Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/615 E. 2024/63 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/615
2024/63
26 Ocak 2024
T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/615 Esas - 2024/63
T.C.
...
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/615 Esas
KARAR NO : 2024/63
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2017
KARAR TARİHİ : 26/01/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı Vekili Dilekçesinde; Davalı ile müvekkili arasında acentelik sözleşmesi olduğunu ve davalının müvekkilinin ... Sağlık Acentesi olduğunu, Sözleşmede olağanüstü fesih hallerinin düzenlediğini ve müvekkiline sözleşmeyi fesih şartlarının belirtildiğini, Müvekkilinin Kargo taşımacılığı işini acentelik sözleşmesi çerçevesinde üstlenen davalının edimlerini yerine getirmediğini ve sorumluluklarına aykırı bir şekilde acentelik faaliyetini bıraktığını, davalının bundan sonra iş yerine gitmeyeceğini kendi personeline beyan etmesi üzerine kasa sayımı için acenteliğe gidildiğinde davalının iş başında olmadığının ve davalının acente personeline ait temmuz ayı yemek ücreti ile ağustos ayına ait maaş ve haklarını ödemediğini ve yine ayrıca davalı acentenin acente olarak ödenmemiş resmi kurum ve borçlarının bulunduğunu ve bu borçlarında acente tarafından ödenmediğini tespit ettiklerini, davalının bu şekilde Acentelik Sözleşmesine aykırı davrandığını, bunun üzerine müvekkilinin Beyoğlu 41. Noterliğinin 16.08.2016 tarih ve 21634 no'lu ihtarname ile taraflar arasında kurulu bulunan Acentelik Sözleşmesi, Vekelat sözleşmesi ve alt kira sözleşmesinin haklı nedenle feshediliğini, Davacının yürüttüğü acentelik faaliyeti sırasında düzenlenen faturlar ve diğer tüm belgeler çerçevesinde davacının müvekkiline fesih tarihi olan 16/08/2016 tarihi itibariyle 130.452,09 TL cari hesap borcunun olduğunun tespit edildiğini, ödenmemesi üzerine ise ... 32. İcra Müdürlüğünün 2017/3080 E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, belirterek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili Cevap Dilekçesinde; Mahkemenin görülmesinde İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, müvekkilinin 18/06/2002 tarihinden 30/07/2016 tarihine kadar davacı şirketten çeşitli pozisyonlarda çalıştığını, ilk işe davacıya bağlı kurye olarak çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 28/03/2013 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte müvekkilinin, davacının ... Bölge Müdürlüğünün kararı ile ...- Sağlık Şubesine” “şube müdürü” sıfatıyla nakil olduğunu, bu şubedeki müdürlük görevinin ise işten çıkarıldığı 30/07/2016 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilinin görevinin işçi statüsünde olduğunu, ancak davacının muvazaalı dayatmaları ile müvekkilini, şubedeki diğer işçilerin işvereni haline getirdiğini, 4857 Sayılı Kanunun 2/8 maddesine göre asıl işverenin daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Düzenlemesini getirdiğini bu nedenle davacının dayandığı sözleşmenin mutlak butlan ile hükümsüz olduğunu, müvekkilinin bağımsız bir tacir gibi çalışmadığını, iş mahkemesinde tanıklar dinlenerek devam edilecek yargılama ile bu durumun ortaya çıkacağını, dolayısı ile müvekkilinin işçilik vasfının ortaya çıkacağını, Benze konuda ilk derece mahkemelerinin ve Yargıtay'ın emsal kararları olduğunu, dilekçe ekinde bu emsal kararları da sunduklarını, Esas yönden ise; takibe konu alacağın müvekkilinin işten çıkarılması üzerine diğer işçilere ödenen kıdem tazminatlarının ve esasen davacının üzerinde kalması gereken dieğr külfetlerin müvekkilinin cari hesabına eklenmesinden kaynaklandığını, davacının haksız olarak bu borçları müvekkiline yansıttığını, davacının ticari bir alacağının bulunmadığını,müvekkilinin işten çıkarılması korkusu ile bir kısım evrak imzalattığını, tek delillin davacının ticari defterleri olmasının da bu dayatmanın sonucu olduğunu gösterdiğini, davacının bu çabaları ile müvekkilinin hem vergi ve SGK borçları altında kaldığını hem de hemde kendi işçilik haklarını talep etmekten yoksun bırakıldığını, sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse bile borç kalemleri müvekkiline iletilmeden davacı tarafından defterlere işlendiğini, davacının İş Kanunu gereğince ödemekle sorumlu olduğu bu ödemeleri müvekkiline yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini, 4857 Sayılı Yasanın 2/8 maddesi gereğince davacının tek başına sorumlu olduğunu, belirterek Ticaret Mahkemesinin görevli olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... İş Mahkemesine gönderilmesine, ancak Antalya BAM 11. H.D'nin 2017/623 E. ve 2017/701 K. sayılı ilamı da nazara alınarak İş Mahkemesine açacakları dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; Taraflar arasında acentelik sözleşmesi olduğundan bahisle, taraflar arasındaki cari hesap kapsamında ödenmesi gereken borcun ödenmediğinden bahisle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkidir. Davalı tarafından taraflar arasındaki ilişkinin acenetelik sözleşmesinden kaynaklanmadığı, acente sözleşmesinin muvazalı olduğu, taraflar arasındaki ası ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğu belirtilerek talep edilen alacak kalmelerinden davalının sorumlu olduğu belirtilerek mahkememizin görevsiz olduğunu iddia etmiştir. Mahkememizin yetkisine ilişkin bir uyuşmazlık yoktur.
DELİLLER: ... 32. İcra Dairesinin 2017/3080 Esas sayılı Dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, 130.452,09 TL asıl alacak ve 9.381,83 TL faiz toplamı 139.833,92 TL acentelik sözleşmesinden doğan ve ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili istemiyle genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin 14/03/2017 tarihinde tebliği üzerine 20/03/2017 tarihinde davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen Acentelik Sözleşmesi, davalının Bağımsız kargo taşımacılığı yapma yetkisini gösterir Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilen G3 belgesi, davalının başka firmalarla yapmış olduğu Acentelik Sözleşmesi suretleri delil olarak dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalının SGK hizmet dökümü dosyaya celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla SMMM bilirkişi ile inceleme yaptırılmış, bilirkişi Celal Özket 23/05/2019 tarihli raporunda; davacı defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbirleri ile uyum arz ettiği, defterlerin delil niteliğini taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Mahkememize ait olduğu, rapor içerisinde belirtildiği gibi davalı yanın davacı yana icra takip tarihi itibariyle 130.452,09 TL bakiye borcu olduğunun tespit edildiği, takip talebinde 130.452,09 TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu, icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri doğrultusunda yıllık %15 faizi uygulanması gerektiği mütalaa edilmiştir.
İstanbul 9. İş Mahkemesinin 2017/638 Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosyaya celp edilmiş ve iş bu dosya yönünden bekletici mesele kararı verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce sonucu ve kesinleşmesi beklenen İstanbul 9. İş Mahkemesinin 2017/638 Esas sayılı dosyasının istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 02/11/2023 tarihinde kesinleşmesi ile; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğu, davacı şirketin gerçekte şube müdürü olan çalışanlarına acente sıfatı vermek suretiyle faaliyetlerini sürdürdüğü, bu itibarla taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin muvazaalı olup, davalının davacı şirket işçisi olduğu, tacir olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın iş hukukundan kaynaklandığı anlaşıldığından dava konusu ihtilafın çözümünde İş Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
- ) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nın 2, 114/1. c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin ... İŞ MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
-
Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın ... İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
(a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29