziyet planında ... numaralı kanalların yapılmadığını veya eksik yapılmış oldukları tespit edildiğini, tespit sırasında çekilen fotoğrafların da adı geçen kanalların arazide bulunmadığını ortaya koyduğunu, taraflarca imza altına alınan 09.12.2015 tarihli Kesin Metraj ve Hesap Tutanaklarıyla, sözü edilen eksik imalat miktarları, müvekkilinin kesin hesap hak ediş icmalinden indirilmiş ve kesin hesabın 21.07.2017 tarihinde onaylandığını, 09.12.2015 tarihli İmalat Tespit Tutanağında, yukarıdaki hak edişlerle bedelleri davalı şirketlere ödenmiş olan .... numaralı kanalların hiç yapılmadığını, S2-Y1-7 nolu kanalın ise kısmen (1048 metrelik kanalın 143 metrelik kısmının) yapılmış olduğunun kayıt altına alındığını, İdarenin yapılmayan ve eksik yapılan imalatların tasfiye kabulüne kadar tamamlanmaması halinde, kesin hesaptan indirileceği yazısı üzerine, ....nolu kanallarda kesin hesapta görünen miktarda imalat yapılmış ise de olan ....numaralı kanala ait imalat ve ihzaratın, 6 ve 9 nolu hak edişlerle, ... numaralı kanala ait imalat ve ihzaratın 10 nolu ara hakedişle ve ... numaralı kanala ait imalat ve ihzaratın ise 16 nolu ara hak edişle davalı şirketlere ödendiğinin görülmekte olduğunu, taraflarca karşılıklı imza altına alman 31.05.2018 tarihli Tasfiye Kesin Kabul Tutanağı da davalı idarece 19.06.2018 tarihinde onaylanarak işin kesin kabulü gerçeklediğini, davalı şirketlerin müvekkili zararına haksız olarak zenginleşmeleri ve dava dışı .... ise kusur sorumluluğu nedeniyle, 18.02.2016 tarihinde .... K sayılı ilamıyla, "Sözleşme kapsamındaki işle ilgili kesin hesap işlemlerinin devam ettiği, kesin hesap işleri kesinleşmediği için davacından herhangi bir kesinti yapılmadığı dikkate alındığında, sebepsiz zenginleşme ile ilgili bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Diğer bir ifade ile sebepsiz zenginleşme ile ilgili dava erken açılan dava durumundadır. Bu gerekçelerle davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır" gerekçesiyle davasının reddedildiğini, davacı şirket ve davalı .... tarafından yapılan istinaf başvuruları,.... Karar sayılı ilamıyla da yerel mahkeme kararının onanarak kesinleştiğini, dava konusu işin iş bitirme tarihi 15.08.2012 ve kesin hesap onay tarihi ise 21.07.2017 olduğunu, davalı idare ile 09.12.2015 tarihinde 2013 yılı birim fiyatlar esas alınarak müştereken imzalanan kesin hesap hak edişi, 21.07.2017 tarihinde onaylandığını, müvekkili şirketin kesin hesap hakedişinden eksiltilen imalat miktarının, uygulama yılı (2013) birim fiyatlarına göre değeri 549.097,15 TL +KDV olarak hesaplandığını, ancak haricen yapılan bu hesaplama yönteminin doğruluğu bilirkişi incelemesi ile anlaşılabileceğini, hak ediş düzenleme esasları gereğince dava dışı idare tarafından para kesintisi yapılmadığını, bunun yerine 1999 ila 2002 yıllarına ait bu eksik imelatlar nispetinde iş kalemlerinde metraj ve kübaj eksiltmesi yapıldığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen gerçek miktarlardan düşülerek bakiyeler üzerinden fiyatlandırma yapıldığını, üstelik 21.07.2017 tarihte tamamlanan kesin hesap, işin bitim tarihi nedeniyle 2013 yılı birim fiyatlarına göre hesaplandığını ve hak ediş bakiyesi müvekkiline 2019 da aktarıldığını, davalı şirketlerin, haksız zenginleştiğini ve müvekkilin de yoksullaştığı an taraflar arasındaki devir sözleşmesi tarihi olan 8.8.2006 tarihi olduğunu, çünkü bu tarihe kadar davalılar üzerinde olan tamamlama sorumluluğu müvekkiline bu tarihte devredildiğini, müvekkilinin haksız zenginleşmeyi öğrenme tarihinin ise 09.12.2015 tarihli ve 811576 sayılı İmalat Tespit Tutanağıyla başladığını, uğradığı kaybı, dava yoluyla davalılardan talep ettiği tarih de .... açılan davanın açılma tarihi olan 18.02.2016 olduğunu, alacağın, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği 2006 yılına mı uygulama yılına mı öğrenme tarihine mi yoksa gerçek zarara en yakın tutarın bulunabileceği 2022 yılma ait birim fiyatlarına göre mi hesaplanacağı gibi belirsizlikler karşısında davanın 549.097,15 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte belirsiz alacak davası olarak açılması zarureti doğduğunu, öncelikle davacı müvekkili yanında davaya feri müdahil olarak katılması için davanın ... ihbar edilmesini, yapılacak yargılama sonucunda belirsiz alacak dava talebinin kabulüyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 549.097,15 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebini davalılara yönelttiği tarihin işbu davanın açıldığı 08.09.2022 tarih olduğunu, bu tarihe kadar sadece arabuluculuk sürecinde 20 günlüğüne kesilen zamanaşımı süresi her daim işlediğini, zaman aşımı süresinin açıkça dolmuş olması sebebiyle zamanaşımı def'i ileri sürmekte olduğunu, iş bu hüküm neticesinde davacı şirketin açmış olduğu davanın açılmamış sayıldığını ve buna bağlı olarak da dava açılmasının sonucu kesilen zaman aşımı süresi de ortada açılan bir dava söz konusu olmadığından kesilmediğini, zira usulden red kararının kesinleşmesiyle, usulden reddedilen dava, hukuken hiç açılmamış sayıldığından zaman aşımını kesmesinin de söz konusu olmayacağını, davacının alacak talebine yönelik öğrenme tarihinden itibaren başlayan 2 (iki) yıllık zaman aşımı süresinin hesaplanması noktasında, sadece 20 günlük bir kesinti dikkate alınabileceğini, her ihtimalde zaman aşımı süresi dolmuş olduğunu, ileri sürdüğü zaman aşımı def'i doğrultusunda davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

öğrenme tarihinin 08.08.2006 olarak kabulü gerektiğini, bu ihtimalde dava zaman aşımına uğradığını, davacının sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak talebi, esas itibariyle mesnetsiz ve hukuka aykırı olmakla birlikte, zaman aşımı yönünden değerlendirildiğinde de kanunda öngörülen 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu açıkça görüldüğünü, davacının iddia ettiği sebepsiz zenginleşmeyi öğrenme tarihi kati olarak en geç 08.08.2006 olan devir tarihi olarak tespit edilmesi gerektiğini ve 16 yılı aşkındır bu hususta hiçbir talepte bulunmayan davacının işbu haksız davası usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının öğrenme tarihi olarak 09.12.2015'tir şeklinde gerçeğe aykırı beyanı kabul edildiğinde dahi zaman aşımı süresi dolduğunu, zira 18.02.2016 tarihinde ikame ettikleri dava usulden reddedildiğini ve davanın açılmamış sayılması kararı verildiğinden zaman aşımı süresi de kesilmediğini, davacının dava dilekçesinde, sebepsiz zenginleşmeye dayalı sözde alacak haklarının varlığını 09.12.2015 tarihinde düzenlenen yıl sonu imalat tespit tutanağı ile öğrendiğini iddia ettiğini, bu iddia gerçeğe aykırı olduğunu, yukarıda izah ettiği üzere davacı açısından öğrenme, dava açısından da zaman aşımını başlangıç tarihi belirtilen tarihten 9 yıl önce olduğunu, ancak davacının bu gerçeğe aykırı iddiası kabul edildiğinde dahi dava zaman aşımı süresinin sona erdiğini,

davacı her ne kadar 18.02.2016 tarihinde dava açtıklarını belirtse de,... Mahkemesi'nde ikame ettikleri davanın usulden reddedilmiş olması ve bu kararın kesinleşmiş olmasıyla birlikte, söz konusu dava hukuken açılmamış sayılmakta, tüm maddi sonuçlarıyla ortadan kalkmakta ve zamanaşımı süresini de kesmemekte olduğunu, 09.12.2015 tarihi öğrenme tarihi olarak kabul edildiğinde dahi, 08.09.2022 açılış tarihli işbu dava açısından, öğrenme tarihinden itibaren başlayan 2 yıllık dava zaman aşımının dolduğu açık olduğunu, bu ihtimalde dava zaman aşımı süresi 09.12.2017 tarihi itibariyle dolmuş olduğundan, davanın cevap dilekçesi süresi içinde sunduğu zaman aşımı def'i doğrultusunda reddi gerektiğini, işbu dava kapsamında değerlendirme yapıldığında, davacının açmış olduğu ilk dava vaktinden önce açılan dava olması gerekçesiyle usulden reddedildiğinden, bu karara karşı karar düzeltme yolunun kapalı olduğunu, hal böyle iken kesinleşme tarihinin 29.03.2022 olduğunu, ek 60 günlük sürenin dolduğu şüphesiz olduğunu,

davacının gerçeğe aykırı olsa da öğrenme tarihi olarak ikrar ettiği 09.12.2015 itibariyle dolan dava zaman aşımı süresi, ayrıca kesin hesabın yapılma tarihine, hatta davacının idareden ödemesini alıp işe dair tüm ilişkisinin sona erdiği tarihe göre dahi dolduğunu, davacı, devir sözleşmesi ile işi tüm hak ve vecibeleri ile devraldığını, davacının gerçeğe aykırı iddialarının doğru olduğu kabulünde dahi müvekkillerin bu hususta sorumluluğu bulunmadığını, davacı iddialarının mahiyetini ortaya koymak adına ilk olarak, taraflar arasındaki ilişkinin başlangıcı olan 08.08.2006 tarihli devir sözleşmesi'ni irdelemek gerektiğini, davacının iddiası devirden önce bazı kanalların yapılmadığını, bu kanallara ilişkin ödemelerin ise yine devirden önce devreden müvekkillerine ödendiğini, bu nedenle de davacının zarara uğradığını, ilgili sözleşme maddelerini incelendiğinde, davacı şirketin işi, o güne kadar olan haciz, temlik, işçi ödemeleri, ... ödemeleri de dahil olmak üzere en geniş kapsamıyla tüm borçlarıyla birlikte devraldığının görüldüğünü, buna ilave olarak davacının, sözleşme ile tüm hak ve vecibeleri de üstlendiğini kabul ve taahhüt ettiğini, davacının kanalların yapılmadığı ve buna rağmen ödemelerinin yapıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, her ne kadar davacı, davalı müvekkillerinin devir tarihine kadar yapılan işlerden sorumsuzluğuna dair bir madde bulunmamakta olduğunu iddia etse de, sözleşme'nin açıkça bu hususu düzenlediğinde ve tam da davalı müvekkillerinin tüm hak ve vecibelerini (ödev, yükümlülük, boyun borcu) davacı şirkete devrettiğinde şüphe bulunmadığını, davacı şirketin iş yerini gezmemiş olduğu iddiasının müvekkili şirketlerin kusuru olmadığını, davacının kendi kusuru olduğundan ve kendi kusurunu da müvekkili şirketlere yükleyemeyeceğinden müvekkili şirketlerden talep hakkı bulunmadığını, müvekkili şirketlerin inşa ettiği birçok kanalın, izah edildiği üzere çeşitli gerekçelerle yok olduğu ortada olduğunu, dava konusu kanallara ilişkin tutanakta "imalat yapılmamış, kanal yok" gibi açıklamalara yer verilmişse de, bunun mümkün olmadığını, bu nedenle söz konusu kanalları eksiksiz olarak yaptıklarını, kullanılan beton miktarından, nakliye ücretine, sıkıştırma işinden, kazı çalışmasına kadar noktası virgülüne, hakediş tutanakları, metrajlar ve yeşil defterler ile sabit olan müvekkili şirketlerin sorumluluğu olmadığını, iş bu davanın da kötü niyetle açılan haksız bir dava olduğu izahtan vareste olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebi yönünden, dava zaman aşımı süresinin dolmuş olmasının, her ne kadar dava zaman aşımı süresi daha evvel dolmuş olsa da, davacının TBK'nun 158. maddesinden ötürü hakkı olduğu varsayımında dahi, kendisine tanınan ek 60 günlük hak düşürücü sürede dava açmamış olması sebebiyle bu sürenin de dolmuş olması karşısında, davanın zaman aşımı süresinin dolmasından sonra açılmasından ötürü zaman aşımı nedeniyle reddine, davacının mesnetsiz ve gerçeğe aykırı iddialara dayalı haksız davasının esas yönünden reddine, müvekkili şirketlerin lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili idare arasında herhangi bir rücu ilişkisinin bulunmadığını, davanın üçüncü kişiye ihbarı için davayı ihbar eden ile davanın ihbar edildiği şahıs arasında müstakbel bir rücu ilişkisi bulunması ön koşul olmasına rağmen iş bu davada davacı ile müvekkili idare arasında herhangi bir rücu ilişkisi bulunmadığını, bu itibarla davalının davayı müvekkiline ihbar etme işleminin hukuka aykırı olduğu açık olduğunu, ".... Sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu minvalde dava konusu taleplere ilişkin olarak müvekkili idarenin sorumluluğunun söz konusu olmadığından davaya davacı yanında müdahil olarak katılması mümkün bulunmadığını, .... Ortak Girişimi arasında imzalanan 08.08.2006 tarihli Devir Sözleşmesi, Onaylı Kesin Hesap İcmali ve Tasfiye Kesin Kabul Tutanağının dilekçe ekinde gönderildiğini, açıklanan nedenlerle hukuka aykırı ihbar işlemine itiraz ettiğini, ihbara bağlanan hukuki sonuçların doğmayacağını beyanla, her türlü savunma ve beyanda bulunma haklarının saklı kalmak kaydıyla dava konusu alacaklardan sorumluluğu söz konusu olmayan müvekkili idarenin davaya davacı yanında müdahil olarak katılması mümkün olmadığını belirtmiştir.

GEREKÇE:

Dava, alacak talebine ilişkindir.

Davalıların oluşturduğu adi ortaklık tarafından .." işinin yüklenici ortaklık, davacı şirket ve iş sahibi DSİ arasında imzalanan ..yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile davacı şirkete devredilmiş olup bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacı şirket tarafından devir sözleşmesiyle istenilen işin ....tarafından kesin kabulü yapılarak, 19/06/2018 tasdik tarihli tasfiye kesin kabul tutanağının düzenlendiği tespit edilmiştir.

Davacı devir tarihinden önce ortaklık tarafından bir kısım imalatların hiç yapılmadığı, bir kısmının kısmen yapılmasına rağmen hak ediş bedellerinin davalılara ödendiğini, fazla yapılan ödemelerin müvekkilinin kesin hesap icmalinden eksiltildiği, bu nedenle davalıların sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle iş bu dava açılmıştır.

Cevaba cevap dilekçesinde davacı, sebepsiz zenginleşme yerine TBK 205 maddesi kapsamında imzalanan devir sözleşmesine dayanmıştır.

Daha önce davacı tarafından... Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, kesin hesap işlemlerinin kesinleşmemesi nedeniyle davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

... Karar sayılı kararıyla onanarak ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.

Davalılar vekili kesinleşen ... kararı gereğince, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu, bu nedenle 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle zaman aşımı definde bulunmuş ise de, cevaba cevap dilekçesiyle davanın devir sözleşmesine dayandırılmış olması, taraflar arasında 08/08/2006 tarihli devir sözleşmesinin bulunması dikkate alındığında davanın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu kanaatine varılmakla, zaman aşımı defi talebinin reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan devir sözleşmesinin 1. Maddesinde "F...nce 05/09/1997 tarih ve .. Yevmiye numarasına tescil edilmiş olan sözleşme ile ...'ye karşı taahhüt ettiği ... Projesi Gürpınar Sulaması 2. Kısım İnşaatı" işini, bahsi geçen sözleşme ve eklerindeki hükümler dairesinde devir sözleşmesinin noterlikçe tasdikine kadar istihkaklara konmuş ve ...'ye tebliğ edilmiş bütün haciz, temlik vs. İle birlikte tüm hak ve vecibeleriyle ....e devretmiş ve adı geçen firmada aynı şartlarla devralmıştır." ve 2. Maddesinde "F... Girişimi'nin bu işle ilgili olmak üzere

a)....'ne, Hazineye, İşçi Sigortaları Kurumu'na ve bu işte çalıştırdığı işçilere olan tüm tahakkuk etmiş ve edecek borçlarını aynen ödemeyi,

b)3. Şahıslar lehine kanuni mevzuata uygun olarak devir sözleşmesinin noterlikçe tasdikine kadar DSİ Genel Müdürlüğü'ne tebliğ edilmiş olan her türlü haciz ve temliklerini tahakkuk edecek istihkaklardan ödemeyi müteahhit ... kabul ve taahhüt eder." hükümleri yer almaktadır.

Anılan hükümlere göre davacı şirket devir sözleşmesine konu işi tüm hak ve vecibeleri ile birlikte devralmış olup, devredenin ...'ne tahakkuk etmiş ve edecek borçlarını aynen ödemeyi taahhüt etmiştir.

Devir sözleşmesiyle davacı şirket, devreden ortaklığın devir tarihinden önce DSİ Genel Müdürlüğü'ne tahakkuk etmiş veya tahakkuk edecek borçlarını ödemeyi üstlendiğinden, işin tasfiye kesin hesabında devir tarihinden önce yapılan imalatlara ilişkin DSİ tarafından yapılan kesintilerden de davacı şirketin sorumlu olduğu, devir sözleşmesi kapsamında devreden şirketten davacının DSİ tarafından yapılan kesintileri talep etme hakkının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

  1. Davacının davasının REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 9.377,21 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.197,31‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

  3. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 78.400,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

  5. Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,

  6. 6325 Sayılı Kanunun 18/4. 14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine YAZI YAZILMASINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2023

Başkan 41816

e-imzalıdır

Üye 34886

e-imzalıdır

Üye 42715

e-imzalıdır

Katip 253199

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretankaramahkemesi(HizmetAlacakSözleşmesindenhükümKaynaklanan)gerekçevekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim